T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/240 Esas - 2025/323
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARAGEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/240 Esas
KARAR NO: 2025/323
HAKİM: ......
KATİP:......
DAVACI : ... -......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/03/2025
KARAR TARİHİ: 22/04/2025
KARAR Y.TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında sözleşme imzalandığını, davacının 425.000,00 TL alacağının 19/04/2024 tarihi itibariyle muaccel olduğunu, davalıya yapılan uyarılara rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı tarafından ...... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmiş, süresi içerisinde süre uzatım talebinde bulunmuştur.
YARGILAMA VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca muaccel olduğu beyan edilen alacağın tahsiline yönelik, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan takibe, davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerinde görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi'nce re'sen incelenir.
...'nın 15/04/2025 tarihli cevabi yazısında davacı ...'ın potansiyel mükellef kaydı açıldığı, sürekli vergi yükümlülüğü bulunmadığı, mükellef adına verilmiş herhangi bir beyannameye ve vergi levhasına rastlanmadığı bildirilmiştir.
...... cevabi yazısında, davacının esnaf kaydına rastlanmadığı, ...'nün cevabi yazısında ise davacının sicil kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir.
Dosya içerisinde toplanan tüm deliller ve diğer belgelerin incelenmesinde dava konusunun itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlıkta davacı ...'ın TTK 12, 16 maddeleri kapsamında kalan tacir olmadığından, nisbi ticari dava koşulları ve mutlak ticari dava sayılmadığından, açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1, 20 maddeleri uyarınca, görevli ve yetkili ...... Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesi ve iki haftalık yasal sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ...... Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331 maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/04/2025
Katip ......
e-imza
Hakim ......
e-imza