T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/147 Esas - 2025/441
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARAGEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/147
KARAR NO: 2025/441
BAŞKAN......
ÜYE......
ÜYE: ......
KATİP:......
DAVACI : ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI :......
VEKİLİ: Av. ......
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 26/02/2025
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
KARAR Y.TARİHİ : 02/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Şirketin İhyası" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Şirketi ile müvekkili arasında ...... Esas sayılı dosyasında görülen alacak davasında, anılan şirketin 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden tasfiye edilerek terkin edildiğinin anlaşıldığını, ...... Mahkemesi'nin 18/02/2025 tarihli ara kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi gereğince şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına yetki ve süre verildiğini beyanla; ... Şirketinin ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müdürlükleri nezdinde kayıtlı bulunan şirketin 23/01/2014 tarihinde resen terkin edildiğini, şirketin müdürlüklerine bildirilen adresine kapatılma nedenine ilişkin tebligat çıkarıldığını, tebligatın taşınmış notuyla iade olduğunu, ihtarın ayrıca 07/10/2013 tarih 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, şirketin son adresine tebligat yapıldığından, tebligat ulaşmasa dahi yapılan ilanın TK uyarınca yapılmış bir tebligat sayılacağından yapılan ihtarın hukuka uygun olduğunu, bildirimde bulunulmadığı takdirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen şirketin, süresi içinde başvuruda bulunmadığı, bu nedenle 28/01/2014 tarih, 8495 sayılı TTSG'de yapılan ilan ile sicilden resen terkin edildiğini belirterek; davanın reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK m. 547/2 uyarınca tasfiye memuru atanmasına, müdürlüklerine açılan davada yasal hasım olduklarından tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Taraflar arasında ihyası istenilen şirketin terkin edilmiş olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Uyuşmazlık, ihyası istenen şirketin usulüne uygun olarak TTK Geçici 7. maddesi uyarınca terkin edilmiş olup olmadığı ile buradan varılacak sonuca göre ihyası koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ihyası istenen ... Şirketi'nin ... sicil numarası ile ...'nde kayıtlı olduğu, şirketin münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi uyarınca kendilerine yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunulmadığından 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği ve bu hususun 28/01/2014 T.T.S.G'de ilan edildiği anlaşılmıştır.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
6. Dava, TTK Geçici 7. madde hükmü uyarınca terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
7. Somut olayın incelenmesinden önce şirketin ihyasına yönelik Kanuni düzenlemelere değinmekte yarar bulunmaktadır.
8. 6102 sayılı TTK'nın Geçici Madde 7 hükmünde madde içeriğinde belirtilen hallerin varlığı tespit edilen ... şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın geçici 7. madde uyarınca yapılacağı düzenlenmiştir. Yine maddede sözkonusu hallerin 01.07.2015 tarihine kadar sayılan hallerin gerçekleştiğinin de tespiti aranmaktadır.
9. Geçici 7. maddenin 1. fıkrasında sayılan bu haller ise;
"a) 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler.
b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan ... şirketler.
c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler.
d) Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler.
e) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler." şeklindedir.
10. Hemen belirtilmesi gereken önemli bir husus, sözkonusu yukarıda belirtilen geçici 7. maddenin 1. fıkrasında sayılan bu haller tadadi nitelikte bir sayım olup yalnızca bu hallere özgü olarak yine maddede öngörülen özel bir tasfiye yöntemi getirilmiş, bu haller dışında ise geçici 7. maddede belirtilen tasfiye usulü değil TTK veya ilgili Kanunlardaki düzenleme uyarınca tasfiye işlemi yapılması gerekmektedir.
11. Geçici 7. maddenin 2. fıkrasında ise davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanamayacağı belirtilmiş, bunun dışında hangi hallerde bu düzenlemenin uygulanamayacağına ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
12. Geçici 7. maddenin 4 ve devamı fıkralarında terkin ve tasfiye usulü düzenlenmiş olup aynı maddenin 4. fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere ... aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.
13. Görülüğü üzere maddenin 1. fıkrasında sayılan halleri taşıyan, 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketler dışındaki, şirket ve kooperatiflerden faaliyetlerine devam etme isteğinde bulunmaları hâlinde münfesih olma nedenini ortadan kaldıran işlemlerin yapılarak ispat edici belgelerin bildirilmesi için yapılacak işlemler maddenin 4. fıkrasında sayılmıştır. 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere ise yine aynı yöntemle yapılacak bildirimde tasfiye memurunun bildirilmesi hususu ihtar edilir.
