T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/888 Esas - 2025/731
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/888
KARAR NO : 2025/731
...
DAVA : İtirazın İptali/Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklı
DAVA TARİHİ : 02/01/2024
....
DAVA : İtirazın İptali/Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklı
DAVA TARİHİ : 14/01/2024
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
KARAR Y.TARİHİ : 31/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davalarının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'nın müvekkili şirketin önceki yönetim kurulu başkanı olduğunu, yetki süresinin bitmesine rağmen genel kurul toplantısı yapmadığını, diğer ortakların toplantı yapılması taleplerine de olumsuz cevap verdiğini ve yeni yönetim kurulu seçilmesini engelleyerek şirketi organsız bıraktığını; bunun üzerine şirketin diğer ortaklarının başvurusu üzerine mahkemeden alınan yetki ile genel kurulun toplandığı ve yeni yönetim kurulunun seçildiğini, yeni yönetim kurulunun, şirket mal varlığı ve ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptığı inceleme sonucunda davalı ...'nın yetki süresinin bitmesi yaklaştığında şirket aleyhine şirket malları üzerinde çeşitli tasarruflarda bulunduğunu, şirketin iş yaptığı site ve firmalarla görüşerek işleri tasfiye ettiğini, şirketin ilaçlama ve ... Uygulama İzin için gerekli malzemeleri şirketin yedi dışına çıkardığını tespit edildiğini, bu kapsamda yine şirkete ait olan... plaka sayılı aracı da yetkisinin bitmesinden bir gün önce 09.03.2023 tarihinde .... yevmiye nolu araç satış sözleşmesiyle diğer davalıya satıp devrettiğinin tespit edildiğini, devir işlemi yapılan diğer davalı ...'nın ...'nın oğlu olduğunu, satış sözleşmesinde aracın devir bedelinin 60.000,00 TL olarak gösterildiğini, o zamanki yönetim kurulu başkanı ...'nın sözleşmede gösterilen bu bedeli teslim aldığını belirttiğini, ancak bu para şirket kayıtlarına kasa ve banka hesabına alınmadığını, bu alacağa ilişkin haklarının saklı olduğunu, müvekkil şirketin yeni yönetim kurulu seçildikten sonra yaptığı inceleme sonucunda şirketin mal varlığı üzerindeki bu usulsüzlükleri ve aracın yöneticinin kendi oğluna satıldığını öğrenince satışı yapılan aracın piyasa değeri için bir eksperden tespit yaptırdığını; yapılan tespitte araç değerleme uzmanının aracın piyasa değerinin 175.000,00 TL olduğunu belirlediğini, bu durumda aracın en az 115.000,00 TL eksik bedelle satıldığını, bu işlemin satış amacıyla değil sırf şirketin mallarını diğer şirket ortakları ve şirketin zararına olacak şekilde kendi akrabasına satıp haksız mal edinmek amacını taşıdığını, ekspere yapılan değerleme işlemi için müvekkil şirket tarafından 750,00 TL ödeme yapıldığını, düşük bedelli satımdan kaynaklı zarara ilişkin olarak; 115.000,00(175.000,00 - 60.000,00) TL asıl alacak, 750,00 TL ekspertiz ücret bedeli ile aracın hukuka aykırı bir şekilde, gerçekte satış amacından ziyade malı şirketin yedinden çıkarmak, mal kaçırmak ve haksız olarak kendine mal edinmek amacıyla satıldığı 09.03.2023 tarihinden takip tarihine kadar satım bedel farkına işlemiş 11.741,82 TL reeskont avans faizi olmak üzere toplam 127.491,82 TL için davalılar aleyhinde icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların her ikisinin de icra takibine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhinde alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Birleşen ... sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'nın müvekkili şirketin önceki yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalının seçildiği Yönetim Kurulu 10.03.2020 tarihli olağan genel kurulda belirlendiğini, toplantıda alınan karar gereği Yönetim Kurulu üyeliğine 10.03.2023 tarihine kadar ...'nın seçildiğini, Genel Kurul toplantısı sonucuna ilişkin tescil 29.05.2020 Tarihinde Ticaret Sicilde yapıldığını ve 02.06.2020 tarih ve 10088 sayılı ...111. Sayfasında ilan edildiğini, ancak davalı ... yetki süresinin bitmesine rağmen genel kurul toplantısı yapmamış, şirketin diğer ortaklarının toplantı yapılması taleplerine de olumsuz cevap vermiş ve yeni yönetim kurulu seçilmesini engelleyerek şirketi organsız bıraktığını, bunun üzerine şirketin diğer ortakları ...Esas sayılı dava ile genel kurul çağrısı yapma yetkisini aldıklarını, Yeni Yönetim Kurulu şirket mal varlığı ve ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptığı inceleme sonucunda davalı ...'nın yetki süresinin bitmesi yaklaştığında şirket aleyhine şirket malları üzerinde çeşitli tasarruflarda bulunduğunu, şirketin iş yaptığı site ve firmalarla görüşerek işleri tasfiye ettiğini, şirketin ilaçlama ve Biyosidal Ürün