T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2022/647 Esas - 2024/288 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/647
KARAR NO : 2024/288
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/10/2022
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 05/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında, ticari ilişkilerine dayalı açık hesap ilişkisi bulunduğu; davalı şirketin cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 18.885,16 TL alacağının bulunduğu; alacağın ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine ... Esas sayılı dosyası kapsamında 15/06/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı; kendileri tarafından başlatılan icra takibinde, davalı şirketin itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulduğu; işbu itirazın iptali davası öncesinde arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı ancak anlaşma sağlanamadığı beyan edilmiş olup; dava konusu icra takibine yapılan itirazın iptaline, asıl alacağın takip tarihinden işleyecek reeskont avans ile davalıdan tahsiline; davalı tarafın, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkilinden talep ettiği alacağın, davacı tarafından müvekkili bulunan şirkete gönderilmiş olan 31/12/2021 tarihli cari hesap ekstresinde ve yine davacı tarafından müvekkili şirkete düzenlenmiş olan 02/02/2022 düzenleme tarihi ve ... numaralı 15.930,00 TL'lik vade farkı konulu faturaya dayanmakta olduğu; söz konusu faturanın müvekkili şirket tarafından iade edilen bir fatura olduğu; taraflar arasında kıymetli evrakla yapılan ödemelere vade farkı işletileceğine ilişkin yazılı sözleşme veya teamül haline gelmiş bir uygulama bulunmadığı; davacı şirket tarafından müvekkiline gönderilen cari hesap ektresinde 31/12/2021 tarihli protesto masrafı olarak 258,48 TL yansıtıldığı; söz konusu masrafın müvekkili şirkete yükletilmediği; müvekkili bulunan davalı şirketin, davacı tarafından yapılmış olan ticari alışverişten kaynaklı hiçbir borcunun bulunmadığı beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın reddine; davacı tarafın, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
...Tarafından Gönderilen 25/10/2022 tarih ve ... Sayılı Cevabi Yazı.
Muhammet Karagüzel Vergi Dairesi Müdürlüğü Tarafından Gönderilen 24/10/2022 tarih ve... Sayılı Yazı.
Davacı Vekili Tarafından Sunulan Ticari Defter ve Kayıt Suretleri.
Alacağın Tespiti Hususunda Düzenlenen Bilirkişi Kök ve Ek Raporları.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ... ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın konusunun; ... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ...Dairesine devredilerek, ... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki ticari (cari) hesap ilişkisine istinaden davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 18.885,16 TL. asıl alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takibi sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan itirazın iptali davasında; ...Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde davalı şirket tarafından sunulan itirazın haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 24/10/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı vekili tarafından (yasal cevap süresi içerisinde) 31/10/2022 tarihinde sunulan cevap dilekçesi kapsamında; müvekkili bulunan davalı şirketin (davacı şirket ile aralarındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan) tüm borcunu ifa etmiş olduğunun bildirildiği ve Mahkememiz nezdinde ikame olunan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 11/11/2022 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; taraflara ait ticari defter kayıtları ve bunlara dayanak teşkil eden varlığı sabit olan evrak-ı müsbite de dikkate alınarak oluşturulan ve bilirkişi raporu kapsamında detaylı bir şekilde gösterilen hesap ekstreleri ile tarafların ticari defter ve kayıtlarına nazaran icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin, davalı şirketten 18.885,16 TL alacaklı olduğunu neticesine ulaşıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu bilirkişi kök raporu; Mahkememizce davacı vekiline ve davalı vekiline 16/11/2022 tarihinde münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davacı vekili tarafından 28/11/2022 tarihinde, davalı vekili tarafından ise 19/11/2022 tarihinde bilirkişi raporuna yönelik beyan/itiraz dilekçeleri sunulmuş; bu doğrultuda davalı vekili tarafından sunulmuş olan itiraz beyanları doğrultusunda ek inceleme yapılmak üzere dosya tekrar bilirkişiye tevdi edilerek, bu hususta ek rapor düzenlenmesi cihetine gidilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 1. ek rapor, Mahkememiz dosyasına 24/02/2023 tarihinde sunulmuş olup; davacı vekiline ve davalı vekiline 01/03/2023 tarihinde münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davacı vekili tarafından 02/03/2023 tarihinde, davalı vekili tarafından ise 25/02/2022 tarihinde bilirkişi ek raporuna yönelik beyan/itiraz dilekçeleri sunulmuş; Mahkememizce söz konusu 1. ek rapor üzerinde yapılan incelemede, Mahkememizce verilen ara karar kapsamında istenilen"...taraflar arasında vade farkına ait teamül oluşup oluşmadığı, daha önceki faturalardan da vade farkı faturası bulunup bulunmadığı, bu faturaların ödenip ödenmediği..." hususlarının bilirkişi kök ve ek raporları kapsamında bulunmadığı tespit edilmekle; anılan husustaki eksikliğin giderilmesi amacıyla dosya tekrar bilirkişiye tevdi edilerek, bu hususta 2. ek rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 2. ek rapor ise, Mahkememiz dosyasına 24/01/2024 tarihinde sunulmuş olup; davacı vekiline ve davalı vekiline 29/01/2024 tarihinde münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davacı vekili tarafından 02/02/2024 tarihinde, davalı vekili tarafından ise 03/02/2024 tarihinde bilirkişi 2. ek raporuna yönelik beyan/itiraz dilekçeleri sunulmuş; Mahkememizce söz konusu 2. ek rapor üzerinde yapılan incelemede, Mahkememizce istenilen hususta inceleme ve değerlendirmenin gerçekleştirilerek Mahkememize sunulmuş olduğu anlaşılmıştır.
Neticeten;
Bilirkişi kök ve ek raporlarının, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunduğu ve cari hesap ilişkisi doğrultusunda faaliyet yürüttükleri anlaşılmış; tarafların ticari defter ve kayıtları kapsamında yapılan incelemede, defter ve kayıtların birbiriyle örtüşür mahiyette bulunmadığı görülmekle, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 29.03.2021 tarih ve ... nolu 1.070,79 TL tutarındaki e-arşiv faturasının, davacı şirket ticari defter kayıtlarında görünmesine rağmen, davalı taraf ticari defter kayıtlarında tespit edilememesi nedeniyle bilirkişi toplam tespitinden hariç tutulması / mahsup edilmesi takdiriyle ve bilirkişi kök ve ek raporlarında belirtilen hesaplamalar doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KISMEN KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
... Esas sayılı (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ...Esas numarasını almıştır) icra takibine yapılan itirazın 16.176,77 TL.'lik (asıl alacak) kısmının iptaline;
16.176,77 TL. asıl alacak üzerinden, (asıl alacağa, takip tarihinden itibaren) işletilecek %15,75 faiz oranı ile takibin devamına;
2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE;
3) Hükmolunan alacağın %20’si olan 3.235,36 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE;
4) Karar ve İlâm Harcı :
a) Alınması gerekli 1.105,04 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 228,09 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 876,95 TL harcın, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılan 228,09 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 320,29 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.250,00 TL bilirkişi ücreti, 95,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.345,00 TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 1.152,11 TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE; bakiye kalan 192,89 TL. yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA;
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 1.336,27 TL.'nin davalıdan; 223,73 TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
6) Vekâlet Ücreti :
a) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 16.176,77 TL üzerinden) takdir edilen 16.176,77 TL. vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b) Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 2.708,39 TL üzerinden) takdir edilen 2.708,39 TL. vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 30/04/2024
...
Gerekçeli Karar