T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/77 Esas - 2025/610 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/77
KARAR NO : 2025/610
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/01/2025
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan, Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) DAVA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili bulunan davacı şirketin, davalı şirketten olan alacağı nedeniyle davalı şirket aleyhine ... Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığı; davalı şirket tarafından 16/12/2024 tarihinde ödeme emrine karşı sunulan itiraz üzerine icra takibinin durduğu; itirazın iptali için arabuluculuğa başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı; davalı ile davacı arasındaki ticari ilişki çerçevesinde düzenlenen faturalara konu malların, davalı şirkete teslim edilmiş olduğu; davalı şirket tarafından faturalara itiraz edilmediği; davalının daha önce bir kısım borcunu ödemiş olmasının aralarındaki ticari alışverişin delili niteliğinde bulunduğu; davalının mallarını kaçırma kastı olması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği beyan edilmiş olup; öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne; ödeme emrine yapılan itirazın iptaline; davalının, dava değerinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) CEVAP :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili bulunan davalı şirketin, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı; davacının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı; davaya konu faturaların müvekkil şirket tarafından kabul edilmediği; fatura bedeli kadar teslimatın yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiği; muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük sürenin geçmiş olmasının tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği ve faturayı kesinleştirmediği; dava konusu faturaların kaynağı olan malzemelerin sözleşmede yer alan niteliklerine uygun teslim edilmediği; davacı tarafından kamyonetin ayıpsız ve sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğine ilişkin bir delil sunulamadığı; faturanın tek başına bir akit olmayıp, akdin ifasını gösteren bir belge olduğu beyan edilmiş olup; davanın reddine; davacının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Esas Sayılı Dosyası.
....
Dava Konusu 02/08/2024, 08/08/2024 ve 27/08/2024 Tarihli 6 Adet Satış Faturası.
Taraflara Ait 2024 Yılı Ticari Defter ve Kayıtları.
Mahkememizce alınan, Mali Müşavir .... Tarafından Düzenlenen 29/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ....'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında; "dava konusu 6 adet faturanın düzenlenerek, davalı tarafa gönderildiği" hususunda, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen ticari satım sözleşmesi uyarınca davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 230.168,62.-TL (asıl) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı; alacağın mevcut bulunmadığının tespiti halinde ise, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı” hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu; 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedildiği belirtilen ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan (ve anılan alacak miktarları ile ilgili olarak 6 adet fatura düzenlendiği belirtilen) alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine, davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiği belirtilerek itirazın iptaline ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davalı şirketin davacıya bir borcunun bulunmadığı; davaya konu faturaların kabul edilmediği ve bu faturalara konu mal teslimatının sözleşmeye uygun ve ayıpsız olarak yapılıp yapılmadığının tetkikinin gerektiğinden ve dava konusu malların ayıplı olduğundan bahisle; davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan incelemede; davalı tarafından "dava konusu ürünlerin ayıplı olduğunun" belirtildiği anlaşılmış olmakla birlikte; gerek davalı vekili tarafından sunulan beyanlar kapsamında, ayıbın niteliği ve/veya kapsamı ile ilgili olarak hiçbir açıklama yapılmamış olduğu olduğu; gerekse söz konusu ayıp iddiasının niteliğinin ve/veya kapsamının Mahkememiz dosyasına sunulan delil evrakı kapsamından da anlaşılmamakta olduğu tespit olunduğundan; ayıp iddiası hususunda Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
d.1) Bilirkişi İncelemeleri :
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
i. Mali Müşavir ... Tarafından Düzenlenen 29/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu :
Anılan bilirkişi raporu kapsamında; hem davacı şirketin, hem de davalı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin E-Defter olduğu ve yasal süresi içinde beratlarının alındığı, usulüne uygun tutulduğu; dava ve takibe konu 6 adet toplam 230.168,62.-TL bedelli e-faturaların hem davacı şirketin, hem de davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; taraflar arasında faturalar açısından bir uyuşmazlık bulunmadığı ve taraf ticari defterlerinin birbirini doğrular nitelikte olduğu; bu doğrultuda davalı şirketin takip tarihi olan 03/12/2024 itibariyle davacı şirkete takip konusu faturalar yönünden 230.168,62.-TL tutarında borçlu olduğu; taraflar arasındaki cari hesap bakiyesinin ise 434.730,70.-TL davacı lehine olduğu hususlarının rapor edildiği anlaşılmıştır.