14. Maddenin 4. fıkrasının "a" bendinde hem kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflere, hem de sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca yapılacak ihtarın ...... ilan edileceği ve bu ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği de düzenlenmiştir. Ancak bu ilanın tebligat yerine geçebilmesi ihtarın "a" bendinde belirtilen kişilere tebliği (tebellüğ edilmiş olsun ya da olmasın) halinde mümkün olabilecektir.
15. Maddede açıklanan biçimde ihtar yapılmaması halinde ise şirketin sicilden kaydının terkini işleminin usulsüz olduğunun kabulü gerekecektir.
16. Öte yandan 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketler yönünden sözkonusu durumda olan şirketlere çıkartılacak ihtar içeriği geçici 7. maddenin 4. fıkrasının "b" bendinde düzenlenmiştir. İhtarda, tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılır.
17. 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirkete yukarıda açıklanan biçimde ihtar tebliği yapılmamış olması durumunda ise 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmeyerek münfesih olan şirketin bu durumu ortadan kalkmayacağının da kabulü gerekmektedir.
18. Bu durumda ise tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilmeli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7/15. maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir.
19. Yapılan açıklamalar kapsamında somut uyuşmazlık incelindiğinde, şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce terkin edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan biçimde ihtar yapılıp yapılmadığı incelendiğinde ise, dosya kapsamında yer alan ihtarnamenin şirketin sicile kayıtlı adresine tebliğ edildiği ancak tebligatın iade edilmiş olduğu, bununla birlikte ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda da açıklandığı üzere 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete, şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı değerlendirilmiştir. Bu anlamda usulüne uygun bir terkin işlemi olmadığından şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
20. Öte yandan Geçici Madde 7. 15. fıkrada düzenlenen 5 yıllık hak düşürücü süre ...... sayılı ilamı ile iptal edilmiş olduğundan sözkonusu hükmün uygulanması imkanı bulunmamaktadır.
21. Ayrıca ...'nün cevabi müzekkeresinde şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince 18.05.2004 tarihli ve 5174 sayılı ... gereğince kaydının 23/01/2014 tarihinde silindiği, anlaşılmaktadır.
22. 5174 Sayılı ...... 10. maddesinde "Odalara kayıt zorunluluğu bulunanlar, durumlarında meydana gelen ve Türk Ticaret Kanununa göre tescil ve ilânı gereken her türlü değişikliği, gerçekleşmesinden itibaren bir ay içinde, kayıtlı oldukları odalara bildirmek zorundadır. Ticaret siciline tescili zorunlu olup da yasal şekil ve sürede tescil ettirilmemiş olan bir hususu haber alan ilgili oda, bu yasal zorunluluğu yerine getirmeyenlerin durumlarını gerekli sicil değişikliklerinin yapılması için ilgili ticaret sicil memurluğuna bildirir. Ticaret sicil memurluğu, bu bildirim üzerine gerekli işlemleri yapmakla yükümlüdür.
İçinde bulunulan yıldan önceki iki yıldan itibaren adresleri ve durumları tespit edilemeyenler ile bu süre zarfında aidat ödemeyen üyelerin isimleri, oda yönetim kurulu kararıyla, meslek grupları ve seçmen listelerinden silinir; aidat tahakkukları durdurulur. Bu fıkra hükmünün gereğinin her yılın ocak ayı içinde yerine getirilmesinden oda yönetim kurulu sorumludur
Yukarıdaki fıkrada anılan oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemezler.
Ticaret sicilinden re'sen veya işin bırakılması halinde üyenin talebi üzerine kayıt silinmesine ilişkin ilânlar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ücretsiz olarak yayımlanır." hükmünü içermektedir.
23. 30.12.2012 gün ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş ... Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin d bendi "18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı ... 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." ifadesini içermekte olup bu tebliğ düzenlemesi ile esasen kanunda olmayan bir hal tebliğ ile düzenlemiştir.
24. Ancak yukarıda da (11) belirtildiği gibi 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinin 1. fıkrasında sayılan haller tadadi nitelikte olduğu ve genişletilmeye tabi tutulamayacağından az yukarıda (23) belirtilen Tebliğ hükmü ile normlar hiyerarşisine aykırı biçimde Kanunun istisnai tasfiye usulüne tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile de olsa Geçici 7. madde kapsamına alınamaz.
25. Bu nedenle, Geçici 7. maddede tadadi olarak sayılan silinme sebepleri arasında yer almayan ihyası istenen şirketin oda kaydının silinmesine dayanılarak davalı sicil tarafından söz konusu terkin işleminin gerçekleştirilmesi anılan yasa maddesine açıkça aykırıdır.
26. Yapılan açıklamalar sonucunda somut olay değerlendirildiğinde, ihyası istenen şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin terkin edilen şirketin kayıtlı adresine gönderildiği, ancak ancak ihyası istenen şirket yetkilisine herhangi bir tebligat çıkarılmadığı, oysa ki TTK Geçici 7/4-a maddesi uyarınca şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere de ihtar gönderilmesinin zorunlu olduğu, davada ...'nce bu gereğe uygun hareket edilmediği dolayısı ile terkin işleminin yasada belirtilen usule uygun olmadığı gibi, resen terkin sebebi olarak "5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler" gösterildiği, oda kaydı silinmesinin kanunda belirtilen terkin sebepleri arasında bulunmadığı, yasaya uygun olmayan terkin işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
27. Ayrıca Kanun koyucu, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesinin on beşinci fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte, hüküm aynı Kanun'un 547. maddesine paralel "ek tasfiye" niteliğindedir. 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi, ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmeli ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır.
28. Davacının... gelen yazı cevapları içeriğinden terkin edilen şirketin terkinden önce ortaklarının ... ve Aygül Yılmaz olduğu, dava dilekçesi içeriğinden şirketin Kanuna uygun olarak terkin edilmediği ve tamamen ihyası yönünde talebinin bulunmadığı ancak belirli bir amaçla tasfiyeye yönelik sınırlı bir ihya talep edildiği anlaşılmaktadır.
29. Bu anlamda İhyası talep olunan şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi işlemi hukuka uygun değil ise de, şirketin mal varlığının tasfiyesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, ihyası talep olunan şirketin taşınmazının tasfiyesi ve ek işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiyesine karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına, karar verilmesi gerekmiştir (......).
30. Açıklanan nedenlerle ihyası istenen şirketin ticaret sicilden terkin edildiği, davacı tarafından, terkin edilen ... Şirketi'ne karşı ...... esas sayılı dosyası üzerinden alacak davası açıldığı, dosyanın derdest olduğu anlaşılmakla, ...... sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen ... Şirketi'nin ihyasına, ek tasfiye işlemlerini sağlamak üzere tasfiye memuru olarak şirketin ortağı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerekmiştir.
31.Yukarıda açıklandığı üzere ihyası talep olunan şirket davalı tarafından hukuka aykırı şekilde ticaret sicilinden terkin edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinin 15. fıkrasına 7511 sayılı Kanunun 16. maddesi ile "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesinin eklenmiş olduğu anlaşılmakla birlikte sözkonusu düzenlemede de Geçici 7. madde hükmüne uygun olarak kaydın silinmesi halinde ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilemeyeceği, ancak eldeki uyuşmazlıkta yukarıda da açıklandığı üzere kaydın silinmesi usulüne uygun olmadığı nazara alındığında davalının iş bu ihya davasının açılmasına sebebiyet verdiğinden aleyhine avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
1-Davanın KABULÜNE,
...... numarasında kayıtlı iken sicilden kaydı silinen ... Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ...... Esas sayılı dosyasındaki yargılama ve hükmün icrası kapsamında müteakip yapılacak işlemler ile sınırlı olmak üzere İHYASINA ve EK TASFİYESİNE,
2-Ek tasfiye işlemlerini sağlamak üzere tasfiye memuru olarak ...’ın (TC: ......) tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Kararın ... tescil ve ilanına, tescil ve ilan işlemleri için ...... müzekkere yazılmasına,
4-Davacı ... 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 13/j bendi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına
5-Davacı tarafından dava açılırken ödenen 87,50.-TL vekalet harcı ve 452,50.-TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 540,00.-TL yargılama giderinin davalı ... tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...... alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça depo edilen gider avansı ile varsa davalı tarafça depo edilen delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 hükmü uyarınca ilgilisine İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ......Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/05/2025
Başkan......
E-İmza
Üye ......
E-İmza
Üye ......
E-İmza
Katip ......
E-İmza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"