T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/315 Esas - 2025/713
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/315 Esas
KARAR NO : 2025/713
HAKİM : ......
KATİP : ......
DAVACILAR : 1- ......
2- ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2025
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
KARAR Y.TARİHİ : 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılardan ... adına kayıtlı olan ve yine davacı ...'ın sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan ... plakalı araç ile 07/11/2023 tarihinde ... plakalı araç ile maddi hasarlı kazaya karıştığını, kazaya bağlı olarak hasara uğrayan aracın maddi hasar tutarı olan 37.419,46 TL'nin sorumlu sigorta şirketi tarafından karşılandığını, değer kaybı yönünden herhangi bir ödeme yapılmadığını, sigorta tarafından ödeme yapılmaması üzerine dava dışı karşı taraf ... tarafından ...... Mahkemesinin 2024/26 tarihinde değer kaybı davasının açıldığını, mahkemece verilenen karar ile 27.000,00 TL değer kaybına hükmedildiğini, kararın icra takibine konu edildiği ve davacılar tarafından 60.572,22 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme sonrası taraflarınca ödenen değer kaybı tutarının ve ferilerinin ödenmesi için sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmaması nedeniyle davalı aleyhine başlatılan takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek, davanın kabulüne itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, kazaya karışan dava dışı araç sahibi ...'a sigorta tahkim komisyonu hakem kararı gereğince ödeme yapıldığını, davacı yanın zararlarının karşılandığını, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sınırlı olduğunu, davacı tarafın faiz isteminin yerine olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE :
Dava, Davacının işleteni diğer davacının sürücüsü olduğu aracın davalı nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, meydana gelen kazada hasar gören araç için davacının tazminat ödediği iddiasına dayalı ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Sigorta poliçesi örneği, kaza tespit tutanağı, araç ruhsat örneği, arabuluculuk tutanağı, Araç özet bilgileri ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.
Sigorta sözleşmesi konusunda, 6102 sayılı TTK m. 1401'de yapılan düzenlemede; sigorta sözleşmesi sigortacının bir prim karşılığında kişinin parayla ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya bir kaç kişinin hayat süreleri sebebi ile ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi ya da diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği bir sözleşmedir. Yapılan bu düzenlemeden açıkça anlaşıldığı üzere; tüketiciye ait olan hususi araçla ilgili yapılan kasko sigorta poliçesi uyarınca, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacı gerçekleşen hasar bedelini ödemeyi taahhüt etmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda yapılan düzenlemerele göre, tüketici; ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi ifade eder. mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan taşıma, eser, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder(TKHK.m.3/l.; mülga 4077 TKHK 3/h).
6502 sayılı TKHK.m.2'de yapılan düzenleme uyarınca, Tüketici Kanunu her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar. Tüketici işlemlerinde taraflardan birisi daima tüketici sözleşmenin karşı tarafı gelir elde etme amacıyla bu işi yapan satıcı, sağlayıcı, imalatcı, italatcı, hizmet veren, banka, yüklenici, taşıyıcı, sigortacı veya bunlar gibi gelir elde etme amacıyal bu işleri yapan gerçek veya tüzel kişidir. Tüketici işleminin karşı tarafı olan müteşebbisin (girişimcinin) gerçek kişi tacir, esnaf veya TTK. anlamında ticaret şirketi olmasının herhangi bir önemi yoktur. Burada önemli olan gelir elde etme amacıyla bu işi yapan bir kişinin bulunmasıdır.
Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin 6102 sayılı TTK. 4, 5 maddelerinde ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanması, mutlak ticari dava olması, sözleşmenin TTK'da yada başka kanunlarda düzenlenmesinin herhangi bir önemi yoktur. (6502 sayılı TKHK m.83). Bu nedenle örneğin, taraflardan biri tüketici karşı tarafı müteşebbis olan uyuşmazlık konusunun kambiyo senedi, sigorta sözleşmesi (maliki tüketici olan hususi araçlar için yapılan kasko veya ZMMS poliçesinden kaynaklanan), taşıma sözleşmesi veya eser sözleşmesi ya da başka bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir örnemi yoktur.
6502 sayılı TKHK m. 73/1'de tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle tüketici işlemi niteliğinde olan kasko poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat talebi tüketici işlemi niteliğinde olduğundan bu tür uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi görevlidir ( Aynı görüşte HGK. 28.03.2018, ......).
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla belirlenir (HMK m.1), kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle; yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). (HGK 14.04.2004 tarih ...... sayılı kararı).
Somut olayda, davacılar tarafından davalı sigorta şirketine sigorta ettirilen aracın karışmış olduğu kazada, davacılar tarafından ödenen tazminatın sigorta sözleşmesi uyarınca davalında rücuen tazmini istemine ilişkin olup sigorta sözleşmesinde davacı tüketici konumunda olduğu için açılan bu davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1, 20 maddeleri uyarınca, görevli ve yetkili ...... Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Anlatılan nedenlerle,
HÜKÜM :
1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesi ve iki haftalık yasal sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ...... Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331 maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2025
Katip ......
e-imzalı
Hakim ......
e-imzalı