T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/563 Esas - 2025/494
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/563
KARAR NO : 2025/494
...
DAVA : Ticari Şirket / Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 30/07/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
KARAR Y.TARİHİ : 20/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Genel Kurul Kararının İptali" davanın yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı firmanın A grubu hissedarı olduğunu, 30.04.2024 tarihinde davalı şirket merkezinde olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, toplantıya müvekkilinin vekili sıfatıyla Av. .... katıldığını ve kararlara muhalefet şerhini işlettiğini, 30.04.2024 tarihli olağan genel kurulda alınan 3,4,5,6,7,8,9 numaralı kararların hukuka aykırı olduğunu beyanla; 30.04.2024 tarihli genel kurulda alınan 3,4,5,6,7,8,9 numaları kararların iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle görev, yetki, hak düşürücü süre, derdestlik ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu, Müvekkili +şirketin, genel kurulunda alınan kararlarının mevzuata uygun olduğunu, genel kurul toplantısı sırasında kararlara muhalif kalan ancak herhangi bir muhalefet şerhi sunmayan pay sahibinin mezkur davayı ikame etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sermaye piyasası kanununa tabi şirketlerden olmadığını, Müvekkili şirketin paylarında herhangi bir imtiyaz bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Uyuşmazlık, dava özel şartlarından olan pay sahibinin karşı oy kullanması ve karşı oyunu tutanağa geçirmesi ya da eklemesi koşulunu yerine getirip getirmediği, davalı şirket ana sözleşmesine göre paylar arasında imtiyazlı paylar bulunup bulunmadığı, A, B ve C grubu payların birbirlerine imtiyazlı olup olmadığı, davacının sahip olduğu payın imtiyazlı paylardan olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre esas sözleşmenin pay gruplarının kaldırılmasına ilişkin olarak imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunun oluşmasının gerekip gerekmediği (m. 7), 2023 mali yılında şirketin kar edip etmediği ile sözkonusu döneme ilişkin olarak kar payı dağıtılması koşullarının bulunup bulunmadığı, davalı şirket bakımından enflasyon düzeltmesi uygulanıp uygulanamayacağı (Enflasyon Düzeltmesi Uygulayan Şirketlerde Esas Alınacak Finansal Tablolara İlişkin Tebliğin hükümleri dikkate alınarak) (m. 6), Yönetim Kurulu üyelerine ödenmesine karar verilen ücret ve mali hakların şirketin mali yapısına ve rayiçlere uygun olup olmadığı (m. 8), 30.04.2024 tarihli Genel Kurulda alınan 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı kararların iptali koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. 30.04.2024 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı
6. 30.04.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı hazır bulunanlar listesi
7. Pay defteri örneği
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
8. Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
9. Davalı ...'nin ...Müdürlüğü'ne ... sicil numarasıyla kayıtlı olduğu, şirketin sermayesinin 50.000,00.-TL olduğu, sermayenin beheri 5,00.-TL değerinde 5000 adet A Grubu ve beheri 5,00.-TL değerinde 2500 adet B Grubu ve beheri 5,00.-TL değerinde 2500 adet C Grubu paya ayrıldığı, davaya konu edilen genel kurul hazirun cetvelinden ve ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır.
10. Dava konusu edilen 30.04.2024 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısının usulüne uygun olarak ilan edilmek suretiyle (TSG. 05.04.2024 tarih, S. 11059), şirket ortaklarının sözkonusu olağan genel kurul toplantısına davet edildiği, esasen bu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, hazirun cetveli incelendiğinde, davacının vakaleten toplantıya iştirak etmiş oldukları ticaret sicil kayıtları ve sunulan delillerden tespit edilmiştir.
11. Bu noktada öncelikle davacıların iptal davasını açabilecek kişilerden olup olmadığı ve davanın süresinde açılıp açılmadığı ile mahkememizin yetkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Genel Kurul kararlarının iptali sebepleri TTK 445. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre; kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı olup genel kurul kararlarına karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açılabilecektir. Mahkemenin yetkisi kesin nitelikte ve süre hak düşürücü olup resen dikkate alınması gerekmektedir.
