T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/145 Esas - 2024/339
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/145
KARAR NO : 2024/339
...
DAVA : İtirazın İptali / Genel Kredi Sözleşmesine Dayalı
DAVA TARİHİ : 01/03/2023
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
KARAR Y.TARİHİ : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı... arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca müvekkili bankaca borçluya krediler kullandırıldığını, davalı...'ın ise işbu sözleşmelere müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine borçlulara ... yevmiye numarası ile kat ihtarnamesi keşide edildiğini ancak davalıların verilen süre içerisinde borçlarını ödemeyerek temerrüte düştüklerini, davalılar hakkında...sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından takibe kısmi itirazda bulunulduğunu ve takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şekli ile devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılara müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı banka ile müvekkilleri arasında akdedilen protokolde anlaşma bedeli 2.392.221,60 TL ve taksitli ödeme bedeli de 3.258.412,30 TL olarak belirlenmesine karşın takipte ve iş bu davada müvekkillerinin sorumlu bulundukları tutarın haksız ve mesnetsiz olarak genişletildiğini, yine 20.07.2017 tarihli kefalet sözleşmesinde müvekkili...'ın 2.500.000,00 TL ile sorumlu olmasına karşın ve daha öncesinde ödenmemiş borç bulunmamasına rağmen müvekkilinin sözleşmeye aykırı tutarda borçlandırıldığını, yapılan kısmi ödeme dikkate alınmaksızın takip tutarı üzerinden itirazın iptali talep edilmesinin usul ve hukuka aykırı olup davanın bu nedenle reddi gerektiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla; davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Taraflar arasında takibe konu edilen genel kredi sözleşmesi akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Uyuşmazlık; takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, kefaletin Sözleşme ve Yasa koşullarına uygun olup olmadığı, gayri nakdi krediler yönünden kefilleri de kapsayıp kapsamadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme ve hukuka uygun olup olmadığı, talep edilen asıl alacak, işlemiş faiz ve masrafların Kanun ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının ne kadar olduğu ve davacı tarafın gayri nakit alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. ... olduğu, 9.028.643,54 TL asıl alacak + 5.116.860,25 TL işlemiş temerrüt faizi + 255.843,01 TL BSMV + 7.711,05 TL masraf olmak üzere toplam 14.409.057,85 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı ...'ye 30/12/2021, davalı...'a 31/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların, alacaklı bankaya 3.258.412,30 TL borçları bulunduğunu belirtmeleri ve takip konusu alacağın 11.150.645,55 TL'lik kısmına itiraz etmeleri üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı anlaşılmıştır.
6. ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; davacı banka tarafından, ...ne borçlu, davalı...'a ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak keşide edildiği, ihtarnamede özetle; muhataplardan borçlu .... Şti ile akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklı 24.05.2019 tarihi itibariyle; 8.566.996,66 TL nakit ve 1.600,00 TL gayrinakit borç bulunduğu, diğer muhatapların müşterek/müteselsil kefil olarak kefalet limitleri kapsamında kendi temerrütleri ile sorumlu oldukları, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla nakit borçların 1 gün içinde ödenmesi, gayri nakit alacaklarının 1 gün içinde iadesini temin etmeleri ya da aynı süre içinde bedelleri tutarını bankada faiz getirmeyen hesapta nakden ve defaten bloke etmeleri, tazmin edilmesi halinde tazmin edilen tutara tazmin tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile ödenmesi, takibe geçilmesi halinde %57 temerrüt faizi, faizin gider vergisi ve sair yasal ferilerin ile birlikte tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin .... Şti'nin sözleşmede yazılı olan "... beyanından anlaşıldığı, muhtarlık kaydı olmadığından muhtar onayı ile 10.06.2019 tarihinde iade edildiği; Hilmi Yaman'a ise 10.06.2019 tarihinde teslim edildiği tespit edilmiştir.
