T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/163 Esas - 2025/161
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/163 Esas
KARAR NO: 2025/161
HAKİM: .....
KATİP: .....
DAVACI : .....
VEKİLİ: Av. .....
DAVALI : .....
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 11/11/2024
KARAR TARİHİ: 05/03/2025
KARAR Y.TARİHİ : 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılanması sonucunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı dava dışı ... sevk ve idaresindeki ..... plakalı iş makinası ile 12.12.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın hasar masraflarının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, kazanın meydana gelmesine davalı tarafın kusurlu olduğunu, yapılan ödemenin rücuen tahsil hakkının doğduğunu, alacağın tahsiline yönelik ..... Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
Dava dilekçesi tebliğe çıkarılmamıştır.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
2. Kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları.
IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava; 6100 sayılı TTK.nun 1472 maddesi uyarınca ödediği bedelin rücunen tahsili için girişilen icra takibine davalı yanca yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, zarardan sorumlu oldukları iddiası ile davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih ..... sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığını taşıyan 1472. maddesinde ise; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.
Somut olayda; davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalıya ait ... plaka sayılı araç için sigorta poliçesi tanzim edildiği, 12.12.2023 tarihinde sigortalı aracın, davalı sevk ve idaresindeki ..... plakalı iş makinesinin karıştığı trafik kazasında sigortalı araçta hasar oluştuğu, davacı sigorta şirketinin hasar ödemesi yaptığı, eldeki dava ile de; kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olması nedeniyle meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu ileri sürülerek sigortalının TTK.1472 maddesi gereğince halefi olarak davalı yanın itirazının iptaline, inkar tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Görülüyor ki, dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlık konusu, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, dava dışı sigortalının, TTK'nın 12'nci maddesinde sayılan tacir kişilerden olmadığı da açıktır. Dava dışı sigortalı ile davalı arasında haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında asliye hukuk mahkemesi görevli olduğuna göre, davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalının haklarına halefiyet gereğince açtığı eldeki davada da görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, taraflarca ileri sürülmese bile hakim tarafından davanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Eldeki davada, uyuşmazlığın çözümünde ..... Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
V-HÜKÜM
1-Davanın, mahkemenin görevli olması dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ..... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-HMK 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde taraflarca müracaat edilmesi halinde dava dosyasının görevli ..... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3- HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair , tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ..... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak karar verildi. 05/03/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır