T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/283 Esas - 2025/180
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/283 Esas
KARAR NO : 2025/180
....
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 16/04/2024
KARAR TARİHİ : 10/03/2025
KARAR Y.TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Banka ile dava dışı .... arasında akdedilen 250.000,00- TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'in sözleşmeye kefil olduğunu, davalı borçlular tarafından kullanılan krediye ilişkin borcun ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, ancak ihtara rağmen borcun
ödenmemesi üzerine ..... sayılı dosyası üzerinden borçlular hakkında
icra takibi başlatıldığını,
davalının icra takibine itiraz ettiğini, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek davalının ..... sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve bakiye alacak yönünden takibin takip talebinde yazılı şartlarla devamına, davalı aleyhine itiraz edilen alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına
hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin,..... 'deki hissesinin 16/08/2021 tarihinde devir ettiğini, müvekkilinin şirketin borçlarından kaynaklanan sorumluğu, iki yılın bitiminin ardından 16/08/2023 tarihinde sonar erdiğini, müvekkilinin 18/10/2023 tarihinde başlatılan takipten kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, savunmuş haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
2.....E. sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı .... aleyhine 32.298,63 TL asıl alacak, 2.849,96- TL işlemiş faiz, 933,63-TL BSMV, 64,65 TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi, 1.691,76 TL masraf olmak üzere toplam 37.838,63-TL alacağın tahsili için 18/10/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine, borçlu ... vekili tarafından ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin durduğu, davanın yasal süresinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
3. Davacı banka tarafından keşide edilen .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile; kredi hesaplarının 14.09.2023 itibariyle kat edildiği belirtilerek, toplam 34.892,06-TL nakdi alacağın tebliğ tarihini
izleyen 1 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiş, ihtarname davalı asıl borçlu şirkete tebliğ edilemediği, kefile ...'e 15.09.2023 tarihinde tebliğ edilmiş, buna göre davalının 15.09.2023
tarihinde temerrüte düştüğü görülmüştür.
4. Dava konusu Genel Kredi Sözleşmesi'nin incelenmesinde; davacı banka ile davalı .... arasında 16/03/2021 tarihinde imzalanan 250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi olduğu, davalı 26.03.2021 tarihinde aynı limitle sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı anlaşılmıştır.
5. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup; bankacı bilirkişi 28/01/2025 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; davacı bankanın hesaplamada davalı ...'den 18/10/2023 takip tarihi itibariyle 32.298,23 TL asıl alacak, 1.119,36 TL işlemiş faiz, 55,96 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 33.473,95 TL alacağının olduğu, takibin devamına k arar verilmesi halinde 32.298,63 TL asıl alacak üzerinden %37,32 oranında temerrüt faizi il takibin devamının talep edilebileceği şeklinde görüş bildirilmiştir.
IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dışı asıl borçlu şirket .... ile davacı banka arasında akdedilen 16/03/2021
tarihli Genel Kredi Sözleşmesini davalı ...'in kefil sıfatı ile imzalamış olduğu dikkate alınarak öncelikle kefaletin geçerli olup olmadığı hususu değerlendirilmiştir. Borçlar Kanunu 583. maddesinde; ''Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Davalı kefilin, kefaletin türünü, miktarını ve tarihini el yazısıyla yazarak kefaletnameyi imzaladığı, görüldüğünden, kefaletin; TBK'nın 583. maddesinde düzenlenen koşulları taşıdığı ve geçerli olduğu, davalı kefilin borçlu şirketi temsile yetkili ortak sıfatına haiz olması nedeniyle kefaletine ilişkin eş muvafakatinin alınmasına yasal gerek bulunmadığı, he kadar davalı yan kefaletin iki yıl süre ile sınırlı olduğuna savunmuş ise de dosya kapsamında kefaletin iki yıl süre ile sınırlı olduğuna ilişkin kayıt ve belge sunulmadığından kefalet süresi yönünden yapılan itiraz yerinde görülmemiştir.
İİK md. 67/1 maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. Böylece; İcra ve İflas Kanunu'nun 67/1. maddesinde itirazın iptali davası için dava açma süresinin açıkça ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Başka bir anlatımla, itirazın iptali davasında bu sürenin başlaması için borçlu itirazının alacaklıya mutlaka tebliği veya tebliğ yerine geçecek şekilde işlem yapılması gerekmektedir.(.....) Somut olayda; takip dosyasında davalı yanın itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge bulunmamaktadır. Haricen öğrenme veya arabuluculuğa başvurma, itirazın iptali davası için kanunda düzenlenen bir yıllık dava açma süresini başlatmayacağından, davalı yanın hak düşürücü sürenin dolduğu itirazı yerinde görülmemiştir.
