T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/441
KARAR NO : 2025/233
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR :1- ... - ...
2- ... - ...
3- ... - ...
4- ... - ...
5-... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 6- ... - ... ...
7- ... - ... ...
8- ... - ... ...
9- ... - ... ...
10- ... - ... ...
11- ... - ... ...
DAVA : Şirketin Feshi / Yöneticinin Azli
DAVA TARİHİ : 06/02/2012
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
KARAR Y.TARİHİ : 20/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan " Şirketin Feshi/Yöneticinin Azli" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar ...ile davalılar ..., ..., ... ve merhum ... 2000 yılında yaptıkları ortaklık sözleşmesi ile davalı şirketi kurduklarını, kuruluşta müvekkillerinin payının %50 olduğunu, kurucu ortaklardan ... hayatta iken "sonra tekrar kendilerine iade edileceği" yönündeki sözlerine güvenerek, %5 hissenin alınan borç karşılığı ...'ya devir ettiklerini, böylece müvekkillerinin payının %45'e düşürüldüğünü, kurucu ortaklardan ....ın 2005 yılında ölümüne kadar her hangi bir sorun yaşanmadığını, ...ın ölümü ile birlikte pay çoğunluğunu elinde bulunduran davalıların birlikte hareket ederek davalı ...'ı sürekli olarak yönetim kurulu başkanlığına getirdiklerini, müvekkillerinin her ne kadar ...'ın yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmışlar ise de şirket işleri ile ilgili kendilerine her hangi bir bilgi verilmediğini, 2011 yılında yapılan olağanüstü genel kuruldan sonra yapılan araştırmada davalı şirket yöneticilerinin birlikte hareket ederek şirketi zarara uğrattıklarının ortaya çıktığını, Otelin tamiratı için 06.03.2007 tarihinde ... şb.den davalı şirkete 1.800.000 TL kredi alındığını, kredi taksitleri şirket tarafından ödenmesine rağmen kredinin davalı ..., ... ve ...'in ortağı oldukları ... aktarıldığını, davalı yönetim kurulu başkan ve üyeleri tarafından davalı şirketin ihtiyacı olmamasına rağmen 24.10.2007 tarihinde tekrar ....den davalı şirkete 240.000 TL kredi çekildiğini, ancak bu paranın da davalı yönetim kurulu başkan ve üyeleri tarafından hortumlandığını, Davalı ... ve ...'nun verdikleri talimatlarla davalı şirketin .... bankalarındaki hesaplardan ...'ın .... şubesindeki hesabına para çıkışları yapıldığını, aktarılan bu paralarla kendi adlarına satın aldıkları evlerin, kredi kartı borçlarının, şirketten aldıkları aylık ücretlerin ödemelerinin yapıldığını, ayrıca bu paraların bir kısmının davalı ...'ın yetkilisi olduğu ... AŞ'ne aktarıldığını, şirket genel kurul kararlarına göre görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin her hangi bir ücret almadan görev yapacaklarını buna rağmen davalı yönetim kurulu üyelerine yukarıda belirtilen hesaptan ücret ödendiğini, davalı ...'ın ortağı ve yetkilisi olduğu.. AŞ'nin kuruluşunda aldığı malzemelerin davalı şirkete fatura edildiğini, davalı ...'ın şahsi harcamaları nedeniyle şirkete olan 32.246 TL borunun davalı şirketin 2008 yılı giderleri içine atılarak borcunun silindiğini, bu tarihten sonraki şahsi harcamalarının ise "ağırlama ve ikram" adı altında şirkete ödetildiğini, Davalı şirket tarafından ... nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından kedi evi gibi kullanıldığını, akabinde 440.000 TL ye mal olan dava konusu bağımsız bölümün davalı şirketin Genel Kurul toplantısında diğer ortakların desteği ile 50.000 TL bedel ile kendi şahsına devrilmesini sağladığını, yönetim kurulu başkanı olan ...'ın görev yaptığı dönemde şirketten taşınmaz satın almasının TTK 334 maddesindeki yasağa aykırı olduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile şirket adına tescili gerektiğini, Davalı ...'ın diğer yönetim kurulu üyeleri ile işbirliği içine girerek davalı şirkete hayali olarak 75.000 TL bedelle şemsiye imalatı yaptırdığını, hayali olarak yapılan bu işlem karşılığı şirket kasasından aldığı bu parayla ...seyahate gittiğini, Davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan ...'na ...14.06.2007 ve 24.06.2011 tarihli vekaletnameleri ile ticari mümessil olarak yetki verildiğini, davalıya iş avansı adı altında şirket hesabından ödeme yapıldığını, davalının şirketten aldığı bu ödemelerle şirketten düzenli şekilde aylık maaş aldığını ve şahsi çıkar elde ettiğini, yine davalı ...'nun ortağı olduğu dava dışı ... ait ... plakalı araca taşıtmatik taktırmak suretiyle yatık masraflarını davalı şirkete ödettirdiğini, Davalı ...'nun diğer yönetim kurulu üyeleri ile işbirliği içinde davalı şirkette gayri resmi muhasebe kayıtları oluşturarak şirkete ait 2.840.649 TL'yi hortumladığını, Yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalıların şirkete ait... plakalı araçları yönetim kurulu kararı olmaksızın ve her hangi bir sözleşme akdetmeksizin ortağı ve yetkili oldukları ...nin kullanımına verdiklerini, ayrıca bu araçlara taşıtmatik almak suretiyle yatık giderlerinin şirket kasasından ödenmesini sağladıklarını, Yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalıların her hangi bir yönetim kurulu kararı olmaksızın şirket müdürlüğünü yapan ... ev kredi taksitlerini şirket kasasından ödenmesini sağladıklarını, 125.000 TL kredi iddiası Yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalıların davalı şirketin ... Meşrutiyet şubesinden çektiği 125.000 TL krediyi ortağı ve yetkilisi oldukları ...'ne aktardıklarını, Şirkete ait ...n yemek daveti veya düğün gibi hizmet gelirlerinin davalı ...'ın ... Şubesindeki hesabına aktarıldığını, Şirketin otel çevresinde sıcak su aramak için ...dan aldığı arama ruhsatının davalı yönetim kurulu üyesi ... adına çıkarıldığını, Her hangi bir ihtiyaç olmamasına rağmen davalı şirkete ...şubesinden 2.000.000 TL kredi alındığını, böylece davalı şirketin gereksiz yere borçlandırıldığını belirterek;
a-Davalı yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile ticari mümessili durumundaki davalıların azli ile davalı şirketi yönetmek üzere kayyım atanmasına
b-Davalı yönetim kurulu üyelerinin davalı şirkete verdikleri zararın tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 250.000 TL nin davalı yönetim kurulu üyelerinden müteselsilen tahsili ile davalı şirkete ödenmesine
c...nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile şirket adına tesciline bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 250.000 TL nin davalı yönetim kurulu üyelerinden müteselsilen tahsili ile şirkete ödenmesine
