T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/405 Esas - 2025/461
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/405 Esas
KARAR NO : 2025/461
....
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 28/05/2024
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
KARAR Y.TARİHİ : 18/06/2025
.... Sayılı gönderme kararı üzerine Mahkememize tevzi edilen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı .... Şubesinde banka hesabının bulunduğunu, 26.07.2023 tarihinde davacı şirket yetkililerinin rızası ve bilgisi olmadan dava dışı şahıs adına 440.000,00- TL tutarında para transfer edildiğini, olayın farkedilmesi üzerine davalı banka şubesi ile temasa geçildiğin ve ... suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı banka tarafından davacı şirketin mağduriyetinin giderilmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, davacı şirketin şirketin rızası dışında para transferi bulunduğundan davalı bankanın zarardan sorumlu olduğunu belirterek, 440.000,00-TL tutarındaki paranın şimdilik 500,00-TL'sinin 26.07.2023 tarihinden itibaren, olmadığı taktirde ihtarname tebliğ tarihi olan 19.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça davaya konu edilen işlemin riskli işlem incelemesine takıldığını, davacı tarafın bankada kayıtlı GSM numarasına sesli yanıt sistemi ile 5 defa arama gerçekleştirildiğini ancak teyit aramalarında davacı tarafa ulaşılamadığını, aynı zamanda işlemin şifre kullanılarak mobil cihaz aktivasyonu ile iki faktörlü doğrulama yapılarak gerçekleştirildiğini, davacı tarafın şifre bilgilerinin güvenliğini sağlayamadığını, davalı bankanın kusurunun bulunmadığını, davalı bankanın hiçbir güvenlik açığının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE :
Dava, davacıya ait davalı banka nezdindeki hesabından dava dışı kişiye talebi ve bilgisi dışında para aktarıldığı iddiasına dayalı kısmi alacak istemine ilişkindir.
Davacı tarafın .... IBAN Nolu hesabından; 26/07/2023 tarihinde Mesur Anar Hesabına "Eft Sorguno:...-Kaynak: Mobil-Açıklama...." açıklaması ile saat 10:41:30'da .... isimli şahsın.... nezdindeki hesabına 440.000,00 TL tutarında EFT havalesi gönderildiği söz konusu havalenin mobil bankacılık aracılığı ile gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
.... tarafından ..... muhatap olarak yazılan 28.07.2023 tarihli yazıda; (....) TC kimlik numaralı ve E.... nolu müşterisi ...hesabınının 26.07.2023 tarihli işlem hareketlerinin gönderildiği, bu kayıtlara göre; 26.07.2023 tarihinde 15:19:54'de hesaba 440.000,00 TL EFT havalesi alacak kaydedildiği, 26.07.2023 tarihinde 15:37:10'da hesaptan .... isimli şahsın ... nezdindeki .... nolu hesabına 5.000,00 TL FAST havalesi gönderildiği, 26.07.2023 tarihinde 15:39:11'de ... isimli şahsın belirtilen hesabına 60.000,00 TL tutarında EFT havalesi gönderildiği, 26.07.2023 tarihinde 15:40:18'de .... nolu banka kartı ile ATM'den 42.000,00 TL nakit çekim yapıldığının belirlendiği, ....'nin anılan yazısında, 440.000,00 TL'den kalan ( ....) 333.000,00 TL üzerine bloke konulduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Davalı banka tarafından dosyaya ibraz edilen telefon kayıtlarına göre, davalı Banka tarafından 26.07.2023 tarihinde 10:46:19'dan başlamak üzere saat 11:12:14'e kadar 5 kez davacının Bankada kayıtlı telefonunun arandığı, bu aramalardan; 10:46:19'daki aramaya cevap verilmediği, 10:51:47'deki aramada telefonun kapatıldığı, 10:57:06, 11:02:10 ve 11:12:14'de yapılan aramalarda ise ulaşım sağlanamadığı anlaşılmıştır.
Davalı Banka tarafından dosyaya sunulan SMS kayıtlarının incelenmesinde; 440.000,00 TL EFT havalesinin gerçekleştiği saat olan 10:41'den önce saat 10:39'da, davacının Banka kayıtlarında yer alan ... nolu telefonuna "mobil Bankacılık Kanalından ... Digital Kanallara Giriş İşleminiz İçin Şifreniz 350007 Şifreniniz Kimseyle Paylaşmayınız.” şeklinde, Mobil Bankacılığa giriş için şifre gönderildiği, sonrasında davacının Banka kayıtlarında yer alan ... nolu telefonuna, 26.07.2023 tarihinde saat 11:15'de "26.07.2023 Tarihinde 10:41 Saatinde Kurumsal Bankacılık Kanalından Yapılan 440000 Try Tutarındaki Para Transferiyle İlgili Teyidiniz Alındığı İçin Transfer İşleminiz Onaylanmış Ve Kanallar Kullanımınıza Açılmıştır. ...' şeklinde 440.000,00 TL trasfer yapıldığına ilişkin bilgilendirme mesajı gönderildiği, yine davacının Banka kayıtlarında yer alan telefonuna, 26.07.2023 tarihinde saat 15:17'de; "26.07.2023 tarihinde 11:12 saatinde kurumsal mobil bankacılık kanalından yapılan 440.000 try tutarındaki para transferi işlemiyle ilgili sizi aradık ancak ulaşamadık. işlemin şüpheli bulunması nedeniyle para transferi işleminiz geçici olarak durdurulmuş, kurumsal mobil bankacılık kanalımız geçici süreliğine kullanımınıza kapatılmıştır. ..." şeklinde ikinci bir bilgilendirme mesajı daha gönderildiği, davacının Banka kayıtlarında yer alan telefonuna, "26.07.2023 tarihinde saat 15:18'de; "26.07.2023 Tarihinde, 10:41 Saatinde Kurumsal Mobil Bankacılık Kanalından Yapılan Giriş İşlemi İçin Teyidiniz Alınmış Ve Kurumsal Mobil Bankacılık Kanalı Kullanımıza Açılmıştır. ...” şeklinde bir mesaj daha gönderildiği, son olarak saat 15:20'de; "İnternet Bankacılığı Kanalından ...digital Kanallara Giriş İşleminiz İçin Şifreniz... Şifrenizi Kimseyle Paylaşmayınız." Şeklinde internet bankacılığına giriş için SMS şifre gönderildiği anlaşılmıştır.
Anılan SMS kayıtları itibariyle, davacının kurumsal mobil bankacılık kanalı üzerindeki blokenin kaldırılması için teyit alındığı 15:18 saatini takip eden saat 15:19'da 440.000,00 TL'nin ..... nezdindeki .... hesabına alacak kaydedildiği, bu tespit doğrultusunda, davalı Bankanın, EFT işleminin gerçekleştiği 10:41'den 15:18'e kadar mobil bankacılık kanalı üzerindeki bloke işlemini devam ettirdiği, ancak davacının teyidinin alınmasının ardından transfer işlemine onay verdiği anlaşılmıştır.
Davalı Banka tarafından dosyaya sunulmuş olan LOG kayıtları'nın incelenmesinde; 26.07.2023 tarihinde 10:39:03'de KURUMSAL MOBİL bankacılık kanalına giriş yapıldığı, 10:39:04'de OTP ( Tek Kullanımlık Şifre) gönderimi yapıldığı, 07/06/2023 tarihinde saat 10:40:32'de tek kullanımlık şifre doğrulamasının yapıldığı, saat 10.40:58'de EFT işleminin gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.
