T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/851 Esas
KARAR NO : 2025/152
...
DAVA : Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ : 18/12/2023
KARAR TARİHİ : 03/03/2025
KARAR Y.TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılanması sonucu aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 07.09.2004 tarihinden beri "...-.... sayılı siciline
kayıtlı olduğunu, şirketlerinin, kuruluş tarihinden itibaren alçak ve yüksek basınçlı hidrolik
hortum ve rekorları imalatı, alımı satımı, ihracatı ve ithalatı, her türlü iş makinaları ile yedek
parçalarının imalatı alımı satımı ithalatı ihracatı, kalorifer, su, elektrik ve doğalgaz
tesisatlarının yapılması, turistlik tesis kurma, hırdavat malzemelerinin alım satımı gibi
alanlarda ticari faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin ise, ... kayıtlı olarak 10.03.2023 tarihinden
itibaren "..." ticaret unvanıyla
.... adresinde ve ağırlıklı olarak içme suyu, su kanalları
drenaj tesisleri sulama ve kanalizasyon işlerinin inşasını yapmak, hava gazı, içme ve pis suların
arıtım projesini yapmak, katı atıkların yeniden dönüşümü konularında ticari faaliyette
bulunduğunu, davalı tarafın "...." olan ticaret unvanını
28.03.2023 tarihinde tür değişikliği yapmak suretiyle, "..." ticaret unvanıyla değiştirdiğini, davalının eski ticaret unvanı
"..." şeklindeyken, müvekkilinin unvanıyla karışıklığa
sebebiyet verecek ve bir anlamda parazit rekabet yaratacak şekilde unvan değişikliğine
gitmesinin hukuka aykırılık yarattığını, müvekkili şirketin ticaret unvanının eklerini oluşturan "...-Su" ibaresini 2004 yılından
itibaren kullandığını, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "...." ibarelerinden
oluşan eklerden dolayı, üçüncü kişiler nezdinde, müvekkilinin ticaret unvanıyla davalının
ticaret unvanının ayırt edilmesi neredeyse imkansız bir hal almakta ve esaslı karışıklığa neden
olduğunu, bu şekilde davalının müvekkilinin ticaret unvanına gerçekleştirdiği tecavüz
nedeniyle, müvekkili şirketin yaklaşık yirmi yılın sonucunda oluşan ticari güven, itibar ve
tanınırlığından haksız yarar elde ettiğini, ticaret unvanının korunmasına ilişkin olarak 6102 Sayılı TTK’da ayrıca düzenlemelerin mevcut
olduğunu, olayın özelinde karıştırma; kargo firmaları tarafından gönderilen gönderilerin karıştırılması, taşıma firmaları tarafından yapılan karıştırmalar ve en önemlisi müşteri çevresi bakımından gerçekleşen karıştırma olayları meydana geldiğini belirterek müvekkilinin tescilli ticaret unvanına vaki tecavüzün önlenmesine, davalının ticaret unvanını silinmesine ve sicilden terkinine, talebin kabul görmediği takdirde davalının ticaret unvanının değiştirilmesine, 6102 Sayılı TTK. 52. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca giderleri davalıya ait olmak üzere kararın gazete ile yayınlanmasına, yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usulü itirazlarının yanı sıra esasa ilişkin olarak müvekkili şirket yetkilisinin yıllardır pvc boru satış işiyle iştigal ettiğini, yaptığı iş ve işlemlerde
sektörde belirli bir çevre edindiğini ve piyasada tanındığını, davacının şirketin ticari
unvanından faydalanma veya ticari güvenilirliğini zedeleme gibi bir duruma ihtiyacı
olmadığını, bu tarz kendi ticari güvenilirliğini riske atacak iş ve işlemlerde bulunmayacağını,
müvekkili şirket yetkilisinin ticari hayattaki faaliyetlerine ilk olarak ".... unvanıyla başlamış olup 28.03.2023 tarihinde şirket unvanında isim değişikliğe
gitme kararı aldığını, ticaret unvanının değiştirilmesi hakkında tasarruf yetkisi tamamen şirket
yetkilisine ait olduğunu, şirket yetkilisinin isminin ... olduğunu, müvekkili şirket
yetkilisi daha önceden şirket unvanı olarak adını ve soyadını kullanmayı tercih ederken,
sonrasında sadece soyadını kullanma kararı alıp şirket unvanında isim değişikliğine gittiğini,
müvekkili şirket yetkilisinin şirket unvanını değiştirmesine engel yasaklı bir hüküm
bulunmadığını, bununla birlikte şirket unvan değişikliğinde ....tarafından da inceleme
yapılmakta olup başka şirket unvanlarıyla benzerlik veya eşdeğerlik bulması halinde ise
değişiklik talebi uygun bulunmayarak tescil talebinin reddedildiğini, müvekkil şirketin de
değişiklik talebini Ticaret Sicil'e bildirdiğini, ticaret sicili tarafından da benzerlik veya eşdeğerlik
olmaması sebebiyle müvekkilinin yeni unvanının ticaret siciline tescil edildiğini, bu durumun
da müvekkili şirketin unvan değişikliği ve şirketin içeriği ile davacı şirketin unvanı ve şirketin
içeriğinin birbirinden tamamen farklı olduğunu gösterdiğini, taraf ticari unvanları incelendiğinde ; müvekkili şirketin tam unvanının; .... davacı şirketin tam unvanının ise;
... Şeklinde devam ederken, müvekkil şirketin unvanı ... ... Şeklinde
devam ettiğini, ayrıca ülkemizde aynı isimde olan hatta anne ve baba isimleri dahi benzeyen
binlerce insan bulunduğunu, ama bu insanların ayırt edilmesine sağlayan tek unsurun T.C.