d-Davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklık anlayışına aykırı davranarak çıkardıkları uyumsuzluğun ortaklık amacını imkansız kıldığından şirketin feshine karar verilmesini istemiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçelerinde, davalı şirketin feshinin ... 388/2, 4,m.sinde yer alan fesih sebeplerinin bulunmaması nedeniyle talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacılarla birlikte kurulan şirket için 03.02.2000 tarihinde ek protokol yapıldığını ve protokolde davacıların yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni i!e ...'dan borç para alındığını ve bu borcun karşılığının davacıların ... bir kısım hisse devrettiklerini, davalıların kötü niyetli olmadıklarının 05.06.2004 tarihinde yapılan sermaye artırımı safhasında ...'nın sahip olduğu hisseleri hu safhada kendilerine geçirmediklerinden belli olduğunu, Şirket ortağı...şirketin vergi, ...Belediyeye olan borçlarından dolayı tutuklu iken 21.02.2005 tarihinde vefat ettiğini, buna davacıların parasal vecibelerini yerine getirmemelerinin sebep olduğunu, Şirket Yönetim Kurulu'nun beş kişiden oluştuğunu, ve kararların en az dört üyenin oyuyla alınabildiğini, buna rağmen kararların oy birliği ile alındığını, davacıların bilgilendirilmemekle ilgili iddialarının doğru olmadığını, şirketin muhasebe kayıtlarının ve şifrelerinin ilgili protokol gereği davacı ...'ın oğlu ... verilmiş olduğunu, ayrıca...vefatından sonra davacıların da yetkilendirdiği kişilerin (...... ile birlikte) 26.02.2005 tarihli tutanakla birlikte kasayı açtıklarını, Yönetim Kurulu Başkanı müvekkili ...'ın şifreleri şirket ortaklarına verdiğini, şifrelerle ortakların evlerinden dahi internet üzerinden kayıtları açıkça görebildiklerini, protokol gereği davacı ortakların temsilcisi olan ve davacı ...'ın oğlu ... otelin İşletilmeye başlanmasından itibaren satın alma, cus kontrol vo bilgisayar şifrelerinden sorumlu olduğunu ve banka hesaplarını, raporları, muhasebe kayıtlarını izleme yetkisine sahip olduğunu, ... bankasından alınan 1.300,000,00 TL kredi iddiasının doğru olduğunu ancak kredi sözleşmesini davacıların da imzaladığını ve buna ait ibranın yıl sonunda gerçekleştiğini, ...'ın ... hesabının şirketin faturasız tahsilatları için kullanılmış olduğunu vc burada toplanan paranın şirketin ...hesabına aktarıldığını, Davacılardan... 200.U00 TL kredi çekilmiş olduğunu ve bu kredi ile ...köyünde oğlu ... adına kredi ile arsa alındığını ve bu kredinin de şirket tarafından ödenmiş olduğunu, ...'ın yaptığı 32,246 TL'lik harcamanın kişisel harcama olmadığını, otelde ağırlama ve ikram giderleri olduğunu, Yönetim Kurulu başkanı ...'a alınan evin de tüm yönetim kurulunun izni ile alındığını, buna ilişkin yönetim kurutu kararının bulunduğunu, ...'ın şirketi temsiien ... şirketin Genel Müdürü ile gittiğini ve otelin konferans salonuna sandalye temin edildiğini, bu sayede ciddi maliyet avantajı sağlandığını, şemsiyelerde dahil bu alımların gerçek ve gereksinim nedeni ile yapılmış olduğunu,... plakalı aracın ... ait olduğunu ve şirkete tahsis edilmiş olduğunu ve şirket işleri için kullanıldığını, bu aracın giderlerinin ...şirketince ödenmiş olduğunu, ... tarafından yapılan kullanımın giderlerinin ise ...tarafından ödenmiş olduğunu, 2.840.640.500 TL zarara uğratma iddiasının doğru olmadığını, ... uygulaması sonucu atılan 6 sıfır gereği bu miktarın 2.840,50 TL olduğunu ve bunun da şirket kasasında mevcut olduğunu,... plakalı aracın ...kullandığı araca ait olduğunu, ... ait taşıtmatikle yakıt kullanımının belirlenerek ... nin alacağından mahsup edilmiş olduğunu, ... plakalı aracın mevcut olmadığını,...e ev alındığı ve bunun bedelinin oksitlendirilmek sureti ile prim ve maaş zammından ödenmiş olduğunu, ... alınan kredinin... gönderildiğini, bu kredinin ...tarafından ödendiğini, Jeotermal Arama Ruhsatının ... adına olduğunun doğru olduğunu, fakat bu ruhsata ait ... ile yapılan sözleşmede ...çalışması ve diğer çalışmaların şirket adına yapılacağını, su çıkması halinde 1 yıl ücretsiz otelin yararlanacağını sonra ise şirketle anlaşma yapılacağının belirtilmiş olduğunu,... şubesinden alman 2.000.000 TL kredinin düşük faizli olduğunu ve aym bankadaki 435,200 TL diğer kredinin bununla ödenmiş olduğunu, ayrıca ...'ya ait olan ve davacılarca ödenmemiş olan borcun bir kısmının ve ... olan borcun bir kısmının ödenmiş olduğunu, ...'ye para aktarılmasının doğru olmadığını, bu şirketlerin kendi aralarında borç ilişkisi içerisinde olduğunu, 31.12.2010 tarihi itibariyle ...1.311.716,55 TL alacaklı olduğunu, Davacıların 08.06.2007 tarihli 6826 sayılı tutanağının 69. Sayfasında borçlu olduklarının görülmekte olduğunu, davacıların 31.12.2007 tarihine kadar borçlarını ödeyeceklerini taahhüt ettiğinin görüldüğünü, Müvekkillerinin şirketi zarara uğratmadığını, şirketin 2010 tarihinde kar ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Taraflar arasında, davalı şirket ortakları ..., ... yönelik davalardan vazgeçildiğinden, ismi geçen bu davalılar hakkında mahkememizin 01/07/2020 tarihli kararında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği; ayrıca şirketin yönetim kurulu üyelerinin feshi isteminin de konusuz kaldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Uyuşmazlığın, şirketin feshi için haklı nedenlerin gerçekleşip gerçekleşmediği, dava konusu edilen taşınmazın devrinin geçerli olup olmadığı, davalı şirket yöneticilerinin hileli işlerle şirketi zarara uğratıp uğratmadıkları, şirket mal ve mallarını ve karlarını uhdelerine geçirip geçirmedikleri, zarar miktarı, kayıt dışı işlemler bulunup bulunmadığı, yöneticilerin ve ticari vekillerinin azli ve şirkete kayyum atanıp atılmayacağı konularında toplandığı anlaşılmıştır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. Davalı şirketin kuruluş sözleşmesi
6. Dekont örnekleri ve hesap ekstreleri
7. ... K, sayılı kararı
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
8. Dava, davalı şirketin feshi, davalı yönetim kurulu üyelerinin azli ve şirkete kayyım atanması, davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluğu nedeniyle tazminat ve tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
9. Mahkememizce 01/07/2020 tarihinde, Şirketin feshine yönelik ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı şirket ortakları ..., ... yönelik davalardan vazgeçildiğinden bu davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, şirket adına kayıtlı iken davalı ...'a devri yapıldığı bildiriler davaya konu taşınmazın tapu iptali ve tescili isteminin reddine, ... ..., ... ve ... hakkında açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 250.000,00.-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davalı şirkete ödenmesine, davalı yönetim kurulu üyeleri, ... ..., ...'nun yönetim kurulu üyeliklerinden azline, şirketi yapılacak ilk genel kurula kadar idare etmek ve şirketi yönetim kurulu seçimi gündem maddesi ile olağanüstü genel kurula çağırmak üzere davalı şirkete kayyım olarak Av. ... ...'ın atanmasına dair karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Mahkememizden verilen 01/07/2020 tarih ve ...sayılı kararın, ..., sayılı ilamıyla kaldırıldığı görülmüştür.
