T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/308 Esas - 2025/28 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/308
KARAR NO : 2025/28
...
DAVA : İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2024
KARAR TARİHİ : 20/01/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 20/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Alacağı temlik eden davacı .... vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... arasında kredi sözleşmesi imzalandığı; imzalanan sözleşmeye istinaden davalı borçluya krediler kullandırıldığı; krediye ilişkin borçların vadesinde ödenmemesinden dolayı ihtarname keşide edildiği ve ihtarnamenin gönderildiği; davalının ödeme yapmaması üzerine alacağın tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyaları kapsamında icra takibi başlatıldığı; ancak davalı tarafından icra takiplerine itiraz edilerek takiplerin durmasına sebebiyet verildiği; davalının icra dosyalarına yapmış olduğu itirazlarında haksız olduğu beyan edilmiş olup; ...Esas sayılı dosyalarına yapılan itirazların iptaline; davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 03/06/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı/davalılar tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
III) DELİLLER :
... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı (temlik eden) ...Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takipleri ile ilgili olarak; taraflar arasındaki kredi sözleşmesine istinaden (icra takip tarihi itibariyle) toplam 92.943,15 TL. (asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve ihtar masrafı) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takiplerinin, geçerli birer icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca yasal süresi içinde sunulmuş "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları bulunmadığı anlaşılmıştır.
c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; ... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takiplerinde sunulan itirazların, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalıların, alacakların % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetlerine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesini ve tensip zaptını içeren "ön inceleme duruşma davetiyeleri"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz yargılamasında; davalı vekili ... tarafından 09/01/2025 tarihinde sunulan beyan kapsamında, davaya konu icra takiplerinde sunulan itirazlardan 25/12/2024 tarihinde vazgeçilmiş olduğu; icra takiplerinin kesinleştiği ve bu doğrultuda davanın konusuz kaldığı beyan edilmiş olup, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığının bildirildiği; bunun yanı sıra davacı temlik alan şirket vekili Av. ... tarafından 20/01/2025 tarihinde sunulan beyan kapsamında da, müvekkili şirketin alacaklı olduğu, davaya konu icra dosyalarındaki itirazlarından vazgeçilerek icra takiplerinin kesinleştiğinden davanın konusuz kaldığı hususunun bildirildiği ve Mahkememiz yargılamasında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin talep edildiği; vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce, dava konusu icra takibi ile ilgili olarak, ... Esas sayılı dosyasında temlik alan davacı vekili) tarafından, icra takip dosyalarında tüm borcun haricen tahsil edildiğinden bahisle, dosyanın işlemden kaldırılmasının talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Neticeten;
Dava konusu icra takiplerinde sunulan itirazların geri alındığının ve dava konusu borcun, davacı tarafa ödenmiş olduğunun anlaşılması nedeniyle; konusuz kalan davada, Mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına dair, aşağıda belirtildiği şekilde karar tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın konusuz kalmış olduğu anlaşıldığından, KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2) Karar ve İlâm Harcı :
Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan 1.122,52 TL harçtan, alınması gerekli 142,53 TL harcın mahsubu (konusuz kalma talebinin ön inceleme aşamasından öncesinde sunulduğu anlaşıldığından, 1/3 oranında yapılan hesaplama neticesinde)
ile fazla alınan 979,99 TL harcın, kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, yatırana İADESİNE,
3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
b) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
c) Arabuluculuk faaliyeti sonucunda, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, (davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle) davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4) Vekâlet Ücreti :
Taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda; her iki taraf lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair; tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 20/01/2025
....
¸ ¸
Gerekçeli Karar