T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/145 Esas - 2025/167
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/145 Esas
KARAR NO : 2025/167
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVA : Hayat Sigortasından Kaynaklanan Alacak
DAVA TARİHİ : 28/02/2024
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
KARAR Y.TARİHİ : 10/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan hayat sigortasından kaynaklanan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın ... şubesi tarafından dava dışı ...'a kredi kullandırıldığını, dava dışı borçlu tarafından kredilerin ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından ihtarname keşide edildiğini, dava dışı ...'ın vefat etmesi üzerine davacı banka tarafından davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu ve krediye ilişkin olarak gerçekleştirilen hayat sigortasından dolayı ödeme talep edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından bu taleplerinin reddedildiğini, beyan ederek dava dışı borçluya kullandırılan kredi borcu ve faizi olmak üzere toplam 8.897,85 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı murisin taraflarınca ... sözleşmesi ile sigorta kapsamına alındığını, sigortalının vefatından sonra mirasçılarının başvuru yaptığını ve sigorta tazminatı için talepte bulunduklarını, yapılan incelemede müteveffanın sözleşmenin başlangıç tarihinden önce mevcut bulunan kanser hastalığını poliçe başlangıç tarihinden önce beyan etmemesi nedeniyle tazminat talebinin reddedildiğini, sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta öncesinde gelen kanser hastalığının teminat kapsamı dışında kaldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE :
Dava, davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki sigorta sözleşmesinde sigortalı olarak yer alan gerçek kişinin davacı bankadan kullandığı kredi geri ödemelerinin yapmadığı, davacı tarafından davalıya kredi ödemesinin yapılması konusundaki başvurunun davalı tarafından, sigortalının poliçe düzenlenirken doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği için geçersiz olduğu iddiası ile ödeme yapmaktan kaçındığı iddiasına dayalı kredi alacağının davalıdan alınması istemine ilişkindir.
Dava konusu ... sertifika numaralı .... 'nın incelenmesinde dava dışı ... ile davalı sigorta şirketi arasında 10/07/2020-26/06/2023 vade tarihli poliçe düzenlendiği, poiçede .... olarak ...'nın yer aldığı, sözleşmenin 16. maddesinde; "Poliçe akdedilmesi aşamasında sağlık beyan formunda sigortalıya sorulup hayır cevabı verdiği
hastalıklarından bir veya birkaçının ilk teşhis tarihinin poliçe başlangıç tarihinden önce var olduğunun tespit
edilmesi halinde; sigortalının vefat nedeninin sağlık beyan formunda kendisine sorulan sorular dışında farklı bir
hastalıktan kaynaklanması halinde, vefat nedeni ile beyan edilmeyen veya yanlış beyan edilen hastalık
arasında bir bağlantı (illiyet bağı) aranır. Beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı
varsa Sigortacının sigorta bedeli ödeme borcu ortadan kalkar. Bağlantı yoksa Sigortacı ödenen primle
ödenmesi gereken prim arasındaki oranı (proporsiyon) dikkate alarak sigorta bedelini öder." düzenlemesinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce sigorta poliçesi düzenlenirken doğru ihbar yükümlülüğünün değerlendirilmesi, ölümle illiyet bağı konularında rapor düzenlenmesi istenmiş, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle; sigortalı ...'ın sigorta poliçesi düzenleme tarihinden önce tanısı konulmuş hastalığının bulunduğu, bu hastalığın poliçe imzalama sürecinde beyan edilmediği, beyan edilmeyen hastalık ile ölüm nedeni hastalık arasında illiyet bağı bulunuğu dikkate alınarak tazminat talebinin sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilemeyeceği bildirilmiştir.
Sigorta sözleşmeleri iyi niyet sözleşmeleri olup, taraflar sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini aydınlatma yükümlülüğü altındadır.
Riziko ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK’nın 1439. maddesinde "(1) Sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440. maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur. Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez. (2) Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, kredi borçlusu ... ile davalı sigorta şirketi arasında 10/07/2020-26/06/2023 vade tarihli olmak üzere hayat sigorta sözleşmesi düzenlenmiş, muris 23/03/2022 tarihinde vefat etmiştir. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde murisin kredi ... başvuru formunda sigortalının sözleşmelerinin başlangıç tarihinden önce gelen, mevcut bulunan kanser hastalığını poliçenin başlangıç tarihinden önce sağlık beyan formlarında beyan etmemesi nedeniyle tazminat talebinin reddedildiğini savunmuş, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda borçlu ...'a 2015 yılında rektum kanseri tanısı konulduğu bildirilmiştir.
Yukarıda değinilen 6102 Sayılı TTK’nın 1439. maddesinden ve dava konusu hayat sigortasının 16. maddesinden de anlaşılacağı üzere sigorta ettirenin bildirim yükümlülüğü kapsamında ölüm riski barındıran durumları sigorta şirketine bildirmemesi durumunda sigorta şirketinin ölüm nedeniyle ortaya çıkacak zararı karşılamaktan muaf tutulacağı ve ... Genel Şartlarının C.2.2 maddesi uyarınca sigorta ettiren, sigortalı ve temsilcinin sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında kendisince bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarda yapmasını gerektirecek bütün halleri bildirme yükümlülüğü değerlendirildiğinde, sigortalı ...'a poliçenin tanzim tarihinden önce kanser tanısı konduğu ancak hastalığın davalı sigorta şirketine bildirilmediği anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin ölüm nedeniyle ortaya çıkan zarardan sorumlu olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-Davanın Reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 8.894,85 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
4-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
05/03/2025
Katip ....
e-imza
Hakim ....
e-imza