10. ... K, sayılı kararında özetle; davalı şirketin feshine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı yazılmış olmasına karşın, fesih koşullarının neden oluşmadığına dair açık ve denetime elverişli bir gerekçe yazılmadığı, ayrıca, davacı yanca davalı yönetim kurulu üyelerinin azli talep edilmiş olup yargılama sırasında davalı şirketin 23/01/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı ile davalılar ...'nun yönetim kurulu üyeliğinin sona ererek 20/01/2026 tarihine kadar davalı ... ile davacı ...'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçildikleri görülmüş olup, somut durum karşısında dava dilekçesinde yer alan yönetim kurulu üyelerinin azline ilişkin davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunun da değerlendirilmesi gerektiği bildirilmiştir.
11. Öncelikle davalı şirketin feshi ve davalı şirket ortakları olan ...yönelik davaların davacılarca geri alındığı ve sözkonusu geri almaya davalılarca muvafakat edildiği anlaşılmakla adı geçen davalılar yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
12. Davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin azli ve kayyım tayini istemine yönelik dava bakımından ise yargılama sürecinde yapılan genel kurul ile azilleri dava konusu edilen davalı yönetim kurulu üyeleri yerine yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmiş olduğunun anlaşılması karşısında sözkonusu davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
13. Bu talepler bakımından ..., ..., ... ve... ve ... vekili yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını 14.11.2024 tarihli celsede beyan ettiğinden bu davalar yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
14. Davacıların diğer talepleri bakımından ise mahkememiz kaldırma kararını gerekçesi nazara alınarak önceki gerekçesi doğrultusunda değerlendirme yapılması gerektiği nazara alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
15. Somut olayın değerlendirmesine geçmeden önce şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır.
16. 6102 sayılı ... Kurucuların, Yönetim Kurulu Üyelerinin, Yöneticilerin ve Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu başlıklı ... maddesi "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) (2) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.
(2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.
(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz" hükmünü içermektedir.
17. Aynı Kanunun "Şirketin Zararı" başlıklı ... maddesinde ise "(1) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.
(2) Pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde, mahkeme, dava giderleriyle avukatlık ücretini, bu giderler davalıya yükletilemediği hâllerde, davacı pay sahibiyle şirket arasında, hakkaniyete göre paylaştırır" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
18. 6102 sayılı... maddesi uyarınca, anonim şirketlerde Kanun ya da esas sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen kurucular, yöneticiler, yönetim kurulu üyeleri ve tasfiye memurları bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu tutulmuşlardır. Hükümde belirtilen sorumlulur sınırlı sayıda ifade edilmemiş olup fiili organların da düzenleme kapsamında yer aldığı kabul edilmektedir. Sorumluluğun müeyyidesi ise tazminattır (...
19. Yöneticilerin sorumluluğu için yönetim kurulu üyelerinin yükümlülüklerini kanuna veya esas sözleşmeye aykırı şekilde ihlal etmesi, kusur, zarar ve illiyet bağı koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin ve tasfiye memurlarının sorumlu tutulmaları, kendilerine kanun ve ana sözleşme ile yüklenen yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde sözkonusu olabilecektir. Bu anlamda yükümlülüklerin sorumlu olan kişiye göre belirlenmesi gerekmektedir. Yükümlülük kavramı, yönetim kurulunun bir görevi ve yetkisi bağlamında, kanunda ve esas sözleşmede öngörülen konulardaki yapma ve yapmama zorunluluklarını ifade etmektedir (Bilgili, ...).
20. ...hükmü uyarınca yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler, tasfiye memuru ve madde kapsamına giren diğer kişilerin sorumluluğunda kusur sorumluluğu esası kabul edilmiştir. Bu anlamda sorumluluğunun doğması açıkça kusur şartına bağlı kılınmış olup zarar veren işlem ve eylemlerin yöneticilerin kusurundan kaynaklandığının ispatı aranmaktadır. Kusurun derecesi bakımından her hangi bir sınırlandırma öngörülmemesi nedeni ile sorumlular hafif kusurlarından dahi sorumlu olacaklardır (Bilgili / Demirkapı, a.g.e., s. 594).
21. Kusurun objektif ölçüye göre belirlenmesi gerektiği ise ... hükmünde belirtilen yöneticinin görevini "tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmesi" gerektiği yönündeki düzenlemeden anlaşılmaktadır. Buna göre tedbirli yönetici, bir yandan kusurda ölçü rolüne sahipken; diğer yandan tedbirli yöneticinin karar ve eylemlerde göstereceği özen, nesnel davranışı ifade eder. Buradaki nesnellik ile görevi yerine getirebilmek için yetkin olma, ilgili bilgileri değerlendirebilme, uygulamayı ve gelişmeleri takip edebilme ve anonim şirket ile ilgili bilgiler çerçevesinde denetleyebilme yeteneği ve öğrenime sahip olma yeterlilikleri kastedilmiştir. Bu anlamda yönetim kurulu üyelerinin kontrolü dışındaki ve kendilerinden beklenenin ötesindeki tedbir, tedbirli yönetici kavramına dahil değildir. Nitekim ... hükmüne göre, yönetim kurulu üyelerinden bir uzman bilgisine sahip olması zorunluluğu beklenmemektedir. Hükmün gerekçesinde ayrıca, bir yöneticinin kontrolü dışında kalan ve nesnel olarak beklentilerin uzağındaki davranışlardan tedbirli yöneticinin sorumlu olmayacağı belirtilerek bu açıdan ... hükmünün bu konudaki sınırı ortaya koyduğu görülmektedir (...
22. Zarar doğurucu işlem ya da eylemin sorumluların kusurdan kaynaklandığının ispatı ise, ... hükmü uyarınca davacı yana yüklenmiştir. Davacı yanın, ... madde kapsamındaki sorumlulara kusur yüklenmesinin mümkün olduğunu ispatlaması halinde, yönetici ancak zarar doğuran işlemlerde kendisinden beklenen özen yükümünü yerine getirdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.
23. Öte yandan görev ve yetki devrinin sorumluluğa etkisi ise... maddenin 2. fıkrasında düzenlenmiş olup buna göre görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hali hariç, bu kişilerin işlem ve fiillerinden sorumlu tutulamazlar.
24. ...hükmü kapsamına giren kişilerin sorumluluklarının doğması için, yükümlülüklerini kusurlu hareketleri sonucunda ihlal etmelerinin neticesinde zararın da ortaya çıkması gerekecektir. Bu zarar olumlu olabileceği gibi olumsuz da olabilecektir Olumlu zarar, alacaklının borcun yerine getirilmesi sonucunda ortaya çıkma ihtimali olan menfaatlerinin gerçekleşmemesi sebebiyle uğranılan fiili zarardır. Olumsuz zarar ise, hüküm doğuracağına inanılan bir sözleşmenin hükümsüz olması ya da kurulamaması sebebiyle uğranılan kardan yoksunluk şeklindeki zarardır. Zararın var olduğunun ispatlanmasının yanında, zararın miktarına ilişkin hesaplamaların da yapılması gerekir. Zararı ispatlama yükümlülüğü zarar görene aittir.
25. Ortaya çıkan zarar, şirketin, pay sahiplerinin veya bir alacaklının doğrudan malvarlığında bir değer eksilmesine neden olan ya da malvarlığında meydana gelmesi beklenen değer artışının gerçekleşmemesi biçiminde ise "doğrudan zarar" olarak, anonim şirketin malvarlığında meydana gelen zararın pay sahipleri ve alacaklıları yansıma yoluyla etkilemesi şeklinde ise "dolaylı zarar" olarak ifade edilmektedir. Yani şirketin uğradığı doğrudan zarar, pay sahipleri ve anonim şirkete yansımaktadır. Doğrudan zararla pay sahibinin veya alacaklıların şirketten bağımsız olarak uğradıkları zararlar sözedilmektedir.
26. Zararın doğrudan ya da dolaylı olduğu hususunun tespit edilmesi dava açma yetkisi bakımından önem taşımaktadır. Sorumluluk davasında dava açma hakkı madde metninden de anlaşılacağı üzere, şirkete, ortaklara ve alacaklılara tanınmış olup asıl dava hakkı, ortaklığa aittir.
27. Şirketin dava açma yetkisi bakımından doğrudan ya da dolaylı zarar ayrımı yapılmasına lüzum bulunmamaktadır. Zira şirketin dava açma yetkisine sahip olduğu hallerde şirketin uğradığı zarar doğrudan zarar niteliğindedir.
28. Bununla birlikte, ortakların ve alacaklıların dava açma hakkı doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik gösterir. Yöneticinin yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışı sonucunda ortağın doğrudan zarara uğraması söz konusu ise, ortak uğradığı zararın tazmin edilerek kendisine verilmesi için yönetici aleyhine tazminat davası açabilecektir. Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açacaktır. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Bir başka anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Bu halde açılacak davalarda, hükmolunacak tazminatın da şirkete verilmek üzere istenmesi ve hükmedilmesi gerekmektedir. Zira TTK'nın 555. maddesi uyarınca şirketin uğradığı zararlar zarara neden olanlardan, ortak tarafından açılacak davayla istenebilecek ise de, hükmolunacak tazminatın ancak şirkete ödenmesi istenebilir. (....
29. Öte yandan şirket tarafından açılacak davalara ilişkin olarak 6102 sayılı ... hükümleri arasında mülga ...maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı ... maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir. Böyle bir kararın varlığı ... maddesi anlamında özel dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Ancak, anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu gidilmemeli, bu yöndeki eksikliğin giderilmesi bakımından makul bir süre verilmelidir.
30. Buna karşın ortaklar ya da alacaklıların açacağı davada ise şirket genel kurulunda karar alınması gerekmemektedir.
31. Somut olay bakımından davanın esasına geçilmesinden önce davalıların zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava tarihinde 6102 Sayılı ... yürürlüktedir. Ancak davaya konu edilen şirket yöneticilerinin sorumluluğuna neden olduğu ileri sürülen vakıalar ve iptali talep edilen taşınmaz devri işlemi ise yine ... Sayılı ... yürürlükte bulunduğu dönemde gerçekleşmiştir. Bu bakımdan zamanaşımı yönünden ...hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. 6762 Sayılı ... maddesi gereğince davacının zararı ve sorumluluğu öğrendiği tarihten itibaren 2 ve her halde zararı doğuran fiilen meydana geldiği günden itibaren 5 yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre sorumlulara karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.
32. Bununla birlikte aynı fiil bazen hem hukuki sorumluluğu gerektiren hem de ceza kanunlarına göre cezayı gerektiren bir fiil olabilir. Bu fiile göre Ceza Kanununun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngördüğü hallerde, tazminat davasının daha önce zamanaşımına uğraması tutarlı bir çözüm oluşturmaz. Zira, cezalandırma müeyyide olarak tazminattan daha ağırdır. Bu sebeple, kanun koyucu uyum sağlamak amacıyla ceza davası için öngörülen zamanaşımı süresince tazminat davasının da devamını temin bakımından genel olarak ... özel olarak da mülga... maddesinin ikinci cümlesinde düzenleme yapmıştır.
33. Bu bakımdan haksız eylem aynı zamanda ceza kanunları gereğince bir suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunları ya da ceza hükümlerini ihtiva eden sair kanunlar bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi tayin etmişse, tazminat davası da ceza davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabi olur. Nitekim bu husus 07.12.1955 gün ve ... sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır.
