T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/412 Esas - 2024/216
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/412 Esas
KARAR NO : 2024/216
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2023
KARAR TARİHİ : 25/03/2024
KARAR Y.TARİHİ : 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, asıl borçlu şirketin yöneticisi sıfatıyla ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili bankadan kullanmış olduğu kredilere, Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ihtarname keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle dava dışı asıl borçlu ve davalı müteselsil kefil aleyhine .... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek, davalının ... sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline, 865.687,25 TL'nin depo edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiasını dayandırdığı Genel Kredi Sözleşmesinin müvekkili tarafından kefil sıfatıyla imzalandığı tarihin 09.07.2012 olduğunu, kefalet sözleşmesinin müvekkili eşinin rızası alınmadan akdedildiğini, davacı tarafın iddiasını dayandırdığı Genel Kredi Sözleşmesinin müvekkili tarafından 09.07.2012 tarihinde kefil sıfatıyla imzalandığında TBK m. 598/3'de yer alan bahse konu 10 yıllık hak düşürücü sürenin 09.07.2022 tarihinde dolduğunu ve bu tarihten sonra müvekkilinin kefil sıfatının ve dava konusu meblağdan sorumluğunun bulunmadığını, davacı bankanın iddiasının aksine dava konusu alacağın dayanağını oluşturan teminat mektupları halihazırda nakde dönmediğinden davalının depo yükümlüğündü bulunmadığını, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu savunmuş davanın reddine, davacı bankanın %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
3. Taraflar, davacı banka ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında 09.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, davalı kefilin sözleşmeye aynı tarihli kefaleti ile kefil olduğunu kabul etmektedirler.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Davacı banka ile dava dışı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile akdedilen ... kapsamında, dava dışı şirkete kullandırılan teminat mektupları bedelinin depo edilmesine yönelik girişilen icra takibinde davalı yanca yapılan itirazın iptali istemine ilişkin eldeki davada; davalı kefil yönünden eş rızasının yasal gereğinin bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa eş rızasının alınıp alınmadığı, davalı kefilin takibi yönünden 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı, davalının teminat mektupları bedelinden sorumlu olacağına dair genel kredi sözleşmesinde hüküm bulunup bulunmadığı, davalı kefilin teminat mektupları bedellerinin depo edilmesi talebinden sorumlu tutulup tutulmayacağı, noktalarında taraflar arasında anlaşmazlık bulunmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
6. ... Esas sayılı takip dosyasının uyap evrakları.
7. ... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından, borçlu ... San. ve Ticaret Ltd. Şti, ... aleyhine 1.419.712,02 TL ana para, 2.135.200,00 TL asıl alacak, 6.450,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 3.561.362,02 TL 26.081,45 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine, borçlu vekilinin 24.05.2023 tarihli dilekçesi ile ödeme emrine itiraz ettiği, süresi içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
8. Davacı banka tarafından, davalı aleyhine keşide edilen .... Noterliğinin 03.10.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile; davacı banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca ... sayılı borçlu cari hesabından kaynaklanan borcun kat edildiği, 30.09.2016 kat tarihi itibariyle hesap özetinde ayrıntısı belirtilen anapara, faiz, BSMV ve sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer kalemlerden oluşan 1.419.712,02 TL alacağın ödenmesi, banka tarafından gayrinakdi kredi kapsamında verilen çek karnesinden, bankaya iade edilmemiş olanların yasal yükümlülük bedeli toplamı olan 6,450.00 TL’nin 1 gün içinde depo edilmesi, ayrıca banka tarafından verilen 12 adet toplam 2.135.200,00 TL tutarlı mer’i teminat mektupları bedelinin de şube nezdinde faizsiz bir hesaba 1 gün içinde depo edilmesi, bu teminat mektuplarının kısmen veya tamamen tazmin edilmesi halinde bu alacaklarında tazmin tarihinden itibaren 1 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin muhataplarına 05.10.2016 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
9. Dava konusu genel kredi sözleşmesi'nin incelenmesinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında 09.07.2012 tarihinde 8.000.000,00 TL limitle imzalandığı, davalı yanın genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı anlaşılmıştır.
10. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup; bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı bankanın dava dışı asıl borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne kullandırdığı, iade edilmeyen mer'i teminat mektupları tutar kaynaklı toplam 865.687,25 TL'nin dava dışı şirkete kefaleti nedeniyle davalı ...'den depo talep hakkı bulunduğu görüşü bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
11. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakit ve gayrinakit alacakların tahsiline yönelik girişilen icra takibinde, davalı yanın vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
12. Davalı yanın kefalet sözleşmesinin geçersizliğini iddia olarak ortaya koyduğu görülmekle, öncelikle; bu hususun, yani davalı yanın kefaletinin geçerli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
13. Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesinde; ''Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Bununla birlikte kefaletnamenin imzalandığı 09.07.2012 tarihi itibariyle 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. maddesine 28.3.2013-6455 S.K. / m.77 hükmü ile getirilen ek fıkra (yürürlük tarihi 10.04.2013) henüz yürürlüğe girmediğinden, kefaletin geçerliliği; ayrıca kefilin eş rızasının alınmış olması yasal gerekliliğine bağlıdır.
