T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/747 Esas - 2025/110 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/747
KARAR NO : 2025/110
...
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 21/10/2024
KARAR TARİHİ : 14/02/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 05/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin oğlu tarafından tanzim edilmiş kambiyo senedine dayanan borcun vadesinde ödenmemesi nedeniyle ... ...Esas sayılı dosyası kapsamında müvekkilinin oğlu aleyhinde icra takibi başlatıldığı; icra dosyasında müvekkilinin borçlu sıfatından yoksun ve oğlu ile arasında alacak ilişkisi bulunmamasına rağmen müvekkilinin dosyaya borçlu sıfatıyla eklendiği; müvekkilinin banka hesaplarına bloke konularak borcun tahsil edildiği; icra takibine dayanak olarak gösterilen 15/12/2015 tanzim ve 15/01/2016 vade tarihli 36.500,00 TL tutarlı bonoda senedi düzenleyenin ....olduğu; alacaklı vekilinin talebiyle müvekkiline 89/1,2 ve 3. ihbarnamenin gönderildiği ve dosyaya borçlu olarak eklenildiği; müvekkilinin davalıya karşı borcu bulunmadığı; asıl borçlunun oğlu olduğu; oğlunun da müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığı beyan edilmiş olup; davanın kabulüne; .... Esas sayılı dosyasında davacıdan tahsil edilmiş bedelin istirdatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; .... Esas sayılı dosyasından davacının mernis adresine usulüne uygun olarak gönderilen birinci haciz ihbarnamesinin 02/02/2024 tarihinde, ikinci haciz ihbarnamesinin 18/03/2024 tarihinde, üçüncü haciz ihbarnamesinin 15/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği; tebliğe rağmen itiraz edilmemesi üzerine dosyaya borçlu olarak eklenildiği; açılan davanın konusunun istirdat davası olduğu ve ticari dava niteliği bulunmadığı; taraflardan herhangi birinin tacir olmadığı; her ne kadar icra takibinin dayanağının kambiyo senedi olduğu anlaşılmakta ise de davanın konusunun senet olmadığı beyan edilmiş olup; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Sayılı Cevabi Yazı.
.... Sayılı Cevabi Yazı.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı .... ("davacı" olarak anılacaktır) tarafından davalı.... ("davalı" olarak anılacaktır) yönelik ikame edilen istirdat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; davacının (icra takip tarihi itibariyle) 39.896,00 TL. (asıl alacak, temerrüt faizi ve komisyon) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve ilgili icra takibinde davacı tarafından ödenmiş bulunan miktarın, davalıdan istirdatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Genel Hukuki Tasnif :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) ...
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) ..."
Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, .... açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.
Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve gerekse 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında; .... arasındaki görev sınırları, detaylı bir şekilde belirtilmiş olup; TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Açıklanan hususlar dikkate alınarak, Mahkememiz nezdinde açılan dava kapsamında yapılan incelemede; dava konusu ihtilafın, 6102 Sayılı TTK.'nın 4/1. maddesi kapsamında sınırlı sayıda belirtilen mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla; tarafların "tacir sıfatlarının" bulunup bulunmadığı hususunda ilgili ....müzekkere yazılmış ve ilgili .... tarafından sunulan cevabi yazılar kapsamında, davacı ....'nun 31/10/2011 tarihinde vergi mükellefiyetini terk ettiğinin; davalı ....'ın ise "gelir getirici kazancı bulunmayan" potansiyel mükellef olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda; Mahkememiz nezdinde açılan davada ihtilaf konusunun, TTK. 4/1. maddesinde (sınırlı sayıda) belirtilen mutlak ticari davalardan olmadığı; bunun yanı sıra, ilgili Vergi Dairesi Müdürlükleri tarafından sunulan cevabi yazılar uyarınca, hem davacının, hem de davalının TTK.'nın 4/1. maddesi anlamında "tacir sıfatlarının" bulunmadığı ve bu doğrultuda söz konusu davanın nispi ticari dava niteliğinin de bulunmadığı hususları birlikte değerlendirilerek; Mahkememizin görevsizliğine ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
2) Görevli Mahkemenin, .... olduğunun TESPİTİNE;
3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın, görevli olan Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
4) İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA;
5) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 14/02/2025
....
¸ ¸
Gerekçeli Karar