6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 117. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” hükmüne yer verilmiştir. Davacı banka tarafından, kredi borçlusu asıl borçlu şirket ve davalı kefile keşide edilen ..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile; kredi hesaplarının 14/09/2023 itibariyle kat edildiği, toplam 34.892,06 TL nakdi alacağın tebliğ tarihini
izleyen 1 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalılar asıl borçlu şirkete tebliğ edilemediği, davalı kefile 15/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamenin tebliğ şerhlerine göre temerrüt ihtarı asıl borçluya tebliğ edilemediğinden ve kefilin temerrütü aslı borçluya bağlı olduğundan temerrüt tarihinin icra takip tarihi olan 18/10/2023 tarihi olarak kabul edilmiştir.
Öte yandan; 02.08.2013 tarih ve 28726 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6495 sayılı Torba Kanun ile 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun “Kurumsal Kredi Kartları" başlıklı 43 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile, kurumsal kredi (şirket) kartları faiz oranları ....'nin belirlediği kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami akdi ve azami gecikme faizi oranı sınırlamalarına tabi hale getirilmiştir.
Ticari Kredili Mevduat Hesabı faiz oranları ise TCMB tarafından 25.05.2013 tarih ve 28657 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı:2006/1)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı:201318)” ile ....'nin yayımladığı Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ'e tabi hale getirilmiş, bu suretle kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faizi oranlarının kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler dikkate alındığında, gerek ticari kredili mevduat hesabı gerekse ticari kredi kartı hesapları için uygulanacak azami akdi ve gecikme faizi oranlarının Merkez Bankası tarafından her 3 ayda bir belirlenip kamuoyuna ilan edilen oranlara göre tespiti gerekmektedir.
Takip ve dava konusu kredili mevduat hesabı yönünden; asıl borçluya kullandırıldığı kredilerden kredili mevduat hesabı kredisinde uygulandığı akdi faiz oranı ... 'si tebliğlerine göre temerrüt tarihinde akdi faiz %2,81 aylık, yıllık %33,72 oranını geçme faiz ise aylık %3,11, gecikme faizi ise %37,32 oranda sınırlandırılmış olup icra takibinde %46,44 talep edilen temerrüt faizinin ... 'sı tebliğine göre aşkın olduğu hesaplamada %33,72 olarak tespit edilmiştir.
Yukarıda yazılı tespit ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket .... 16/03/2021
Tarihinde 250.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi'ni imzaladığı, davalı ...'in sözleşmeye kefil olduğu, sözleşme kapsamında davalı şirkete kredi kullandırıldığı, kredi borcunun geri ödenmediği, yapılan hesaplamaya göre; davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalıdan 32.298,63 TL asıl alacak, 1.119,36- TL işlemiş faiz, 55,96-TL BSMV olmak üzere toplam 32.298,63 TL alacaklı olduğu belirlenmiş olup, davanın kısmen kabulüne; .... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali ile takibin; 32.298,63 TL asıl alacak, 1.119,36 TL işlemiş faiz, 55,96 TL BSMV olmak üzere toplam 33.473,95 TL üzerinden asıl alacak olan 32.298,63 TL 'ye %37,32 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiştir.
Davacı banka alacağının likit ve davalıların itirazında haksız olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan toplam 6.694,79 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
V-HÜKÜM
1-Davanın kısmen kabulü ile, ... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali ile takibin;
-32.298,63 TL asıl alacak,
-1.119,36 TL işlemiş faiz
-55,96 TL BSMV olmak üzere toplam 33.473,95 TL üzerinden asıl alacak olan 32.298,63 TL 'ye %37,32 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına,
2- İİK.nun 67 maddesi uyarınca 6.694,79 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar ve İlam Harcı
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.286,61 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
4. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 1.335,54 TL, bilirkişi ücreti olarak 3.000,00-TL olmak üzere toplam 4.335,54- TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.854,44 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 438,33- TL'sinin davacıdan, 3.361,67-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve .... Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
Vekalet Ücreti
7. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
8. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 4.364,68- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olarak verilen karar karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/03/2025
....