T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/41 Esas - 2025/663
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/41 Esas
KARAR NO : 2025/663
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/01/2025
KARAR TARİHİ : 29/09/2025
KARAR Y.TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki kapsamında 22/08/2024 tarihli 323.382,68 TL fatura kesildiğini, vade tarihi dolmasına rağmen borcun ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik davalı aleyhline .... Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
Dava dilekçesi davalı yana usulüne uygun şekilde meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine karşın, davalı davaya cevap vermemiştir.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
2..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı ... aleyhine 323.382,68-TL asıl alacak, 21.688,79-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 345.071,47- TL alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun asıl alacağa, faize, faiz oranına, borca ve tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, iş bu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
3. Taraflara ait BA/BS formları.
4. Bilirkişi raporu. Mali Müşavir bilirkişi 04/08/2025 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; Davacının usulüne uygun 2024 ve 2025 yılları ticari defterlerinin; HMK’nın 222/2 maddesi
uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu;
Kapanış onayı yerine geçen 2024/Aralık yevmiye defteri beratı ve açılış onayı yerine geçen
2025/Ocak yevmiye defteri beratı süresinde düzenlenmemiş olduğundan, davalının usulüne uygun
olmayan ticari defterlerinin HMK’nın 222/2. ve 222/3. bentleri uyarınca sahibi lehine delil kabul
edilemeyeceği; Davacının, tarafların ticari defterlerinin mutabık olan bakiyesine göre, takip ve dava tarihleri itibari
ile, 167.750,71 TL davalıdan açık hesap alacağının hesap edilmiş olduğu; Davalının temerrüdü görülemediğinden takip tarihinden öncesi dönem için faiz hesaplanmamış
olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir.
IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava; ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı, eldeki dava ile; taraflar arasında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağının ödenmediğini, tahsili için icra takibine giriştiğini, davalının takibe itirazlarının haksız olduğunu, itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yan ise tebliğ aldığı ödeme emrine karşı, süresi içinde, "Müvekkilin takipte kendisini alacaklı gösteren tarafa hiçbir borcu bulunmamaktadır. Borcun tamamına, tem ferilerine, faize, faiz oranına, temerrüt iddiasına ayrı ayrı bir açıkta itiraz eder, takibin durdurulmasını talep ederiz." şeklinde itiraz ettiği, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
6100 sayılı Kanun'un 222. maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. (...Karar sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, incelenen taraf ticari defterleri, takip dosyası ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; Tarafların ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine hazır ettiği, davacı yanın ticari defterlerine göre, davalıdan 168.867,34 TL alacaklı olarak kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davalı yanın defterlerine göre, 167.750,71 TL davalının borçlu olarak göründüğü, tarafların ticari defterlerindeki farkın 1.116,63 TL olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte; davalı tarafın resmi defter bakiyesine göre, davacıya 167.750,71-TL tutarında borçlu olduğunun belirlendiği, taraf defter ve kayıtlarının birbirini bu miktar üzerinden teyit ettiği, tarafların dosyaya kazandırılan BA-BS formları ile tamamen uyuştuğu, davacı şirketin davalı yandan 167.750,71- TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Ancak, davalının takipten önce temerrüte düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden, takip öncesi işlemiş faize yönelik itirazın iptali istemi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne; 167.750,71- TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarla devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmediği başka bir ifadeyle alacağın likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu anlaşıldığından davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davacının işlemiş faize yönelik istemi ise yerinde görülmediğinden reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
V-HÜKÜM
1-Davanın kısmen kabulü ile ...Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin 167.750,71 TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarla devamına,
2-İİK.67 maddesi uyarınca 33.550,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar ve İlam Harcı
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.459,05 TL harçtan peşin alınan 1.158,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.300,57-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
4. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 75,00- TL, bilirkişi ücreti olarak 4.500,00-TL olmak üzere toplam 4.575,00- TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.544,73 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harcı toplam 1.861,38-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.500,00- TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 30,43- TL'sinin davacıdan, 4.569,57- TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
Vekalet Ücreti
8. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.117,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ...ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... yasa yolu açık olmak üzere 29/09/2025 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 29/09/2025
....