7. Dava konusu Genel Kredi Sözleşmesi'nin incelenmesinde; davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 17.11.2014 tarihli 6.000.000,00 TL tutarlı ve yine taraflar arasında 20.07.2017 tarihli, 2.500.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmeleri'nin asaleten imzalandığı, davalı...'ın, söz konusu sözleşmelere müteselsil kefalet verdiği, Davalı...'ın, 16.07.2009 tarih ve 7355 sayılı ... kurucu ortaklarından olduğu, 11.12.2015 tarih ve 8966 sayılı ve 30.03.2016 tarih ve 9043 sayılı... şirket ortaklığının devam ettiği görüldüğünden, 17.11.2014 ve 20.07.2017 tarihinde verilen kefalet için; eş muvafakatinin alınmasına 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. Maddesi ve Ek fıkra: 28.3.2013-6455 S.K. / m.77'ye göre gerek olmadığı anlaşılmıştır.
8. Davacı banka ile davalı... arasında imzalanan 19.11.2020 tarihli Protokolün incelenmesinde; "Protokolün Konusu" başlıklı maddesinde; protokolün imzalanmış olmasının, banka ile borçlu ve müteselsil kefil arasında daha önce akdedilen kredi sözleşmelerini değiştirmediği ve ortadan kaldırmadığı, borcu tecdit/temdit etmediği ve yenilemediği; " Kabul ve İkrar Edilen Borç" başlıklı maddesinde; borçlu ve müteselsil kefilin bankadan kullanmış oldukları krediler ile ilgili olarak; ... yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarnamesi ve ekinde yer alan hesap özetinin içeriğini aynen kabul ile ihtarnamede belirtilen miktara herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, ihtarnamede belirtilen borca yine ihtarnamede belirlenen faizin her bir kredi için(nakdi-gayrinakdi) belirlenen tarihlerden itibaren uygulanacağını, ihtarnamede yer alan tüm hususları kabul ettiğini, kredi sözleşmeleri kapsamında ödeme yükümlülüklerinin bulunduğunu, kendileri hakkında ... sayılı dosyasında yapılan icra takibini ve takibe konu borcu aynen kabul ettiklerini, işbu takibe ve bundan sonra yapılacak takiplere herhangi bir itirazları olmayacağını gayrı kabili rücu kabul, beyan, ikrar ve taahhüt edecekleri, "Protokolün Feshi ve Temerrüt" başlıklı maddesinde, borçluların protokol ile kendilerine yüklenen yükümlülüklerinden herhangi birini zamanında ve tam olarak yerine getirmemesi hallerinde herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüdün doğacağını alacağın muaccel olacağını, borçlu ve müteselsil kefilin, bankanın protokolün tüm taraflara sağladığı bütün ayrıcalık ve avantajlar protokol öncesine geri dönülmek üzere yapılmış tahsilat alınmış ipotek ve diğer teminatlara halel gelmemek, banka mülkiyetine geçen taşınmazın/taşınırın devredilmesi zorunluluğu ve söz konusu olmaksızın ortadan kalkacağını, bankanın başkaca herhangi bir ihtara ihbara mahkeme kararına gerek kalmaksızın tüm sorumlular hakkında yeni dava ve takipler açabileceğini, ayrıca protokol kapsamında yapılmış ödemelerin tamamını bankanın gelir kaydetmesine rıza göstermeyi ve yapılan ödemelerin bankaya olan herhangi bir borca mahsup edilmesini talep etmemeyi ve bu yönde herhangi bir itirazda da bulunmamayı kabul ettikleri hususlarında düzenleme yapılmıştır.
