T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/237 Esas - 2025/431 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/237
KARAR NO : 2025/431
...
DAVA : Menfi Tespit (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan )
DAVA TARİHİ : 28/02/2020
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 02/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; aleyhine alacaklı tarafından (.... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi ve takibe konu borçtan hiçbir bilgisi olmadığı; takip dayanağı olduğu iddia edilen bankadan alınan kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığı; imzaya ve borca itiraz ettiği; kendisinin 17/09/2025 tarihinde...'ya gittiği; 03/07/2009 tarihinde oturum belgesi alamadığından dolayı ülkeye döndü; ... havaalanında cezaevine alındığı; 93 gün sonra tahliye edildiği ve ... 20 gün cezeevine alındığı; toplamda 153 gün cezaevinde kaldığı, ancak bu yaşanan olaylara neyin sebep olduğunu anlamadığı; daha önce ...Mahkemeleri nezdinde açılan davalarda da üzerine atılı suçlardan ötürü imza örnekleri alındığını ancak yapılan kriminal incelemeler sonrası hiçbir imzanın kendisine ait olmadığı; çalıntı kimliğini kullanan kişinin kendi kardeşi ....; kardeşinin bankadan kredi çekerken sahte kimlikle yakalandığı; bununla ilgili suç duyurusunda bulunduğu; adına şirket kurulduğu; adına yapılan tüm işlemlerin kardeşi tarafından çalıntı kimlik ile yapıldığı beyan edilmiş olup; davalıya borcunun bulunmadığının tespitine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle;... kapsamında kurulan temlik eden banka ve...'ya tâbi müvekkil şirketin bir güven müessesi olarak faaliyet gösterdiği; her iki kurumda alacaklı sıfatını haiz olduğu kişi ve şirketlere karşı ellerinde bulunan, taraflarca imza altına alınmış olan usul ve yasaya uygun sözleşmeler ile icrai işlemler yaptığı; taraflar arasında imzalanmış bir kredi sözleşmesi bulunmakta iken kredi sözleşmesine aykırı davranılması halinde hukuki yollara başvuran kurumlar hakkında kötü niyet iddiasında bulunulamayacağı; davacının davasının kabulünün mümkün olmadığı beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
...Esas Sayılı Dosya Sureti.
.... Tarafından 29/04/2021 Tarihinde Alınan Davacı....'ye ait İmza Örnekleri.
.... Genel Müdürlüğü Tarafından Gönderilen 30/09/2021 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 11/01/2022 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazı.
.... Sayılı Cevabi Yazı. (Genel Kredi Sözleşmesi)
.... Karar Sayılı Kaldırma Kararı.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı .... ("davacı" olarak anılacaktır) tarafından davalı .....'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi Tespit Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; icra takibi sebebi olarak gösterilen kredi sözleşmesinin taraflar arasında akdedilmiş olup olmadığı; anılan kredi sözleşmesinin, davacı tarafından imza altına alınmış olup olmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c) Menfi Tespit Davasının Hukuki Nitelendirmesi :
Menfi Tespit Davası; davalı tarafından varlığı iddia edilen bir "hukuki ilişkinin mevcut olmadığının" veya "mevcut bulunan bir alacağın, ödeme, ibra, takas vb. bir nedenle sona erdiğinin" tespiti için açılan davadır.
Menfi Tespit ve İstirdat Davalarını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Menfi Tespit ve İstirdat Davaları" başlıklı 72. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını isbat için menfi tesbit davası açabilir.
(2) İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
(3) İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
(4) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyatî tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
(5) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlâmın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
(6) Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
(7) Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
(8) Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının ikametgâhı mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lâzım gelmediğini ispata mecburdur."
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere borçlu, açacağı menfi tespit davası kapsamında; daha önce kendisi hakkında başlatılmış icra takibinde "ödeme emrine itiraz etmemiş" veya itiraz etmekle birlikte "itirazı yerinde görülmemiş" olması sebebiyle icra takibinin kesinleşmesi halinde dahi, "maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını" ileri sürebilecektir.