34. Ceza zamanaşımının uygulanması yönünden ise hukuk hakiminin tazminat davasını görürken, ceza hukuku kurallarıyla ve özellikle ceza mahkemesinin fail hakkında vermiş olduğu beraat veya mahkumiyet kararıyla bağlı olup olmadığı ...maddesinde düzenlenmiştir. Sözkonusu maddede hukuk hakiminin ceza hukuku kurallarıyla bağlı olmadığı hükme bağlandığı gibi ceza mahkemesi kararlarıyla da bağlı olmadığı düzenlenmiştir. Bununla birlikte suçun işlendiğine veya işlenmediğine ilişkin ceza mahkemesinin kesin kararı varsa, hukuk hakimi bu kararla bağlıdır. Görüldüğü gibi ceza mahkemesince haksız eylemin suç niteliği saptanmamış ise hukuk hakimine bunu kendiliğinden ve özgürce araştırma ve sonucuna göre karar verme yetkisi tanınmıştır.
35. Yapılan açıklamalar ışığında davalıların zamanaşımı defii değerlendirildiğinde, davacıların davalıların sorumluluğunu gerektirdiği ve zarara neden olduğunu ileri sürdüğü vakıaların ve taşınmaz devrinin gerçekleştiği ve davacıların öğrendiklerinin kabul edilebileceği tarih ile yine sözkonusu eylemlerin suç teşkil edecek nitelikte olduğu da nazara alındığında 5 yıllık zamanaşımı süresinde davanın açılmış olduğunun kabulü ile zamanaşımı definin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
36. Yapılan açıklamalar neticesinde somut olay esası yönünden incelendiğinde, satıcı konumundaki davacılar ile alıcı konumundaki (..., ..., ..., ...) arasında; satıcıya ait 13.700 m2 büyüklüğündeki arsanın kurulacak AŞ'ne devri ve bu arsa üzerine AŞ tarafından otel inşası ve AŞ olarak kurulacak şirkette satıcı ve alıcıların eşit hisseye sahip olmalarına ilişkin 03.02.2000 tarihli protokol imzalanmıştır.
37. ... ile davalı şirket 15.03.2000 tarihinde kurulmuş olup kuruluşta davacı ... Aslan'ın %25, ... %25, ... %29, ...'ın %11, ...'in %6, ...'nun %4 payı olduğu, kuruluşla birlikte davacıların ve davalılar ..., ...'nun yönetim kurulu üyesi olarak atandıkları anlaşılmıştır. Şirketin 05.06.2004 tarihinde gerçekleşen sermaye artışı ile birlikte davacıların paylarının .S...da %5,5 pay ile şirket ortağı haline geldiği, 21.02.2005 tarihinde şirket ortağı ... ölümü ile şirket ortaklık yapısının değiştiği ... ait payların mirasçılarına intikal ettiği görülmüştür. Davacılar vekili; müvekkillerinin %5'lik paylarının geri iade edilmek üzere ...'ya devredildiğini, geri iade koşulları oluşmasına rağmen payların müvekkillerine iade edilmediğini iddia etmiş ise de; davacılar tarafından ...'ya yapılan hisse devrinin iptali için... 16. ... esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve hüküm bu şekilde kesinleşmiş olmakla davacılar vekilinin iddialarının somut dayanağı olmadığı anlaşılmıştır.
38. Davalı şirketin kuruluşundan itibaren davacıların yönetim kurulunda üye olarak görev aldıkları, davalı şirketin yönetim kurulu başkanlığının 2005 yılında ölümüne kadar ... tarafından, bu tarihten sonra ise davalı ... tarafından yürütüldüğü, ancak davacıların şirketi temsil yetkilerinin bulunmadığı, şirketin yönetim kurulu başkanı ... ile başkan yardımcısı ...müşterek imzaları ile temsil edileceğinin kararlaştırıldığı, 2011 yılına kadar yapılan genel kurullarda alınan kararların oy birliği ile alındığı, 23.07.2012 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında davalı ...'ın oy çokluğu ile şirketi münferiden temsile yetkili kılındığı görülmüştür.
...bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile şirket adına tesciline bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 250.000 TL nin davalı yönetim kurulu üyelerinden müteselsilen tahsili ile şirkete ödenmesi talebine yönelik değerlendirme;
40. Dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından...çekilen 440.000 TL kredi ile satın alınan ... bağımsız bölümün davalı ... tarafından kedi evi gibi kullanıldığını, akabinde 440.000 TL ye mal olan dava konusu bağımsız bölümün davalı şirketin Genel Kurul toplantısında diğer ortakların desteği ile 50.000 TL bedel ile kendi şahsına devrilmesini sağladığı iddia edilmiştir. Celp edilen tapu kaydı ve ... yazı cevabına göre 323.532 TL konut bedelinin 113.236,20 TL tutarındaki peşinat tutarının 13.11.2006 tarihinde davalı ... tarafından yatırıldığı ve bu dekontta alıcının...olduğu, daha sonra konutun... tarafından ... adına satıştan kaydının yapıldığı devir işlemine ilişkin ... 29.06.2011 tarihli dekontunun düzenlendiği görülmüştür. Ödemeleri davalı şirketçe yapılan konutun devrine ilişkin şirket yönetim kurulunun 28.06.2011 tarihli 87 nolu kararı aldığı, kararda "şirketin satın almış olduğu eski bağımsız bölümün 50.000 TL bedelle Yön. Kurulu Başkanı ...'a devredilmesine ve gerekli tapu işlemlerinin ... adına çıkartılmasına oy birliği ile karar verildiği", kararda ..., ..., ..., ... ve ... in imzalarının bulunduğu, taşınmazın belirtilen bedelle davalıya devrine ilişkin yönetim kurulu kararında davacıların da imzalarının bulunduğu görülmekle, davacıların sonradan bu satışa karşı çıkarak tapu kaydının iptalini veya fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 250.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmelerinin dürüstlük kuralına ve çelişkili davranma yasağına aykırılık oluşturduğu bu nedenle davacıların bedele ve tapu iptaline yönelik talebinin yerinde olmadığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında 50.000 TL nin tahsiline ilişkin bir kayıt bulunmadığı, bu tutarın alıcıdan tahsili gerektiği ancak bunun ayrı bir dava konusu olacağı, sorumluluk davası kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
41. Davalı yönetim kurulu üyelerinin davalı şirkete verdikleri zararın tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 250.000 TL nin davalı yönetim kurulu üyelerinden müteselsilen tahsili ile davalı şirkete ödenmesine yönelik taleplerine ilişkin değerledirme;
42. Davalı şirketin defter kayıtlarına göre 2005-2011 yılları bilanço ve gelir tabloları incelendiğinde yapılmakta olan yatırımlar kapsamında yer alan otel yatırımını tamamlayarak 2006 yılında işletmeye açtığı, şirket karlılığının yılları içinde artarak 2011 yılı itibariyle 596.397,00.-TL'ye ulaştığı görülmüştür.
