T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARAGEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/352 Esas
KARAR NO: 2025/413
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACILAR : 1-... - ...
2- ....
3- ....
4- ....
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ....
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 04/03/2025
KARAR TARİHİ: 21/05/2025
KARAR Y.TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'nın eşi ve diğer müvekkillerinin babası olan müteveffa ... aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müteveffa ...'nın 05/09/2024 tarihinde vefat etmesi üzere müvekkillerinin icra dosyasına borçlu sıfatıyla taraf olarak eklendiklerini, müvekkillerinin borcu bulunmadığı gibi böyle bir borçlarının da doğmadığını, müvekkillerinin yasal süresi içeresinde mirasın gerçek reddi sebebiyle .... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yargılamanın devam ettiğini, yargılama devam ederken müvekkillerinin borçlu sıfatı kazanmasının mümkün olmadığını, müteveffanın müvekkillerine herhangi bir mal varlığı değeri bırakmadığını, terekesinin borcu batık olduğun belirterek .... Esas sayılı dosyasında alacaklı görünen davalıya müvekkillerinin mirasın reddi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, .... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
Dava dilekçesi davalı yana tebliğe çıkarılmamıştır.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1. .... Esas sayılı dosyasının uyap evrakları.
IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava, mirasın reddi nedeniyle .... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dosya .... Mahkemesinin 05/03/2025 gün ve .... sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzii edilmiştir.
6102 s. TTK m. 5/1'de yapılan düzenlemede, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ancak, Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir.
A-Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartları aranmaz. Uyuşmazlık konusunun 6102 s. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
B- Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK 4/1. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Kanunda yapılan bu düzenleme uyarınca bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 s. TTK 19/2'de, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusundaki işin ticari iş niteliğinde olması bunun aynı zamanda ticari dava sayılmasını gerektirmez.
C-Taraflardan sadece birinin ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticari dava kabul edilen davalar kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 s. HMK m. 1 uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında ...’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6102 s. TTK m. 5/4'de düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Bu nedenle yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin esasının görülmesi gerekir. Buna karşılık, kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça bozmayı gerektiren bir usule aykırılık hali oluşturur.
Somut olayda; davacıların murisi ... aleyhine .... sayılı dosyası ile kombiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip talebinde bulunulduğu, mirası reddeden mirasçılarının açtığı mirasın reddi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir. Eldeki davada menfi tespit talebine konu temel ilişki; uyuşmazlığın temelinin kambiyo hukukuna dayanmadığı, icra takibine konu kambiyo senetlerinin içeriğine ve borca ilişkin yapılacak bir yargılama bulunmadığı, davanın mirasın gerçek reddi hükümlerinin ve sonuçlarının tespit ve sonuçlarının tayinine dayandığı, dava konusu uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımaması nedeniyle Mahkememiz görev alanına girmediği, uyuşmazlığın çözümü genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girmesi, bu itibarla davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1, 20 maddeleri uyarınca, görevli .... Mahkemesine gönderilmesine, mahkememizce karşı görevsizlik verildiğinden süresi içerisinde istinaf edilmeden kararın kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın .... Dairesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Anlatılan nedenlerle,
V.HÜKÜM :
1-Davanın, mahkemenin görevli olması dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin .... Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde taraflarca müracaat edilmesi halinde dava dosyasının görevli .... Mahkemesine gönderilmesine,
3-Mahkememiz ile .... Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde uyuşmazlığın halli için dosyanın .... Dairesine gönderilmesine,
4-Harç ve yargılama gideri hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 21/05/2025
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır