T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/315 Esas
KARAR NO : 2025/22
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ....
Av. ... -....
Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/01/2024
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
KARAR Y.TARİHİ : 17/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın davacı şirket ile 20/05/2022 tarihinden itibaren mal tedarik sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmelere istinaden kendisine mal çıkışı yapıldığını , ancak ödemelerin eksik yapıldığını davalı tarafa teslim edilen ancak bedeli alınamayan bedellerin ödenmesi için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını beyan ederek şimdilik 10.000,00TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya yanıt vermemiş, yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE :
Dava davacı ile davalı arasındaki satım sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalı tarafa teslim edilen mal bedeli karşılığı ödeme yapılmadığı iddiasına yönelik kısmi dava olarak açılan alacak istemine ilişkindir.
.... , sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın Mahkememiz esasına kaydı yapılmıştır.
.... gönderilen yazı cevapları dosyada mevcuttur.
.... 24/05/2024 tarihli yazı cevabının incelenmesinde, davalı ...'in gerçek kişi tacir işletme kaydı, sicil kayıtlarında kollektif, komandit ve limited şirket kayıtlarının bulunmadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydının da bulunmadığı bildirilmiştir.
.... 09/05/2024 tarihli yazı cevabına göre, davalının 07/02/2022 tarihi itibariyle kayıtlı mükellef olduğu, özel muayenehanelerde sağlanan Diş Hekimliği uygulama faaliyeti türüyle serbest meslek kazancı elde ettiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
.... gönderilen yazı cevabının incelenmesinde; davalının .... Sicil kaydına rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür.
6102 s. TTK m. 5/1'de yapılan düzenlemede, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir.
A-Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartları aranmaz. Uyuşmazlık konusunun 6102 s. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
B-Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK 4/1. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Kanunda yapılan bu düzenleme uyarınca bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 s. TTK 19/2'de, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusundaki işin ticari iş niteliğinde olması bunun aynı zamanda ticari dava sayılmasını gerektirmez.
C-Taraflardan sadece birinin ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticari dava kabul edilen davalar kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
6102 s. TTK m. 5 uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülerek karara bağlanır. Aynı düzenleme uyarınca, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, mülga 6762 s. TTK'dan farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 s. HMK m. 1 uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6102 s. TTK m. 5/4'de düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Bu nedenle yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin esasının görülmesi gerekir. Buna karşılık, kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça bozmayı gerektiren bir usule aykırılık hali oluşturur.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla (6100 s. HMK m.1) düzenlenir. Görev ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir (HGK 14.04.2004 tarih .... sayılı kararı).
Dosya içerisinde toplanan tüm deliller ve diğer belgelerin incelenmesinde; davacı yan, taraflar arasındaki satım sözleşmesi uyarınca davalının satın almış olduğu mal bedeli karşılığı ödeme yapmadığı iddiasına dayanarak eldeki davayı ikame etmiştir. Mahkememizce yapılan araştırma sonucunda.... gönderilen yazı içeriklerinden de anlaşıldığı üzere davalının tacir olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı, diş hekimliği uygulama faaliyeti türüyle serbest meslek kazancı elde ettiği anlaşılmakla, davalının tacir kişilerden olmadığı ve davanın da mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup, mahkememizin görevsizliği nedeniyle aşağıdaki şekilde karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
Anlatılan nedenlerle,
HÜKÜM :
1-Davanın, Mahkememizin görevli olmaması nedeni ile HMK m. 114/1-c ve 115/1 hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Görevli Mahkemenin, .... Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,
3-HMK m. 20/1 hükmü uyarınca Mahkememiz kararı "kesin nitelikte" ise tebliğ tarihinden, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) hafta içerisinde "Dava Dosyasının Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın görevli olan .... Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/01/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
HMK 305. Md. Uyarınca Tashih Şerhi
Mahkememizin 15/01/2025 tarih.... sayılı kısa kararının Hüküm kısmının;
2 nolu bendinde "2-Görevli Mahkemenin, .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,"
3 nolu bendinde "3-HMK m. 20/1 hükmü uyarınca Mahkememiz kararı "kesin nitelikte" ise tebliğ tarihinden, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) hafta içerisinde "Dava Dosyasının Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın görevli olan .... Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE," şeklinde yazılmış ise de, davanın karşı görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği, dosya kapsamına göre yapılan hatanın herhangi bir şüphe ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık olduğu anlaşıldığından, kısa karar ve gerekçeli kararın .... nolu bendinin;
"2-Mahkememiz tarafından karşı görevsizlik kararı verilmiş olduğundan,
a) Mahkememiz kararı aleyhine süresinde ve usulüne uygun şekilde istinaf yoluna başvuru yapılması durumunda dosyanın .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine,
b) Mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi durumunda HMK 22 madde hükmünde öngörüldüğü şekilde daha önce tarafları aynı ve dava konusu aynı dava hususunda .... Mahkemesi'nde görevsizlik kararı verilmekle işbu davaya ilişkin iki mahkeme arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığını gidermek ve yargı yerininin (görevli mahkemenin) belirlenmesi için dosyanın .... Dairesi'ne gönderilmesine,
3- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331 maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, "olarak tashihen düzeltilmesi, işbu Tashih Şerhinin Gerekçeli Karar'a eklenmesi,
Şerh olunur.15/01/2025