Kimlik numaraları olduğunu, şirketler içinde de ....
baklavaları isminde onlarca işletme bulunduğunu, ancak bu isim benzerliklerini ve
işletmecilerin içeriğine bakıldığında hepsi farklı isimlerde ve farklı vergi numaralarıyla hizmet
verdiğinin görüldüğünü, bu nedenle her iki şirketin unvanının birbirine benzediğinden söz
etmek ve şirket unvanında değişikliğe gidilmesini talep etmenin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket unvanının davacı şirket unvanı ile benzer olmadığı, tabelaların dahi benzerlik göstermediğini, davacının iddia ettiği gibi haksız rekabet teşkil etmediğini savunmuş davanın reddini istemiştir.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1-.... sicil dosyası.
2- Bilirkişi raporları. Bilirkişi 25.04.2024 tarihli kök ve 02.01.2025 tarihli ek raporunun sonuç kısmında özetle; Davalı şirketin “.... şeklindeki ticaret unvanının TTK m. 55/1 (a) bendinin 4. alt bendinde düzenlenmiş
olan “ Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler
almak,” kapsamında davacı şirketin “... şeklindeki
ticaret unvanı ile iltibas nedeniyle haksız rekabete neden olduğundan söz edilebileceği,
taraf ticaret unvanları ve iştigal mevzuları arasında var olan benzerlik ve iltibas
nedeniyle davacı “....ibaresinin terkini koşullarının oluştuğu şeklinde görüş bildirilmiştir.
IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava: ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.
TTK 50. maddesine göre usulen tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir. Aynı kanunun 45. maddesi ise "Bir ticaret unvanına Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde ek yapılır" hükmünü içermektedir. TTK 52/1 maddesine göre ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi bunun tespitini, yasaklanmasını, haksız kullanılan ticaret unvanı tecil edilmişse kanuna uygun şekilde değiştirilmesi veya silinmesini isteyebilir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; ticaret sicil kaydına göre, davacının ticaret unvanı “...olduğu, tarafların beyanlarına göre, davacı şirketin alçak ve yüksek basınçlı hidrolik
hortum ve rekorları imalatı, alımı satımı, ihracatı ve ithalatı, her türlü iş makinaları ile yedek
parçalarının imalatı alımı satımı ithalatı ihracatı, kalorifer, su, elektrik ve doğalgaz
tesisatlarının yapılması, turistlik tesis kurma, hırdavat malzemelerinin alım satımı gibi
alanlarda ticari faaliyette bulunduğu, davalının ise pvc boru satış işlerinde faaliyet gösterdiği, taraf şirket unvanlarının asıl unsurları taraf şirket unvanlarının "..." ibaresi her iki taraf unvanlarında ortak çekirdek unsur olduğu, unvandaki diğer ibarelerin ayrıt edici unsuru ise bulunmadığı, ... ibaresinin davalı tarafından kullanılması görsel ve işitsel olarak iltibasa neden olabilecek nitelikte olduğu buna göre, davalı tarafından mevcut ticaret unvanının kullanımı ticari dürüstlüğe aykırı olduğu, tarafların ticaret unvanında baskı ve göze çarpan unsurun "..." ibaresi olduğu, davacının " ..." ibaresini sicile önceden tescil ettirmesi nedeniyle tescilde öncelik ilkesi gereği kullanım hakkının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davalının unvanında kullandığı "..." ibaresinin haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Hukuka aykırı şekilde başkasının ticaret unvanının tescilsiz kullanımı veya terkine rağmen unvanının kullanılması haksız rekabet teşkil edecektir.
Açıklanan nedenlerle; davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar verilerek, Haksız rekabetin tespiti ve tecavüzün önlenmesi ile, ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan davalı ....ibaresinin TTK.52 maddesi uyarınca davalı sicil kaydından terkinine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
V-HÜKÜM
1-Davanın kabulü ile,
-Haksız rekabetin tespiti ve tecavüzün önlenmesi ile, ... ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan davalı ...." ibaresinin TTK.52 maddesi uyarınca davalı sicil kaydından terkinine,
Karar ve İlam Harcı
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL, harcın mahsubu ile bakiye 345,55- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
3. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 210,25 TL, bilirkişi ücreti olarak 5.000,00-TL olarak yapılan toplam 5.21025 -TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4. Davalı tarafın yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplam 578,10 -TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
Vekalet Ücreti
7. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ....ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....istinaf yasa yolu açık olmak üzere 03.03.2025 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
03/03/2025
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır