T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/357 Esas - 2025/135 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/357
KARAR NO : 2025/135
HÂKİM : ......
KATİP :......
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI :......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Manevi Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2024
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 29/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Manevi Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davalı şirket ile müvekkil şirketin medikal sektörde devlet ihalelerine giren rakip firmalar olduğu; davalının, müvekkil şirketin kazandığı ...... numaralı ihalesi sonrasında, 28/02/2024 tarihli başvuru dilekçesi ile kuruma şikayette bulunduğu; anılan dilekçede "Birçok kere firmamız bu 'sahtekarlığı' tespit etmiş ve ilgili kurumlara itirazda bulunmuştur." şeklinde hakaret içerikli ifadeler kullanarak müvekkil şirketin ticari itibarını zedelediği; söz konusu ifadenin kullanılmasının sebebinin, müvekkilin ihaleye katıldığı yerli malı belgesinde ... tarafından yapılan bir hatadan kaynaklandığı ve bu durumun davalı tarafından daha önceki ihalelerden bilindiği; davalının bu durumu bilmesine rağmen haksız rekabet oluşturacak ve müvekkilin kişilik haklarına saldırı teşkil edecek şekilde "sahtekarlık" ifadesini kasten kullandığı; bu eylemin hem Türk Ticaret Kanunu'nun 55. maddesi uyarınca haksız rekabet, hem de Türk Medeni Kanunu uyarınca kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 50.000,00.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davaya konu edilen kelimenin kullanıldığının maddi bir vakıa olarak doğru olduğu; ancak bu durumun bir müeyyide gerektirmediği; davacı şirketin birden fazla kamu ihalesine, şartnameye aykırı evrak sunarak katıldığı ve bu yolla haksız rekabet uygulayarak kazanç sağlamaya çalıştığı; davacının sunduğu yerli malı belgesindeki ürün kodunun, ihalede talep edilen ürün kodundan farklı olduğu; bu durumun sadece dava konusu ... ihalesinde değil, daha önce ... ve ... ihalelerinde de yaşandığı ve yapılan itirazlar üzerine ihale kararlarının değiştirildiği; davacının aynı eyleme dördüncü kez tevessül etmesi nedeniyle bu ifadenin kullanıldığı; davalının eyleminin hakaret kastı taşımadığı, sadece 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'ndan doğan itiraz hakkının kullanılması niteliğinde olduğu; asıl davacı tarafın eyleminin, gerçeğe aykırı belge sunarak haksız rekabete yol açtığı; basiretli bir tacir olan davacının bu duruma katlanmak zorunda olduğu beyan edilmiş olup; davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğundan bahisle reddine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
...... Büro,...... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
...... Tarafından Gönderilen 24/05/2024 Tarih ve ...... Sayılı Cevabi Yazı.
Rekabet Başuzmanı ...... Tarafından Düzenlenen 02/12/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... Ltd. Şti.("davacı" veya "davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ... A.Ş.'ye ("davalı" veya "davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Haksız Fiilden Kaynaklanan Manevi Tazminat Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar:
i. Davalı şirket tarafından, ...... , 28/02/2024 tarihinde bir şikayet dilekçesi sunulduğu,
ii. Anılan 28/02/2024 tarihli şikayet dilekçesi kapsamında; davacı şirkete atfen "sahtekarlık" ifadesinin kullanılmış olduğu.
Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunan Hususlar:
i. Davalı şirket tarafından ...... sunulan 28/02/2024 tarihli dilekçede yer alan ifadelerin, 6102 sayılı TTK'nın 55. maddesi kapsamında "kötüleme yoluyla haksız rekabet" teşkil edip etmediği; davacı şirketin ticari itibarına ve dolayısıyla kişilik haklarına bir saldırı olup olmadığı;
ii. Davacı şirket lehine manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ve oluştuğunun tespiti halinde manevi tazminat miktarının tespiti;
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan manevi tazminat davası kapsamında; davalı şirket tarafından, davacı şirketin kazandığı ...... numaralı ihalesi sonrasında, 28/02/2024 tarihinde sunulan başvuru dilekçesinde "Birçok kere firmamız bu 'sahtekarlığı' tespit etmiş ve ilgili kurumlara itirazda bulunmuştur." ifadesinin sarf edilmesi nedeniyle, 50.000,00.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından yasal cevap süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise; sarf edilmiş olduğu ihtilafsız bulunan "sahtekarlık" ifadesine konu (davacı) eylemlerinin, gerçeği yansıtması nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağından bahisle; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan incelemede; davalı şirket tarafından, ...... , 28/02/2024 tarihinde bir şikayet dilekçesi sunulduğu ve anılan 28/02/2024 tarihli şikayet dilekçesi kapsamında; davacı şirkete atfen "sahtekarlık" ifadesinin kullanılmış olduğu hususlarının ihtilafsız olduğu; dolayısıyla, taraflar arasında mevcut bulunan ve Mahkememiz yargılamasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın, "davalı şirket tarafından ...... sunulan 28/02/2024 tarihli dilekçede yer alan ifadelerin, 6102 sayılı TTK'nın 55. maddesi kapsamında, kötüleme yoluyla haksız rekabet teşkil edip etmediği ve davacı şirket lehine manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ile şartların oluştuğunun tespiti halinde manevi tazminat miktarının tespiti" hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davalının en temel savunması; 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'ndan doğan itiraz hakkını kullandığı yönündedir. Bu noktada önemle belirtilmesi gerekir ki; bir "hakkın varlığı" ile o "hakkın kullanılma şekli" arasında bir ayrım yapılması gerekmektedir. Davalının, rakibinin ihaleye sunduğu belgedeki teknik bir uygunsuzluğu (yanlış ürün kodu) ihale makamına bildirme hakkı elbette ki vardır ve bu hak, meşru bir haktır. Bununla birlikte; işbu itiraz hakkının kullanılması esnasında seçilen üslubun ve kelimelerin de hukuka uygun olması gerektiği izahtan varestedir. Davalı şirket; teknik bir hatayı "ürün kodu uyumsuzdur" gibi objektif bir dille bildirmek yerine, davacının ticari ahlakına ve şerefine yönelik hakaret olarak kabul edilebilecek "sahtekarlık" kelimesini kullanmayı tercih etmiştir ve söz konusu durum, TTK'nın 55. maddesinde ifadesini bulan "gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleme" eylemi kapsamına girmektedir. Başka bir anlatımla; 4734 Sayılı Kanun'dan doğan itiraz hakkının sınırlarının aşılarak kötüye kullanılması niteliğindedir.
Bunun yanı sıra bu noktada belirtilmesi gereken diğer bir husus ise; (davalı şirket tarafından iddia edilen "ürün kodu uyumsuzluğu" hususunun doğru olduğu varsayımında dahi) davacının kusurunun, davalının haksız fiilini ortadan kaldırmayacak olmasıdır. Hukuk düzeni; bir kişinin (somut uyuşmazlıkta iddiaların doğru olduğu varsayımında davacının) kusurlu bir eylemine yönelik olarak, diğer bir kişinin (davalının) buna karşılık haksız bir fiil (hakaret, ticari itibara saldırı) işlemesini meşru kılmamaktadır. Söz konusu iki vakıanın birbirinden ayrılarak, Mahkeme huzurundaki uyuşmazlık konusu olan "hakaret ve ticari itibarın zedelenmesi" iddiasına odaklanılması gerekmektedir. Davacının sunduğu belgedeki hata, ihale makamı tarafından değerlendirilmiş ve davacı o kalemden elenerek idari bir yaptırıma tâbi tutulmuştur; ancak davalının "sahtekarlık" ifadesini kullanması ise ayrı bir hukuki uyuşmazlık (haksız fiil) doğurmuştur.
Mahkememize sunulan dava dilekçesi kapsamında; dava konusu eylemin, sadece haksız rekabet değil, aynı zamanda Türk Medeni Kanunu'nun 24. ve 25. maddeleri uyarınca tüzel kişinin "ticari itibarına" yönelik bir saldırı olduğu da iddia edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda da; tüzel kişilerin de şeref, haysiyet ve ticari itibar gibi kişilik haklarına sahip olduğu ve bu haklara yönelik saldırıların manevi tazminat gerektireceği aşikardır.
Neticeten dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan nihai değerlendirmede; davalı tarafından sarf edildiği ihtilafsız bulunan "sahtekar" ifadesinin, bir şirketin piyasadaki güvenilirliğini ve saygınlığını doğrudan hedef alan, ticari itibarını zedeleyici nitelikte bir saldırı olduğu; bu doğrultuda TTK.'nın 55. maddesinde ifadesini bulan "gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleme" kapsamına girdiği ve bu doğrultuda "kötüleme yoluyla haksız rekabet" niteliğinde bulunduğu ve davacı tarafın ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verdiği kanaatine varılmış olup; davacı tarafından "talep edilen manevi tazminat miktarının" da, dava konusu haksız rekabetin niteliği, kusurun ağırlığı, taraflarca girilen ihalelerin mali boyutu göz önünde bulundurulduğunda haksız rekabetten etkilenen davacı şirketin kişisel hakların saldırıya uğramasının boyutu ve oluşan zarar dikkate alınarak; hak ve nesafete uygun, makul bir bedel olduğu takdiriyle, davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Manevi Tazminat Talebinin KABULÜNE,
Bu doğrultuda 50.000,00.-TL.'nin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.415,50.-TL. harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 853,88.-TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.561,62.-TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 853,88.-TL peşin harç, 427,60.-TL. başvuru harcı ve 60,80.-TL. vekalet harcı olmak üzere toplam 1.342,28.-TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 5.000,00.-TL. bilirkişi ücreti ile 77,00.-TL. posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.077,00.-TL. yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca...... bütçesinden karşılanan 3.600,00.-TL. arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
4) Vekâlet Ücreti :
Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdiren 30.000,00.-TL. vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ...... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 25/02/2025
Katip ...... Hâkim ......
¸ ¸
Gerekçeli Karar