Uygulama İzin için gerekli malzemeleri şirketin yedi dışına çıkardığını tespit ettiğini, bu arada yine şirkete ait olan ... plaka sayılı aracı da yetkisinin bitmesinden bir ay önce 09.02.2023 tarihinde... yevmiye nolu araç satış sözleşmesiyle ...'ya satıp devrettiğini tespit ettiğini, devir işlemi yapılan alıcı ..., davalı ve o zamanki Yönetim Kurulu Başkanı ...'nın oğlu olduğunu, satış sözleşmesinde aracın devir bedeli 70.000,00 TL olarak gösterildiğini, ancak bu para şirket kayıtlarına kasa ve banka hesabına alınmadığını, ayrıca yine şirkete ait olan... plaka sayılı diğer aracı da davalı yetkisinin bitmesinden bir gün önce, 09.03.2023 tarihinde ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesiyle ...'ya satıp devrettiğininin tespit edildiğini, devir işlemi alıcı ..., davalı ve o zamanki Yönetim Kurulu Başkanı ...'nın oğlu olduğunu, satış sözleşmesinde bu aracın devir bedeli 60.000,00 TL olarak gösterildiğini, ancak bu para da şirket kayıtlarına kasa ve banka hesabına alınmadığını, davalının yedinde kaldığını, Yönetim Kurulu 25.08.2023 tarihinde ortaklara olağanüstü genel kurul çağrısı yapmış ve genel kurulda katılan ortaklara hesaplarda ve kayıtlarda yapılan inceleme sonucu iletilmiştir. Genel Kurulda, davalının Yönetim Kurulu Başkanı olduğu önceki Yönetim Kurulu ibra edilmemiş, eski yönetim kurulu başkanına (yöneticiye) oluşan zarar sebebiyle sorumluluğundan ve zarar verici eylemlerinden dolayı sorumluluk ve alacak davası açılmasına ve şirketin hak ve alacaklarının yönetici ve diğer ilgililerden alınması için gerekli hukuki işlemlerin yapılmasına karar verildiğini, Bu kapsamda ... plaka sayılı aracın sözleşmede gösterilen ve alındığı bildirilen satım bedeli 70.000,00 TL ile... plaka sayılı aracın sözleşmede gösterilen ve alındığı bildirilen satım bedeli 60.000,00 TL'nin araçların hukuka aykırı bir şekilde, gerçekte satış amacından ziyade malı şirketin yedinden çıkarmak, mal kaçırmak ve haksız olarak kendine mal edinmek amacıyla satıldığı 09.02.2023 ve 09.03.2023 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş reeskont avans faiziyle birlikte ödenmesi talepli olarak ... sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı icra takibine itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, yukarıda belirtildiği gibi araç satışı piyasa rayicinden çok daha fazla düşük bedelle yapıldığını, buna rağmen satım bedeli banka üzerinden geçirilmediğini, şirket kayıtlarına alınmadığını, şirketin hesap ve kasasında mevcut olmadığını, satışı yapan yönetim Kurulu Başkanı davalı satışı kendi oğullarına yaptığını, satışlar yöneticinin yetkisinin bitiminden bir ay ve bir gün önce yapıldığını, bu durumda yapılan işlemin hukuka uygun olduğundan ve gerçek değerinden, gerçek bir satış olarak yapıldığı iddiası açıkça dayanaksız ve geçersiz olduğunu, üstelik satım bedelleri de şirkete verilmediğini, önceki yönetim kurulu başkanı davalı yönetici sorumluluğu, haksız işlem ve eylemler sebebiyle aracın satış öncesi sahibi olan müvekkili şirkete verilen zararı, satım bedellerini ödemek zorunda olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın, şirket yöneticisi davalı tarafından dava konusu araçlardan birisinin düşük bedelle satımından dolayı davalı ve araç alıcısına karşı daha önce açılan ... sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, Haksız ve kötüniyetli davalının alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar (kötüniyet) tazminatını müvekkile ödemesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
3. Birleşen ... sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'nın müvekkil şirketin önceki yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalının seçildiği Yönetim Kurulu 10.03.2020 tarihli olağan genel kurulda belirlendiğini, o toplantıda alınan karar gereği Yönetim Kurulu üyeliğine 10.03.2023 tarihine kadar ... Seçildiğini, Genel Kurul toplantısı sonucuna ilişkin tescil 29.05.2020 Tarihinde Ticaret Sicilde yapıldığını ve 02.06.2020 tarih ve 10088 sayılı ... 