T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/462 Esas - 2025/393
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/462 Esas
KARAR NO : 2025/393
HAKİM :....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2- ....
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/06/2024
KARAR TARİHİ : 12/05/2025
KARAR Y.TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptal davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalılar arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden krediler kullandırıldığını, borcun zamamında ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine .... sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
II-SAVUNMALAR
Dava dilekçesi davalı yanlara usulüne uygun şekilde meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine karşın, davalılar davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamışlardır.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1. Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
2.....sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından, borçlular ..., ... aleyhine 49.439,15 TL asıl alacak, 31.435,06 TL işlemiş faiz, 1.571,75- TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 82.445,96 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine, borçlular tarafından ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin durduğu, süresi içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
3. Taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesi örneği.
4. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup; bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; taraflar arasında imzalanan kredi ve kefalet sözleşmelerine istinaden davacı
tarafından davalıya kredi kullandırıldığı;
davalının borçlarını ödemediğinden hakkında .... sayılı dosya ile yasal takip başlatıldığı;
Davalılar tarafından itiraz edilmesi sonucu yasal takibin durdurulduğu;
yapılan hesaplamalar ile davalıların davacıya
takip tarihi itibariyle 84.739,07 TL borçlu olduğu ancak Taleple Bağlı
Kalma kuralı gereğince (Davalıların itirazlarında haklı olmadıklarından
haklarında yapılan yasal takip işlemlerine) talep miktarı olan 82.445,96 TL
üzerinden kaldığı yerden devam edilmesi gerektiği;
şeklinde görüş bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava, kredi çerçeve sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı asıl borçlu ... ile davacı banka arasında akdedilen 31.03.2020
tarihli Kredi Çerçeve Sözleşmesini imzalandığı, sözleşmeyi davalı ...'ın kefil sıfatı ile imzalamış olduğu dikkate alınarak öncelikle kefaletin geçerli olup olmadığı hususu değerlendirilmiştir. Borçlar Kanunu 583. maddesinde; ''Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Davalı kefilin, kefaletin türünü, miktarını ve tarihini el yazısıyla yazarak kefaletnameyi imzaladığı, görüldüğünden, kefaletin; TBK'nın 583. maddesinde düzenlenen koşulları taşıdığı ve geçerli olduğu, anlaşılmıştır.
Temerrüt tarihlerinin belirlenmesine ilişkin olarak; 6098 sayılı Borçlar Kanunu Borçlunun Temerrüdü I. Koşulları başlaklı 117. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.
Eldeki davada; Davalı asıl borçlu ...'ın, davacı banka nezdinde kullanmış olduğu kredi hesaplarının vade tarihlerinde ödenmediği, bu durumda davacı bankanın, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin "Borçlara Muacceliyet Verilmesi, Cari Hesapların Kesilmesi, Sözleşmenin Feshi, Banka Alacağının Takip ve Tahsili ile İlgili Hükümler başlıklı" 4. maddesi altında yapılan düzenlemeler uyarınca davalı ...'ten ve TBK'nun 586. Madde'si "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." ile Kefalet Sözleşmesi'nin 17.nci başlıklı maddesine göre, davalı müteselsil kefil ...'dan olan alacağını talep etme hakkının doğduğunun değerlendirildiği, davacı bankaca Pandemi döneminde kullandırılan esnaf destek kredilerinde kat ihtarnamesi keşide edilmeliği bu nedenle takip tarihine kadar akdi faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesinde; "Müşterinin borcunu ödemeyerek veya ...'nin 4.2. maddesinde belirlenen temerrüt hallerinden birinin gerçekleşmesi nedeniyle temerrüde düşmesi halinde, temerrüt'ün doğduğu tarihten fiili ödemeye gerçekleştirdiği güne kadar işleyecek Banka'ca tesbit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık % 50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeyecektir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, takip dosyası ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalı ... arasında 31.03.2020 tarihinde 75.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi'nin imzalandığı, davalı ...'nın
sözleşmeye kefil olarak imzaladığı, sözleşme uyarınca kullandırılan kredi borçlarının ödenmediği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibariyle; davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalı yanlardan 46.795,02 TL anapara, 31.435,06 TL kat öncesi işlemiş gecikme faiz, 1.571,75 TL BSMV toplam 79.801,83 TL alacaklı olduğu belirlenmiş olup, davanın kısmen kabulüne ile, .... Esas sayılı icra takiben itirazın kısmen kabulü ile takibin 46.795,02 TL asıl alacaka, 31.435,06 TL işlemiş faiz, 1.571,15 BSMV olmak üzere toplam 79.801,83 TL üzerinden aynı şartlarla devamına karar verilmiştir.
Davacı banka alacağının likit ve davalıların itirazında haksız olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan toplam 79.801,83 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
V-HÜKÜM
1.Davanın kısmen kabulü ile .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 46.795,02 TL asıl alacak, 31.435,06 TL işlemiş faiz ve 1.571,75 BSMV olmak üzere toplam 79.801,83 TL üzerinden aynı şartlarla devamına,
2. İİK.nun 67 maddesi gereğince 15.960,36 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Karar ve İlam Harcı
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.451,26 TL harçtan peşin alınan 1.407,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.043,28-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
4. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 844,00 TL, bilirkişi ücreti olarak 3.500,00 TL olmak üzere toplam 4.344,00- TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.204,68- TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplam 1.896,38-TL yargılama harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6. Davalı ... tarafından yapılan 1.500,00 TL yargılama giderini yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 48,11- TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ...'e ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.800,00- TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 121,87 TL'sinin davacıdan, 3.678,13 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
8. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
Vekalet Ücreti
9. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
10. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 2.644,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... 'e ödenmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 12/05/2025 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/05/2025
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır