T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/297 Esas - 2025/19 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/297
KARAR NO : 2025/19
....
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Fiil Nedeniyle, Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu Talebi)
DAVA TARİHİ : 24/04/2024
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 23/01/2025
1. Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Fiil Nedeniyle, Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu Talebi) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
2. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 23/07/2023 tarihinde dava dışı ...sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın duramayarak arkadan çarptığı; maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; kazaya neden olan ...plakalı ticari kamyonetin şoförünün 69 yaşından büyük olması nedeniyle ticari aracı kullanma yaşının uygun olmadığı; karşı aracın hasar onarımı için ödenmiş olan tazminatın davalıdan rücuen tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı; davalı tarafın başlatılan icra takibine itiraz ettiği ve icra takibinin durduğu beyan edilmiş olup; dava konusu icra takibine yönelik sunulan itirazın iptaline; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
3. Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 14/05/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
Uyuşmazlığın Tespiti Hususunda Düzenlenen Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
4. Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ....'e ("davalı" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Haksız Fiil Nedeniyle, Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu Talebine Dayalı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.
5. Taraflar arasında; "dava konusu ...plakalı araç ile ilgili olarak, taraflar arasında sigorta sözleşmesi akdedilmiş olduğu" hususunda, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
6. Uyuşmazlığın konusunun; dava konusu aracın ticari araç vasfında bulunup bulunmadığı; 23/07/2023 tarihinde meydana gelen kazada kusur durumunun ve oranlarının tespiti; davalının kusurlu bulunduğunun tespiti halinde, anılan kural ihlallerinin 2918 Sayılı KTK.'nın 95. maddesi uyarınca rücu sebebi teşkil edip etmediği ve/veya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi kapsamında sayılan rücu sebepleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği; dava konusu trafik kazasında, hasar miktarının tespiti ve tüm bu hususların tespiti akabinde davacı sigorta şirketi tarafından .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sözleşmesine istinaden davacı sigorta şirketinin şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 50.389,01 TL. (asıl alacak ve işlemiş faiz) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanması gereken faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
7. Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
8. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca yasal süresi içinde sunulmuş "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları bulunmadığı anlaşılmıştır.
c) Hukuki Nitelendirme :
İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi
9. İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
10. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
11. Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
12. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
13. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
14. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
15. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
16. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
Sigorta Sözleşmesine Dayalı Rücu Hakkı
17. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Tazminatın Azaltılması veya Kaldırılması Sonucunu Doğuran Haller" başlıklı 95. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
(2) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir."
18. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4 maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez."
19. Yukarıda belirtilen Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesi uyarınca; sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâller zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğinden, ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin Kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilecektir.
20. Bu düzenlemeye paralel olarak; poliçenin düzenlendiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4. maddesinde sigortacının sigortalısına rücu edebileceği durumlar sıralanmıştır.
21. Anılan mevzuat kapsamında belirtilen "ağır kusur" kavramının Yüksek Yargı Yerleşik Kararları kapsamındaki irdelemelerinde ise; Genel Şartların işbu maddesinde belirtilen "ağır kusur" kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmekte, aynı durum ve koşullar altında "her mantıklı insanın göstereceği en basit dikkat ve özenin gösterilmemesi" şeklinde tanımlanmaktadır. Başka bir anlatımla ağır kusurda; hâl ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden "kurallara tam bir aldırmazlık" söz konusudur. Ağır kusur, bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre de ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olarak; kasıt olmamakla beraber "kasta yakın bir kusurun varlığını" ifade etmektedir.
22. Bu noktada; dava dilekçesi kapsamında belirtilen Karayolları Taşıma Yönetmeliği kapsamında düzenlenen yaş tahdidi düzenlemelerine de değinmekte fayda bulunmaktadır.
23. Karayolları Taşıma Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Bu Yönetmeliğin amacı, karayolu taşımacılık faaliyetlerini ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek; taşımacılık faaliyetlerinde düzeni ve güvenliği sağlamak; taşımacı, acente, taşıma işleri komisyonculuğu, taşıma işleri organizatörlüğü, nakliyat ambarı işletmeciliği, kargo işletmeciliği, lojistik işletmeciliği, dağıtım işletmeciliği, terminal işletmeciliği ve benzeri taşımacılık faaliyetleri için mali yeterlilik, mesleki yeterlilik, mesleki saygınlık ilkelerine uygun olarak pazara giriş şartları ile bu faaliyetlerde bulunanların, gönderenlerin, yolcuların, çalışanların haklarını, sorumluluklarını, yükümlülüklerini tespit etmek; taşımacılık faaliyetlerinde istihdam edilenler ile taşımacılık faaliyetlerinde yararlanılan taşıt, araç, gereç, yapı, tesis ve benzerlerinin niteliklerini belirlemek; karayolu taşımalarının diğer taşıma sistemleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini, denetimini ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır."