111. Sayfasında ilan edildiğini, ancak davalı ... yetki süresinin bitmesine rağmen genel kurul toplantısı yapmadığını, şirketin diğer ortaklarının toplantı yapılması taleplerine de olumsuz cevap vermiş ve yeni yönetim kurulu seçilmesini engelleyerek şirketi organsız bıraktığını, yeni Yönetim Kurulunun şirket mal varlığı ve ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptığı inceleme sonucunda davalı ...'nın yetki süresinin bitmesi yaklaştığında şirket aleyhine şirket malları üzerinde çeşitli tasarruflarda bulunduğunu, şirketin iş yaptığı site ve firmalarla görüşerek işleri tasfiye ettiğini, satış sözleşmesinde aracın devir bedelinin 70.000,00 TL olarak gösterildiğini, müvekkil şirketin yeni yönetim kurulu seçildikten sonra yaptığı inceleme sonucunda şirketin mal varlığı üzerindeki bu usulsüzlükleri ve aracın yöneticinin kendi oğluna satıldığını öğrenince satışı yapılan aracın piyasa değeri için bir eksperden tespit yaptırdığını, yapılan tespitte araç değerleme uzmanı aracın piyasa değerinin 413.000,00 TL olduğunun belirlediğini, bu durumda aracın en az 343.000,00 TL eksik bedelle satıldığını, bu işlemin satış amacıyla değil sırf şirketin mallarını diğer şirket ortakları ve şirketin zararına olacak şekilde kendi akrabasına satıp haksız mal edinmek amacını taşıdığını, bu nedenlerle şirket yöneticisi davalı tarafından yapılan bir başka satış işlemi sebebiyle daha önce davalı ve diğer alıcıya karşı açılan ... Esas sayılı dava ile usul ekonomisi açısından birleştirilmesine, ...sayılı icra dosyasına davalılarca yapılan itirazın iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötüniyetli davalıların alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar (kötüniyet) tazminatını müvekkile ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
4. Asıl ve birleşen dosyalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının dilekçesinde iddia ettiği gibi yeni yönetim kurulu seçilmesini engeller nitelikte hiçbir davranışı olmadığını, 2023 yılının başından beri müvekkilinin verdiği yetki ile davacı şirketi kötü ve usulsüz şekilde yöneten... ve ... hukuka aykırı davranışlarını incelemek üzere defterleri talep ettiğini, bu talebi gerçekleştirilmediğinde ise müvekkilinin yönetim kurulu yetkilisi olarak hukuki mücadelesini başlattığı ve halen de sürdüğünü, davacı şirketin ortakları ... güveni ve kendilerine verilen yetkiyi kötüye kullandıklarını, müvekkilinin, bu şirketi korumak ve çoğunluğa sahip ortakları tarafından daha fazla içinin boşaltılmaması için tedbir aldığını, müvekkilinin 70 yaşında olması, gerek ilerleyen yaşı gerekse davacılara olan inancı nedeniyle sahibi olduğu ....'nin fiili yönetimini ve tüm gelirlerini, şirketin faaliyet konusu olan profesyonel site yönetimi olarak elde ettiği gelirlerini, davalıların fiziken ve fiilen ele geçirdiklerini, şirket merkezinin; büro giderleri, kira, elektrik, su vb. hiçbir borcunu ödemeyerek ve tüm paraları tahsil ederek müvekkilini mağdur ettiklerini, şirket defterinde sadece iki imzasının olduğunu hatırlamakta olan müvekkilinin, davalıların bu iki imzayı taklit ederek birçok imza atıklarından emin olmakla birlikte başkaca hangi kararların alındığını bilmediğini, müvekkili tarafından davacı şirket ortakları hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, bu sayede şirketin usul ve yasalara aykırı işlemlerinin durdurulması ve faturalarına ve faaliyetine el konulmasının amaçlandığını, bu şikayetinin iki dosyaya tefrik edilerek incelendiğini ve işin mali boyutunun Vergi İnceleme Raporu düzenlenmesi için ... gönderildiğini, soruşturmaların bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, ... ve ... plakalı araçların satışının hileli veyahut gizli olmadığını, bilakis davacı şirket ortaklarına ait 2 tane aracı satarak parayı kendi hesaplarına aldıklarını; müvekkilinin 19.4.2023 tarihli suç duyurusunda; şirkete ait olan araçların müvekkili tarafından, müvekkilinin oğluna devir edildiğini ve ...'in aracı teslimden kaçınması sebebiyle de şikayetinin ifade edildiğini, bu aşamada da satışın gizli ve hileli satış olmadığını, şirkete ait paraların diğer ortakların kasasına aktarılması ve ileride maliye tarafından büyük bir ceza ile karşılaşılacağını, bu amaçla şirketi ve müvekkil kendi alacaklarını kurtarmak için aracı, teminaten üzerine aldığının ortada olduğunu, kaldı ki, dava konusu araçların sigortasını, vergisini, her şeyini, aynı ofis giderlerinde olduğu gibi müvekkilinin ödediğini, aracın devrini yapmasına rağmen aracın kimse tarafından teslim alınamadığını, hala kayıp durumda olduğunu, bu hususta da şikayetlerinin ... sayılı dosyasında devam ettiğini, müvekkilinin oğullarının akademisyen olup, bu şirket alacaklarıyla hiçbir ilgisi ve alakasının bulunmadığını, babasının hatırına binaen babasına ait bildiği şirkete ait araçları noterden üzerine aldığını ve hiçbir zaman bu araçları görmediği ve binmediğini, satış esnasında bir bedel de ödemediğini, kaldı ki araçların değerlerinin gerçeği yansıtmadığını, satış tarihinden 6 ay sonra ekspertiz raporu alındığını, ayrıca, davalıların iyiniyetle şirket araçlarını şirketin üzerine devir etmeyi de, şirket alacaklarının ödenmesi şartıyla kabul edeceklerini veya şirket alacaklarından mahsup edilmesini de teklif ve beyan ettiğini beyanla; davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
5. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
6. Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık; asıl ve birleşen davalarda davalı şirket yöneticisi ve yönetici ile birlikte hareket ettikleri iddia edilen diğer davalıların şirkete ait araçların değerinin altına satılması ve satıştan elde edilen gelirin şirket hesaplarına aktarılmaması suretiyle zarara neden olup olmadıkları, davalıların sorumlulukları bakımından haksız fiil ve şirket yöneticisinin sorumluluğu koşullarının ileri sürülen vakıalar kapsamında somut olayda var olup olmadığı, davalıların tazminat sorumluluğu koşullarının varlığı halinde davacı şirketin uğradığı zarar tutarı, aynı araçların satışlarından ötürü şirket yöneticisi ile birlikte satış yapılan davalılara yönelik ayrı ayrı takip yapılmış iken münferiden şirket yöneticisi olan davalıya yönelik olarak da dava açılmış olmasının derdestlik olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
7. ...sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının...borçlunun ..., ... olduğu, 115.000,00 TL asıl alacak, 750,00 TL ekspertiz rapor bedeli, 11.741,82 TL işlemiş reeskont avans faizi olmak üzere 127.491,82 TL alacağın tahsili amacıyla 26.10.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 01.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... tarafından borcun tamamına, asıl alacağa, asıl alacağın faiz ve ferilerinin tamamına itirazları üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür.
8. ... borçlunun ... olduğu, 70.000,00 TL asıl alacak, 60.000,00 TL asıl alacak, 7.724,45 TL işlemiş reeskont avans faizi, 6.126,16 TL işlemiş reeskont faizi olmak üzere 143.850,61 TL alacağın tahsili amacıyla 24.10.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 31.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... tarafından borcun tamamına, asıl alacağa, asıl alacağın faiz ve ferilerinin tamamına itirazları üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür.
9...borçlunun ..., ... olduğu, 343.000,00 TL asıl alacak, 750,00 TL ekspertiz rapor bedeli, 37.849,82 TL işlemiş reeskont avans faizi olmak üzere 381.599,82 TL alacağın tahsili amacıyla 26.10.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 02.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... tarafından borcun tamamına, asıl alacağa, asıl alacağın faiz ve ferilerinin tamamına itirazları üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür.
10. Davacı ... seçildiği; 2. Maddesinde, 2020-2021-2022 ve 2023 Haziran ayı dahil yıllara ait yönetim kurulu faaliyet raporu ve bilanço kar zarar cetvelinin okunduğu, müzakere edildiği, 2020-2021-2022 ve 2023 Haziran ayı dahil yıllarda Yönetim Kurulunda yer almayan ortaklardan yönetici olmadan yönetici tarafından verilen vekaletname ile görülen işlerde incelenmiş olup, yapılan işlemlerin hukuka uygun görüldüğünü, bu sebeple ortaklardan ... ibra edildiği ancak, 2020-2021-2022-2023 Haziran dönemlerinde yönetim kurulu başkanlığını yapmış olan ...'nın ibra edilmediği; 3. Maddesinde, görev süresi biten yönetimin geçmiş yıllara ait hesap ve bilançolarının ve şirket varlıklarının incelenmesi, ibra edilmemesi ve sonuçlarının karara bağlandığı, buna göre "a" bendinde, şirketin demirbaşına kayıtlı halen faturası şirket üzerine olan... plakalı 2006 model palio marka şirket aracının oğlu ...'ya usulsüz şekilde sattığı, şirket aleyhine zarar verici işlem yapıldığı, güveni kötü kullandığı, şirkete verilen zararın en az 210.000,00 TL olduğu; "b" bendinde, şirketin demirbaşına kayıtlı halen faturası şirket üzerine olan ... plakalı 2014 model, florino marka şirket aracını diğer oğlu ...'ya usulsüz şekilde sattığı, şirket aleyhine zarar verici işlem yapıldığı, güveni kötüye kullandığı, şirkete verilen zararın en az 540.000,00 TL olduğu; "c" bendinde, şirketin ilaçlama ruhsatı için ... Bakanlığı şartları doğrultusunda, şirket uhdesindeki makine, malzeme ve ekipmanların hiçbirini teslim etmediği, bunların satıldığı veya devredildiği, şirkete verilen zararın en az 350.000,00 TL olduğu; "d" bendinde, şirketin iş ilişkisi içinde olduğu ve sözleşmeli olarak çalıştığı üçüncü şahıs ya da firmaların tamamıyla bizzat görüşülerek sözleşmelerin tamamının fes edilmesinin sağlandığı, şirkete verilen zararın en az 450.000,00 TL olduğu; görev süresi biten yönetimin sorumluluğunda olan şirket bilançoları ve varlıklarının incelendiği, tamamiyle önceki yönetim kurulu başkanı ...'nın sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle şirket zararlarının karşılanması için hukuki ve cezai sorumluluklar açısından gerekli müracaatların yapılabilmesi için yeni yönetime tam yetki verildiği görülmüştür.
11..... yevmiye nolu Araç Satış Sözleşmesinin incelenmesinde, dava konusu... plakalı, ... şasi seri numaralı dizel yakıtlı hususi aracın, kasko kodu ve kasko bedeli açıklanmaksızın, aracın hali hazır durumu, tescil belgesinin zayi olduğunun bilinerek, satıcının yetki belgesinin olmadığı, ekspertiz raporu bulunmadığı, aracın 300.000 km'de bulunduğu açıklanarak neticede 60.000,00 TL satış bedeli üzerinden anlaşılarak davacı satıcı .... tarafından davalı alıcı ...'ya satış işleminin yapıldığı anlaşılmıştır.
12. ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen 01.08.2023 tarihli "Rayiç Bedel Ekspertiz Raporu'nun incelenmesinde; ... plakalı aracın ... model olduğu, kamyonetin, 685.390 km'de bulunduğu açıklanarak neticede, 04.07.2023 tarihindeki araç piyasa rayiç bedelinin 175.000,00 TL olarak tespit edildiği, ekspertiz raporu için 750,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
13. Mahkememizce dosya üzerinde Mali Müşavir ve Makine Mühendisi bilirkişi heyeti marifeti ile inceleme yapılmış olup; alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda özetle; davacı yanın davalı şirket yöneticilerinin sorumluluğuna yönelik olarak dayandığı... ve ... plaka sayılı araçların satış vakaları ile ilgili olarak şirketin defter ve kayıtları incelenerek kayıtlarda yer verilip verilmediği, verilmiş ise kayıt şekli ve satış bedeline ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı, söz konusu işlemin muhasebe tekniğine uygun olup olmadığı hususuna ilişkin olarak; dava konusu olan... ve ... plakalı araçların satışına ilişkin olarak davacı şirket defterlerinde kayıt bulunmadığı gibi, satış bedelinin Şirket hesaplarına intikal ettirildiğine dair de herhangi bir kayıt olmadığı, ayrıca ... plakalı aracın Şirket kayıtlarında hiç olmadığı, asıl dava kapsamında yapılan hesaplamalarda takibin 80.000,00 TL asıl alacak, 750,00 TL ekspertiz ücreti, 8.585,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.335,75 TL; Birleşen ... sayılı dosyasında takibin, 200.000,00 TL asıl alacak, 750,00 TL ekspertiz ücreti, 23.113,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 223.863,69 TL; Birleşen ... sayılı dosyasında takibin, 130.000,00 TL asıl alacak, 14.528,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 144.528,91 TL üzerinden yürütülmesinin uygun olacağı bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
14. Asıl ve birleşen davalar, davalı şirket yöneticisi ve yönetici ile birlikte hareket ettiği iddia edilen diğer davalıların davacı şirkete vermiş olduğu zararın tazminine yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
15. Öncelikle davalı ...'nın pay sahibi olduğu davacı şirketin pay ve paydaş yapısının ele aldığımızda, davacı ... ilinde bulunduğu, 50.000,00.-TL tutarında sermayeye sahip olduğu, ortaklarının 32.500,00.-TL karşılığı 65 payın ...'e, 7.500,00.-TL karşılığı 15 payın ...'e, 10.000,00.-TL karşılığı 20 payın ...'ya ait olduğu ve 2017 yılında 3 yıl için davalı ...'nın temsile yetkili olarak seçildiği anlaşılmaktadır.
16. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre davalı şirketin merkezinin ... kayıtlarından anlaşılmakla TTK m. 561 hükmü gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
17. Somut olayın değerlendirmesine geçmeden önce şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır.
18. 6102 sayılı TTK’nın 644/1-a maddesi uyarınca, limited şirket müdürlerinin sorumluluğu anonim şirketlere ilişkin kurallara tabidir.
19. 6102 sayılı TTK'nın Kurucuların, Yönetim Kurulu Üyelerinin, Yöneticilerin ve Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu başlıklı 553. maddesi "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) (2) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.
(2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.
(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz" hükmünü içermektedir.
20. Aynı Kanunun "Şirketin Zararı" başlıklı 555. maddesinde ise "(1) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.
(2) Pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde, mahkeme, dava giderleriyle avukatlık ücretini, bu giderler davalıya yükletilemediği hâllerde, davacı pay sahibiyle şirket arasında, hakkaniyete göre paylaştırır" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
21. 6102 sayılı TTK'nın 553. maddesi uyarınca, anonim şirketlerde Kanun ya da esas sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen kurucular, yöneticiler, yönetim kurulu üyeleri ve tasfiye memurları bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu tutulmuşlardır. Hükümde belirtilen sorumlulur sınırlı sayıda ifade edilmemiş olup fiili organların da düzenleme kapsamında yer aldığı kabul edilmektedir. Sorumluluğun müeyyidesi ise tazminattır (...).