9. Mahkememizce dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 17.11.2014 tarihli 6.000.000,00 TL tutarlı ve yine taraflar arasında 20.07.2017 tarihli, 2.500.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmeleri'nin asaleten imzalandığı, davalı...'ın, söz konusu sözleşmelere müteselsil kefalet verdiği, davalı borçlu şirketin, davacı banka nezdinde kullanmış olduğu kredilerden 24.05.2019 kat tarihi itibariyle;... nolu Taksitli Ticari Kredinin, gecikmeli taksit ödemesi olmadığı ancak;... nolu Taksitli Ticari Kredinin, 25.03.2019, 24.04.2019 ve 24.05.2019 vade tarihli 1,2 ve 3.taksitinin vade tarihlerinde ödenmediği, ekstrelerde söz konusu krediler için ihtarnamede ödeme için verilen süre zarfında herhangi bir ödeme tespit edilemediği, kat tarihi itibariyle davacı bankanın, davalı asıl borçlu şirketten ve TBK'nun 586. Madde'si ile Kefalet Sözleşmesi'nin 2.8. başlıklı maddesine göre, davalı müteselsil kefil...'dan olan alacağını talep etme hakkının doğduğunun değerlendirildiği, davacı bankanın davalı asıl borçlu şirketten talep edebileceği alacağın; 8.527.854,30 TL asıl alacak +2.497.939,43 TL işlemiş temerrüt faizi + 124.896,97 TL BSMV + 1.071,40 TL masraf olmak üzere toplam 11.151.762,10 TL'den ipotek bedeli olan 10.000.000,00 TL'nin düşümü sonrası 1.151.762,10 TL olduğu, davalıların, alacaklı bankaya 3.258.412,30 TL borcunun bulunduğu, bu nedenle takip konusu alacağın 11.150.645,55 TL'lik kısmına itiraz ettiklerini beyan ettikleri dikkate alındığında, asıl borçlu için hesap edilen alacak tutarının kabul edilen tutar kapsamında kaldığı; davacı bankanın, davalı kefil...'dan talep edilebileceği alacağnın; 8.527.854,30 TL asıl alacak + 2.492.421,70 TL işlemiş temerrüt faizi + 124.621,08 TL %5 BSMV + 1.071,40 TL masraf olmak üzere toplam 11.145.968,48 TL olarak hesaplandığı, takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce olmak üzere 18/11/2020 tarihinde 7.126.721,15 TL tahsilat yapıldığı, söz konusu tahsilat tutarları önce işlemiş temerrüt faizinden kalan tutar olması halinde anaparadan mahsup edilmek suretiyle; davacı bankanın davalı asıl borçlu şirketten talep edebileceği alacağının 4.807.149,14 TL; davalı efil...'dan talep edilebileceği alacağının 4.796.710,41 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
10. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
11. Davalı borçluların borç tutarına, faiz tutarına, faiz oranına yönelik itirazları ile kefaletin geçerliliği aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir.
12. Öncelikle davalı gerçek kişinin genel kredi sözleşmelerini kefil sıfatı ile imzalamış olduğu dikkate alınarak kefaletin geçerliliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. ... 16.07.2009 tarih ve 7355 sayılı ...ğu, 11.12.2015 tarih ve 8966 sayılı ve 30.03.2016 tarih ve 9043 sayılı ... Gazetelerinde şirket ortaklığının devam ettiği görüldüğünden, 17.11.2014 ve 20.07.2017 tarihinde verilen kefalet için eş muvafakatinin alınmasına 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. Maddesi ve Ek fıkra: 28.3.2013-6455 S.K. / m.77'ye göre gerek olmadığı, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun kefaletle ilgili 581, 583, 586 vd. kanun hükümleri ve sözleşme düzenlemeleri gereğince, Hilmi Yaman tarafından, toplam 8.500.000,00 TL tutarlı olarak verilen kefaletin; kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususlarının kabul edilerek kefilin el yazısı ile yazılmak sureti ile verildiğinin görüldüğü, bu kapsamda kefaletin imza tarihindeki 6098 sy. Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olarak tesis edildiğinin Sayın Mahkeme'nizin takdirinde olduğu değerlendirilmektedir.