Bu anlatımdan hareketle; kendisine yönelik açılan bir icra takibinde, ödeme emrini tebellüğ eden bir borçlunun, yasal süresi içinde borca itiraz edip etmemesi, sadece takip hukuku bakımından sonuç doğuracak; alacaklı tarafından açılacak itirazın iptali davasında veya borçlu tarafından sunulacak menfi tespit taleplerinde ispat yükünün yer değiştirmesine sebebiyet vermeyecektir.
Söz konusu (menfi) tespit talebinde bulunan borçlunun, icra takibinin devamı esnasında alacaklıya karşı açacağı dava, "menfi tespit davası"; bununla birlikte "ödemesini gerçekleştirdiği meblağın kendisine ödenmesi" için alacaklıya yönelik açacağı dava ise "istirdat davası" olarak tanımlanacaktır. Belirtilen bu açıklamalardan hareketle ve 2004 Sayılı İİK.'nın 72/6. maddesi uyarınca; menfi tespit davası olarak açılan bir davada, herhangi bir sebeple borcun ödenmesi halinde de, davaya "istirdat davası" olarak devam edilecektir.
Menfi tespit davasında; "alacağın varlığını" iddia eden tarafın "davalı" olması nedeniyle, ispat yükü de kural olarak davalıya (alacaklıya) düşmektedir. Bununla birlikte genel kural olarak uygulanan bu durum; borçlunun, taraflar arasında herhangi bir "hukuki ilişkinin mevcut olmadığını" iddia ettiği durumlara münhasır olup; "mevcut bir hukuki ilişkinin, herhangi bir sebeple sona ermesi nedeniyle alacağın son bulduğunun" (alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğu; alacağın ödeme, ibra veya takas gibi bir nedenle sona erdiği vb) iddia edildiği durumlarda ispat yükü; alacağın son bulduğunu iddia eden davacı borçluya geçmektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan menfi tespit davasında; davacının, .... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise; davacının beyanlarının kabulünün mümkün bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; huzurdaki davada davacı tarafından "taraflar arasında, icra takibi konusu kredi sözleşmesinin akdedilmemiş olduğunun" belirtildiği; başka bir anlatımla "taraflar arasında hukuki ilişkinin mevcut olmadığının" iddia edildiği anlaşılmakla ve yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca; ispat yükünün "davalı taraf" üzerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu doğrultuda; dava konusu kredi sözleşmesinde mevcut imzaların Mahkememizce tetkiki lüzumu bulunduğu anlaşılmış; (Mahkememiz yargılaması öncesinde görevsizlik kararı verilen) .... tarafından sunulan bilgi kapsamında, dava konusu sözleşme aslının imha edilmiş olduğunun bildirilmiş olması (bu doğrultuda imza tetkikinin fiilen imkansız olduğunun anlaşılması) ve bunun yanı sıra yine ....yargılaması sırasında .... temin edilen yurt dışı giriş çıkış kayıtlarında davacının, dava konusu sözleşmenin imzalandığı 27/03/2007 tarihinde ...'de olmadığının anlaşılması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından, davacı tarafın borçlu bulunduğunun ispatlanamadığı kanaatine varılarak, davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
VI) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KABULÜNE,
Bu doğrultuda davacı .... Esas numarasını almıştır) icra takibi ile ilgili olarak, borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.760,88 TL. harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 440,23 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.320,65 TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 440,23 TL peşin harç, 54,50 TL. başvurma harcı ve 7,80 TL. vekalet harcı olmak üzere toplam 502,53 TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan posta ve tebligat giderinden toplam 283,60 TL. yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
4) Vekâlet Ücreti :
Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 25.777,84 TL. üzerinden) takdir edilen 25.777,84 TL. vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 23/05/2025
...
¸ ¸
Gerekçeli Karar