T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/602 Esas - 2025/732
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/602
KARAR NO : 2025/732
....
DAVA : Menfi Tespit / Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
DAVA TARİHİ : 19/08/2024
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
KARAR Y.TARİHİ : 27/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine, .... tarafından ... sayılı dosyası ile kendisine ciro edilen, 19.08.2018 vadeli, 5.000.000 TL bedelli dört adet borçlusu olan bono dayanak yapılarak 1.680.000 TL bedelli alacak için kambiyo senetlerine mahsus ödeme emri ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin, müvekkilinin .... yurt dışı adresine tebliğ edildiğini, müvekkilin yurt dışında olması nedeniyle, takibe dayanak teşkil eden bonodaki imzanın kendisine ait olmadığından, dosyaya itiraz edip takibin iptali için dava açması isteğiyle bir avukata vekaletname gönderdiğini ancak, takibin kesinleştiğinin öğrenildiğini, icra takibine konu bono altındaki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını beyanla; icra takibine konu senetten ve takibe konu borç miktarından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile müvekkili yönünden takibin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı borçlu tarafından her ne kadar senette ki imzanın kendisine ait olmadığı iddia edilmekte ise de davacı tarafın iddialarının somutlaştırılması açısından imza incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin yetkili ve iyiniyetli hamil olduğunu, bu durumda müvekkili şirketin takibe konu senet bedelini tahsil etmek amacıyla işlem yapmış olmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, işbu davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine, davacı tarafın %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Uyuşmazlık, davacı aleyhine girişilen takip dayanağı bonoda davacı adına atfen atılan keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığı ile buradan varılacak sonuca göre takip konusu bonodan ötürü davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. ... sayılı dosyası) incelenmesinde; alacaklının ..., borçluların ... olduğu, 1.680.000,00.-TL asıl alacak, 68.212,60.-TL işlemiş faiz, 5.040,00.-TL komisyon olmak üzere toplam 1.753.252,60.-TL alacağın tahsili amacıyla 25.11.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu ... 12.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
6. Davaya konu senedin incelenmesinde; alacaklısının..., tanzim tarihinin 19.04.2017, vade tarihinin 19.07.2018, bedelinin 5.000.000,00.-TL olduğu görülmüştür.
7. Davacının huzurda imza örnekleri aldırılmış, davacının imzasının bulunduğu kurumlara müzekkere yazılarak imza örnekleri celp edilmiştir.
8.... 12.05.2025 tarihli raporunda, imzaların genel şekli ve işleklik derecesi, başlangıç hareketinin yapılışı, dönüş hareketlerinin yapılışı, buklesel hareketlerinin yapılışı, dikey çıkış hareketlerinin yapılışı, bitim hareketinin yapılışı, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görüldüğü, inceleme konusu senedin ön yüzü üzerinde atılı bulunan söz konusu imzanın ... eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
9. Dava, davacı aleyhine girişilen kambiyo senedi/bono konu edilen takip nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
10. Davacı yan borçlu olmadığı yönündeki iddiasını, imzanın kendisine ait olmadığı ile bunun yanında aralarında borç ilişkisi bulunmadığı vakıalarına dayandırmaktadır.
11. Bir senette yer alan yazının veya imzanın inkâr edilmesi durumunda, 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası anlamında bir “sahtelik iddiası” söz konusu olur. 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesine ilişkin gerekçede bu husus maddenin kenar başlığında “Yazı veya imza inkârı” ibaresi birlikte kullanılmıştır. Her iki husus uygulamada sahtelik iddiası olarak adlandırılan durumu ifade etmektedir” şeklinde belirtilmiştir (...).
12. Öte yandan, bir senetteki imzanın inkâr edilmesi hâlinde, mahkemenin imzanın sahte olup olmadığı konusunda kendiliğinden araştırma yapması gerekir. Bu araştırma ve incelemenin sırası ise 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde düzenlenmiştir (...).
13. Öncelikle inkâr edilen imza hakkında tarafların dinlenir ve tarafların gösterdikleri delillerle bir kanaat edinilmeye çalışılır. Bu şekilde yeterli kanaat sahibi olunması halinde senedin kabul veya reddine karar verilir.
14. İmzayı inkâr eden taraf duruşmada hazır değilse, imzayı inkâr eden taraf isticvap edilir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.
15. Yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle senedin sahteliği hakkında bir karar verir (...).
16. Yukarıdaki şekilde yapılan incelemeye rağmen sahtecilik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa hâkim bilirkişi incelemesine karar verir (m.211/b.c.1). Bilirkişi incelemesi yapılmadan önce mevcutsa, o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirtilir (...).
17. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir (... maddesinde yer alan ve imza incelemesi konusunda getirilen bu sıraya uyulması zorunludur. Buna göre hâkim imzayı inkâr eden tarafın isticvap edilmesine karar verdiği hâlde, bu davete icabet edilmemesi imzanın ikrar edilmiş sayılması sonucunu doğuracak ve bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç kalmayacaktır. Aynı şekilde inkâr edilen imza ile karşılaştırılan imzanın birbirine benzemediğinin ilk bakışta tespit edilebildiği hâllerde bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek yoktur (...).
19. Kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir.
20. Buna göre, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medarı tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir (... ....).
21. Mahkememizce sahtelik iddiası yönünden az yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde mukayeseye elverişli belgeler toplanmış, yapılan incelemeye rağmen sahtecilik konusunda kesin bir kanaat oluşmaması üzerine bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden ... imza ve sahtelik iddiaları yönünden inceleme yapılması istenilmiştir.
22. Adı geçen kurumca yapılan 13.05.2025 tarihli bilirkişi incelemesinde davaya konu edilen takip dayanağı senetteki imzanın .... eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
23. Sözkonusu imza ve sahtelik incelemelerinin HMK m. 211 hükmüne uygun ve yeterli olduğu değerlendirilmiş, davacının keşidecisi olduğu iddia edilen senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
24. Davacının kötüniyet tazminatı talebi yönünden ise; .... tarafından kendisine ciro edilen davaya konu kambiyo senedine dayanan alacağının tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığı, akabinde dava konusu icra dosyasının davalı ...tarafından temlik alındığı, davalının, davaya konu senette lehtar olmadığı görülmekle, kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
25. Açıklanan nedenlerle davacıların menfi tespit davasının kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davacı .... olan, 14.04.2017 keşide, 19.07.2018 vade tarihli, 5.000.000,00.-TL tutarlı bonodan ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine,
3-Kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
Karar ve İlam Harcı
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 114.760,80.-TL harçtan peşin alınan 28.690,20.-TL harcın mahsubu ile bakiye 86.070,60.-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplamı 29.178,60.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak yapılan 624,00.-TL ile Ankara Jandarma Kriminal Labaratuvar Müdürlüğü'ne dosya ve senet aslı gönderme masrafı olan 15.383,50.-TL toplamı 16.007,50.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.800,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,
Vekalet Ücreti
9-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 244.800,00.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/10/2025
...
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"