13. Temerrüt tarihlerinin belirlenmesine ilişkin olarak; 6098 sayılı Borçlar Kanunu Borçlunun Temerrüdü I. Koşulları başlaklı 117. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu kapsamda; takibe konu kredi alacağı için; davacı banka tarafından davalılara keşide edilen ... yevmiye nolu ihtarnamesinin; davalı ..., sözleşmede yazılı olan ... adresine ve taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesinin "Müşterinin Kanuni İkametgahı ve Yetkili İmzalarında Vuku Bulacak Değişiklikler" başlıklı maddesi altında yasal tebligat adresi olarak belirlenen adresine gönderildiği, adres değişikliğinin bildirildiğine dair herhangi bir iddia ve kayıt tespit edilemediğinden adrese ulaşılan 10.06.2019 tarihinin tebliğ tarihi olarak alınması durumunda ihtarnamede ödeme için verilen 1 günlük sürenin 11.06.2019 Salı günü hitamı ile davalı asıl borçlunun 12.06.2019 Çarşamba günü temerrüte düştüğü; davalı...'ın "... adresinde kendi imzasına 10.06.2019 tarihinde teslim edildiği,
ihtarnamede ödeme için tanınan 1 günlük sürenin 11.06.2019 Salı günü hitamı ile davalı kefilin 12.06.2019 Çarşamba günü temerrüte düştüğü hesaplanmıştır.
14. Uygulanacak faiz oranlarının belirlenmesine ilişkin olarak; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi'nde "Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemlerinde ... uygulanacak azami faiz oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankası'na devredebilir." denildiği, 22.11.2006 tarih, 26354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ...Kararı'nda (md 3) konuya ilişkin düzenlemelerin...'nca yayımlanacak tebliğlerle yapılacağı, TCMB’nın bu konudaki tebliğine göre bankaların mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmelerinin hükme bağlandığı buna göre, davacı bankanın talep ettiği akdi ve temerrüt faiz oranı, sözleşme maddeleri gözetilerek denetlenmesi gerekmektedir.
15. Taraflar arasında imzalanan "Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin "Kredi Faizi" başlıklı 2.5. maddesi "Müşteri ile ayrıca mutabakata varılmamış ise faiz, ...'ye bildirilen faiz oranlarını geçmemek kaydıyla, Banka'nın fiili kullandırım/işlem tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek faiz oranı üzerinden Bankaca belirlenecek; Banka, kredi kullandırımına ait kredi ve faiz tutarlarını, BSMV, KKDF ve sair resim ve harçları ile birlikte müşterinin cari hesabına borç yazabilecektir" hükmünü, Temerrüt Faiz Oranının düzenlendiği 4.2 maddesi ise "Müşteri, anapara, dönem faizleri, komisyon, masraf vb ödemelerde gecikme olması, adına açılmış cari hesap veya hesapların kesilmesi, taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerin herhangi birinin ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi, vadeli kredilerin vadelerinin gelmesi, temerrüde düşmesi, sözleşmenin feshi veya her ne suretle olursa olsun borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye ... bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağını kabul ve taahhüt eder. Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından ... bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder" hükmünü içermekte olduğu görülmektedir.
16. Temerrüt faiz oranına ilişkin taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede yukarıda yer verilen yönde hüküm bulunmakta ise de, Yargıtay uygulamasında bankaların ...
17. Bu halde bankaca sözleşme hükmü uyarınca temerrüt tarihinde kullandırılan kredi ile aynı türdeki kredilere fiilen uyguladığı akdi faiz tutarlarını kişisel verilerin korunmasına yönelik Kanuni düzenlemelere de uygun biçimde yine delillerin ibrazına yönelik HMK hükümleri uyarınca süresi içerisinde ibraz etmiş olması halinde nazara alınarak akdi ve temerrüt faizi hesaplamasının ibraz edilen sözkonusu oranlara göre yapılabilecektir.
