T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/741 Esas - 2025/319
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARAGEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/741 Esas
KARAR NO: 2025/319
HAKİM: ......
KATİP: ......
DAVACILAR : 1-......
2- ......
3-......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI : 1- ......
VEKİLLERİ: Av. ......
Av. ......
Av. ......
DAVALILAR : 2- ......
3-......
VEKİLLERİ: Av. ......
Av. ......
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/06/2021
KARAR TARİHİ: 21/04/2025
KARAR Y.TARİHİ : 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.04.2021 tarihinde davalı şirketin bünyesinde bulunan ... gazetesinde ve internet sitesinde yer alan müvekkilleri hakkında çıkan haberler ve yapılan yayınlardan ... isimli köşe yazarına ait “...…” başlıklı yazı ve yayınları ile birlikte davacı müvekkillerine yönelik kişilik haklarına basın yolu ile vaki saldırı ve haksız fiili nedeniyle davacı müvekkillerinin daha fazla itibar kaybı yaşamaması için ilgili içeriklerin dava sonuçlanana kadar tedbiren ve dava sonucunda tamamen internet sitesinden (habere ilişkin URL'nin) kaldırılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebi ile birlikte ayrı ayrı davacı ... End. İç ve Dış Tic. Ve Müş. Müh. Ltd. Şti'nin uğradığı manevi zararlar için 60.000TL, davacı ...'un uğradığı manevi zararlar için 30.000TL ve davacı ... Şirketi'nin uğradığı manevi zararlar için 30.000TL olmak üzere davacı müvekkillerinin uğradığı toplamda 120.000TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, kişilik hakları ağır şekilde zedelenmeye devam eden davacı müvekkilleri hakkında yayınlanan "......" başlıklı 28.04.2021 tarihli habere ilişkin belirtilen URL adresine dava sonunda tamamen olmak üzere dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir olarak erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartların bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin sulh ceza hakimlikleri olduğunu, yerel mahkemenin yayınların durdurulması hususunda görevli olmadığını, söz konusu talebin anayasal bir hak olan basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, eleştiri hakkı kapsamı ile bağdaşmayan, talep eden lehine dokunulmazlık sağlayan bir talep olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
2....... müzekkere cevabı.
3....... müzekkere cevabı.
4. ...... soruşturma numaralı dosyasının uyap evrakları.
IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat ile hükmün aynı gazete ve internet sitesinde yayınlanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkememizin 13/03/2023 tarih ve ...... sayılı davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafların istinaf başvurusu üzerine ...... Dairesi'nin 17/09/2024 gün ve ...... sayılı ilamı ile; “… erişim engeli hususunda karar vermeye yetkili ...... olması nedeniyle erişim engeli talebinin tefrikinden sonra manevi tazminat talebine ilişkin bir karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir...." gerekçesi ile kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı doğrultusunda davacının erişim engeli talebi tefrik edilerek ...... Esasına kaydı yapılmıştır.
Somut olaya gelince; davalı şirkete ait ... gazetesinin 28.04.2021 tarihli nüshasında ve ...... sitesinde de yayınlanan "...…” başlıklı köşe yazısında; "...... vurgunundan sonra kripto paralar gündememizin bir numarası oldu. Bir tarafta 2 milyar doları buharlaştırıp firar eden ...'e yapılan polisiye operasyonlar, diğer tarafta her gün tek tek patlayan borsalar var. Bunlar, borsa adı altında kurdukları platformlardan vatandaşı dolandıranlar... Meselenin bir başka boyutu da var. O da ......" Düşünsenize, siz elinizde ufak tefek biriktirdiğiniz üç beş kuruşla kripto varlık alım-satımı yaparak para kazanmaya çalışıyorsunuz. Öte tarafta bir sistem kurulmuş haberiniz yok. Birileri onlarca bilgisayarı önüne koyuyor. 15-20 tane yazılım yüklüyor. Yurt içi ve yurt dışında bütüm alım-satım yapan platformları bu yazılımlar üzerinden takip ediyor. Yurt içi ya da yurtdışı platformda herhangi bir ...'i ucuzdan topluyor. Pahalı olduğu bir platformda yüksek fiyattan satıyor. Hem de saniyeler içinde. ... geliri haftalık 450 milyon doları bulanlar var. Tıpkı semt pazarları gibi... Hani ...'daki pazarla, ......'takilerde satılan malların fiyatı aynı değildir ya... ...'taki pazarda 80 TL'ye aldığın ayakkabı, ...'da 60 TL'ye satılır... Ayakkabıyı ...'da alıp ...'a satarsanız arbitrajdan 20 TL kazanırsınız. Onun gibi. Siz elinizde cep telefonlarınıza yüklediğiniz aplikasyonlarla coin alım-satımı yapmaya çalışırken, bu yazılımları kullananlar 6 mili saniyede yaptıkları işlemlerle, tabir yerindeyse malı götürüyor. Son dönemde borsaya musallat olan robotlar gibi... "...Bu işlerle kimler mi uğraşıyor? Bildiğim birkaç isim var… sülalesini tanımayanınız yoktur. Türkiye'de ya da dünyanın herhangi bir yerinde bu soyadına çokça rastlamışsınızdır. İşte o ailenin Türkiye'de polimer işi yapan üyelerinden biri olan ...'in kripto bot'larla ... gelirlerinden paraya para demediğini biliyorum. Aynı şekilde ......'da ...'ın sahibi, ...'in kurucusu ...'un da… Siz yatırdığınız 1.000 TL, 1.200 TL'ye çıkınca seviniyorsunuz belki ama bu botları kuranlar haftada 450-500 milyon dolar arbitrajdan para kazanıyor. Bu işlemler yasak mı? Değil elbette... Ama bu yolla, yurtdışına çıkan haddi hesabı belirsiz bir para var. Üstelik, paranın nereye gittiği de bilinmiyor. Ya da geri gelip gelmediği... Ayrıca işin haksız rekabet boyutunu da atlamamak gerekir. Bence, hükümet kripto para borsalarında regülasyonlar üzerinde çalışırken bu konuyu da yabana atmamalı!" şeklindeki ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davaya konu yayın bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yazarın "......" başlıklı köşe yazısını iki bölümden oluşturduğu, ilk bölümümde kamuoyunda "... vurgunu" olarak bilinen ve toplumda ilgiyle takip edilen haberlere ilişkin; "... vurgunundan sonra kripto paralar gündememizin bir numarası oldu. Bir tarafta 2 milyar doları buharlaştırıp firar eden ...'e yapılan polisiye operasyonlar, diğer tarafta her gün tek tek patlayan borsalar var. Bunlar, borsa adı altında kurdukları platformlardan vatandaşı dolandıranlar." şeklinde açıklamalarda bulunulduktan hemen sonra cümleyi "Meselenin bir başka boyutu da var. O da ......" demek suretiyle, ikinci bölümde yapacağı haber içeriğinin ilk bölümde "... vurgunu"na dair yaptığı açıklamalardan ayırmış ve bu bölümde kripto botlarının çalışma şekline, bu botlar üzerinden nasıl para kazanıldığına dair bilgilendirme amaçlı açıklama ve değerlendirmelerde bulunmuş, devamında da bu işlerle kimlerin uğraştığına dair aralarında davacı ...'un da olduğu bazı kişilerden bahsedilmiş, davacı ...'un ... ve ...'in kurucusu olduğu belirtilmiştir. Davacılar vekili, müvekkili ...'un, trade ve blockchain işlemleri yaptığını kabul etmekle beraber bot işlemler yapmadığı ileri sürmüştür. Finans piyasalarında trade işlem, belirli araçları düşük değerden alıp, yüksek kar payı ile satmak anlamından kullanılmaktadır. Esasen yazı içeriğinde geçen "Birileri onlarca bilgisayarı önüne koyuyor. 15-20 tane yazılım yüklüyor. Yurt içi ve yurt dışında bütüm alım-satım yapan platformları bu yazılımlar üzerinden takip ediyor. Yurt içi ya da yurtdışı platformda herhangi bir ...'i ucuzdan topluyor. Pahalı olduğu bir platformda yüksek fiyattan satıyor." ifadeleri ile anlatılmak istenen trade işlemden başka bir şey değildir. Kaldı ki, bu işlemlerin yasak olmadığı yazar tarafından "Bu işlemler yasak mı? Değil elbette..." demek suretiyle de davacıların yasa dışı işlemler yapmadığını haber içeriğinde okuyucularıyla paylaşmıştır.
Öte yandan, davacı ... hakkında yürütülen ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlanan ...... soruşturma sayılı dosyasında; davacının bankalar nezdindeki hesaplarında 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarında gerçekleştirdiği “nakit yatırma” işlemlerinin toplam tutarının 13.774.932 TL olduğu, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarında; ... Şirketi'ne 39.401.050 TL, ... Şirketi'ne 940.000 TL, ... Şirketi'ne 20.025.249 TL olmak üzere toplam 60.366.299 TL tutarında para transferi gerçekleştirdiği, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarında; ... Şirketi'nden 266.318.048 TL, ... Şirketi'nden 131.406.860 TL, ... Şirketi'nden 201.134.039 TL olmak üzere toplam 598.858.947 TL tutarında para transferi aldığı anlaşılmıştır. Buna göre; davacı kripto para işlem platformları aracılığıyla yatırdığı 13.774.932 TL için, 585.084.015 TL kar elde etmiştir. Bu yatırdığı paranın yaklaşık 44 katına isabet etmektedir. Davaya konu haberde işaret edilen husus bundan başka bir şey değildir. Yazı içeriği de, haber verme özgürlüğü kapsamında kalmakta olup, içeriğin de davacıları suçlayıcı, karalayıcı, küçük düşürücü yada itibarlarını zedeleyici herhangi bir ifadeye yer verilmemiştir.
Dava konusu haberin yayımlandığı tarihteki koşullar ve özellikle kamuoyunda "...'in kurucusu olarak bilinen ... isimli kişinin yüklü paralarla kayıplara karıştığı, arandığı" şeklindeki haberler nazara alındığında, kripto paraya olan ilginin arttığı, bu nedenle söz konusu haberin verilmesinde kamu yararı bulunduğu, bu hali ile davalı ... tarafından kaleme alınan yazının güncel ve görünür gerçekliğe uygun olduğu, basın özgürlüğü kapsamında kaldığı, eleştiri sınırını aşmadığı, dolayısıyla köşe yazısının "gerçeğe uygunluk", "güncellik", "kamusal yarar ve toplumsal ilgi" ile "özle biçim arasındaki dengenin korunması" unsurları çerçevesinde değerlendirildiğinde, hukuka uygunluk sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
V-HÜKÜM
1-Davanın reddine,
Karar ve İlam Harcı
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan, peşin alınan 2.049,30-TL harçtan mahsubu ile arta kalan 1.433,90 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatıran iadesine,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
3. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
Vekalet Ücreti
5. Davalı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ...... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 21/04/2025 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 21/04/2025
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim ......
e-imzalıdır