14. Davalı kefil ...'in, kefaletin türünü, tutarını ve tarihini el yazısıyla yazarak kefaletnameyi imzaladığı, kefalet sözleşmesine eşi ... tarafından da rıza verildiği görüldüğünden, kefaletin; TBK'nın 583 ve 584. maddelerinde düzenlenen koşulları taşıdığı ve geçerli olduğu anlaşılmıştır.
15. Davalı kefil, TBK'nın md 598/3 hükmü uyarınca hak düşürücü sürenin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.
16. Davalı takibe konu edilen kredi sözleşmesini kefil olarak imzalamış olup sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Kredi sözleşmesinin akdedildiği tarih 09.07.2012 olup bu anlamda sözkonusu kredi sözleşmesine mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
17. 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesinde;
“Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.
Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.
Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
18. Kefalet süresinin uzatılmasına ilişkin usul ise; TBK’nın 598/5 maddesiyle düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre azami sorumluluk süresinin uzatılmasının geçerli olabilmesi için; kefil tarafından verilmiş kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı beyan bulunmalıdır, uzatma süresi on yılı aşmamalıdır, uzatma beyanı azami sorumluluk süresinin son yılında verilmiş olmalıdır ki somut olayda kefalet sözleşmesinin süre yönünden uzatılmadığı sabittir.
19. Kanunda öngörülen on yıllık süre hak düşürücü süre olduğundan hakim tarafından re’sen gözetilecektir. Hak düşürücü süre olmasının bir diğer özelliği ise zamanaşımı süresinden farklı olarak durma veya kesilme söz konusu olmayacaktır. On yıllık sürenin dolmasıyla birlikte gerçek kişi kefilin sorumluluğu kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Ancak süre dolmadan kefile karşı takip başlatılmış yahut dava açılmışsa sorumluluk süresinin dolması söz konusu takip veya davayı olumsuz etkilemeyecektir. Ne var ki; takip alacaklıdan kaynaklanan bir sebeple kesintiye uğramış ve kesinti sırasında sorumluluk süresi dolmuş ise artık hak düşürücü sürenin dolduğunun kabulü gerekmektedir.
20. Somut olayda; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında 09.07.2012 tarihinde 8.000.000,00 TL limitli "Kredi Genel Sözleşmesi" imzalandığı, davalı ...'in, söz konusu sözleşmeyi aynı tarihte kefil sıfatı ile imzaladığı anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından ilk defa 05.10.2016 tarihinde ... Esas sayılı dosyasında davalı kefil aleyhine takibe girişildiği, kefile tebligat yapılmadan dosyanın işlemden kaldırıldığı, yenilemeden önce dosyadaki son işlem tarihinin ise 05.10.2016 tarihi olduğu, bu tarihten itibaren dosyada hiçbir işlem tesis edilmediği görülmüştür.
21. Davacı alacaklı vekilinin 16.03.2023 tarihinde yenileme isteminde bulunduğu, müdürlükçe davalı kefil hakkında takip kesinleştirilmediğinden yenileme talebinin kabul edildiği ve borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Az yukarıda yer verilen TBK m. 598/3 hükmü uyarınca, eldeki uyuşmazlıkta on yıllık hak düşürücü sürenin yasanın açık hükmü karşısında kefalet sözleşmesinin yapıldığı 09.07.2012 tarihinde işlemeye başlayacağı ve 09.07.2022 tarihinde dolacağı, yenileme tarihinin ise 16.03.2023 olduğu, takibin yenilendiği 16.03.2023 tarihinde hak düşürücü süre dolduğundan kefaletin sona erdiği, davacının bu kefalet sözleşmesine dayalı olarak davalıya karşı başvuru hakkı ortadan kalktığı anlaşılmakla, davanın TBK nın 598/3 fıkrası uyarınca hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
22. Davalının kötüniyet tazminatı isteminin ise; davalının takibe girişmekte kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
VI-HÜKÜM
1. Davanın reddine,
2. Davalının kötüniyet tazminatı isteminin, takibe girişmekte haksız olan davacıya ayrıca kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından reddine,
Karar ve İlam Harcı
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL hartan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
4. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
5. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
6. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Vekalet Ücreti
7. Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 25.03.2024 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır