T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/272 Esas - 2024/293
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/272
KARAR NO : 2024/293
....
.....
.
...
DAVA : İflas/İflasın Ertelenmesi
DAVA TARİHİ : 13/02/2015
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
KARAR Y.TARİHİ : 01/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan "İflasın Ertelenmesi" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketlerin... bünyesinde yer alan grup şirketleri oluşturduğunu, davacı şirketlerin büyük hissedarı ve yönetim kurulu başkanının ... olduğunu, şirketlerin çok fazla kişiye istihdam sağladığını, ...' nin ve dünyanın önde gelen Uluslararası inşaat şirketlerinden birisi olan ....'nin Amerika'da yayınlanan bir dergi tarafından dünyanın en büyük şirketleri sıralamasında 2012 yılında 198.sırada yer aldığını,... kişiye istihdam sağladığını, yaklaşık 427 firma ile iş ilişkisinin bulunduğunu, ...nin ... grubu bünyesinde hem grup şirketlerin uluslararası satın alma süreçlerine destek olmak, hem de bağımsız olarak uluslararası tedarik hizmetleri vermek üzere kurulduğunu, çeşitli ülkelere Türk firmalarının ürünlerini sattığını, 2010 yılı cirosunun 1.700.575,14 TL, 2011 yıllı cirosunun 7.530.980,29 TL,... gibi çeşitli ülkelerde devam eden işlerinin bulunduğunu, devam eden 32 adet projenin sözleşme tutarının 36.305.500 TL olduğunu, beklenen kar tutarının 198.784 USD olduğunu, 67 kişiye istihdam sağladığını, 2009 yılı cirosunun 6.522.391,80 TL, 2010 yılı cirosunun 11.138.293,06 TL, 2011 yılı cirosunun 12.033.978,46 TL olduğunu, ...in inşaatının %76, diğer iki santral inşaatın ise %99 oranında tamamlandığını, yatırım maliyetinin 36.057.584 USD sinin... nin %85 borca batık durumda olduklarını, şirketlerin yönetim kurullarının 15/10/2012 tarihinde iflasın ertelenmesine başvurulması kararı aldıklarını, şirketlerin hukuki, ekonomik ve idari bağları nedeniyle tek bir iyileştirme projesi hazırlandığını, son 1 yılda yüklendiği Uluslar arası projelerde ortaya çıkan ve kendi kusurlarından kaynaklanmayan aksaklıkların şu anda bulundukları ekonomik sıkıntının kaynağını oluşturduğunu, tüm şirketlerin ara bilançosuna göre pasif-aktif karşılama oranının %82 olduğunu, şirketlerin öz varlığı (-) durumunda ve varlık / borç oranı 1'in altında olduğu için şirketlerin borca batık hale geldiğini, şirketlerin öz varlık aktiflerinin satış fiyatının 30/09/2012 tarihi itibariyle mali müşavir tarafından hesaplandığını, sundukları iyileştirme projesine göre şirketlerin borca batıklık durumundan kurtulacağını belirterek, TTK 376, 377 maddeleri ve İcra İflas Kanunu' nun 179 ve devamı maddeleri gereğince davacı şirketlerin borca batıklığının tespiti ile iflasının 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II-SAVUNMALAR
2. Dava hasımsız olarak açılmıştır.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Tarafların üzerinde anlaştıkları bir vakıanın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı şirketlerin borca batık durumda olup olmadıkları ve iflasın ertelenmesi koşullarının mevcut olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. Mahkememizce alınan 20/09/2023 tarihli kayyım raporunda özetle; ...A.Ş yönünden; 30.04.2023 tarihi itibariyle, TTK'nun 376/Ill maddesinde belirtilen aktiflerin muhtemel satış fiyatı esasına göre belirlenen rayiç değerleri ile tüm borçları dikkate alındığında, iflasın ertelenmesini talep eden şirketin borca batık durumda olduğu ve borca batıklık tutarının -187.107.133,25 TL hesaplandığı, şirketin geçmiş ticari performansı ile gerçekleştirdiği işler değerlendirildiğinde; iyileştirme projesinde belirtilen hususların ve öngörülen tedbirlerin, somut ve gerçekçi bulunduğu, devam eden işlerden beklenen gelirlerin şirket aktifine girmesi hallerinde, şirketin borca batıklıktan kurtulacağı ve alacaklıların alacaklarını alma ihtimalinin olduğu; ... Sanayi A.