18. Buna göre taraflar arasında imzalanan geri ödeme planlarında akdi faiz oranlarının 24.12.2018 tarihli kredi için %22; 04.03.2019 tarihli kredi için %19,75 olarak kararlaştırıldığı, taraflar arasında imzalanan kredi çerçeve sözleşmelerinde temerrüt faiz oranının; alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye,...bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağı, müşterinin, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için banka tarafından... bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul edeceğinin düzenlendiği, söz konusu düzenlemeye istinaden ...'ye bildirilen en yüksek TL cari faiz oranının %38;...'ye bildirilen en yüksek TL temerrüt faiz oranının %38x2=%76 olarak düzenlendiği, davacı banka tarafından, borç tarihi itibariyle ...' na bildirilen en yüksek cari faiz oranına göre %38,00x2=%76 üzerinden değil, sözleşme maddesine göre daha düşük %38,00x1,50= %57,00 üzerinden temerrüt faizi talep edildiği, temerrüt faiz oranının tespitinde Yargıtay uygulamalarının Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranlarının cari kredilere uygulanan bir oran olmayıp, yüksek tavan faizinin bildirilmesi niteliğinde olduğu, dolayısıyla temerrüt tarihinde bankanın fiilen uyguladığı faiz oranı belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı belirlenmesi gerektiği, bu bağlamda, Kredi Çerçeve Sözleşmesi tahtında kullandırılan ... nolu taksitli kredinin akdi faiz oranının yıllık %22 olduğu, en yüksek akdi faiz oranı olan %22'nin %100 fazlası alınarak bulunan %22x2=%44 oranından... nolu taksitli krediye temerrüt faizi uygulanması gerektiği; yine taraflar arasında imzalanan 20.07.2017 tarihli Kredi Çerçeve Sözleşmesi tahtında kullandırılan ... nolu krediye uygulanan en yüksek akdi faiz oranının %19,75 olduğu, en yüksek akdi faiz oranı olan %19,75'in %50 fazlası alınarak bulunan %19,75x1,5=%29,625 oranından ... nolu krediye temerrüt faizi uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
19. Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin "Sigorta İle İlgili Hükümler" başlıklı maddesinde; müşterinin banka tarafından yaptırılacak sigortaların prim ve sair giderlerinin kendisinin borcu olduğunu ve bu tutarların bankanın ilk talebi üzerine derhal bankaya yatıracağını kabul ettiği düzenlenmiştir. Yapılan düzenlemeler ile Sigorta prim tutarlarından kredi borçlusunun sorumlu olduğu, davalı kefillerin kredi borçlusunun bu sözleşme kapsamında borçlandığı tüm meblağları ödemeyi kabul ettiği görüldüğünden davalı kefillerin sigorta prim tutarlarından sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
20. Takip tarihi itibariyle nakdi alacağın belirlenmesine ilişkin olarak; davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 17.11.2014 tarihli 6.000.000,00 TL tutarlı ve yine taraflar arasında 20.07.2017 tarihli, 2.500.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmeleri'nin asaleten imzalandığı, davalı...'ın, söz konusu sözleşmelere müteselsil kefalet verdiği, davalı borçlu şirket ve davalı kefillere çıkarılan ihtarnamelere rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür.
21. Davalı şirketin davacı banka nezdinde kullanmış olduğu kredilerden, 24.05.2019 kat tarihi itibariyle; ...nolu Taksitli Ticari Kredinin, gecikmeli taksit ödemesi olmadığı ancak; ... nolu Taksitli Ticari Kredinin, 25.03.2019, 24.04.2019 ve 24.05.2019 vade tarihli 1,2 ve 3.taksitinin vade tarihlerinde ödenmediği, ekstrelerde söz konusu krediler için ihtarnamede ödeme için verilen süre zarfında herhangi bir ödeme tespit edilememiştir.
22. Mahkememizce, 25.04.2024 tarihli duruşmasında taraflara, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan tahsilatla ilgili olarak, tahsilatın kredinin teminatı için alınmış olan ipotekten kaynaklı olup olmadığı hususunda beyanda bulunmaları üzerine süre verilmiştir.