22. Yöneticilerin sorumluluğu için yönetim kurulu üyelerinin yükümlülüklerini kanuna veya esas sözleşmeye aykırı şekilde ihlal etmesi, kusur, zarar ve illiyet bağı koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin ve tasfiye memurlarının sorumlu tutulmaları, kendilerine kanun ve ana sözleşme ile yüklenen yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde sözkonusu olabilecektir. Bu anlamda yükümlülüklerin sorumlu olan kişiye göre belirlenmesi gerekmektedir. Yükümlülük kavramı, yönetim kurulunun bir görevi ve yetkisi bağlamında, kanunda ve esas sözleşmede öngörülen konulardaki yapma ve yapmama zorunluluklarını ifade etmektedir (... hükmü uyarınca yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler, tasfiye memuru ve madde kapsamına giren diğer kişilerin sorumluluğunda kusur sorumluluğu esası kabul edilmiştir. Bu anlamda sorumluluğunun doğması açıkça kusur şartına bağlı kılınmış olup zarar veren işlem ve eylemlerin yöneticilerin kusurundan kaynaklandığının ispatı aranmaktadır. Kusurun derecesi bakımından her hangi bir sınırlandırma öngörülmemesi nedeni ile sorumlular hafif kusurlarından dahi sorumlu olacaklardır (Bilgili / Demirkapı, a.g.e., s. 594).
24. Kusurun objektif ölçüye göre belirlenmesi gerektiği ise TTK m. 369 hükmünde belirtilen yöneticinin görevini "tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmesi" gerektiği yönündeki düzenlemeden anlaşılmaktadır. Buna göre tedbirli yönetici, bir yandan kusurda ölçü rolüne sahipken; diğer yandan tedbirli yöneticinin karar ve eylemlerde göstereceği özen, nesnel davranışı ifade eder. Buradaki nesnellik ile görevi yerine getirebilmek için yetkin olma, ilgili bilgileri değerlendirebilme, uygulamayı ve gelişmeleri takip edebilme ve anonim şirket ile ilgili bilgiler çerçevesinde denetleyebilme yeteneği ve öğrenime sahip olma yeterlilikleri kastedilmiştir. Bu anlamda yönetim kurulu üyelerinin kontrolü dışındaki ve kendilerinden beklenenin ötesindeki tedbir, tedbirli yönetici kavramına dahil değildir. Nitekim TTK m.553/3 hükmüne göre, yönetim kurulu üyelerinden bir uzman bilgisine sahip olması zorunluluğu beklenmemektedir. Hükmün gerekçesinde ayrıca, bir yöneticinin kontrolü dışında kalan ve nesnel olarak beklentilerin uzağındaki davranışlardan tedbirli yöneticinin sorumlu olmayacağı belirtilerek bu açıdan TTK m. 553/3 hükmünün bu konudaki sınırı ortaya koyduğu görülmektedir (...).
25. Zarar doğurucu işlem ya da eylemin sorumluların kusurdan kaynaklandığının ispatı ise, TTK m. 553 hükmü uyarınca davacı yana yüklenmiştir. Davacı yanın, TTK 553 madde kapsamındaki sorumlulara kusur yüklenmesinin mümkün olduğunu ispatlaması halinde, yönetici ancak zarar doğuran işlemlerde kendisinden beklenen özen yükümünü yerine getirdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.
26. Öte yandan görev ve yetki devrinin sorumluluğa etkisi ise 553. maddenin 2. fıkrasında düzenlenmiş olup buna göre görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hali hariç, bu kişilerin işlem ve fiillerinden sorumlu tutulamazlar.
27. TTK m. 553 hükmü kapsamına giren kişilerin sorumluluklarının doğması için, yükümlülüklerini kusurlu hareketleri sonucunda ihlal etmelerinin neticesinde zararın da ortaya çıkması gerekecektir. Bu zarar olumlu olabileceği gibi olumsuz da olabilecektir. Olumlu zarar, alacaklının borcun yerine getirilmesi sonucunda ortaya çıkma ihtimali olan menfaatlerinin gerçekleşmemesi sebebiyle uğranılan fiili zarardır. Olumsuz zarar ise, hüküm doğuracağına inanılan bir sözleşmenin hükümsüz olması ya da kurulamaması sebebiyle uğranılan kardan yoksunluk şeklindeki zarardır. Zararın var olduğunun ispatlanmasının yanında, zararın miktarına ilişkin hesaplamaların da yapılması gerekir. Zararı ispatlama yükümlülüğü zarar görene aittir.
28. Ortaya çıkan zarar, şirketin, pay sahiplerinin veya bir alacaklının doğrudan malvarlığında bir değer eksilmesine neden olan ya da malvarlığında meydana gelmesi beklenen değer artışının gerçekleşmemesi biçiminde ise "doğrudan zarar" olarak, anonim şirketin malvarlığında meydana gelen zararın pay sahipleri ve alacaklıları yansıma yoluyla etkilemesi şeklinde ise "dolaylı zarar" olarak ifade edilmektedir. Yani şirketin uğradığı doğrudan zarar, pay sahipleri ve anonim şirkete yansımaktadır. Doğrudan zararla pay sahibinin veya alacaklıların şirketten bağımsız olarak uğradıkları zararlar sözedilmektedir.