Ş yönünden; 30.04.2023 tarihi itibariyle, TTK'nun 376/1II maddesinde belirtilen aktiflerin muhtemel satış fiyatı esasına göre belirlenen rayiç değerleri ile tüm borçları dikkate alındığında, iflasın ertelenmesini talep eden Şirket'in borca batık durumda olduğu ve borca batıklık tutarının 41.733.021,86 TL hesaplandığı, şirketin geçmiş ticari performansı ile gerçekleştirdiği işler değerlendirildiğinde; iyileştirme projesinde belirtilen hususların ve öngörülen tedbirlerin, somut ve gerçekçi bulunduğu, devam eden işlerden beklenen gelirlerin şirket aktifine girmesi hallerinde, şirketin borca batıklıktan kurtulacağı ve alacaklıların alacaklarını alma ihtimalinin olduğu; ... yönünden; 30.04.2023 tarihi itibariyle, TTK'nun 376/111 maddesinde belirtilen aktiflerin muhtemel satış fiyatı esasına göre belirlenen rayiç değerleri ile tüm borçları dikkate alındığında, iflasın ertelenmesini talep eden Şirket'in borca batık durumda olduğu ve borca batıklık tutarının 2.273.469,43 TL hesaplandığı, şirketin geçmiş ticari performansı ile gerçekleştirdiği işler değerlendirildiğinde; somut ve gerçekçi bulunduğu, devam eden işlerden beklenen gelirlerin şirket aktifine girmesi hallerinde, şirketin borca batıklıktan kurtulacağı ve alacaklıların alacaklarını alma ihtimalinin olduğu;...yönünden; 30.04.2023 tarihi itibariyle, TTK'nun 376/1II maddesinde belirtilen aktiflerin muhtemel satış fiyatı esasına göre belirlenen rayiç değerleri ile tüm borçları dikkate alındığında, iflasın ertelenmesini talep eden Şirket'in borca batık durumda olduğu ve borca batıklık tutarının 10.808.626,90 TL hesaplandığı, şirketin geçmiş ticari performansı ile gerçekleştirdiği işler değerlendirildiğinde; iyileştirme projesinde belirtilen hususların ve öngörülen tedbirlerin, somut ve gerçekçi bulunduğu, devam eden işlerden beklenen gelirlerin şirket aktifine girmesi hallerinde, şirketin borca batıklıktan kurtulacağı ve alacaklıların alacaklarını alma ihtimalinin olduğu;... A.Ş yönünden yapılan değerlendirmede; 30.04.2023 tarihi itibariyle, TTK'nun 376/11 maddesinde belirtilen aktiflerin muhtemel satış fiyatı esasına göre belirlenen rayiç değerleri ile tüm borçları dikkate alındığında, iflasın ertelenmesini talep eden Şirket'in borca batık durumda olduğu ve borca batıklık tutarının 34.430.723,20 TL hesaplandığı, şirketin geçmiş ticari performansı ile gerçekleştirdiği işler değerlendirildiğinde; iyileştirme projesinde belirtilen hususların ve öngörülen tedbirlerin, somut ve gerçekçi bulunduğu, devam eden işlerden beklenen gelirlerin şirket aktifine girmesi hallerinde, şirketin borca batıklıktan kurtulacağı ve alacaklıların alacaklarını alma ihtimalinin olduğu; ...yönünden yapılan değerlendirmede; 30.04.2023 tarihi itibariyle, TTK'nun 376/ITI maddesinde belirtilen aktiflerin muhtemel satış fiyatı esasına göre belirlenen rayiç değerleri ile tüm borçları dikkate alındığında, iflasın ertelenmesini talep eden şirketin borca batık durumda olduğu ve borca batıklık tutarının 798.432,63 TL hesaplandığı, şirketin geçmiş ticari performansı ile gerçekleştirdiği işler değerlendirildiğinde; iyileştirme projesinde belirtilen hususların ve öngörülen tedbirlerin, somut ve gerçekçi bulunduğu, devam eden işlerden beklenen gelirlerin şirket aktifine girmesi hallerinde, şirketin borca batıklıktan kurtulacağı ve alacaklıların alacaklarını alma ihtimalinin olduğu; alacaklıların haklarının korunması yönünden, İflasın ertelemesi kararının, ancak alacaklıların hakları iflasın derhal açılmasına oranla daha kötü duruma sokulmayacak ise mümkün olması gerektiği, bir diğer ifade ile iflasın ertelenmesi kararı verildiğinde, alacaklıların haklarını elde etmeleri, iflasa karar verilmesi haline oranla daha zor ve daha az miktarda olmaması gerektiği, davacı şirketlerin somut ve gerçekçi iyileştirme projeleri bulunduğundan, projelerdeki hususların aksatılmadan hayata geçirilmesi halinde şirketlerin borçlarını ödeyebilecek duruma geleceği ve kaynak açıklarını kapatabilecekleri bildirilmiştir.