Davalı Bankanın Dijital Güvenlik Teknolojileri Birimi tarafından düzenlenen 25.06.2024 tarihli olay raporunda özetle, davacı şirketin hesabından kurumsal mobil bankacılık kanalından kurumsal mobil bankacılık şifresi kullanılarak 26.07.2023 tarihinde saat 10:41:29'da ..... müşterisi .... hesabına 440.000 TL tutarında para transferi işlemi gerçekleştirildiği, söz konusu para transferi işleminin riskli işlem incelemelerine takıldığı, müşteriye bankada kayıtlı GSM numarasına sesli yanıt sistemi tarafından 5 defa gerçekleştirilen teyit aramalarında ulaşılamadığı, tutarın bir süre bekletildikten sonra hesaptan çıktığı tespit edildiği, itiraza konu işlemler incelendiğinde 26.07.2023 tarihinde saat 10:40:35'de (....marka) internet mobil bankacılık aktivasyon işlemi sağlandığı, 26.07.2023 tarihine ait para transferi işlemlerinin de aktivasyonu sağlanan ...marka) mobil cihaz üzerinden gerçekleştirildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Bankacılık Düzenleme Ve Denetleme Kurulu tarafından 14.09.2007 tarih 26643 sayılı Resmi Gazete'de “Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğ yayımlanmıştır. Bu tebliğin, "bu bölümde yer alan hükümler müşteriye ait finansal veya kişisel bilgilerin görülmesine, değiştirmesine veya finansal Sorumluluk yaratacak işlemlerin gerçekleştirlmesine imkân tanıyacak intemet bankacılığı hizmetleri için geçerlidir. İnternet bankacılığına ilişkin her türü altyapı bankanın bilgi sistemlerinin bir parçası olarak değerlendirilir. Bu bakımdan Tebliğin diğer bölümlerinde yer alan hükümler internet bankacılığı kapsamında yapılan çalışmalar için de geçerlidir. Bu bölüm altında yer alan maddelerin içerdiği hükümler, Tebliğin İkinci Kısım Birinci Bölümü altında yer alan aynı başlıklı maddelerin içerdiği hükümlere ilave olacak şekilde değerlendirilir. "şeklinde düzenlenen 24. maddesinin (1) fıkrasında “İnteret bankacılığında uygulanacak hükümler”e yer verilmiş olup,
“Kimlik doğrulama “ başlıklı 27. Maddesinin; 1. Firkasında, "Banka, sunmakta olduğu internet bankacılığı hizmetleri için, bu hizmetlerin arz ettiği risk seviyelerine uygun ve güvenilir bir kimlik doğrulama mekanizması tesis eder. Müşterilerin, kurulan kimlik doğrulama mekanizmasından geçmeden hizmetlerden yararlanmasına müsaade etmeyecek bir yapı banka tarafından kurulur." şeklinde düzenlendiği, 4. fıkrasında, “ Müşterilere uygulanan kimlik doğrulama mekanizması birbirinden bağımsız en az iki bileşenden oluşur. Bu iki bileşen; müşterinin "bildiği, müşterinin "sahip olduğu” veya müşterinin "biyometrik bir karakteristiği olan” unsur sınıflarından farklı ikisine ait olmak üzere seçilir. Müşterinin “bildiği” unsur olarak parola/değişken parola bilgisi gibi bileşenler, "sahip olduğu” unsur olarak tek kullanımlık parola üretim cihazı, kısa mesaj servisi ile sağlanan tek kullanımlık parola gibi bileşenler kullanılabilir. Bileşenler tamamen müşterinin şahsına özgü olmalı ve bunlar sunulmadan kimlik doğrulama gerçekleştirilememeli, hizmetlere erişim sağlanamamalıdır." şeklinde düzenlemeler yapıldığı, anılan Tebliğin Geçici 1. maddesinde yer alan "Banka, bu Tebliğ hükümleri ile ilgili mevcut faaliyet ve sistemlerini, yürürlük tarihinden itibaren azami iki yıl içerisinde Tebliğ hükümlerine uygun hale getirir.” şeklindeki hükümlerle yürürlük tarihinden itibaren 2 yıllık bir geçiş süreci öngörülmüş ve 35. maddesinde ise Tebliğin 01.01.2008 tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Tebliğ ile, öngörülen 2 yıllık geçiş sürecinin bittiği 01.01.2010 tarihinden itibaren Bankaların internet bankacılığı işlemlerine giriş yöntemi kullanıcı adı, parola ve tek kullanımlık şifre olmak üzere 2 faktörlü hale getirilmiştir. 