T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/645 Esas - 2024/338
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/645
KARAR NO : 2024/338
...
DAVA : İtirazın İptali / Genel Kredi Sözleşmesine Dayalı
DAVA TARİHİ : 17/10/2022
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
KARAR Y.TARİHİ : 22/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı .... arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ve sair kredi Sözleşmeleri imzalandığını, anılan Kredi Sözleşmelerine dayanılarak kredi müşterisi firmaya (KGF) taksitli ticari kredi kullandırıldığını, ancak kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ... E. sayılı dosyasından takibe geçildiğini, borçlu ve kefilin anılan dosyadan ödeme emrinin kendilerine tebliğ edilmesinden sonra alacağa ve tüm ferilerine itiraz ettiğini,... takibin durdurulmasına karar verildiğini beyan ederek davalıların ... sayılı dosyasında yaptıkları itirazının iptaliyle takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın dava dilekçesinde belirttiği rakamın doğru olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle de müvekkilleri tarafından takibe yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olmadığını, zira müvekkili tarafından yapılan taksit ödemeleri ve teminat olarak alınan ipotek fekki için yapılan ödemelerin davacı tarafından icra dosyasına bildirilmediğini ve asıl alacaktan düşülmediğini, müvekkili tarafından kullanılan krediye ilişkin 28 taksitin zamanında ödendiğini, ödenen bu taksitlerin hiçbir şekilde borçtan düşülmediğini, davaya konu kredi için dava dışı ... Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından takibine geçildiğini, iş bu ipotekli gayrimenkul için de davacıya iş bu davaya konu kredi borcuna mahsup edilmek üzere icra dosyasına ve bankaya olmak üzere toplam 450.000-TL ödeme yapılarak ipoteğin fek edildiğini, davacıya ödenen bu 450.000-TL'nin davaya konu asıl alacaktan mahsup edilmediğini, davacı tarafından talep edilen ana para ve talep edilen temerrüt faiz oranlarının da hukuken geçerli olmadığını beyan ederek davanın ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacıya hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Taraflar arasında takibe konu edilen genel kredi sözleşmesi akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Uyuşmazlık; takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, kefaletin sözleşme ve yasa koşullarına uygun olup olmadığı, gayri nakdi krediler yönünden kefilleri de kapsayıp kapsamadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme ve hukuka uygun olup olmadığı, talep edilen asıl alacak ve işlemiş faizin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faizin ne olduğu ve davacı tarafın gayri nakit alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. ... borçluların asıl borçlu... oldukları, 1.553.032,78 TL asıl alacak, 178.032,78 TL işlemiş faiz, 8.941,13 TL BSMV ve 885,46 TL masraf olmak üzere toplam 1.741.681,97 TL asıl alacak tutarlarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar %52,56 üzerinden işleyecek temerrüt faizleri ile birlikte tahsilinin talep edildiği, takibin 24/12/2020 tarihinde başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine davalılar vekili tarafından borca, takibe, yetkiye, faize itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı anlaşılmıştır.
6.... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; davacı banka tarafından davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefiller ile dava dışı... aleyhine çıkarılan ihtarnamede özetle, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca Çek Kredisi ve Taksitli Ticari Kredi kredilerine konu borçların 21.08.2020 ve 29.09.2020 tarihleri itibariyle kat edilerek muaccel hale geldiği, toplam 1.586.907,30 TL borcun bu tarihten itibaren işleyecek faiz, kur farkı, fon, gider vergileri ve noter masrafı ile birlikte 3 gün içinde ödenmesi, ayrıca taraflarına verilmiş çek karnesinden kalan boş veya iptal edilmemiş yapraklardan kaynaklı çek yasal yükümlülük tutarı toplamı olan 51.175,00 TL'nin 3 gün içinde depo edilmesi, aksi halde aleyhlerine yasal yollara başvurularak, banka ile imzalanmış sözleşmelerde belirlenen oranlarda gecikme faizi, gider vergisi...ile tahsil yoluna gidileceği ve bu durumda yargılama ve takip giderleri ile vekalet ücretinin de muhataplara ait olacağı fazlaya ilişkin her türlü alacak ve haklarının saklı tutulduğu hususu ihtar edilmiştir. Söz konusu ihtarnamenin tebliğ şerhlerinin incelenmesinde; davalı asıl borçlu şirket ile davalı kefillerin sözleşmede belirtilen adresine 16/10/2020 tarihinde teslim edildiği görülmüştür.
7. Dava konusu 02/12/2015 tarihli 500.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nin incelenmesinde; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında imzalandığı, 24/03/2017 tarihli 1.700.000,00 TL tutarlı Limit Artırım Belgesi ile toplam limitinin 2.200.000,00 TL olduğu, davalı kefillerin söz konusu sözleşmeyi "02/12/2015" kefalet tarihini, kefaletin türünün "müteselsil" olduğunu ve kefalet tutarını "500.000,00 TL" olarak belirterek kefaleten imzaladığı, akabinde limit artırım beyanını yine kefalet tarihi, mevcut limit tutarını, artırılan limit tutarını ve ulaşılan limit tutarını rakam ve yazı ile belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak 24/03/2017 tarihinde 1.700.000,00 TL artırılarak toplam 2.200.000,00 TL tutarında müteselsil kefalet verdikleri, 26/09/2011 tarih ve 2072 sayılı ... Gazete'sinde davalı şirketin 20/09/2011 tarihinden itibaren münferiden temsile yetkili şirket müdürlerinin davalı kefiller Serdar Günay ve Serkan Günay olduğu, bu nedenle davalılar tarafından 02/12/2015 tarihinde verilen kefalet için eş muvafakatinin alınmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
8. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup; bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 02.12.2015 tarihli 500.000,00 TL tutarlı Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ile birlikte 24.03.2017 tarihli 1.700.000,00 TL tutarlı Limit Artırım Belgesi imzalandığı, davalı ...'ın söz konusu sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladıkları, bu sözleşme tahtında 0209663 nolu Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığı, hesap ekstreleri üzerinde yapılan incelemede, davalı asıl borçlu şirketin, davacı banka nezdinde kullanmış olduğu; ... nolu Taksitli Ticari Kredinin 1 ila 6. Taksit ödemesinin, 29.09.2020 kat tarihi itibariyle ödenmemiş olduğu, ekstrelerde söz konusu kredi borcu için ihtarnamede ödeme için verilen süre zarfında herhangi bir ödeme tespit edilemediği, kat tarihi itibariyle davacı bankanın, davalı asıl borçlu şirket ve kefillerden olan alacağını talep etme hakkının doğduğunun değerlendirildiği davacı banka tarafından davalılara keşide edilen ihtarnamede ödeme için tanınan 3 günlük sürenin 19/10/2020 Pazartesi günü dolduğu ve davalıların 20/10/2020 Salı günü temerrüte düştükleri, davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalı asıl borçlu şirketten talep edebileceği alacak tutarının 1.663.881,99 TL olarak hesaplandığı, takibin devamına karar verilmesi halinde; 1.539.619,85 TL'lik asıl alacak kısmının takip tarihinden tahsil tarihine kadar %37,92 temerrüt faiz oranından işleyecek faiz ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği, yine takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı kefillerden talep edebileceği alacak tutarının ise 1.651.188,58 TL olarak hesaplandığı, 1.539.619,85 TL'lik asıl alacak kısmının takip tarihinden tahsil tarihine kadar %37,92 temerrüt faiz oranından işleyecek faiz ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
9. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
10. Davalıların takibe yetki yönünden de itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla, öncelikle takibin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
11. HMK'nin 17. maddesinde yapılan düzenleme uyarınca; tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Yapılan bu düzenleme uyarınca; tacirler veya kamu tüzel kişilerinin yetki sözleşmesi yapması veya sözleşmeye yetki şartı koymaları durumunda anlaşmazlık halinde davanın kararlaştırılan yetkili mahkemede açılması zorunludur.
12. Taraflar arasında akdedilen Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nin "13. Uygulanacak Hukuk ve Yetkili Mahkeme, Delil Sözleşmesi" başlıklı maddesinin 13.4. Bendinde "İş bu sözleşmeden doğacak her türlü anlaşmazlıklarda ... yanı sıra sözleşmenin bulunduğu banka şubesinin bulunduğu yer ile İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin ayrı ayrı yetkili olduğunu.." maddesi düzenlendiği anlaşılmış olup, bu yönüyle borçlular vekilinin takibe yaptıkları yetkinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
13. Davalı borçluların borç tutarına, faiz tutarına, faiz oranına yönelik itirazları ile kefaletin geçerliliği aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir.
14. Genel kredi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzalamış davalılar yönünden kefaletin geçerliliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalılar ...n 26/09/2011 tarih ve 2072 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi uyarınca davalı şirketin 20/09/2011 tarihinden itibaren münferiden temsile yetkili şirket müdürleri olduğu, 28/09/2011 tarih ve 7909 sayılı ... ise şirket ortakları oldukları tespit edildiği, bu nedenle davalılar tarafından 02/12/2015 tarihinde ve 24/03/2017 tarihinde verilen kefalet için eş muvafakatinin alınmasına 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. Maddesi ve Ek fıkra: 28.3.2013-6455 S.K. / m.77'ye göre gerek olmadığı, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun kefaletle ilgili 581, 583, 584, 586 vd. kanun hükümleri ve sözleşme düzenlemeleri gereğince, davalılar tarafından verilen kefaletin; kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususlarının kabul edilerek kefilin el yazısı ile yazılmak sureti ile imza tarihindeki TBK m. 583 hükmünde aranan şekil koşullarını taşığı anlaşıldığından kefaletin geçerli olduğu değerlendirilmiştir.
15. Temerrüt tarihlerinin belirlenmesine ilişkin olarak; 6098 sayılı Borçlar Kanunu Borçlunun Temerrüdü I. Koşulları başlaklı 117. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu kapsamda davacı banka tarafından kredi asıl borçlusu ve kefillere keşide edilen ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin asıl borçlu ve kefillere 16.10.2020 tarihinde teslim edildiği, ihtarda ödeme için verilen 3 günlük sürenin 19/10/2020 Pazartesi günü sona erdiği ve davalıların 20/10/2020 günü temerrüte düştükleri hesaplanmıştır.
16. Uygulanacak faiz oranlarının belirlenmesine ilişkin olarak; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi'nde "Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemlerinde ... uygulanacak azami faiz oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini ...'na devredebilir." denildiği, 22.11.2006 tarih, 26354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... Kararı'nda (md 3) konuya ilişkin düzenlemelerin ...'nca yayımlanacak tebliğlerle yapılacağı, TCMB’nın bu konudaki tebliğine göre bankaların mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmelerinin hükme bağlandığı buna göre, davacı bankanın talep ettiği akdi ve temerrüt faiz oranı, sözleşme maddeleri gözetilerek denetlenmesi gerekmektedir.
17. Taraflar arasında imzalanan "Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin "Nakdi Krediler" başlıklı 3.5.1 maddesi "Banka, ilan veya ihbar edilmek sureti ile işbu Sözleşme gereğine açılacak kredi ve hesaplar ile birlikte, diğer her türlü kredi ve teminatlara, yetkili merciler tarafından azami hadler belirlendiği takdirde, bu hadleri
veya değişiklikleri geçmemek kaydıyla, Bankanın yürürlükteki mevzuat ve dürüstlük kuralları çerçevesinde ve/veya ekonomik koşulların zorunlu kıldığı hallerde serbestçe belirlediği ve ileride belirleyeceği oranlarda sabit veya değişken faiz, komisyon uygulayacaktır." hükmünü, Temerrüt Faiz Oranının düzenlendiği 10.5 maddesi ise "Müşterinin kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini), masraf, komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun Sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; Müşteri borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın;alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Banka'ca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder" hükmünü içermekte olduğu görülmektedir.
18. Temerrüt faiz oranına ilişkin taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede yukarıda yer verilen yönde hüküm bulunmakta ise de, ... uygulamasında bankaların ...’na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmektedir ...
19. Bu halde bankaca sözleşme hükmü uyarınca temerrüt tarihinde kullandırılan kredi ile aynı türdeki kredilere fiilen uyguladığı akdi faiz tutarlarını kişisel verilerin korunmasına yönelik Kanuni düzenlemelere de uygun biçimde yine delillerin ibrazına yönelik HMK hükümleri uyarınca süresi içerisinde ibraz etmiş olması halinde nazara alınarak akdi ve temerrüt faizi hesaplamasının ibraz edilen sözkonusu oranlara göre yapılabilecektir.
20. Yine taraflar arasında akdedilen GKS’nin 10. maddesinin 10.5 bendinde uygulanacak gecikme faizi oranına yönelik düzenleme bulunduğu, buna göre borcun muaccel hale gelmesi halinde alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Bankaca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırdığı kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceği yönünde düzenleme yapıldığı, ancak davacı banka delillerin ibrazı için öngörülmüş olan süreler içerisinde bu kredi oranlarına ilişkin bilgi ve belgeleri sunmadığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki krediye uygulanan akdi faiz oranlarına göre değerlendirme yapılması gerekmiştir.
21. Buna göre temerrüt faiz oranının; 24.12.2020 takip tarihi itibariyle...' na bildirilen en yüksek faiz oranına göre; %26,28 x 2= %52,56 olarak hesaplandığı, davacı bankanın takip talebinde de %52,56 oranından temerrüt faizi talep ettiği görülmekle birlikte, temerrüt faiz oranının tespitinde Yargıtay uygulamalarının Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranlarının cari kredilere uygulanan bir oran olmayıp, yüksek tavan faizinin bildirilmesi niteliğinde olduğu, dolayısıyla temerrüt tarihinde bankanın fiilen uyguladığı faiz oranı belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı belirlenmesi gerektiği yönünde olduğu temerrüt faiz oranının; uygulanan en yüksek kredi akdi faiz oranına göre hesaplanması gerektiği kanaati ile; %18,96 x 2= %37,92 olarak talep edilebileceği değerlendirilmiştir.
22. Takip tarihi itibariyle nakdi alacağın belirlenmesine ilişkin olarak; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında imzalanan 02/12/2015 genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinde davalılar ... müteselsil kefil olduğu, kredi asıl borçlusu ile davalı kefillere ihtarname keşide edildiği, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine ... sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı, davacı banka tarafından kat ihtarnamesinde ödeme için verilen süre zarfında herhangi bir ödeme tespit edilemediği, bu durumda davacı bankanın, davalılardan olan alacağını talep etme hakkının doğduğu değerlendirilmiştir.
23. Davalılar vekilinin mükerrer takip yapıldığı iddiasının değerlendirilmesi kapsamında yapılan incelemede; davacı banka tarafından dava dışı ... adına kayıtlı ... sayılı dosyası üzerinden 24/11/2022 tarihinde ... ve davalı asıl borçlu şirketten 298.179,20 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, takipte "tahsilde tekerrür olmamak üzere" ibaresinin eklendiği, dava konusu takip dosyası ile bahsi geçen takip dosyasındaki alacak kalemlerinin farklı olduğu bu nedenle mükerrer takip olmadığı değerlendirilmiştir.
24. Mahkememizce davacı banka alacağının belirlenmesi kapsamında bankacılık konusunda uzman bilirkişiden inceleme yaptırılmış olup; yapılan tespitler sonucunda, davacı bankanın davalı asıl borçlu şirketten olan nakit alacağı, 1.539.619,85 TL asıl alacak, 117.501,60 TL işlemiş faiz, 5.875,60 TL BSMV, 885,46 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.663.881,99 TL, davalı kefillerden olan alacağı 1.539.619,85 TL asıl alacak, 105.412,64 TL işlemiş faiz, 5.270,63 TL BSMV, 885,46 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.651.188,58 TL olarak hesaplanmıştır.
25. Takip tarihinden sonra, 11.04.2023 tarihinde 1.254.108,40 TL Kredi Garanti Fonundan tutarlı tahsilat sağlandığı tespit edilmiştir. 4749 sayılı Kamu Finansmanı Kanunun geçici 20. maddesinde, Kredi Garanti Fonu alacakları kamu alacağı olarak tanımlanmış ve uygulanacak esasların düzenlemesi yönünden Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir. “Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanacak Hazine Desteğine İlişkin Usul ve Esaslar” hakkındaki... sayılı Bakanlar Kurulu kararlarınca ise; “Kanuni takibe ilişkin işlemler kredi verenler tarafından yürütülür ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilat, tazmin edilen kefalet oranında Kuruma aktarılır. Kanuni takip masrafları kredi veren ile Kurum arasında sağlanan kefalet oranında paylaşılır.” yasal düzenlemeleri uyarınca davacı banka tarafından ...'den yapılan tahsilat tutarlarının takip alacağından düşemeyeceği kanaatine varılmıştır.