6. Davacı şirketlerin borca batıklıklarının ve iyileştirme projelerinin inandırıcılığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına, uyuşmazlık konularının çözümünün belirlenmesi kapsamında dosya üzerinde bir Mali Müşavir, bir Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, bir Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı, bir Makine Mühendisi, bir İnşaat Mühendisi, bir Enerji Uzmanı, bir Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmış olup; alınan bilirkişi raporunda özetle; ...A.Ş'nin iyileştirme projesinin incelenmesinde, holding şirketlerin işleyişi ve kuruluşu itibariyle bünyesinde bulunan grup şirketlerinin gelirleri dikkate alınarak ciro ve karlılık sağlayacağının göz önünde bulundurulduğu, davacıların gelirlerinde elde edeceği karlılık borca batıklık tutarıda dikkate alındığında iyileştirme projesinin uygun olduğu, davacı...'nin konut projesi ve türkmenistan şantiyesinden gelir sağlaması halinde ...A.Ş'ye olan borçlarını ödeyebileceği için borca batıklık ortadan kalkacağı; ...yönünden yapılan değerlendirmede; 600.000.000.-TL ila 1.000.000.000.-TL arasında Ebitta beklentisi olan ... bulunduğu bölgede yapılan incelemelerde görülen, bölgede henüz yapılaşmanın başlamamış olduğu, bir iki yıllık bir süreçte de başlayacağının düşünüldüğü, yapılan araştırmalarda bölgede satışa arz edilmiş herhangi bir konuta rastlanılmadığı, bölgede İnşaatına başlanmış bir projenin mevcut olmadığını, dolayısıyla oturmuş bir kat karşılığı inşaat oranı olduğu düşünülmemekle beraber firma tarafından kabul edilen %25 oranı geçilmemesinin uygun olacağı, bu bakış açısıyla çok kısa vadede arsa satışı dışında buradan herhangi bir gelir elde edilmesi mümkün göründüğü, firma tarafından belirlenen daire sayısı olan 88 dairede herhangi bir anormallik görülmediği, en yakın benzer yerleşim alanı olarak ...ön plana çıktığı ve sahibinden emlak endeksine göre burada m2 satış fiyatlarının 34.375 TL, (1.273 USD) civarında ve yıllık değişim oranı TL bazında %65,70, USD bazında %2,72 olduğu, bu veriler ışığında firma tarafından yapıldığı şekilde bir hesaplama yapılırsa (88 adet x 200 m2 x 34.000 TL/m2) 598.400.000.-TL, (88 adet x 200 m2 x 1.273 USD/m2) 22.408.800 USD, 1 yıllık değişim oranı da uygulandığında 991.548,80 TL ve 23.018.319,36 USD sonucuna ulaşıldığı, netice itibariyle proje riski de dikkat alınarak ve güvenli bölgede kalmak adına firma tarafından yapılan projeksiyondaki alt değerlere itibar edilebileceği; ... yönünden yapılan değerlendirmede; şirketin borca batıklık tutarının -1.861.539,24 TL olduğu, şirketin iyileştirme projesinde devam eden işlerinden 105.000 USD beklediği, bilançosunda yer alan arsası üzerinde konut projesi ile gelir beklediği, Kenya'da İşvereni ile anlaşması halinde 300.000 USD gelir sağlayacağı, borca batıklık tutarının az olması da dikkate alınarak iyileştirme projesinin somut ve uygulanabilir olduğu; ... yönünden yapılan değerlendirmede; şirketin bünyesinde faaliyetine devam eden 1 adet ...dan alınmış olan EÜ/1557-1/1130 numaralı lisansın başlangıç tarihinin 02.04.2008, bitiş tarihinin ise 02.04.2057 olduğu, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden hareketle Berke HES’in fizibilite çalışmasında yıllık elektrik üretiminin 19.672 MWh olacağının beklendiği, faaliyete geçtiği 2014 yılı Şubat ayından 2023 yılı Nisan ayına kadar olan üretim rakamları incelendiğinde 2015-2022 yılları arasında yıllık ortalama 14.011 MWh olarak gerçekleştiği, sonuç olarak; tüm davacı şirketlerin ayrı ayrı borca batık olduğu ,borca batıklık tutarları dikkate alındığında,yargıtay özel dairesininde tüm borçların tasfiyesi değil sadece borca batıklık tutarının tasfiyesinin gözetilmesi gerektiği ilkeside dikkate alınarak,herbir şirketin iyileştirme projeleri incelenmiş ve herbir şirketin ayrı ayrı iyileştirme projelerinin somut ve uygulanabilir bulunduğu bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
7. Dava, İİK'nın 179 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirketlerin iflasının ertelenmesi istemine ilişkindir.
8. Dava, kapatılan ... Karar sayılı kararı ile davacı şirketlerin iflasının 12/03/2013 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verilmiş olup, verilen bu karar davaya müdahil olan bir kısım alacaklılar tarafından temyiz edilmiştir.
9. ... yapılan temyiz incelemesi neticesinde 21.02.2014 tarih,... Karar sayılı ilamında "... mahkemece davacı şirketin borca batıklık durumunun tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi ve projenin ciddi ve inandırıcı olup olmadığı ve süreç içindeki uygulamaların projede gösterilen iyileştirme unsurlarına uygun bulunup bulunmadığı hususunda somut verilere dayalı, teknik, denetime elverişli ve detaylı bir inceleme için, dosyanın oluşturulacak uzman bir heyete tevdii ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması; özellikle ilk rapora yönelik itirazların giderilmesi ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir..." gerekçesi ile mahkememiz kararı bozulmuş, mahkemece ...ın bu kararına uyulmuştur.
10. Bozma ilamından sonr... Karar sayılı karar ile uyulmasına karar verilen bozma ilamının gerekleri yerine getirilerek, bilirkişi kurulu marifeti ile inceleme yapılmış olup, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ve kayyım heyeti raporlarına göre davacı şirketlerin, mevcut hali ile borca batıklıktan kurtulmalarının mümkün olmadığı gerekçeleri ile davacı şirketlerin iflasın açılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce verilen karar, davacı ve bir kısım müdahil/alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
12. ... Karar, sayılı ilamı ile "...Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı şirketlerin ayrı ayrı iflasına karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Öncelikle birden fazla şirketi ilgilendiren bu tür davalar, yargılamayı çabuklaştıracağından, yargılama giderini azaltacağından ve çelişkili kararların önüne geçeceğinden usul ekonomisine de uygun düşmesi açısından birlikte açılıp, neticelendirilebilir ise de, iflasın ve müessese olarak iflas ertelemenin amacına uygun olarak her şirketin sermaye miktarı, iştigal alanı, borca batıklık miktarı ve sunulan iyileştirme projesine göre iflas hâlinden kurtulma ümidinin bulunup bulunmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir… Mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişi heyetinden asıl ve ek raporlar alınmış ise de, bilirkişi raporlarında tüm şirketler açısından sonuç olarak kümülatif borca batıklık hesabı yapılması ve her bir şirket ile ilgili ayrı ayrı borca batıklık tespiti yapılmasının ihmal edilmesi doğru olmamıştır. Diğer yandan, grup şirketler açısından kefalet ilişkisi borca batıklığın tespiti açısından kötüye kullanılabilmekte olup, bir borca ilişkin kefaletin birden fazla şirketin pasif hesabında gösterilmesi hâlinde şirketler o miktar borca batık olmasa da şeklen borca batık hale gelebilmektedir. Bu durumda, grup şirketlerde borcun asıl borçlu şirket üzerinde gösterilmesi ve kefalet veren şirketin pasifinde ayrıca yer verilmemesi ilkesine uygun belirleme yapılması gereklidir. Bunun yanında, bilirkişi raporlarında, varlıkların güncel piyasa rayiç değerlerinin (barajların ve yol inşaatlarının mevcut durumu ve projenin temel unsuru olarak gösterilen ve bunların işletilmesinden ve/veya satışından elde edilecek gelirlerin netleştirilmesi) tam olarak tespit edilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yargılama aşamasında şirketlere tayin edilen kayyım heyetinin verdiği raporlar ile bilirkişi asıl ve ek raporları arasında da ciddi çelişki olduğu görülmektedir. Bunun yanında, bilirkişi heyetinin verdiği 12.11.2015 yazı işleri müdürü havaleli ek raporda, bilirkişilerin kendi aralarında çelişkiye düşmeleri sonucu bilirkişilerden Mali Müşavir Hüsnü Akyüz'ün muhalif görüşünü ayrı bir rapor ile mahkemeye sunduğu, raporunda grup şirketler arasında hâkim konumda olan davacı Eser Holdin A.Ş.'ye ilişkin ödenmemiş sermaye borcu ile ilgili bilirkişi raporunun tam aksine değerlendirme yaptığı görülmektedir. Belirtilen duruma rağmen mahkemece detaylı araştırma yapılma yoluna gidilmeyerek ve bilirkişi raporu dayanak yapılarak iflas kararı verilmesi hatalı olmuştur... Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir..." gerekçesi ile mahkememiz kararı bozulmuştur.
13. Bu defa Mahkememiz 22/11/2017 tarih,... Karar sayılı ilamı ile "28. Özel Dairenin 21.02.2014 tarihli ve 2013/7061 E., 2014/1234 K. sayılı birinci bozma kararından sonra ilk derece mahkemesince bilirkişi kurulundan alınan 28.09.2015 tarihli asıl rapor ve 06.11.2015 tarihli ek raporunun incelenmesinde, davacı şirketlerin tümü açısından kümülatif borca batıklık hesabı yapılarak her bir şirket hakkında ayrı ayrı borca batıklık tespitinin yapılmaması yerinde olmadığı gibi mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda, grup şirketler açısından kefalet ilişkisi yönünden değerlendirme yapılırken borcun, asıl borçlu şirket üzerinde gösterilmesi ve kefalet veren şirketin pasifinde ayrıca yer verilmemesi ilkesine uygun belirleme yapılması gerekirken, bir borca ilişkin kefaletin birden fazla şirketin pasif hesabında gösterilmesi de doğru olmamıştır.