24. Karayolları Taşıma Yönetmeliği'nin "Kapsam" başlıklı 2/3. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Aşağıdaki taşıtlarla yapılan taşımalar bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır:
a) Özel otomobillerle ve bunların römorklarıyla yapılan ve ticari olmayan taşımalar,
b) Lastik tekerlekli traktörlerle ve bunların römorklarıyla yapılan taşımalar,
c) İki, üç ve dört tekerlekli motosikletlerle yapılan ve ticari olmayan taşımalar,
ç) Resmi taşıtlarla ve bunların römorklarıyla yapılan ticari olmayan taşımalar,
d) ....ait taşıtlarla ve bunların römorklarıyla yapılan taşımalar,
e) ...
f)... araç sınıfında yer alan kamyonet cinsi olarak tescil edilen taşıtlarla yapılan ve taşınan eşyanın ticari olmadığı taşımalar,
g) Altı dingilin üzerindeki lastik tekerlekli vinç veya cenaze aracı veya ambulans veya naklen yayın aracı olarak tescil edilmiş araçların kullanım amaçlarına uygun olarak yapılan taşımalar veya .... tarafından tescil edilmemiş taşıtlarla yapılan taşımalar,
ğ) Türk Silahlı Kuvvetlerinin yakıtlarını taşıyan Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal ve .... Tesisleri İşletme Başkanlığına ait taşıtlar.
h) Kullanım amacı "SÜRÜCÜ EĞİTİM ARACI" olarak tescil edilmiş olan ve bu Yönetmelik kapsamında kullanılmayan taşıtlar,"
25. Karayolları Taşıma Yönetmeliği'nin "Şoförlerde Aranacak Nitelik ve Şartlar" başlıklı 34. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki taşıtları kullanan şoförlerin;
a) İlgili mevzuatın öngördüğü mesleki yeterlilik belgesine sahip olmaları,
b) Büyük otobüs kullananlarının 24 yaşını tamamlamış olmaları,
c) 66 yaşından gün almamış olmaları,
ç) ...
d) Uyuşturucu, silah, insan ve gümrük kaçakçılığı ile terör suçlarından dolayı hürriyeti bağlayıcı ceza almamış olmaları,
e) Şoförlük mesleği bakımından bedeni ve psiko-teknik açıdan sağlıklı olduklarını gösteren bir sağlık raporunu, yetkili sağlık kuruluşlarından her beş yılda bir almaları,
şarttır. Ancak, adlarına C1 veya K2 yetki belgesi düzenlenmiş gerçek kişilerin, yetki belgesi eki taşıt belgesinde sadece 1 adet kamyonet cinsi taşıtın kayıtlı bulunması ve bu taşıtı yetki belgesi sahibinin kullanması halinde, bu yetki belgesi sahiplerinden ve kamu kurum ve kuruluşlarının ticari olmayan taşıma hizmetlerinde kullanılan taşıtları süren kamu personelinden mesleki yeterlilik belgesi aranmaz.”
(2) Birinci fıkranın;
a) (a) bendine aykırı hareket edenlere Kanunun 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde,
b) (b), (c) ve/veya (e) bendine aykırı hareket edenlere Kanunun 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde,
belirtilen miktarda idari para cezası uygulanır. "
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
26. Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
27. Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 14/05/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından, yasal cevap süresi içinde Mahkememize cevap dilekçesi sunulmadığı; müteakiben davalı tarafından 08/07/2024 tarihinde "Taşra Diğer Evraklar" başlığı altında beyan dilekçesi sunulduğu ve anılan beyanlar kapsamında, dava konusu ...plakalı aracın ticari araç olmaması nedeniyle davanın reddine ve davalının kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
28. Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 23/06/2024 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; kusur yönünden yapılan incelemede, davacı .... ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortalı .... plakalı kamyonetin olay anındaki sürücüsü davalı....'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun eylemine uyan 47/b-52/b ile 84/a ve d maddeleri ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101/b maddesini ihlalle, dava konusu trafik kazasının oluşumunda %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu;.... plakalı özel aracın olay anındaki sürücüsü dava dışı ....'in kendisine yanan kırmızı ışıkta durmakta olduğu esnada aracına arkadan çarpılması suretiyle meydana gelen trafik kazasının oluşumunda kusursuz olduğu hususlarının rapor edildiği; hasar yönünden yapılan incelemede ise, sigorta şirketi tarafından görevlendirilmiş eksper tarafından hazırlanmış 24/07/2023 tarih ... nolu zorunlu mali mesuliyet hasar sigorta eksperi raporunda hasar tazminatına ait 13 kalem malzeme ve parça ile işçilik bedelinin KDV hariç 59.378,60 TL, KDV dahil 71.253,60 TL olarak hesaplandığı ve davacı şirket tarafından 15/09/2023 ve 29/09/2023 tarihlerinde ilgili firmalara EFT ile toplam 47.123,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığı hususlarının rapor edildiği anlaşılmıştır.
29. Söz konusu bilirkişi raporu; Mahkememizce davacı vekiline 29/06/2024 tarihinde, davalıya ise 02/07/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davacı vekili tarafından 01/07/2024 tarihinde bilirkişi raporuna yönelik olarak sunulan beyan dilekçesi kapsamında, bilirkişi raporunda da belirtilen hususların dikkate alınması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiş; bununla birlikte davalı tarafından herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan nihai değerlendirmede;
30. Bilirkişi raporunun, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede;
Davalının Ehliyetnamesinin Geçerliliğinin Tetkiki ile ilgili olarak;
31. Dava konusu ... plakalı aracın (hususi/ticari) niteliği, UYAP Sistemi kanalıyla incelenmiş ve söz konusu aracın, "hususi" nitelikte olduğu anlaşılmakla; Karayolları Taşıma Yönetmeliğinin 2/3. maddesinin (a) bendi uyarınca "Karayolları Taşıma Yönetmeliği kapsamında kabul edilebilecek (ticari) bir araç niteliğinin bulunmadığı" ve bu doğrultuda davalının, ilgili yönetmeliğin 34. maddesinde hüküm altına alınan yaş sınırlamasına tâbi bulunmadığı ve neticeten davalının, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
nın B.4 maddesi 3. fıkrasının (b) bendinde belirtilen "ehliyetnameye sahip bulunmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü belgesi sahibi" olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşılmıştır (bkz. yukarıda par. 18, 24 ve 25).
Ağır Kusur Varlığının Tetkiki ile ilgili olarak;
32. Bununla birlikte; dava konusu 23/07/2023 tarihli trafik kazasında "kusur durumunun tespiti" ile ilgili olarak Mahkememizce alınan bilirkişi raporu kapsamında yapılan incelemede de; davalı tarafından gerçekleştirilen kural ihlalinin/ihlallerinin, 2918 Sayılı KTK'nın 95. maddesi (ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesi) anlamında "ağır kusur" niteliği bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesinde ise; "kırmızı ışıkta duran araca arkadan çarpma" şeklinde gerçekleşen eylemin, "kasta yakın bir kusur" olarak veya "hâl ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara tam bir aldırmazlık" olarak değerlendirilmesi imkanının bulunmadığı ve bu doğrultuda davalının (her ne kadar dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranda kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakta ise de) 2918 Sayılı KTK'nın 95. maddesi (ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesi) anlamında "ağır kusur" niteliği bulunmadığı kanaatine varılmıştır (bkz. yukarıda par. 18, 21 ve 28).
Neticeten;
33. Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; dava konusu uyuşmazlıkta davacı sigorta şirketinin, rücu şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla; davanın reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir (bkz. yukarıda par. 17 ve 18).
34. Bununla birlikte; davalı tarafından sunulan kötüniyet tazminatı talebi ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede ise; davalı ve/veya davalı vekili tarafından yasal cevap süresi içinde Mahkememize sunulmuş bir "cevap dilekçesi" bulunmadığı anlaşıldığından, kötü niyet tazminatı talebinin yasal süresinde sunulmadığı ve bunun yanı sıra; "davacı tarafından gerçekleştirilen icra takibinin, kötü niyetle başlatıldığına dair" Mahkememize herhangi bir delil de sunulmamış olduğu hususları dikkate alınarak; davalı vekili tarafından sunulan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın REDDİNE,
2) Davacı vekili tarafından sunulan, icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3) Davalı vekili tarafından sunulan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL peşin harç miktarı ile ilgili olarak; davacı tarafından 608,57 TL yatırılmış bulunduğu anlaşıldığından; fazla yatırıldığı tespit olunan 180,97 TL harcın, kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde davacı tarafa İADESİNE;
b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 427,60 TL başvuru harcı ve 60,80 TL vekalet harcı toplamı olan 488,40 TL harcın, davacı üzerinde BIRAKILMASINA;
5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
6) Vekâlet Ücreti :
Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 50.389,01 TL üzerinden) takdir edilen 30.000,00 TL. vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 14/01/2025
....
¸ ¸
Gerekçeli Karar