T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/197 Esas - 2025/198 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/197
KARAR NO : 2025/198
...
DAVA : Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Banka Teminat Mektubunun Depo Edilmesi)
DAVA TARİHİ : 27/11/2023
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 06/04/2025
1. Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Banka Teminat Mektubunun Depo Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
2. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ".... 600.000,00 Euro alacağının bulunduğu; davalı ... tarafından davalı "...nezdinde 1.894.998,12 Euro bedelli teminat mektubu ile 883.838,01 Euro nakit geçici kabul kesintisi bulunduğunun belirtildiği; müvekkili tarafından, eksik işlerin tamamlanarak ihale işinin sonuçlandığı; davalı ...arasındaki sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle taraflar arasındaki kesin hesabın yapılması ve teminat mektubunun çözülmesine; nakit kesintilerin serbest bırakılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
3. Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; "tensiben karar verilmiş olması" ve davalı olarak gösterilen .... İş Ortaklığının "tüzel kişiliği bulunmaması" ve "dava dilekçesi kapsamında da herhangi bir adres bildirilmemiş olması" gerekçeleriyle, bu aşamada dava dilekçesi, davalı olarak gösterilen iş ortaklığına tebliğe çıkarılmamıştır.
III) DELİLLER :
- Davacı İle Yüklenici Arasında Yapılan Sözleşme Örnekleri.
- Davalı Kurum İle İş Ortaklığı Arasındaki Kahramanmaraş Atık Su Arıtma Tesisi Projesi Sözleşmesi.
- Kahramanmaraş Atık Su Arıtma Tesisi Projesinin Geçici Kabul Tutanakları.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
4. Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; davacı şirket tarafından açılan davada, davalıların "...İş Ortaklığının" adi ortaklık niteliğinde bulunması nedeniyle tüzel kişiliği bulunmadığı anlaşılarak; Mahkememize (görevsizlik kararı ile) gönderilen 2025/57 Esas sayılı dosyanın öncelikle davalı olarak gösterilen (ve tüzel kişiliği bulunmayan) ".... Esas);
6. Mahkememizin (davalı ... Esas sayılı dosyasında 13/03/2025 tarihinde; davalı ..., kamu tüzel kişiliğini haiz bulunması nedeniyle tacir sıfatının bulunmaması gerekçesiyle, Mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılmış ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davalı Olarak Gösterilen "... Yönünden;
7. Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; "davalı" olarak ... İş Ortaklığının" gösterilmiş bulunduğu anlaşılmaktadır.
8. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Tüzel Kişilik" başlıklı 47. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar.
(2) Amacı hukuka veya ahlaka aykırı olan kişi ve mal toplulukları tüzel kişilik kazanamaz."
9. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Hak Ehliyeti" başlıklı 48. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler."
10. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava Şartları" başlıklı 114/1 (d) maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Dava şartları şunlardır:
...
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması..."
11. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava Şartlarının İncelenmesi" başlıklı 115. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez."
12. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tarafta İradi Değişiklik" başlıklı 124. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.
(2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.
(3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
(4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder."
13. HMK.'nın 114/1 (d) maddesinde belirtilen "taraf ehliyeti"; davada taraf olma ehliyeti olarak tanımlanabilecek olup; yargılamanın öznesi olma, yargılama hukukundan yararlanabilme ehliyetidir ve maddi hukuk anlamında hak ehliyetinin, usul hukukundaki karşılığı olduğu; maddi (medeni) hukuk anlamında "hak ehliyetine" sahip olan tarafın, yürütülmekte olan yargılamada (davada) taraf ehliyetine sahip olduğu kabul edilmektedir (bkz. yukarıda par. 9 ve 10).
14. Kişi ve mal toplulukları; "ancak tüzel kişilik kazandıktan sonra" maddi hukuk anlamında hak ehliyetine (ve dolayısıyla usul hukuku anlamında taraf ehliyetine) sahip olurlar. Bu kapsamda; özel hukuk tüzel kişilerinin ve kamu tüzel kişilerinin taraf ehliyetleri bulunmakta olup; bu doğrultuda taraf ehliyetleri de bulunmamaktadır.
15. Bu açıklamadan hareketle; tüzel kişiliği bulunmayan toplululukların, (maddi hukuk anlamında) hak ehliyetleri ve dolayısıyla (usul hukuku anlamında) taraf ehliyetleri bulunmamaktadır. Tüzel kişiliği bulunmayan ortaklıkların başında; adi ortaklık ve miras ortaklığı gelmektedir.
16. Tüzel kişilerden oluşan adi ortaklıklar; iki veya daha fazla tüzel kişinin malvarlıklarını ve emeklerini ortaklaşa bir gayeye ulaşabilmek için bu emek ve malvarlıklarını birleştirmeyi üstlendikleri, "ayrı bir tüzel kişiliği bulunmayan" ortaklık türüdür. Esasen bu yapı, bir organizasyon yapısıdır. 6102 sayılı TTK anlamında tüzel kişilerden oluşan adi ortaklıklar kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerinin oluşturabilecekleri bir ortaklık çeşididir.
17. Yukarıda detaylı olarak belirtilmiş olduğu üzere (bkz. yukarıda par. 7) Mahkememiz nezdinde ikame olunan davada; "davalı" olarak "... İş Ortaklığının" gösterilmiş bulunduğu anlaşılmıştır.
18. Davalı olarak gösterilen "Joint Venture" müessesesi, Hukukumuzda münferiden düzenlenmemekte olup; "adi ortaklık" niteliğindedir ve davalı olarak gösterilen ... ile ... İş Ortaklığının tüzel kişiliği bulunmaması nedeniyle, (maddi hukuk anlamında) hak ehliyeti ve dolayısıyla (usul hukuku anlamında) taraf ehliyeti bulunmamaktadır (bkz. yukarıda par. 14, 15 ve 16).
19. 6100 Sayılı HMK.'nın 114/1 (d) maddesi uyarınca "taraf ehliyeti" bir dava şartı olup; HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığının tespiti halinde, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte; yine HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, Mahkeme tarafından ilgili tarafa "kesin süre" verilmesi ve söz konusu eksikliğin tamamlattırılması gerekmektedir (bkz. yukarıda par. 10 ve 11).
20. Bunun yanı sıra; Mahkeme tarafından tespit edilecek dava şartı noksanlığının; "taraf değişikliğini" gerektirir nitelikte bulunması hali, Kanunumuz'un 124. maddesi kapsamında münferiden düzenlenmiş olup; anılan Kanun hüküm uyarınca, bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün bulunduğu; maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği taleplerinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği ve dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği, hüküm altına alınmıştır (bkz. yukarıda par. 12).
21. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; davalı olarak, "tüzel kişiliği bulunmayan" bir adi ortaklığın gösterilmiş olduğu ve bu doğrultuda davalı olarak gösterilen ... İş Ortaklığının taraf ehliyet bulunmadığı (ve HMK 114/1. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı bulunduğu); anılan dava şartı noksanlığının, "taraf değişikliği" gerektirmesi nedeniyle, HMK 115/2. maddesi uyarınca Mahkememizce verilebilecek bir "kesin süre" ile tamamlatılabilir nitelikte bir dava şartı noksanlığı niteliğinde bulunmadığı (ve HMK'nın 124. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunması) kanaatine varılmıştır (bkz. yukarıda par. 10, 11, 19 ve 20).
22. HMK 124. maddesi uyarınca Mahkememizce yapılan değerlendirmede ise; öncelikle HMK'nın 124/1. maddesinde belirtilen "Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür" hükmü uyarınca muvafakatı alınabilecek müstakil bir tarafın belirtilmemiş bulunması nedeniyle, HMK 124/1. maddesi kapsamında değerlendirme yapılamayacağı; bununla birlikte söz konusu hatanın, "kabul edilebilir bir yanılgı" olarak kabul edilip edilemeyeceği hususunda yapılan değerlendirmede ise "Mahkememiz nezdinde ikame olunan davada, adi ortaklığı teşkil eden şirketlerin tümünün unvanlarının doğru bir şekilde belirtilmekle birlikte, bu şirketlere yönelik münferiden dava ikame edilmemiş olması" nedeniyle, anılan söz konusu taraf hatasının, "kabul edilebilir maddi bir yanılgıdan ibaret bulunduğunun" kabulünün de mümkün bulunmadığı kanaatine varılmıştır (bkz. yukarıda par. 12).
Neticeten;
23. Mahkememiz nezdinde açılan davada; davalı olarak gösterilen adi ortaklığın (joint venture) taraf ehliyetinin bulunmaması ve bu doğrultuda 6100 Sayılı Kanun'un 114/1 (d) ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın usulden reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Mahkememiz nezdinde açılan davada; davalı olarak gösterilen adi ortaklığın (joint venture) taraf ehliyetinin bulunmadığı ve bu doğrultuda 6100 Sayılı Kanun'un 114/1 (d) ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
2) Karar ve İlâm Harcı :
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL peşin harç, 615,40 başvurma harcı ve 87,50 TL vekalet harcından ibaret toplam 1.318,30 TL harcın; davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin; davacı üzerinde BIRAKILMASINA;
b) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair; tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi.13/03/2025
....
¸ ¸
Gerekçeli Karar