43. Dava dilekçesindeki iddialar kapsamında; davalı ... Şubesi arasında 06.03.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi davacıların yanı sıra ... ve ...'nun müteselsil kefil olarak imzaladıkları, sözleşmeye istinaden 06.03.2007 tarihinde 1.800.000 TL kredi çekildiği, şirket hesabındaki paranın 865.000 TL'lik kısmının 12.03.2007 tarihinde "...- Lati" açıklaması ile bu kişilerin ortak hesabına gönderildiği, şirket kredi hesabında kalan 932.500 TL'nin Euro'ya çevrilerek 500.000 Euro alındığı, 12.03.2007 tarihinde 500.000 Euro'nun ..., ..., ... açıklaması ile hesaptan çekildiği, yaklaşık 5 ay sonra 500.000 Euro'nun karşılığı olarak 926.562 TL'nin davalı şirketin... davalılar tarafından gönderildiği tespit olunmuştur. Alınan bilirkişi raporlarına göre davalı şirkete ait banka hesap hareketleri ile şirketin yasal ticari defterlerinde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşmadığından, yasal defterlerin hükme esas alınabilmesi olanaklı olmayıp banka kayıtları üzerinden hesaplama yapılması gerekecektir. Bu hesapla ilgili olarak alınan bilirkişi raporlarında hesaba gönderilen para düşüldükten sonra davalılar ..., ... ve ...'in davalı şirkete 870.937,23 TL borçlu oldukları belirtilmiştir.
44. Dava dilekçesinde; Davalı ... ve ...'nun verdikleri talimatlarla davalı şirketin ... bankalarındaki hesaplardan ...'ın ...şubesindeki hesabına para çıkışları yapıldığını, aktarılan bu paralarla kendi adlarına satın aldıkları evlerin, kredi kartı borçlarının, şirketten aldıkları aylık ücretlerin ödemelerinin yapıldığını, ayrıca bu paraların bir kısmının davalı ...'ın yetkilisi olduğu ...aktarıldığını, şirket genel kurul kararlarına göre görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin her hangi bir ücret almadan görev yapacaklarını buna rağmen davalı yönetim kurulu üyelerine yukarıda belirtilen hesaptan ücret ödendiğini, davalı ...'ın ortağı ve yetkilisi olduğu ... kuruluşunda aldığı malzemelerin davalı şirkete fatura edildiğini, davalı ...'ın şahsi harcamaları nedeniyle şirkete olan 32.246 TL borunun davalı şirketin 2008 yılı giderleri içine atılarak borcunun silindiğini, bu tarihten sonraki şahsi harcamalarının ise "ağırlama ve ikram" adı altında şirkete ödetildiğinin iddia edildiği görülmüştür. Bu iddialarla ilgili olarak bilirkişi marifetiyle yapılan incelemede;
45. Davalı şirketin ...de bulunan hesaplarından...59.102 TL para çıkışı olduğu buna mukabil ...davalı şirket hesabına 414.064 TL para aktardığı, buna göre ...354.961 TL fazla gönderisi olduğu, aynı hesaptan davalı ...'na 35.535 TL para gönderildiği,
46. Davalı şirketin ... deki hesaplarından ... 1.437.632 TL para çıkışı yapıldığı, buna mukabil ... davalı şirket hesabına 957.632 TL ve 32.150 ... para aktardığı, aynı hesaptan yönetim kurulu başkanı ...'a 77.500 TL çıkış yapıldığı, buna karşılık ... tarafından bu hesaba 418.791 TL para girişi yapıldığı buna göre ...'ın davalı şirkete 341.291 TL fazla ödemesinin olduğu, aynı hesaptan ... 33.500 TL çıkış yapıldığı, ... her hangi bir ödemesi olmadığı, aynı hesaptan ...'na (35.535 TL + 329.190,33 TL + 5.180 TL)= 369.905,33 çıkış yapıldığı, buna karşılık ...'nun ise 37.385 TL ödemesinin olduğu buna göre şirket hesaplarından davalıya yapılan fazla yapılan ödemenin 332.520,33 TL olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar 19.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda ...'na yapılan fazla ödeme miktarı 327.340,33 TL olarak hesaplanmışsa da farkın ...'na ait ...bulunan konutun aidat ödemelerinin şirket hesaplarından yapılması ile oluşan 5.180 TL'lik ödemenin dikkatten kaçmış olmasından kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır.
47. Bunun dışında yönetim kurulu üyesi davalı ...'in davalı şirket hesabına 6.000 TL ödediği, davalı şirket hesabından ... 6.778,22 TL gönderildiği, davacı ...'a 21.690 TL, ... 1.500 TL , ...'a 139.600 TL ve ...maaş ödemesi açıklaması ile 1.743 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
48. Davalı şirketin...hesaplarından 04.09.2007 tarihinde 794.000 TL nin ...havale edildiği, söz konusu işlemin şirket muhasebe kayıtlarına aksettirilmediği, yine 31.10.2008 tarihinde şirket tarafından 35.000 TL kredi çekildiği bu paranın aynı gün davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...'a Eft yapıldığı yine 04.03.2013 tarihinde ... ... teslimatı açıklaması ile hesaba 28.000 TL yatırıldığı belirtilmiştir.
49. 23.09.2011 tarihinde şirket kasasından "Talimata istinaden" açıklaması ...'ya 125.000 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme için ... adına her hangi bir muhasebe kaydı yapılmadığı belirtilmiştir.
