T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/294 Esas - 2025/669
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/294 Esas
KARAR NO : 2025/669
HAKİM ......
KATİP ......
DAVACI : ... T.C- ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLLERİ : Av. ......
Av. ......
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2025
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
KARAR Y.TARİHİ : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde: Davacının kendisine ait ... adlı altında iş makinelerinin tamiri ve bakımı hizmetini verdiğini, 18.02.2024 tarihinde davalı şirkete ait iş makinalarının tamiri ve bakımı için hizmet verdiğini, buna ilişkin 23.02.2024 tarihinde e-fatura düzenlenleyerek davalı şirkete iletmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davalı şirkete ait iş makinelerinin arızalarının giderilerek çalışır şekilde teslim edildiğini, davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, servis ücretinin ödenmesi üzerine davalı şirket aleyhine takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davacı yan ile müvekkil arasında icra dosyasında belirtilen alacaklar için hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davalı şirket ile davacı arasında dosya konusu alacağa ilişkin sözleşme vs de bulunmadığını, kaldı ki davacı tarafın sunmuş olduğu delillerden 18.02.2024 tarihli servis bakım tutanağında makinayı teslim alan kısmında ... İnşaat yazmakta olduğunu, davacı yanın davalı şirkete dava konusu alacağa istinaden hiçbir hizmet vermediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki iş makinesi tamirini konu alan eser sözleşmesi uyarınca iş bedeli için düzenlenen faturaya dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
..., ...... gönderilen yazı cevabı ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerinde görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi'nce re'sen incelenir.
...'nın 05/05//2025 tarihli cevabi yazısında davacı ...'ın ...... Bağlı ...... mükellefiyet kaydının yapıldığı, mükellef adına verilen 31/10/2024 tarihi itibarıyla terk mükellefiyet kaydının ulunduğu, en son beyan edilen 2024 hesap önemine ait yıllık gelir vergisi beyannamesinde işletme hesabı esasına göre defter tutmakta olduğu, ortaklık ve yöneticilik bilgisinin bulunmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
...'nün cevabi yazısında, davacının sicil kaydına rastlanmadığı, ...... gönderilen yazı cevabında davacının ilgili esnaf ve sanatkarlar sicil kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir.
Dosya içerisinde toplanan tüm deliller ve diğer belgelerin incelenmesinde dava konusunun haksız haciz nedeniyle ödenen bedelin iadesi isteminden kaynaklanan uyuşmazlıkta davacı tarafın TTK 12, 16 maddeleri kapsamında kalan tacir olmadığından mutlak ticari dava sayılmadığından,, taraflar arasında TTK'da düzenlenen ticaret mahkemesinin görevli olmasını gerektiren bir sözleşme bulunmadığı anlaşılmakla açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1, 20 maddeleri uyarınca, görevli ve yetkili ...... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesi ve iki haftalık yasal sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ...... Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331 maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip ......
e-imzalı
Hakim ......
e-imzalı