- Davacı grup şirketler, inşaat ve ... alanında da faaliyet göstermekte olup, grup şirketler tarafından yapımına devam edilen yol inşaatlarının güncel durumu ile bir kısmının tamamlandığı, bir kısmının ise bitme aşamasına geldiği ileri sürülen ... projelerinin güncel piyasa rayiç değerlerinin tam olarak tespit edilmediği, bilirkişilerce bu hususta denetime elverişli yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
-Dosyaya sunulan 06.11.2015 tarihli ek raporda, bilirkişilerin farklı görüşleri nedeniyle mali müşavir bilirkişilerden birinin muhalif görüşünü 10.11.2015 tarihli ayrı bir rapor ile mahkemeye sunduğu, raporunda grup şirketler arasında hâkim konumda olan davacı ...A.Ş.'ye ilişkin ödenmemiş sermaye borcu ile ilgili farklı değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla, mahkemece bu hususta yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak iflâs kararı verilmesi hatalı olmuştur.
-Mahkemece, yapılan yargılama aşamasında grup şirketlere tayin edilen kayyum heyetinin verdiği raporlar ile bilirkişi kurulunun asıl ve ek raporları arasında da çelişki olduğu anlaşılmaktadır. İflâsın ertelenmesi davasında, davacı şirketlerin borca batıklık durumunun tespitinde sadece davanın açılması sırasındaki mevcut durumun tespiti ile yetinilmemesi, yargılamanın devamı sırasında da iflâsın ertelenmesini isteyen şirketlerdeki gelişmelerin mahkemece dikkâte alınması gerekmektedir. Görevine devam eden kayyum heyeti tarafından dosyaya sunulan 30.09.2017 tarihli raporda, yatırımı devam eden dört ...’ten üç tanesinin eksikliklerinin tamamlandığı, ... ise inşaat seviyesinin %73 oranında olduğu, kamu borçlarının şirketler tarafından yapılandırıldığı, ödemelere devam edildiği, şirketlerin faaliyetlerini sürdürdüğü, faaliyet kapsamında olan borçların ödendiği, iflâs kararının sonuçlarına rağmen şirketlerin borca batıklık durumlarını azalttığı yönünde tespitlerde bulunulmuş olup, mahkemece direnme kararı verilmeden önce dosyaya sunulan 30.09.2017 tarihli kayyum heyeti raporunun değerlendirilmemesi yerinde değildir.
-Öte yandan, mahkemece verilen ikinci kararda iflâsın açılma tarihi “23.12.2015 günü saat 11.11.” olarak belirtilmiş, direnme kararında ise “22.11.2017 saat 12.32” tarihi itibariyle iflâsın açılmasına karar verilmiştir. İflâsa tâbi bir borçlu hakkında Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde iflâs kararı verilmesiyle iflâs açılmış olur. İflâsın kaldırılması veya kapatılmasına karar verilmedikçe aynı borçlu hakkında ikinci bir iflâs kararı verilemez buna iflâsın tekliği adı verilir (... tekliği ilkesi gereğince de farklı iflâs tarihlerinin belirlenmesi doğru olmamıştır.
-Bu durumda mahkemece, şirketlerin faaliyetleri konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak eksikliklerin giderilmesi, yargılama süresince görev yapan kayyum heyetince düzenlenen raporların bilirkişilerce değerlendirilmesi, her bir şirket ile ilgili ayrı ayrı borca batıklık tespiti ile iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcılığı hususunu tespit eden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
-Hâl böyle olunca; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır..."gerekçesi ile mahkememiz kararı bozulmuştur.
15. ... bozma ilamı üzerine dava yukarıda bilgileri verilen esas sırasına kaydı yapılmıştır.
16. Öncelikle uygulanacak hukukun belirlenmesi bakımından; İcra ve İflas Kanunu’nun 179. maddesi, 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (7101 sayılı Kanun) 3. maddesi ile değiştirilmiş, aynı Kanun’un 179/a ve 179/b maddeleri ise yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak İİK’nın Geçici 14. maddesi uyarınca, 7101 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflâsın ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam edileceği belirtilmiş olup, somut uyuşmazlıkta İİK’nın 179. maddesi ile 179/a ve 179/b maddelerinin 7101 sayılı Kanun ile değiştirilmeden ve yürürlükten kaldırılmadan önceki hükümlerinin dikkate alınması gerekmiştir.
17. Uygulanması gereken Kanuni düzenlemelere değinmekte yarar görülmüş olup İcra ve İflas Kanunu’nun 7101 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değiştirilmeden önceki 179. maddesi; “Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye halinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Şu kadar ki, idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin malî durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak iflâsın ertelenmesini isteyebilir. Mahkeme projeyi ciddî ve inandırıcı bulursa, iflâsın ertelenmesine karar verir. İyileştirme projesinin ciddî ve inandırıcı olduğunu gösteren bilgi ve belgelerin de mahkemeye sunulması zorunludur.
Mahkeme, gerekli görürse idare ve temsille vazifelendirilmiş kimseleri ve alacaklıları dinleyebilir. İflâsın ertelenmesi talepleri öncelikle ve ivedilikle sonuçlandırılır.” düzenlemesini içermektedir.
18. Aynı Kanun’un mülga 179/a maddesi;
“ Mahkeme, iflâsın ertelenmesi isteminde bulunulması üzerine, envanter düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da yönetim kurulu kararlarını onaylanması için derhal bir kayyım atar; ayrıca şirketin ve kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli diğer önlemleri alır.
Kayyımın atanmasına ilişkin karar, kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırları ve iflâsın ertelenmesine ilişkin talep 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usul ile mahkeme tarafından ilân ve ticaret siciline tescil ettirilir. Mahkeme bu arada erteleme talebini karara bağlar.
İflâs ertelenmişse kayyım her üç ayda bir şirketin projeye uygun olarak iyileştirme gösterip göstermediğini mahkemeye rapor eder, mahkeme bu rapor üzerine veya gerek gördüğünde alacağı bilirkişi raporuna göre, erteleme istemini değerlendirir ve iyileştirmenin mümkün olamayacağı kanaatine varırsa erteleme kararını kaldırır." hükmünü içermektedir.
19. Mülga 179/b maddesi;
“Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.
Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticarî işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda erteleme süresince işleyecek olup mevcut rehinle karşılanamayacak faizler teminatlandırılmak zorundadır.
206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.
Erteleme süresi azami bir yıldır. Bu süre kayyımın verdiği raporlar dikkate alınarak mahkemece uygun görülecek süreler ile uzatılabilir; ancak uzatma süreleri toplamı dört yılı geçemez. Kayyım, mahkemenin belirleyeceği sürelerde iflâsı ertelenenin faaliyetleri ve işletmenin durumu konusunda düzenli olarak mahkemeye rapor verir.
İflâsın ertelenmesi talebinin reddi ya da erteleme süresi sonunda iyileşmenin mümkün olmadığının tespiti üzerine mahkeme, şirketin veya kooperatifin iflâsına karar verir. Erteleme süresi dolmamakla birlikte, mahkeme kayyımın verdiği raporlardan şirketin veya kooperatifin malî durumunun iyileştirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varırsa, erteleme kararını kaldırarak şirketin veya kooperatifin iflâsına karar verebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
20. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) “Sermayenin kaybı, borca batık olma durumu” başlıklı 376. maddesi ise;
“(1) Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.
(2) Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.
(3) Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Meğerki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olsun. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur.” şeklindedir.
21. İflasın ertelenmesi talebinde her şeyden önce kanunda öngörülen şekli şartların bulunması zorunludur.
22. Bunlar; idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılarca erteleme talebi, ciddi ve inandırıcı bir proje ve bu proje ile birlikte bilançonun alacaklı ve borçluların listesinin mahkemeye sunulması, fevkalade mühletten yararlanılmamış olması ve mahkeme masraflarının ödenmesi zorunludur. İflasın ertelenmesini isteyen kooperatif ve sermaye şirketlerinin borca batık durumda bulunması yani bir diğer ifade ile varlıklarının rayiç değerlerinin borçlarını karşılayamaması, fevkalade mühletten yararlanmamış olması ve sunacakları iyileştirme projesi kapsamında mali durumlarının ıslahının imkân dâhilinde görülmesi gerekir (İİK m.179).
23. Gerek borca batıklığın ve gerek iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının tespiti özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bu değerlendirmelerin bilirkişi marifeti ile yapılması zorunludur (HMK m. 266). Bilirkişi raporu o konudaki özel ve teknik bilgi ihtiyacını karşılamalıdır. Özellikle projenin ciddi ve inandırıcılığı açıkça ortaya konulmalıdır. Bu nedenle öncelikle ve özellikle sermaye ve/veya kârlılığın ne şekilde arttırılacağı ve borca batıklıktan şirketin veya şirketlerin ne şekilde kurtulacağının somut olarak ortaya konulması gerekir . gruba dahil birden çok şirketin iflas ertelemesini birlikte talep etmesi mümkündür. Doktrin ve Yargıtay uygulamasında aynı gruba dahil şirketlerin birlikte iflas ertelemesi talep edebilecekleri kabul edilmektedir. Özellikle ekonomik ve ticari bakımdan bir bütünlük arz eden ve bir gruba dahil olan şirketlerin borca batık hale gelmeleri çoğunlukla aynı nedene dayandığından, doktrinde bu şirketlerin mali durumunun düzelmesinin birbirine bağlı olduğu kabul edilmektedir ...
24. İflas erteleme talebi esas itibari ile 6102 sayılı TTK m. 376 hükmü uyarınca yapılması zorunlu olan borca batıklık bildirimi niteliğindedir. Bu nedenle mahkemenin yapacağı incelemede öncelikle şirketin borca batık durumda olup olmadığını tespit etmesi ve borca batık durumda ise iyileştirme projesi kapsamında ıslahının ve mali durumunun düzelmesinin mümkün bulunup bulunmadığının incelenmesi zorunludur. Yine Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamında da yer verdiği üzere erteleme talebinde bulunan şirketin aktiflerinin rayiç değerinin tespit edilmesi zorunludur. İflas erteleme talep eden şirketin veya şirketlerin iyileştirme projelerinin uygulanabilir nitelikte ve inandırıcı olması ve ayrıca şirket ortaklarının şirket öz sermayesini ciddi miktarda arttırmayı taahhüt etmeleri durumunda öncelikle ödenmemiş sermaye borcunun bulunmaması ve taahhüt edilen sermaye artışının yerine getirilmesi de zorunludur.
25. Somut uyuşmazlık bakımından yapılan açıklamalar ve ... iflasın ertelenmesi talebinin üzerine derhal kayyum atamak zorundadır. Bu husus gözetilerek Mahkememizce iflas erteleme talebinde bulunan şirketlerin faaliyet alanları da nazara alınarak üç kişilik bir kayyım heyeti tayin edilmiştir.
26. Mahkememizce yargılamada geçen süreç nazara alınarak iflas erteleme talebinde bulunan şirketlerden güncel projelerini sunmaları istenilmiş, bu kapsamda talepte bulunan şirketler güncel iyileştirme projelerini mahkememize ve kayyım heyetine ibraz etmiştir. Ayrıca güncel bilançolar da yine kayyım heyetine ve mahkememize sunulmuştur.
27. Mahkememizce öncelikle ... bozma ilamı gereklerine uygun olarak iflas erteleme talebinde bulunan her bir şirket yönünden ayrı ayrı borca batıklıkları değerlendirilmiş ve yine her şirket yönünden ayrı ayrı sunmuş oldukları projelerin ciddi ve inandırıcı olup olmadığı değerlendirilmiştir.
28. Sunulan Kayyım Heyeti raporunda özetle; talep eden şirketlerin ayrı ayrı her birinin borca batık durumda oldukları, şirketlerin geçmiş ticari performansı ile gerçekleştirdiği işler değerlendirildiğinde; iyileştirme projelerinde belirtilen hususların ve öngörülen tedbirlerin, Kayyım Heyetine sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde somut ve gerçekçi bulunduğu, devam eden işlerden beklenen gelirlerin şirketlerin aktifine girmesi hallinde, şirketlerin borca batıklıktan kurtulacağı ve alacaklıların alacaklarını alma ihtimalinin olduğu, alacaklıların haklarının korunması yönünden, davacı şirketlerin somut ve gerçekçi iyileştirme projeleri bulunduğundan, projelerdeki hususların aksatılmadan hayata geçirilmesi halinde şirketlerin borçlarını ödeyebilecek duruma geleceği ve kaynak açıklarını kapatabilecekleri sonuçlarına ulaşılmıştır.
29. Öte yandan yukarıda ifade edilen ilkeler doğrultusunda ve ... Kurulu bozma ilamı uyarınca, işin nitelik ve niceliğine uygun olacak şekilde, mahkememizce bilirkişi heyeti teşekkül ettirilmiş olup 28.09.2023 tarihli celsede HMK m. 273 hükmü uyarınca bilirkişilerin görev alanları ve kapsamı belirlenmiştir.
30. Bilirkişi heyetince 21.02.2024 UYAP kayıt tarihli bilirkişi raporu mahkememize sunulmuştur. Sözkonusu raporda iflas erteleme talebinde bulunan şirketlerin her biri yönünden ayrı ayrı borca batıklık değerlendirmesi yapılmış, yine her bir şirket yönünden de iyileşme projelerinin ele alınmıştır. İflas erteleme talebinde bulunan şirketlerin malvarlıkları yalnızca kayden değerlendirilmemiş, yerinde inceleme yapılarak hali hazırdaki rayiç değerleri dikkate alınarak değerlendirme yapılmış olduğu da görülmektedir. Her bir şirketin borca batıklık değerlendirmesi neticesinde borca batık oldukları belirlenmiştir. Yine her bir şirketin iyileştirme projelerinin analizleri yapılmış olup kayyım raporu ile aynı yönde borca batıklık tutarları dikkate alındığında, ... Dairesinin de tüm borçların tasfiyesi değil sadece borca batıklık tutarının tasfiyesinin gözetilmesi gerektiği ilkeside dikkate alınarak, herbir şirketin iyileştirme projeleri incelenmiş ve herbir şirketin ayrı ayrı iyileştirme projelerinin somut ve uygulanabilir bulunduğu bildirilmiştir. Bilirkişi heyetince yapılan incelemenin ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, bu bakımdan hükme esas alınmıştır.