26. Davacı banka tarafından takipten sonra dava tarihinden önce yapılan ödemelere ilişkin sunulan bilgi belgelere göre ; toplam 430.469,47 TL tahsilat yapıldığı, yapılan tahsilat tutarından işbu davaya konu 209663 nolu kredi alacağına ise 18/04/2022 tarihinde 11.576,37 TL tutarında mahsup yapıldığı, dava tarihi itibariyle yapılan hesaplamada dava değeri üzerinde alacak belirlendiği, bu anlamda davacının dava açmakta hukuki yararı olmayan bir kısım bulunmadığı, ... bu konudaki içtihatlarında (...) dava tarihi itibariyle yapılan hesaplama neticesinde kısmen de olsa hukuki yararın olup olmadığının değerlendirilmesi arandığı, hukuki yararın varlığının belirlenmesi neticesinde ise takipten sonra yapılan ödemelerin takip içerisinde değerlendirmesi gerektiği, zira gerekçe içeriğinde de açıkça davalı borçlu/borçluların hangi tutarda takipten sonra ödeme yaptığının değerlendirildiği, bu anlamda infazda tereddüt doğabileceğinin de söylenemeyeceği anlaşılmakla takip tarihi itibariyle borçluluğun değerlendirmesi yapılması yoluna gidilmiştir.
27. Hesaplanan faizin temerrüt faizi olması ve TTK m. 7 hükmü uyarınca kefillere ödemenin yerine getirilmediği ihtar edilmeden, temerrüt faizi işletilemeyecek olması nedeni ile asıl borçlunun borcuna dahil edilmesi gereken vadesinde ödenmeyen taksitlerin içerisindeki anapara tutarı için hesaplanan gecikme faizinin, kefilin borcuna dahil edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
28. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ve 22/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu anlaşılmış olup, davacı bankanın talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2.... yönünden takibin 1.539.619,85.-TL asıl alacak, 117.501,60.-TL işlemiş faiz, 5.875,08.-TL BSMV ve 885,46.-TL masraf olmak üzere toplam 1.663.881,99.-TL tutarları üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 37,92 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine
4-Davalılar ... yönünden takibin 1.539.619,85.-TL asıl alacak, 105.412,64.-TL işlemiş faiz, 5.270,63.-TL BSMV ve 885,46.-TL masraf olmak üzere toplam 1.651.188,58.-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 37,92 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine,
5-Fazlaya yönelik taleplerinin REDDİNE,
6-Hüküm altına alınan alacak tutarları toplamı 1.663.881,99.-TL (borçlular ... yönünden 330.237,72.-TL) icra inkar tazminatının davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
Karar ve İlam Harcı
7-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 113.659,78.-TL harçtan, peşin alınan 21.035,17.-TL harcın tahsili ile bakiye 92.624,61.-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (davalılar ...'ın sorumluluğunun 91.757,53 TL ile sınırlandırılmasına )
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
8-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 21.127,37.-TL yargılama harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 292,00.-TL ve bilirkişi ücreti olarak 2.000,00-TL olmak üzere toplam 2.292,00-TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 2.177,40.-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, (davalılar ... sorumluluğunun 2.154,48 TL ile sınırlandırılmasına )
10-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 80,00.-TL'sinin davacıdan, 1.520,00.-TL'sinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
(davalılar ... sorumluluğunun 1.504,00 TL ile sınırlandırılmasına )
11-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve ...İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,
Vekalet Ücreti
12-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 205.110,56.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, (davalılar ...'ın sorumluluğunun 204.095,09. TL ile sınırlandırılmasına)
13-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendini vekille temsil ettiren davalılara ödenmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... yasa yolu açık olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/05/2024
..
...
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"