23. Davacı banka tarafından, bankaları teminatında bulunan, arsa vasıflı; ... parsel taşınmazlar üzerindeki ipoteklerine karşılık 7.206.000.-TL bedel tahsil edilerek sözleşmeler kapsamında alacaktan düşümü yapıldığını, bu tahsilat sonrası söz konusu taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin fek edildiği bildirilmiştir.
24. Davalı borçluların takibe itirazları incelendiğinde takibe kısmen itiraz ettikleri, borcun tamamına yönelik bir itirazlarının bulunmadığı anlaşılmakla, hesaplamada bu husus nazara alınarak hesaplama yapılaması yönünde mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacı alacaklının dava açmakta hukuki yararının varlığı hususu bu duruma göre değerlendirilmiştir.
25. Davacı bankanın alacağının tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporunda; davalı asıl borçlu şirketten talep edebileceği alacağı 8.527.854,30 TL asıl alacak +2.497.939,43 TL işlemiş temerrüt faizi + 124.896,97 TL BSMV + 1.071,40 TL masraf olmak üzere toplam 11.151.762,10 TL'den ipotek bedeli olan 10.000.000,00 TL'nin düşümü sonrası 1.151.762,10 TL olduğu, davalıların, alacaklı bankaya 3.258.412,30 TL borcunun bulunduğu, bu nedenle takip konusu alacağın 11.150.645,55 TL'lik kısmına itiraz ettiklerini beyan ettikleri dikkate alındığında, asıl borçlu için hesap edilen alacak tutarının kabul edilen tutar kapsamında kaldığı nazara alındığında davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
26. Davacı bankanın, davalı kefil...'dan talep edilebileceği alacağı; 8.527.854,30 TL asıl alacak + 2.492.421,70 TL işlemiş temerrüt faizi + 124.621,08 TL %5 BSMV + 1.071,40 TL masraf olmak üzere toplam 11.145.968,48 TL olarak hesaplandığı, takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce olmak üzere 18/11/2020 tarihinde 7.126.721,15 TL tahsilat yapıldığı anlaşılmakla; davacı bankanın davalı kefil...'dan talep edilebileceği alacağının 4.796.710,41 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.
27. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ve bilirkişi ek raporunda yapılan değerlendirme ve hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu anlaşılmış olup, davacı bankanın talebinin davalı kefil yönünden 4.796.710,41 TL üzerinden kısmen kabulüne; davalı asıl borçlu şirket yönünden, davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
A-Davalı .... yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
B-Davalı... yönünden;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2...takip sayılı dosyasına davalının vaki itirazlarının İPTALİ ile,
3-Takibin 4.470.690,62.-TL asıl alacak, 3.413.744,85.-TL işlemiş faiz, 170.687,24.-TL BSMV olmak üzere toplam 8.055.122,71.-TL tutardan davalı borçluların itiraz etmemiş oldukları 3.258.412,30.-TL tutarın mahsubu ile 4.796.710,41.-TL tutarları üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 33 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine
4-Fazlaya yönelik talebin hukuki yarar bulunmadığından USULDEN REDDİNE,
5-Hüküm altına alınan alacak tutarları toplamı 4.796.710,41.-TL’nin % 20 oranında hesaplanan 959.342,08.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
Karar ve İlam Harcı
6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 327.663,29.-TL harçtan, peşin alınan 246.070,69.-TL harcın tahsili ile bakiye 81.592,60.-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
7--Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 246.276,19.-TL yargılama harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 306,50.-TL ve bilirkişi ücreti olarak 2.000,00-TL olmak üzere toplam 2.306,50.-TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 767,82.-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.200,00.-TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 2.134,73.-TL'sinin davacıdan, 1.065,27.-TL'sinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve ...ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,
Vekalet Ücreti
11-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 341.934,21.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
12-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendini vekille temsil ettiren davalı ... ödenmesine,
13-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendini vekille temsil ettiren davalı...'a ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... istinaf yasa yolu açık olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/05/2024
...
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"