31. İflas ertelemenin üçüncü ve son şartının ise davacı şirketlerin fevkalade mühletten yararlanmamış olmasıdır. Davacı şirketler daha önce bu imkandan faydalanmamıştır.
32. İlgili/alacaklılarca İİK m. 179/b hükmü uyarınca erteleme talebinde bulunan şirketler hakkında verilen tedbir kararlarının süresinin 5 yılı aşamayacağı itirazında bulunulmuş ise de, dosya kapsamından iflas erteleme tedbirlerinin 5 yıl süresince uygulanmadığı, zira verilen iflas erteleme kararının ... Dairesince bozulması üzerine yapılan yargılamada talep eden şirketlerin iflasına karar verildiği, iflas kararı ile tedbir kararlarının ortadan kalktığı anlaşıldığından ileri sürülen itirazlar kabul edilememiştir.
33. Tüm dosya kapsamına göre; talep eden şirketlerin borca batık durumda olduğu, iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu ve buna göre borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğu, şirketin ekonomik olarak iyi yolda olduğu, maddi durumunun yargılama süreci içinde sürekli olarak iyileştiği, davanın ilk açıldığı tarihten bu yana bir çok alacaklı ile anlaşma ile alacaklarının ödendiğinin anlaşıldığı, şirketlerin sermaye borçlarının ödendiği, şirketin mevcut iş hacmi itibariyle iflasının ertelenmesinin alacaklıların durumunu kötüleştirmeyeceği, bilakis erteleme sonucunda alacaklıların alacaklarına kavuşma ihtimalinin daha da artacağı kanaatine varılmış, iflasın ertelenmesi talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
1-Davanın KABULÜNE,
.. sicil numarasında kayıtlı ...Anonim Şirketi’nin,
... sicil numarasında kayıtlı ...
... sicil numarasında kayıtlı ...
...sicil numarasında kayıtlı...
... sicil numarasında kayıtlı... Şirketi’nin,
... sicil numarasında kayıtlı ...’nin TTK’nın 377 ve İİK’nın 179 ila 179/ b maddeleri uyarınca İFLASININ 02.05.2024 günü saat 11:56'dan itibariyle 1 yıl süreyle ayrı ayrı ERTELENMESİNE,
2-Mahkememiz ara kararı ile atanan...dan oluşan kayyum heyeti olarak görevlerinin devamına, aylık 45.000,00.-TL den 135.000,00.-TL kayyum heyetinin ücretinin her ay peşin olarak şirket varlığından karşılanmasına, şirket faaliyetinin kayyım heyetinin gözetim ve izniyle şirket yetkili organları tarafından yerine getirilmesine,
3-Kayyum heyetince şirket faaliyetleri, gelir ve giderleri ile aktif ve pasif durumuna ilişkin olarak 3 aylık dönemler halinde düzenlenen faaliyet raporu ile şirketlerin en son mali durumunu gösterir çizelgelerini görüşleri ile birlikte denetim için mahkemeye sunmasına, olumsuz gelişme halinde süre beklenilmeden gerekirse bilirkişi raporu alınarak mahkemeye bildirimde bulunulmasına,
4-Mahkememiz 27.04.2023 tarihli tensip tutanağının 3/a, c, d, e, f, g ve h bentlerindeki kararların uygulanmasının DEVAMINA,
5-Şirket ortaklarına şirket gelirinden pay ödenmemesine,
6- İflasın ertelemesi kararının hüküm fıkrasının İİK'nun 166/2. maddesi uyarınca tirajı 50.000'in üzerindeki ulusal gazetelerden biri ile şirket merkezinin bulunduğu yerdeki yerel bir gazetede ve ayrıca ticaret sicil gazetesinde ilanına, ilam masrafının yatırılan avanstan karşılanmasına
7- Mahkememizce ara kararı ile İİK'nun 179/a, 179/b, HMK.nun 389 vd. maddeleri uyarınca verilen tedbirlerin DEVAMINA,
8- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL harçtan peşin alınan 21,15.- TL harcın düşümü sonrası bakiye 406,45-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dair davacı vekilinin ..., Asli Müdahil Ziraat Bankası vekilinin, ... vekilinin, ... vekilinin,... vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... istinaf yasa yolu açık olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/05/2024
...
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"