2 faktörlü kimlik doğrulaması, asgari şekliyle kullanıcının "bildiği bir bileşen" ve "sahip olduğu bir bileşenin" birlikte kullanılması ile yapılan kimlik doğrulaması olup, ömeklemek gerekirse, bilinen faktör şifre ve/veya parola"sahip olunan faktör ise kullanımlık şifre üreten güvenlik cihazları” ya da “ SMS gönderilen cep telefonu numarası “ olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce dosya üzerinde bankacılık alanında uzman bilirkişiden alınan 20/12/2024 uyap kayıt tarihli bilirkişi kök raporunda ve 21/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı hesabından 26.07.2023 tarihinde saat 10:41:30'da ... isimli şahsın .... Nezdindeki hesabına 440.000,00 TL tutarında EFT havalesi gönderilmiş olup söz konusu havalenin MOBİL bankacılık aracılığı ile gerçekleştirdiği, ....'ın Dolandırıcılık Büro Amirliği tarafından 27.07.2023 tarihinde alınan ifadesindeki beyanlarından; olayın organize şekilde gerçekleştirilmiş bir dolandırıcılık eylemi olduğu, ...'ın banka hesabı ve şifresini para karşılığı kiralamak suretiyle bu eyleme iştirak ettiği, hesabına para gönderen şahsı tanımadığı gibi hesabından EFTihavale yapılan kişi de tanımadığı anlaşılmakta olduğu, beyanlarının 26.07.2023 tarihinde hesabından yapılan EFT işleminin bilgisi ve onayı dışında vuku bulduğu yönündeki davacı iddiasını doğrular nitelik arzettiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, 26.07.2023 tarihinde davacının davalı Banka nezdindeki hesabına giriş için mobil bankacılık kanalından aktivasyon yapıldığı, aktivasyon işlemi için gerekli şifre ve SMS şifresinin doğru olarak girilmesinin ardından aktivasyonun tamamlandığı, ardından hesaptan davaya konu EFT işleminin gerçekleştirildiği, aktivasyon sürecine davacının iştirak ettiğine dair ... dosyasında bir belge bulunmamakla beraber, işlemlerin davacıya ait internet bankacılığı giriş şifesi ve tek kullanımlık şifre girişi ile gerçekleştirildiği, bu bilgilerin ise davacının koruma ve kollama yükümlülüğünde bulunduğu, davacıya ait interet bankacılığı şifresi ve banka nezdinde kayıtlı cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifre kullanılarak mobil bankacılık aktivasyonu sağlanmış olup davalı Bankanın bu işlem sürecinde yukarıda anılan Yönetmelik ve ....düzenlemeleri gereğince üzerine düşen yükümlülükleri tamamen yerine getirdiği, davaya konu zararın ortaya çıkmasında, davacının internet bankacılığı giriş şiftesi ve SİM kart bilgilerinin kötü niyetli 3. şahısların eline geçmesine engel olacak önlemleri almakta gerekli dikkat ve özeni göstermememiş olmasının etken olduğu, sonuç olarak davaya konu zararın oluşmasında davalı bankaya atfedilebilecek hatalı, noksan veya kusurlu bir davranışın söz konusu olmadığı tespit ve rapor edilmiştir.
Dosya kapsamı, sunulan kanıtlar, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu olayda yapılan EFT işlemlerine ait SMS bilgilendirmelerinin sağlandığı, bu bağlamda davalı bankaya yüklenecek bir kusur bulunmadığı, işlemlerin bir sosyal mühendislik yöntemi olan oltalama ile gerçekleştirildiği, davaya konu olayda da, davalı Bankaca gönderilen “tek kullanımlık şifre” bilgisinin usulsüz işlemleri yapan şahıslara ulaştığı, kişisel gizli bilgilerin ve 3D secure SMS şifresinin kimseyle paylaşılmaması gerektiği, bu bilgilerin sorumluluğun davacıda olduğu, söz konusu para transferi işleminin riskli işlem incelemelerine takıldığı, davalı banka tarafından davalının bankada kayıtlı cep telefonuna sesli yanıt sistemi ile 5 defa arama gerçekleştirildiği ancak teyit aramalarında davacı tarafa ulaşılamadığı, aynı zamanda işlemin şifre kullanılarak mobil cihaz aktivasyonu ile iki faktörlü doğrulama yapılarak gerçekleştirildiği, sonuç olarak dava konusu olayda davalı bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcı sayılmasına, eksik kalan ve terkin sınırında kalan harcın Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmelik m. 206/1 gereğince tahsiline yer olmadığına,
3-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 500,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
4-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ....Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2025
....