29. Zararın doğrudan ya da dolaylı olduğu hususunun tespit edilmesi dava açma yetkisi bakımından önem taşımaktadır. Sorumluluk davasında dava açma hakkı madde metninden de anlaşılacağı üzere, şirkete, ortaklara ve alacaklılara tanınmış olup asıl dava hakkı, ortaklığa aittir.
30. Şirketin dava açma yetkisi bakımından doğrudan ya da dolaylı zarar ayrımı yapılmasına lüzum bulunmamaktadır. Zira şirketin dava açma yetkisine sahip olduğu hallerde şirketin uğradığı zarar doğrudan zarar niteliğindedir.
31. Bununla birlikte, ortakların ve alacaklıların dava açma hakkı doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik gösterir. Yöneticinin yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışı sonucunda ortağın doğrudan zarara uğraması söz konusu ise, ortak uğradığı zararın tazmin edilerek kendisine verilmesi için yönetici aleyhine tazminat davası açabilecektir. Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açacaktır. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Bir başka anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Bu halde açılacak davalarda, hükmolunacak tazminatın da şirkete verilmek üzere istenmesi ve hükmedilmesi gerekmektedir. Zira TTK'nın 555. maddesi uyarınca şirketin uğradığı zararlar zarara neden olanlardan, ortak tarafından açılacak davayla istenebilecek ise de, hükmolunacak tazminatın ancak şirkete ödenmesi istenebilir. (... Karar).
32. Öte yandan şirket tarafından açılacak davalara ilişkin olarak 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TTK'nın 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1 ve 479/3-c maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir. Böyle bir kararın varlığı HMK'nın 114/2. maddesi anlamında özel dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Ancak, anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu gidilmemeli, bu yöndeki eksikliğin giderilmesi bakımından makul bir süre verilmelidir.
33. Buna karşın ortaklar ya da alacaklıların açacağı davada ise şirket genel kurulunda karar alınması gerekmemektedir.
34. Davacı ... 25.08.2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı ile görev süresi biten yönetimin sorumluluğunda olan şirket bilançoları ve varlıklarının incelenmesinde, şirkete verilen zararların tamamiyle önceki yönetim kurulu başkanı ...'nın sorumluluğunda olduğu, bu nedenle şirket zararlarının karşılanması için hukuki ve cezai sorumluluklar açısından gerekli müracaatların yapılabilmesi için yeni yönetime tam yetki verildiği görülmüştür.
35. Yapılan açıklamalar neticesinde somut olay incelendiğinde, davacının, davalı ...'nın yönetici olduğu dönem içerisinde şirketin zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürdüğü vakıaların şirkete ait araçların satışının yapılmasında hem değerinin altına satış yapılmış olması, hem de satış bedellerinin şirket hesabına aktarılmamış olması ile şirketten mal kaçırmaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
36. Asıl davada, davaya konu... plakalı aracın,... yevmiye nolu Araç Satış Sözleşmesi ile 60.000,00.-TL satış bedeli üzerinden davacı satıcı .... tarafından davalı alıcı ...'ya satılmış olduğu, satış sözleşmesinin şirket adına davalı ... tarafından imzalandığı, davacı yanca alınan eksper raporunda aracın piyasa değerinin 175.000,00 TL olarak belirlendiği, aracın 115.000,00 TL eksik bedelle satıldığı iddiası ile aracın satış tarihindeki rayiç değer farkının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
37. Birleşen ... yevmiye nolu Araç Satış Sözleşmesi ile 70.000,00.-TL satış bedeli üzerinden davalı ...'nın oğlu diğer davalı ...'ya satıldığı, satış sözleşmesinde aracın devir bedelinin 70.000,00.-TL olarak gösterildiği, davacı yanca alınan eksper raporunda aracın piyasa değerinin 413.000,00.-TL olarak belirlendiği, aracın 343.000,00.-TL eksik bedelle satıldığı iddiası ile aracın satış tarihindeki rayiç değer farkının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
38. Birleşen ... sayılı dosyasında, davalı ...'nın yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde şirkete ait olan ... plaka sayılı aracı 09.02.2023 tarihinde oğlu olan ...'ya 70.000,00.-TL ve... plaka sayılı aracı 09.03.2023 tarihinde oğlu olan ... 'ya 60.000,00.-TL bedelle piyasa rayicinin altındaki bir bedelle satıldığı, ancak bu satış tutarlarının şirket hesaplarına ya da kasasına intikal ettirilmediği iddiasına dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, dava konusu olan... ve ... plakalı araçların satışına ilişkin olarak davacı şirket defterlerinde kayıt bulunmadığı, satış bedelinin şirket hesaplarına intikal ettirildiğine dair de herhangi bir kayıt olmadığı, davalı yanca her ne kadar noter satış bedellerinin şirket hesaplarına yatırıldığı ileri sürülmüş ise de, bu iddiasını ispat edemediği görülmüştür.
39. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde tespit edilen hususların özellikle davalı ... ile davalılar ... ve ...'nın baba oğul olduğu, satışı yapılan araçların satışına ilişkin olarak davacı şirket defterlerinde kayıt bulunmadığı, şirkete ait araçların satış tarihindeki rayiç değerlerinin çok altında bir değerle satışının yapıldığının alınan bilirkişi raporları ile belirlenmiş olduğu, yine satış bedelinin şirketin kasa ya da banka hesaplarına intikal ettirildiğine dair de herhangi bir kayıt olmadığı dikkate alındığında davalı şirket müdürünün özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal ettiğinin kabulü gerektiği, şirketin zararına neden olduğu, bilirkişi tarafından tespit edilen bu zararların davalılardan tahsili ile davacı şirkete ödenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
40. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde sunulan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu, getirtilip-sunulan belgeler ve toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre; davacı yanın davalı şirket yöneticilerinin sorumluluğuna yönelik olarak dayandığı... ve ... plaka sayılı araçların satışına ilişkin olarak davacı şirket defterlerinde kayıt bulunmadığı gibi, satış bedelinin şirket hesaplarına intikal ettirildiğine dair de herhangi bir kayıt olmadığı, ayrıca ... plakalı aracın şirket kayıtlarında hiç olmadığı, asıl dava kapsamında yapılan hesaplamalarda takibin 80.000,00.-TL asıl alacak, 8.585,75.-TL işlemiş faiz; Birleşen ... sayılı dosyasında takibin, 200.000,00.-TL asıl alacak, 23.113,69.-TL işlemiş faiz; Birleşen ... sayılı dosyasında takibin, 130.000,00.-TL asıl alacak, 14.528,91.-TL işlemiş faiz üzerinden yürütülmesinin uygun olacağının bildirildiği görülmüştür.
41. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve yargısal uygulamalara uygun olduğu anlaşılmış olup, davacının taleplerinin asıl davada kısmen kabulüne, birleşen ... sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne ve ... sayılı dosyasında davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
I-ASIL DAVA (... Esas)
1. Davanın KISMEN KABULÜNE,
a. ...takip sayılı dosyasına davalıların vaki itirazlarının İPTALİ ile,
Takibin 80.000,00.-TL asıl alacak, 8.585,75.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 88.585,75.-TL tutarları üzerinden devamına, asıl alacağa 09.03.2023 tarihinden itibaren avans faizi oranında faizi işletilmesi suretiyle takibin yürütülmesine
b. Fazlaya dair istemin REDDİNE,
2. İcra İnkar tazminatı talebinin REDDİNE,
Karar ve İlam Harcı
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.051,29.-TL harçtan peşin alınan 1.539,79.-TL harcın düşümü ile bakiye 4.511,50-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Vekalet Ücreti
4. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5. Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden; reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendini vekille temsil ettiren davalı ...'ya ödenmesine,
II-BİRLEŞEN DAVA (... Esas)
6. Davanın KISMEN KABULÜNE,
a. ...takip sayılı dosyasına davalıların vaki itirazlarının İPTALİ ile,
Takibin 200.000,00.-TL asıl alacak, 23.113,69.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 223.113,69.-TL tutarları üzerinden devamına, asıl alacağa 09.02.2023 tarihinden itibaren avans faizi oranında faizi işletilmesi suretiyle takibin yürütülmesine
b. Fazlaya dair istemin REDDİNE,
7. İcra İnkar tazminatı talebinin REDDİNE,
Karar ve İlam Harcı
8. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.240,90.-TL harçtan peşin alınan 4.608,78.-TL harcın düşümü ile bakiye 10.632,12-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Vekalet Ücreti
9. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 35.698,19.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
10. Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden; reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendini vekille temsil ettiren davalı ... ödenmesine,
III-BİRLEŞEN DAVA (...Esas)
11. Davanın KABULÜNE,
a. ...takip sayılı dosyasına davalının vaki itirazlarının İPTALİ ile,
Takibin 130.000,00.-TL asıl alacak, 13.850,61.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 143.850,61.-TL tutarları üzerinden devamına, 70.000,00.-TL tutarlı asıl alacağa 09.02.2023, 60.000,00.-TL tutarlı asıl alacağa 09.03.2023 tarihinden itibaren avans faizi oranında faizi işletilmesi suretiyle takibin yürütülmesine,
Karar ve İlam Harcı
12. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.826,44.-TL harçtan peşin alınan 1.737,36.-TL harcın düşümü ile bakiye 8.039,08-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Vekalet Ücreti
13. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
Asıl ve Birleşen Dosyalarda Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
14. Asıl ve Birleşen dosyalarda; davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 2.778,00.-TL, bilirkişi ücreti olarak 10.000,00.-TL yapılan toplam 12.778,00.-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 8.915,06.-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
15. Asıl davada davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 1.848,04.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
16. Birleşen ... sayılı dosyasında, davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 5.097,18.-TL yargılama harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
17. Birleşen ... sayılı dosyasında, davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 2.225,76.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
18. Asıl ve Birleşen Dosyalar yönünden; Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.200,00.-TL arabuluculuk ücretinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 967,40.-TL'sinin davacıdan, 2.232,60.-TL'sinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
19. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
Dair davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... istinaf yasa yolu açık olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2025
...
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"