T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/755 Esas
KARAR NO : 2025/137
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 25/11/2022
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
KARAR Y.TARİHİ : 14/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09/10/2021 tarihinde davalı ...'a ait araç ile davacıya ait aracın trafik kazasına karıştığını, kazanın oluşumunda davalıya ait aracın %100 oranında kusurlu olduğunu, kaza sonucunda davacıya ait aracın kullanılamaz hale geldiğini, aracın kaza tarihinden tamirine kadar geçen sürede ticari faaliyette bulunmadığını ticari kazanç kaybına uğradığını, uğranılan kazanç kaybı için davalılara ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalılar tarafından takibe itiraz edilerek takibin durduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 24/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile kazanç kaybı taleplerini 11.537,65 TL'ye ıslah ettiğini bildirmiştir.
SAVUNMA :
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği kazanç kaybı tutarını kabul etmediklerini, icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davayı somutlaştırma yükünün yerine getirilmediğini, kusur tespiti ve kusur oranları hususunda yeniden bir rapor alınması gerektiğini, icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE :
Dava, davacıya ait aracın, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda aracın hasar gördüğü ve onarım süresince kullanılamadığı iddiasına dayalı ticari kazanç kaybı istemi için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Davalı ... görev itirazında bulunmuş olup, davacının aracının ticari amaçla kullanıldığı bu nedenle ihtilafın çözümünün ... görev alanı içinde olduğu anlaşılmakla, görev itirazının reddine karar verilmiştir. (... 25/10/2023 Tarih, ...)
... ( ...) sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takibin davacı ... tarafından ... ve ... tarafından asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 12.142,04 TL üzerinden başlatıldığı, davalılar tarafından süresi içerisinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği ve davanın İİK 67. Maddesi uyarınca süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ...'a ait olduğu, aracın ... olduğu kullanım amacının ticari olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu kazaya karışan diğer araç olan ... plakalı aracın kaza tarihinde davacı ...'a ait olduğu, aracın otobüs olduğu ve kullanım amacının ticari olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce dava konusu kazaya ilişkin araç sürücülerinin kusur oranları ve davacıya ait araçta oluşan hasar nedeniyle onarım süresi ve onarım süresi boyunca aracın faaliyet alanı dikkate alınarak, uğranılan kazanç kaybı konusunda bilirkişiden rapor istenmiş, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle; dava konusu kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 52/1-b maddesini ihlal ettiği %100 kusurlu davacı ...'ın kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, dava konusu kazadan dolayı davacıya ait araçta oluşan hasar nedeniyle makul tamir ve onarım süresinin hafta sonları dahil toplam 29 gün olduğu, aracın faaliyet alanı dikkate alınarak uğranılan kazanç kaybının 11.537,65 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
2004 sayılı İİK.'nun 67/1.maddesine göre, itirazın iptali davaları itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılabilir. Bu süre hak düşürücü süre olup re'sen gözetilmelidir. Davacı tarafından söz konusu icra takibine yapılan itiraz nedeniyle itirazın iptali davası açmak amacıyla 05/10/2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu görülmektedir. Bu açıklamalar ışığında davacının arabuluculuğa başvurduğu tarihin itirazı öğrendiği tarih olduğu değerlendirilerek 1 yıllık hak düşürücü sürenin 05/10/2022 tarihinde başladığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının arabuluculuğa başvurduğu tarih olan 05/10/2022 tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü süre dikkate alınarak hak düşürücü sürenin 05/10/2023 tarihinde dolduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilini davasını 24/11/2023 tarihinde ıslah etmiş, ıslah harcını ise 27/02/2024 tarihinde yatırmıştır. Yukarıda anlatılan nedenlerle davacının davasını hak düşürücü süre içerisinde açtığı, ancak davasını hak düşürücü süre bittikten sonra ıslah ettiği kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi raporu dosya kapsamı, sözleşme ve yerleşik yargı kararlarına uygun olarak hazırlanmış olduğundan hükme esas alınmıştır. Toplanan kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde davacıya ait araç ile davalıların sürücüsü ve maliki olduğu araç arasında trafik kazası meydana geldiği, davalıya ait aracın kazanın oluşumunda %100 sigortalı olduğu, alınan bilirkişi raporunda davacıya ait araçta oluşan hasar nedeniyle makul tamir ve onarım süresinin hafta sonları dahil toplam 29 gün olduğu ve uğradığı kazanç kaybı tutarının 11.537,65 TL olduğunun tespit edildiği, ancak yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafından hak düşürücü süre içerisinde davanın ıslah edilmediği anlaşılmış olup, taleple bağlılık ilkesi gereği dava dilekçesinde belirtilen tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2 hükmü uyarınca; davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden vekalet ücreti hususunda aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
1-Davanın Kısmen Kabulüne,
2-... sayılı icra dosyasında takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 100,00 TL asıl alacak yönünden takip talebindeki koşullar ile devamına,
3-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-İcra inkar tazminatı isteminin reddine,
5-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6-Reddedilen tutar yönünden davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 10/2 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
7-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, tamamlama harcı vekalet harcı olmak üzere toplam 954,90 TL yargılama harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 894,00 TL, bilirkişi ücreti olarak 1.500,00 TL yapılan toplam 2.394,00 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 20,75 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine kalan kısmın başvuran üzerinde bırakılmasına,
9-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
10-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin ve ıslahla alınan 862,70 TL harcın düşümü ile arta kalan 247,30 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
11-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinden 27,73 TL'sinin davalılardan 3.172,27 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/02/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza