T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/589 Esas - 2025/133 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/589
KARAR NO : 2025/133
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/08/2023
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 26/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; müvekkilinin toptan gıda satışı yapan bir firma olduğu; müvekkili ile davalı arasında mal alım-satım işlemi gerçekleştiği ve bunun akabinde müvekkili davacı şirket tarafından, davalı şirkete yönelik fatura düzenlendiği; davalı şirket tarafından satın alınan mallara ilişkin bakiye 10.435,10.-TL tutarlı fatura bedelinin ve TTK 1530/4. maddesi gereğince 1.324,16.-TL geçmiş gün faizinin ödenmemesi nedeniyle ... sayılı icra takibinin başlatıldığı; ancak ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı şirket tarafından icra takibine itiraz edildiği ve icra takibinin durduğu; zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve 2022/8485 dosya numarası ile anlaşmama tutanağı düzenlendiği; davalı şirketin borca itirazının haksız olup icra takibini uzatmaya yönelik olduğu ve itirazında herhangi bir delile dayanmadığı beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla yalnızca bakiye ödenmeyen faturalar bedeli olan 10.435,10.-TL'ye yapılan itirazın iptaline; davalı şirket aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 30/10/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirket tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
III) DELİLLER :
... No'lu, 810,37.-TL Tutarlı Fatura.
Davacı Tarafa Ait Ticari Defter ve Kayıtlar.
Bankacı, Mali Müşavir ve Başmüfettiş Hasan Güngör Tarafından Düzenlenen 21/11/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı .... ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ....'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; ...no'lu, 757,78.-TL tutarlı; 26/08/2021 tarih ve ... no'lu, 1.747,74.-TL tutarlı; 26/08/2021 tarih ve ... no'lu, 23,87.-TL tutarlı; 02/09/2021 tarih ve ... no'lu, 1.853,50.-TL tutarlı; 07/09/2021 tarih ve ... no'lu, 1.498,25.-TL tutarlı; 08/09/2021 tarih ve ... no'lu, 77,76.-TL tutarlı; 14/09/2021 tarih ve ... no'lu, 2.438,48.-TL tutarlı; 16/09/2021 tarih ve ... no'lu, 111,02.-TL tutarlı ve 23/09/2021 tarih ve ...no'lu, 810,37.-TL tutarlı (10) adet fatura doğrultusunda davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) toplam 10.435,10.-TL (asıl alacak) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı şirket tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları bulunmadığı anlaşıldığından, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; ... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde (asıl alacak talebine yönelik olarak) sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 30/10/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, Bankacı, Mali Müşavir ve Başmüfettiş ... tarafından düzenlenen 21/11/2024 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve delil niteliğini haiz bulunduğu; davacı şirket defterlerine göre davalı şirkete toplam 14.335,02.-TL tutarında 14 adet fatura düzenlendiği, bu faturalara karşılık 3.900,00.-TL tahsilat yapıldığı ve sonuç olarak davacı şirketin, davalı şirketten 10.435,02.-TL alacağının kaldığı; davalı tarafın defterlerinin ibraz edilmemesi nedeniyle incelenemediği; davacı tarafından düzenlenen faturalarda vade veya gecikme faizi oranına dair bir not bulunmadığı; davacı şirket tarafından ihtarname göndermek suretiyle davalı şirketin temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil sunulmadığı, bu nedenle davalının icra takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği; TTK'nın 1530. maddesinin somut olaya uygulanma imkanının bulunmadığı, bu nedenle temerrüt faizinin 3095 Sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği; davacı şirketin asıl alacak olarak 10.435,02.-TL talep edebileceği; icra takibi öncesinde işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 Sayılı Kanun'a göre ticari temerrüt faizi uygulanabileceği; davacının icra takibindeki ve dava dilekçesindeki asıl alacak talebinin 10.435,10.-TL olduğu, bu miktarın bilirkişi tarafından tespit edilen alacaktan 0,08.-TL fazla olduğu hususları rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu; davacı vekiline 27/11/2024 tarihinde, davalı şirkete ise 28/11/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Anılan bilirkişi raporuna yönelik olarak davacı vekili tarafından sunulan 10/12/2024 tarihli beyan dilekçesi kapsamında "rapordaki aleyhe hususların taraflarınca kabul edilmediği; özellikle geçmiş gün faizi talepleri olmadığı; davanın yalnızca 10.435,10.-TL'lik ödenmeyen fatura bedeline ilişkin olduğu ve bilirkişinin de bu yönde 10.435,02.-TL'lik alacağı tespit etmiş olduğu" hususlarının beyan edildiği; davalı şirket tarafından bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan veya itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu kapsamında yapılan incelemede; uyuşmazlığın temelini oluşturan faturaların, icra takip dosyasının ve ticari defter kayıtlarının doğru bir şekilde analiz edilmiş olduğu; sunulan belgelerdeki tutarların ve tarihlerin, bilirkişi raporuna tutarlı bir biçimde yansıtıldığı; anılan belgelerde vade ve faiz şartı bulunmadığı tespitine dayanılarak 3095 sayılı Kanun çerçevesinde faiz değerlendirmesi yapıldığı ve tüm bu hususlar doğrultusunda, hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmış olup; gerek davacı vekili tarafından sunulan 10/12/2024 tarihli beyan dilekçesi kapsamında sunulmuş bir itiraz beyanı bulunmaması ve gerekse davalı şirket tarafından, bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir itiraz/beyan dilekçesi sunulmamış olması hususları birlikte değerlendirilerek; münferiden ek rapor alınması lüzumunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık hususunda Mahkememize sunulan belgeler ışığında, yapılan nihai değerlendirmede; dava konusu ticari satım sözleşmesinin/sözleşmelerinin taraflar arasında akdedilmiş bulunduğu ve talep konusu alacak hakkında (icra takibi öncesinde) ihtarname keşide edilmemiş olması nedeniyle, icra takibinin başlatılması ile davalının temerrüdünün sağlandığı hususlarının birlikte dikkate alınması neticesinde; davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KISMEN KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
... Esas numarasını almıştır) icra takibine yapılan itirazın 10.435,02.-TL.'lik (asıl alacak) kısmının iptaline,
Asıl alacaktan ibaret toplam 10.435,02.-TL. üzerinden, (asıl alacağa; icra takip tarihinden 31/12/2022 tarihine kadar %15,75 faiz oranında; 31/12/2022-24/06/2023 tarihleri arasında avans-%10,75 faiz oranında ve 24/06/2023 tarihinde itibaren ise %15,75 faiz oranında) işletilecek faizi ile icra takibinin devamına,
2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3) Hükmolunan alacağın %20’si olan 2.087,01.-TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
4) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 712,82.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 269,85.-TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 442,97.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 269,85.-TL peşin harç, 269,85.-TL başvuru harcı ve 38,40.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 578,10.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 601,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.601,00 TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 4.600,96.-TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 0,04.-TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca ...bütçesinden karşılanan 1.560,00.-TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 1.559,99.-TL.'nin davalıdan tahsili; 0,01.-TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
6) Vekâlet Ücreti :
Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 10.435,02.-TL üzerinden) takdir edilen 10.435,02.-TL. vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 25/02/2025
...
¸ ¸
Gerekçeli Karar