50. Bu iddialar kapsamında davalı şirket banka hesap hareketlerinin incelenesi sonucu davalı şirket hesaplarından dava dışı ...e toplam 2.026.641 TL karşılığı bulunmayan ödeme yapıldığı, her ne kadar 19.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda karşılığı bulunmayan ödeme miktarı 876.642 TL olarak gösterilmişse de bunun nedeninin 25.10.2011 tarihinde yapılan 1.150.000 TL lik ödemeye ilişkin hesap dökümünün eksik olması nedeniyle bunun takibinin yapılamamasından kaynaklandığı,
51. Davalı ... adına şirket hesaplarından gönderilen toplam tutarın 112.500 TL olmasına karşın ... tarafından şirket hesaplarına aktarılan tutarın 446.791 TL olduğu, bunun sonucu olarak ...'ın davalı şirketten 334.291,10 TL alacaklı gözüktüğü, her ne kadar 19.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda ...'ın alacaklı olduğu tutar 306.291 TL olarak belirtilmişse de, bu kişi tarafından 04.03.2013 tarihinde şirket hesabına yatırılan 28.000 TL nin hesaplamada nazara alınmadığı farklılığın buradan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu duruma göre davalının şirkete fazla ödeme yaptığı soncu ortaya çıkmakla birlikte 1.800.000 TL'lik krediye ilişkin yapılan değerlendirmeler sonucunda davalı ...'ın Ulaşan, ... ve ...'in ile birlikte şirkete karşı 870.937,23 TL sorumluluğu tespit edildiğinden davalının sorumluluğuna ilişkin sonuç değişmeyecektir.
52. Yine Yukarıdaki açıklamaya göre yönetim kurulu üyesi ... şirketten 6.000 TL alacaklı gözükmekte ise de 1.8000.000 TL lik krediye ilişkin müteselsil sorumluluk gereği şirkete karşı sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
53. Davalı ...'na şirket hesaplarından gönderilen ve karşılığı bulunmayan tutar 332.520,33 TL olup yukarıda açıklandığı üzere bu tutarın 5.180 TL sinin adı geçenin ... konutunun aidat vs. borçlarına ilişkin olduğu davalının 1.800.000 TL lik krediye ilişkin müteselsil sorumluluk tutarının 870.937,23 TL olduğu,
54. Davalı denetim kurulu üyesi ...'ya şirket hesaplarından gönderilen ve karşılığı bulunmayan tutar 430.703,50 TL olup bu tutarın davalıdan tahsili gerekecektir.
55. Dava dilekçesinde; davalı ...'ın diğer yönetim kurulu üyeleri ile işbirliği içine girerek davalı şirkete hayali olarak 75.000 TL bedelle şemsiye imalatı yaptırdığını, hayali olarak yapılan bu işlem karşılığı şirket kasasından aldığı bu parayla Çin'e seyahate gittiği iddia edilmiştir. Bu iddia ile ilgili olarak bilirkişi raporlarında; davalı şirket hesabından ... toplam 33.500 TL ödeme yapıldığı ve 20.08.2007 tarih ve...yevmiye no ile şirket demirbaşlarına 61.539,85 TL lik giriş yapıldığı belirtilmiş olup bu işlem nedeniyle şirketin zarara uğramadığı saptanmıştır.
56. Dava dilekçesinde; davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan ...'na... 14.06.2007 ve 24.06.2011 tarihli vekaletnameleri ile ticari mümessil olarak yetki verildiği, davalıya iş avansı adı altında şirket hesabından ödeme yapıldığı, davalının şirketten aldığı bu ödemelerle şirketten düzenli şekilde aylık maaş aldığı, yine davalı ...'nun ortağı olduğu dava dışı ... araca taşıtmatik taktırmak suretiyle yatık masraflarını davalı şirkete ödettirdiği iddia edilmiştir. Davalı ...'na şirket hesabından yapılan ödemelerle ilgili değerlendirmeler yukarıda yapılmıştır. ...plakalı araca taşıtmatik taktırmak suretiyle yakıt giderinin şirket hesabından karşılandığı iddiası ile ilgili olarak bu aracın 19.12.2008 - 19.06.2013 tarihleri arasında taşıtmatik kaydı ile düzenli olarak yakıt aldığı saptanmıştır. Ancak bu aracın davalı ... adına kayıtlı olduğuna dair dosyaya her hangi bir delil sunulmadığından buna ilişkin sorumluluk talebi yerinde görülmemiştir.
57. Dava dilekçesinde davalı ...'nun diğer yönetim kurulu üyeleri ile işbirliği içinde davalı şirkette gayri resmi muhasebe kayıtları oluşturarak şirkete ait 2.840.649 TL'yi hortumladığı iddia edilmiştir. Konuya ilişkin olarak dava dilekçesinde somut bir iddiaya yer verilmediği gibi 19.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmede; şirketin 2005 yılı yevmiye defterinin açılış kaydında, kasa hesabının bakiyesinin 6.039,93 TL, kapanış kaydında ise 4.129,57 TL olduğu, davacılar tarafından ibraz edilen kasa hesabı dökümünde ise 2004 devir rakamı 3180.093,48 olarak belirtildiği, 17.07.2005 itibariyle ise "..." rakamına yer verildiği, 2005 yılı yevmiye defterindeki kasa hareketleri dikkate alındığında. 17.07.2005 itibariyle 2.840.649,50 TL'lik bir kasa bakiyesi olması mümkün olmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak söz konusu iddiaya ilişkin her hangi bir somut delil bulunmadığı ve sorumluluk talebinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
58. Dava dilekçesinde; yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalıların şirkete ait ...plakalı araçları yönetim kurulu kararı olmaksızın ve her hangi bir sözleşme akdetmeksizin ortağı ve yetkili oldukları ... nin kullanımına verdikleri, ayrıca bu araçlara taşıtmatik almak suretiyle yatık giderlerinin şirket kasasından ödenmesini sağladıkları iddia edilmiştir. İddia ile ilgili yapılan araştırmada ...plakalı aracın davalı şirket adına hiçbir tarihte tescil görmediği ve bu araç plakasına ait taşıtmatik kaydı olmadığı,... 30.11.2005 tarihinde davalı şirke adına tescil edildiği, ve 19.09.2011 tarihinde ... ne devir ve tescil işleminin yapıldığı, devir tarihinden sonra yakıt alımının bulunmadığı saptanmış olup sonuç itibariyle söz konusu araçlarla ilgili davalıların sorumluluğunu gerektirecek bir husus bulunmadığı anlaşılmıştır.
59. Dava dilekçesinde; Yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalıların her hangi bir yönetim kurulu kararı olmaksızın şirket müdürlüğünü yapan ...ev kredi taksitlerini şirket kasasından ödenmesini sağladıkları iddia edilmiştir. Bu iddia ile ilgili olarak yapılan incelemede, davalı şirketin... ... hesaplarından ...e toplam 92.722,63 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Bu ödemelerin hangisinin maaş ödemesi olduğu, bir bölümünün konut kredi taksit ödemelerinin olduğu anlaşılmıştır. Şirket hesabından yapılan ve karşılıksız olduğu öne sürülen ödemelerin öncelikle ...den tahsili yoluna gidilmesi gerekeceğinden buna ilişkin davacı talebi yerinde görülmemiştir.