12. Davalı şirketin celp edilen ticaret sicil kaydı bilgilerine göre merkezinin Ankara İli olduğu, bu anlamda eldeki dava konusu bakımından Mahkememizin kesin yetkisi dahilinde bulunduğu, yine iptali talep edilen genel kurul kararlarının alındığı genel kurul toplantı tarihinin 30.04.2024 tarihli toplantıda alındığı, eldeki davanın açılış tarihinin ise 30.07.2024 olduğu gözetildiğinde hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmış olduğu değerlendirilmiştir.
13. İptal davasını açabilecek kişilere ilişkin olarak ise TTK'nın 446. maddesinin 1. fıkrasının "a" bendinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibinin genel kurul kararının iptali istemiyle dava açabilecektir.
14. İptal davasını açabilecek kişiler TTK 446. maddesinde hüküm altına alınmış olup iptal davası açabilecek kişiler; "a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,
b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,
c) Yönetim kurulu,
d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir" olarak düzenlenmiştir.
15. Görüldüğü gibi iptal davası açısından, davayı açabilecek olanlar, pay sahipleri, organ olarak yönetim kurulu üyeleri ve kararın icrası kişisel sorumluluğuna sebep olacak yönetim kurulu üyelerinden her birisidir (TTK m. 446). Davacı olabilecek kişiler sınırlı şekilde sayılmıştır. Maddede anılan koşulları sağlayan kişilerce genel kurul kararı iptali istenen şirkete husumet yöneltilmek suretiyle TTK’nın 445. maddesi kapsamında genel kurul kararlarının iptali dava yoluyla istenebilir.
16. Genel kurul toplantısında asaleten yahut vekâleten hazır bulunan pay sahibinin, iptalini istediği genel kurul kararının alınması anında yapılan oylamada alınacak karara olumsuz oy vermesi gerekir. Olumsuz oydan maksat alınan karar aleyhine oy verme olup iptali istenen genel kurul kararına karşı olumlu oy verip kararın alınmasına sahip olduğu pay itibariyle destek olan pay sahibi, TTK’nın 545. maddesi kapsamında anılan kararın iptalini talep edemez. Bu koşul ile amaçlanan husus pay sahibinin çelişkili davranışlarının önüne geçmek olup bu hüküm ile genel kurul kararlarının iptali hususunda çelişkili davranış yasağı (venire contra factum proprium) benimsenmiştir.
17. TTK m. 446/1-a hükmü kapsamında toplantıda hazır bulunan pay sahibinin genel kurulda alınan bir kararın iptalini talep koşullarından bir diğeri ise iptalini istediği karara karşı muhalefetini tutanağa geçirmiş olmasıdır. Muhalefet şerhiyle alınan karara karşı çıkıldığına ve iptal davası açma hakkının saklı tutulduğuna dikkat çekilmiş olur. Bu bakımdan pay sahibinin karşı çıktığı karara karşı tutanağa geçirtmiş olduğu muhalefet şerhi alınan genel kurul kararının geçerliliğine yahut uygulanmasına etki etmez. Hemen belirtilmelidir ki; TTK’nın 446/1-a maddesindeki muhalefet şerhinin gerekçeli olması gerekmediği gibi gerekçeli olarak belirtilen muhalefet şerhindeki gerekçeden farklı nedenlere dayalı olarak da muhalif olunan genel kurul kararının iptali istenebilir.
18. Muhalefet şerhi, pay sahibinin TTK’nın 446/1-a maddesine kapsamında açacağı iptal davası için bir külfet niteliğinde olup pay sahibi, muhalefet şerhi şartını yerine getirmezse iptal davası açma hakkını kaybeder. Bu çerçevede iptali istenen karara karşı pay sahibinin muhalefetinin tutanağa geçirilmesi, genel kurul iptali davası açısından önemli bir koşul olup bu koşul 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114/2. maddesi kapsamında özel dava şartı olarak nitelendirilebilir.
19. TTK’nın 445. maddesi kapsamında iptalini istediği genel kurul kararına karşı toplantıda olumsuz oy kullanılması yanında bu karara karşı, aynı Kanun’un 446. maddesinin emredici hükmü uyarınca muhalefetin açıkça ifade edilmesi işlevine yönelik olarak tutanağa geçirtilen muhalefet şerhi önem arz eder. Ayrıca bu kapsamda karara muhalif kalmak ve muhalif kaldığını tutanağa geçirtmek yeterli olup, ayrıca tutanağın altını imzalamaya gerek yoktur. Buna ek olarak Yönetmeliğin 26/4. maddesi uyarınca toplantıda alınan ve muhalif olunan karara, muhalefet şerhi eklemek isteyenlerin şerhleri tutanağa eklenebileceği gibi toplantı tutanağından ayrı yazılı bir belge şeklinde de tutanağa eklenmesi mümkün olup tutanağa şerh koyan pay sahibinin adı ve soyadı yazılarak, muhalefet şerhinin ekli olduğu belirtilir.
20. Türk Ticaret Kanunu’nun 446/1-a maddesi kapsamında aranan muhalefetin genel kurul toplantısı sırasında alınacak kararlara ilişkin görüşmeler sırasında ve gündem maddesine dair oylama öncesinde değil oylama sırasında ve olumsuz oy kullanılan kararın alınmasından sonra tutanağa geçirtilmesi gerekir. Bu bağlamda iptali istenen gündem maddesinde belirtilen kararın alınmasından önce peşinen muhalefet, TTK’nın 446/1-a maddesi anlamında geçerli bir muhalefet olarak nitelendirilemez. Başka bir anlatımla; madde metninde karara muhalefetin tutanağa geçirtilmesi gerektiği ifade edilmekle, henüz ortada oylanan bir karar yokken gündemin görüşülmesinden ve kararın alınması için yapılması gereken oylamadan önce karara muhalif olduğunu belirtmek genel kurul kararının iptali davası için TTK’nın 446/1-a maddesi uyarınca gereken muhalefet koşulunun yerine geçmez. Buna ek olarak gündemin görüşülmesi sırasında gündemde oylanacak hususa ilişkin eleştiri düzeyindeki açıklamalar da TTK’nın 446/1-a maddesi kapsamındaki muhalefet olarak nitelendirilemez. Zira muhalefet şerhinden, toplantıda alınan karara karşı açıkça muhalif olunduğunun anlaşılması gerekir Bunun yanında muhalefetini yazdırması engellenen pay sahibi, bu durumu ispat ve diğer koşulların varlığı ile genel kurul kararının iptalini dava edebilir.
21. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacının dava konusu yapmış olduğu genel kurul kararının iptaline yönelik dava koşulu olan karşı oy şerhinin genel kurul tutanağına işlememiş olduğunun değerlendirilmesi üzerine 20/03/2025 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararı ile; iptali dava konusu edilen genel kurul gündem maddelerinde muhalefet şerhi yer almamak olduğundan, söz konusu maddelere yönelik tutanağa eklenmek üzere karşı oylara ilişkin bir belge ibraz edilip edilmediği ile varsa sunulması için taraflara iki haftalık kesin süre verilmiş ancak, davacı ya da davalı yanca bu yönde her hangi bir belge sunulmadığı görülmüştür.
22. Sonuç olarak davacıya TTK m. 414 hükmü uyarınca usulüne uygun biçimde davetiye tebliğ edildiği, davacıyı vekaleten vekilinin 30.04.2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında vekili aracılığı ile hazır bulunduğu, bu durumda davacının genel kurul kararına karşı iptal davası açabilecek kişilerin düzenlenmiş olduğu TTK m. 446/1-a hükmü uyarınca toplantıya katılmış olmasına karşın karşı oyunu tutanağa geçirmesi ya da tutanağa eklemesi gerekmesine karşın bu dava koşulunu yerine getirmemiş olduğunun tespit edildiği, davacı yanca da muhalefet şerhine ilişkin belgelerin sunulmadığı görülmekle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
VI-HÜKÜM
1-Davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile HMK m. 114/2 ve 115/1 hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Ticaret Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 12.06.2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/06/2025
...
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"