T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/319 Esas - 2024/298 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/319
KARAR NO : 2024/298
...
DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/05/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 12/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... kredisi imzalandığı; firmaya krediler kullandırıldığı; davalı...ın ise sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı; kredi genel sözleşmesi gereğince verilen kredinin ödenmemesi üzerine borçlulara ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatıldığı; davalı tarafından söz konusu icra takibinde, borca, ana paraya, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiği; borçlunun itirazının haksız olduğu ve takibi sürüncemede bırakarak borcu ödemekten kaçınmak amacıyla itiraz edilmiş olduğu beyan edilmiş olup; davalı tarafından ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline; davalı taraf aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Dava dilekçesini ve tensip zaptını içerir davetiyenin, davalı ...'a, 02/06/2023 tarihinde, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; bununla birlikte davalı tarafından, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ...'a ("davalı" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından, yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun;... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki kredi ilişkisine istinaden davacı bankanın (icra takip tarihi itibariyle) 178.897,07 TL. (asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve ihtarname masrafı) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda Mahkememizce yapılan incelemede; davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmıştır.
c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; davacı banka tarafından ikame edilen ... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde ile ilgili olarak; taraflar arasındaki kredi ilişkisine istinaden davacı bankanın (icra takip tarihi itibariyle) 178.897,07 TL. (asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve ihtarname masrafı) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 02/06/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından yasal cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 09/02/2024 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; dava dışı asıl borçlu şirkete 05/07/2021 tarihinde, 200.00,00 TL tutarlı, 7 ay ödemesiz 18 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandırılmış olduğunun; kredinin akdi faiz oranının aylık % 1,45833 (yıllık % 17,50) olduğunun; taraflarca imzalanan deme planında temerrüt faizi oranı yıllık % 29,90 şeklinde belirlendiğinin; kredi taksitlerine karşılık hiçbir ödeme yapılmadığının; 09/05/2022 tarihi itibariyle 07/02/2022, 07/03/2022, 05/04/2022 ve 05/05/2022 tarihli ve her biri 20.128,89 TL olan 4 taksitin vadesinin geçmiş olduğunun; davacı banka tarafından talep edilen temerrüt faizi oranının % 29,90 olduğunun; kat tarihi itibariyle hesaplanan faizin 7.115,42 TL’lik kısmının temerrüt faizi olup, temerrüt faizine temerrüt faizi hesaplanamayacağından, bu tutarın kat tarihi itibariyle kapitalize edilen tutardan düşülmesi gerektiğinin ve bundan sonraki dönem için kalan 231.703,37 TL üzerinden faiz hesaplanması gerektiğinin; bu tutarın da vadesi geçen taksitlerin toplamı olan 80.515,56 TL’lik kısmına temerrüt faizi, kalan kısmına ise akdi faiz oranı üzerinden faiz hesaplanması gerektiğinin; 11/05/2022 tarihinde borca karşılık 60.000,00 TL ödeme yapıldığının; 60.000,00 TL’lik tahsilatın öncelikle faiz ve ferilerine mahsup edildiğinde kalan banka alacağının bilirkişi tarafından yapılan hesaplaması neticesinde alacağın, 179.853,29 TL olarak hesaplanmış olduğunun; anılan tutarın 80.515,56 TL’lik kısmının vadesi geçen taksitler, kalan 99.337,73 TL’lik kısmının ise vadesi geçen taksitler dışında kalan anapara olduğunun; neticeten, imzalanan sözleşme kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete, 05/07/2021 tarihinde KGF kefaletiyle, 7 ay ödemesiz 18 ay vadeli 200.000,00 TL tutarlı taksitli ticari kredi kullandırıldığının, kredi taksitlerine karşılık hiçbir ödeme yapılmadığının, 09/05/2022 (kat ihtarnamesi keşide tarihi) itibariyle 07/02/2022, 07/03/2022, 05/04/2022 ve 05/05/2022 tarihli ve her biri 20.128,89 TL olan 4 taksitin vadelerinin geçmiş ve ödenmemiş olduğunun, icra takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan talep edebileceği tutarın, 174.181,85 TL asıl alacak, 3.446,58 TL temerrüt faizi, 172,33 TL % 5,00 BSMV ve 1.096,31 TL ihtarname masrafı 178.897,07 TL olarak hesaplandığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu bilirkişi raporu; Mahkememizce davacı vekiline 14/02/2024 tarihinde, davalıya ise 13/02/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davacı vekili tarafından (yasal süresi içinde) 15/02/2024 tarihinde bilirkişi raporuna yönelik beyan dilekçesi sunulduğu ve anılan beyan dilekçesi kapsamında, bilirkişi raporunda belirtilen hususlar dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin talep edildiği; bununla birlikte davalı tarafından herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Neticeten;
Bilirkişi raporunun, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; davacı banka ile dava dışı Karaağaç Yayıncılık ve Pazarlama Ticaret Limited Şirketi arasında genel kredi sözleşmesinin akdedilmiş olduğu; anılan sözleşmede davalının, (dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu anlaşıldığından, eş rızası aranmaksızın) müteselsil kefil sıfatı ve sorumluluğu (kefalet limiti 500.00,00 TL) bulunduğu; söz konusu kredi borcu ile ilgili olarak, davacı banka tarafından 09/05/2022 tarihli kat ihtarnamesinin keşide edilmiş olduğu; anılan ihtarname kapsamında, ödeme yapılması amacıyla borçlulara (1) gün süre verildiği; gönderilen ihtarnamenin dava dışı asıl borçlu ve davalının sözleşmede belirtilen adreslerine 16/05/2022 tarihinde ulaşmasına rağmen ödeme yapılmadığı; buna göre 18/05/2022 tarihinden başlamak üzere dava dışı asıl borçlu şirketin ve davalının temerrüt halinin oluştuğu anlaşılmış ve gerek Mahkememizce yapılan incelemeler ve gerekse bilirkişi tarafından sunulan hesaplamalar doğrultusunda, 174.181,85 TL’lik asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 29,90 oranından faiz, hesaplanacak faiz miktarı üzerinden de % 5 oranında BSMV uygulanması gerektiği kanaatine varılarak, davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
...Esas numarasını almıştır) sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline;
174.181,85 TL. asıl alacak, 3.446,58 TL. işlemiş faiz, 172,33 TL. BSMV ve 1.096,31 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 178.897,07 TL üzerinden; (asıl alacağa 18/05/2022 tarihinden itibaren) işletilecek %29,90 faiz oranı ile takibin devamına;
2) Hükmolunan alacağın %20’si olan 35.779,42 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE;
3) Karar ve İlâm Harcı :
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 12.220,46 TL harcın, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış olan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 256,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.756,00 TL. yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
5) Vekâlet Ücreti :
Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdiren 28.623,53 TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 07/05/2024
...
¸ ¸
Gerekçeli Karar