29/05/2025 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından sunulan 12/06/2025 tarihli dilekçe kapsamında; raporun müvekkili lehine olan tespitleri doğrultusunda hükme esas alınması talebiyle beyanda bulunulduğu; davalı vekili tarafından ise 23/06/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında “...takibe dayanak faturalardan kaynaklanan borcun müvekkil şirket tarafından kabulü mümkün olmadığı için ticari defter kayıtlarında da davaya konu faturaların bulunmadığı” gerekçesiyle itiraz edilmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan itiraz beyanlarının tetkikinde; davalı vekilinin en temel itirazının, "dava konusu icra takibine dayanak faturalardan kaynaklanan borcun, müvekkili bulunan davalı şirket tarafından kabulünün mümkün olmadığı ve dava konusu faturaların, ticari defter ve kayıtlarında da bulunmadığı" iddiasına dayanmakta olduğu; bununla birlikte mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 29/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun, davalı şirketin resmi e-defter kayıtlarının incelemesinde, davaya konu altı adet faturanın tamamının davalı şirketin ticari defterlerine kaydedilmiş olduğunun tespit edildiği; davalı tarafından da, bilirkişinin işbu somut tespitinin aksini ispatlayacak herhangi bir delil de (örneğin defter kayıtlarının yanlış incelendiğine dair teknik bir rapor veya kayıtların sahte olduğuna dair bir iddia ve kanıt) sunulmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından sunulan itiraz beyanları yerinde görülmemiş ve mevcut bilirkişi raporunun da ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak, ek/yeni rapor alınması cihetine gidilmemiştir.
ii. Bilirkişi Raporu İle İlgili Nihai Değerlendirme:
Mahkememizce aldırılan 29/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda yapılan incelemede; herhangi bir çelişkisi barındırmadığı; rapor kapsamında Mahkememizin 11/04/2025 tarihli ara kararı uyarınca belirlenen tüm hususların açıklığa kavuşturulduğu; her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarının, karşılaştırmalı olarak incelenmiş bulunduğu; bu kapsamda, dava konusu faturaların her iki tarafın da kayıtlarında mevcut bulunduğu ve defterlerin birbirini teyit ettiğinin saptandığı hususları birlikte değerlendirilerek; söz konusu bilirkişi raporunun, hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.
d.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava, ticari satım ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasında; "dava konusu 6 adet faturanın davacı tarafından düzenlenerek davalıya gönderildiği" hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu Kapsamda, Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunan Hususların:
i. Davalının, dava konusu faturalar nedeniyle davacıya vadesi gelmiş ve ödenebilir bir borcunun bulunup bulunmadığı;
ii. Davacının icra inkar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı;
iii. Davalının kötü niyet tazminatına hak kazanıp kazanmadığı
hususlarından ibaret bulunduğu tespit edilmiştir.
Yargılama kapsamında, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde Mali Müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış; bu doğrultuda, her ne kadar dava konusu borcun varlığının ve ticari defterlere kaydının, davalı vekili tarafından inkar edildiği anlaşılmakta ise de, Mahkememize sunulan işbu 29/05/2025 tarihli bilirkişi raporu kapsamında, dava konusu 6 adet faturanın (toplam bedeli olan 230.168,62.-TL), hem davacı şirketin alacak kayıtlarında, hem de davalı şirketin borç kayıtlarında yer aldığının hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmiş olduğu ve davalı tarafından, aksi yönde bir delil de sunulamadığı anlaşılmakla; davalı şirket tarafından icra takibine yapılmış itirazın haksız olduğu kanaatine varılmıştır.
İcra inkar tazminatı talebi ile ilgili olarak ise; icra takibine konu alacağın, tarafların defterlerinde kayıtlı, belirli ve hesaplanabilir (likit) bir alacak olduğu anlaşıldığından, davacı lehine İİK'nın 67. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline,
Asıl alacak miktarı olan 230.168,62.-TL üzerinden (asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren) işletilecek yasal faizi ile icra takibinin devamına,
2) Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 46.033,73.-TL icra inkar tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 15.722,82.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 3.930,71.-TL. harcın mahsubu ile bakiye kalan 11.792,11.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 3.930,71.-TL peşin harç, 615,40.-TL başvurma harcı ve 87,50.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.633,61.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 7.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 120,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 7.120,00.-TL yargılama giderinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE;
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
5) Vekâlet Ücreti :
a) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 230.168,62.-TL. üzerinden) takdir edilen 36.525,29.-TL. vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; tarafların yokluğunda; HMK'nın 341. maddesi uyarınca, davacı yönünden KESİN, davalı yönünden (kabul edilen kısım itibariyle) gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren (2) HAFTA içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere; okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi.16/09/2025
....
¸ ¸
Gerekçeli Karar