T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/497 Esas - 2024/495 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/497
KARAR NO: 2024/495
HÂKİM: ....
KATİP: ....
DAVACI :....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI :....
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Alımı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/07/2023
KARAR TARİHİ: 10/09/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 11/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Alımı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 21/09/2022 tarihinde imzalanan "Mesleki Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" doğrultusunda davacı şirket tarafından davalı şirkete hizmet verildiği; 2023 yılı Ocak-Şubat-Mart hizmet dönemlerine ilişkin olarak davalıya verilen hizmetler nedeniyle 08/03/2023 tarih ve ... nolu, 01/04/2023 tarih ve ... nolu, 10/05/2023 tarih ve ... nolu faturaların düzenlenerek davalıya gönderildiği; davalı tarafından itiraz edilmeksizin faturaların kabul edildiği; tüm sözlü uyarılara rağmen davalı tarafından davaya konu faturaların ödenmediği; söz konusu alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı; davalı tarafından icra takibine itiraz edildiği ve itiraz sonucunda icra takibinin durduğu beyan edilmiş olup; davalı tarafından icra dosyasına yönelik sunulmuş bulunan itirazın iptaline; alacağın likit olmasından bahisle davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 23/07/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
III) DELİLLER :
.... Esas Sayılı Dosyası Sureti. (İlgili icra dairesinin kapatılması akabinde dosya .... devredilerek, ... Esas numarasını almıştır.)
.... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
.... 31/07/2023 tarih ve .... Sayılı Yazısı.
.... 19/07/2023 Tarih ve ... Sayılı Yazısı.
..... 28/07/2023 Tarih ve .... Sayılı Yazısı.
Bilirkişi Kök ve Ek Raporları.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... Ltd. Şti. ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ... A.Ş.'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan, Hizmet Alım (Danışmanlık) Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... devredilerek, ..... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen Hizmet Alım (Danışmanlık) Sözleşmesine istinaden davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 26.349,81 TL. (asıl alacak) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takibi sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmıştır.
c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; ..... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 23/07/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi kök raporu dosyamıza 28/02/2024 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; taraflar arasında 21/09/2022 tarihinde .... imzalandığının; davacı şirketin 2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığının; davacı tarafından davalıya düzenlenen, dava ve takip konusu yapılan 3 adet toplam 26.349,81 TL tutarındaki E-Arşiv faturalarının davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun; dava ve takip konusu yapılan E-Arşiv faturalarına ilişkin, davalı şirketçe yapılan herhangi bir ödemeye rastlanmadığının; davacı şirketin takip tarihi olan 25/05/2023 tarihi itibari ile davalı şirketten 26.349,81 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğinin; davalı şirket tarafından ticari defter ve kayıtların sunulmamış olması nedeniyle, bu hususta inceleme yapılamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu bilirkişi kök raporu; Mahkememizce davacı şirket vekiline ve davalı şirkete münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davalı vekili tarafından sunulan itiraz beyanları doğrultusunda tekrar değerlendirme yapılarak ek rapor düzenlenmesi amacıyla dosya tekrar bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Anılan hususta düzenlenen bilirkişi ek raporu dosyamıza 23/05/2024 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; 23/05/2024 tarihli ek rapor kapsamında görüş değişikliğine gidilmediği anlaşılmıştır.
Söz konusu bilirkişi ek raporu da; Mahkememizce davacı şirket vekiline 29/05/2024 tarihinde, davalı şirkete ise 29/05/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; gerek davacı vekili tarafından ve gerekse davalı şirket tarafından bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
Mahkememizce dosya üzerinde yapılan değerlendirmede;
Bilirkişi kök ve ek raporlarının, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari hizmet alım (danışmanlık) sözleşmesinin akdedilmiş olduğu ve anılan sözleşmenin 5. maddesi kapsamında, danışmanlık ücretinin, (her aylık teşvik ödemesini müteakiben ödenmek üzere) aylık %25 + KDV olarak hüküm altına alınmış bulunduğu anlaşılmıştır.
... tarafından Mahkememize sunulan cevabi yazı kapsamında; (huzurdaki dava konusu ödemelerin -taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca- gerçekleştirilmesinin ön koşulu niteliğinde bulunan) "teşvik ödemelerinin", davalı şirkete ödenmiş bulunduğu ve bu doğrultuda davalının (yine taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca) ödeme borcunun muaccel hale gelmiş olduğu anlaşılmıştır.
Neticeten;
Davalı şirketin teşvik ödemelerini almış bulunduğu ve taraflar arası sözleşme uyarınca muaccel hale gelmiş alacak kalemleri için davacı şirket tarafından düzenlenen üç adet faturanın, (usulüne uygun tasdikleri yaptırılmış) ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı bulunduğu; davalı şirket tarafından ticari defter ve kayıtlarının (Mahkememizce usulüne uygun ihtarat içerir ihtarlı muhtıra gönderilmiş olmasına rağmen) Mahkememize sunulmamış olması; dosyada mevcut evrak kapsamında yapılan incelemede, dava konusu üç adet faturanın ödemelerinin davalı şirket tarafından, davacı şirkete yönelik ifa edilmemiş olduğunun anlaşılması neticesinde; bilirkişi raporlarında belirtilen hesaplamaların da dikkate alınması suretiyle, davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bununla birlikte; (taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca, "ödeme ön koşulu" niteliğinde bulunan) teşvik ödemeleri hususunda, bilirkişi ek raporunda belirtilen "teşvik ödeme tarihlerinin tespit edilemediği" yönündeki açıklama ve davacı vekili tarafından "teşvik ödeme tarihlerinin, huzurdaki davada esasa müessir olmadığı" yönündeki itirazın incelenmesinde; davacı tarafın başlatmış olduğu (itirazın iptali davasına konu) icra takibi kapsamında, davacının takip öncesinde faiz talebinde bulunmamış olması ve bu nedenle davalının temerrüdünün her durumda (dava konusu) icra takibi ile gerçekleştiği anlaşıldığından; esasa müessir olmadığı anlaşılan "teşvik ödeme tarihlerinin" Mahkememizce münferiden araştırılması cihetine gidilmemiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
.... Esas (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline;
26.349,81 TL. asıl alacak üzerinden; (asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren) işletilecek reeskont avans faizi ile icra takibinin devamına;
2) Hükmolunan alacağın %20’si olan 5.269,97 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE;
3) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.799,96 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 318,24 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.481,72 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılan 318,24 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı ve 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 626,49 TL. harç miktarının; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 81,25 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.081,25 TL. yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından, bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
5) Vekâlet Ücreti :
Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; (dava değeri itibariyle) her iki taraf yönünden KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 10/09/2024
Katip .... Hâkim ...
¸ ¸
Gerekçeli Karar