60. Dava dilekçesinde Yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalıların davalı şirketin ...çektiği 125.000 TL krediyi ortağı ve yetkilisi oldukları ... aktardıkları iddia edilmiş olup bu iddiaya ilişkin inceleme ve değerlendirme yukarıda yapılmıştır.
61. Dava dilekçesinde; şirkete ait ... yemek daveti veya düğün gibi hizmet gelirlerinin davalı ...'ın ... Şubesindeki hesabına aktarıldığı iddia edilmiştir. Bu iddia ile ilgili olarak 19.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda; şirketin...Şubesindeki hesabına "düğün-organizasyn" açıklaması ile yatan para tutarının 30.070 TL olduğu davalı ...'a ait aynı bankadaki hesaba ise sadece isim yazmak suretiyle yatırılan paraların da olduğu, ancak bunların düğün ve organizasyon paraları olup olmadığının belirlenemediği açıklanmıştır. Davalı şirket hesabına yatırılan düğün-organizasyon bedellerinin davalılara usulsüz aktarıldığına dair dosyada her hangi bir kayıt bulunmadığı gibi, davalı ...'ın ...şubesindeki hesaba bazı kişiler tarafından yatırılan paraların esasında şirkete ait düğün-organizasyon paraları olduğu kanıtlanamadığından davacı vekilinin buna ilişkin sorumluluk talebi yerinde görülmemiştir.
62. Dava dilekçesinde Şirketin otel çevresinde sıcak su aramak için ...'dan aldığı arama ruhsatının davalı yönetim kurulu üyesi ... adına çıkarıldığı iddia edilmiştir. İddiaya ilişkin yapılan incelemede davalı ... adına üç adet jeotermal arama ruhsatının düzenlendiği görülmüştür. Davacılar vekilinin 14.06.2013 tarihli dilekçede; jeotermal ruhsatı için şirket hesaplarından çıkan paranın jeofizik etüt raporu için 28.250 TL, ruhsat harçları vs için 199.770,37 TL olarak belirtmiş ve ayrıca fenni mesul Melisa Ateş ile yapılan sözleşme uyarınca fenni mesule ödeme yapıldığını (tutar yazılmamıştır) belirterek şirket hesabından ödenen bu tutarın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce alınan 19.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda Jeotermal ruhsatları için davalı şirket hesabından ödenen tutarlara ilişkin her hangi bir izahat yapılmaksızın soyut olarak şirket hesaplarından 317.189 TL ve 15.600 Usd ödeme yapıldığı açıklanmıştır. Bilirkişi raporundaki bu değerlendirme denetimden uzak olduğu kadar taleple bağlılık ilkesine de aykırıdır. Konuya ilişkin 19.02.2016 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin denetime elverişli olduğu, açıklanan görüş ve kanaatlerin gerekçelendirildiği görülmüştür. Davacılar vekilinin 14.06.2013 tarihli dilekçe ekleri, sunulan deliller ve alınan 19.02.2016 tarihli bilirkişi raporu ve taleple bağlılık ilkesi dikkate alındığında; davalı ... adına düzenlenen jeotermal ruhsatları ile ilgili olarak fenni Mesul Melisa Ateş'e davalı şirket hesaplarından 38.580 TL ödeme yapıldığı, Jeofizik etüt çalışmaları kapsamında...hesaplarından 28.250 TL ödendiği, davalı şirketin Akbank ...deki vadesiz hesabından ...02.02.2012 tarihinde 540 TL ödeme yapıldığı, bunun dışında dekontları sunulan ve nakit yatan olarak gözüken tutarların şirket hesabından yapıldığına ilişkin yeterli kanıt sunulmadığı anlaşılmakla toplam (38.580 TL + 28.250 TL + 540 T)= 67.370 TL yönünden talebin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
63. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; ... kullanılan 1.800.000 TL krediye ilişkin olarak davalılar ..., ... ve ...'in davalı şirketi 870.937,23 TL zarara uğrattıkları ve bu tutardan müteselsilen sorumlu oldukları, dava dilekçesinin 4. sayfa "b" bendinde yer alan iddialar kapsamında; dava dışı ... yapılan ödemeler nedeniyle şirketin toplam 2.026.641 TL zarara uğratıldığı bu tutarın davalılar ..., ... ve ...'den müteselsilen davalı ...'na şirket hesaplarından gönderilen paralar nedeniyle şirketin 332.520,33 TL zarara uğratıldığı bu tutarın davalı ... ...tahsili gerektiği, yine davalı denetim kurulu üyesi ...'ya şirket hesaplarından gönderilen ve karşılığı bulunmayan paralar nedeniyle şirketin 430.703,50 TL zarara uğratıldığı tespit edilmiş olup; davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 250.000,00.-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davalı şirkete ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
64. Sonuç olarak, davacılar vekilinin tapu iptali davasının yerinde olmadığı, şirket adına kayıtlı iken davalı ...’a devri yapılan davaya konu taşınmazın tapu iptali ve tescili isteminin reddine; şirketin feshine yönelik davaların geri alınması nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına; kaldırma kararından önce Davalı Şirket ortakları olan ...yönelik davaların geri alınması nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin azli ve kayyım tayini istemine yönelik davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
1-Şirketin feshine yönelik davaların geri alınması nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Kaldırma kararından önce Davalı Şirket ortakları olan ... yönelik davaların geri alınması nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin azli ve kayyım tayini istemine yönelik davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4- Şirket adına kayıtlı iken davalı ...’a devri yapılan davaya konu taşınmazın tapu iptali ve tescili isteminin REDDİNE,
5-Davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 250.000,00.-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davalı şirkete ödenmesine,
Karar ve İlam Harcı
6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.077,50.-TL harçtan peşin alınan 7.425,00.-TL harcın düşümü ile bakiye 9652,50.-TL harcın, ilk kararla davalılardan tahsili için yazılan 26/02/2021 tarih ... harç numaralı harç tahsil müzekkeresi ile ödenmemiş olması halinde davalılar ..., ..., ... ve ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
7-Davacı tarafından kaldırma kararından önce ve sonra yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 6.027,53.-TL, bilirkişi ücreti olarak 5.872,00.-TL yapılan toplam 11.899,53.-TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 5.949,77.-TL’nin davalılar ..., ..., ... ve ...'dan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı, istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 7.574,55.-TL yargılama harcının davalılar ..., ..., ... ve ...'dan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
9-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ...
Vekalet Ücreti
10-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden ...maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 40.000,00.-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ... ve ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
11-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 40.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalılar ..., ..., ..., ..., ...vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda ... maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... istinaf yasa yolu açık olmak üzere 20/03/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/03/2025
Başkan ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Katip ...
E-İmza
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"