T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/97 Esas - 2025/160 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/97
KARAR NO: 2025/160
HÂKİM: ....
KATİP: ....
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : ....
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan - Ayıba Karşı Tekeffül Hükümlerine Dayalı)
DAVA TARİHİ: 10/02/2025
KARAR TARİHİ: 04/03/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan - Ayıba Karşı Tekeffül Hükümlerine Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; opel marka otomobilin yetkili bayisi olan ... ... A.Ş.'den 31/12/2022 tarihinde ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından satın alındığı; bu aracın 20/01/2023 tarihinde müvekkiline satıldığı ve aracın 3 yıllık garantisinin bulunduğu; aracın orta konsolda bulunan multimedya ekran ünitesinin (telematik) bazen aracın ilk çalıştığında çalışmadığının fark edildiği; aracın stop edilmesi ve 10-15 dakika sonra tekrar çalıştırılması durumunda telematik'in çalıştığı; şikayetin ... yetkisi servisine birkaç kez bildirildiği; davalının şikayetin giderilmesi amacıyla üretici firmadan yazılım güncellemesi beklendiğinin ifade edildiği; yazılımın yüklendiği ancak telematik sorunun giderilemediği ve müvekkilinin bir sonraki şikayetinde telematik sipariş edildiğinin bilgisinin verildiği ancak tekrar servise gidildiğinde telematikin değiştirilmediği ve tekrar yazılım beklendiğinin ifade edildiği; araçtaki kronikleşen sorunun giderilmediği; telematik ünitesinin çalışmadığının tespitinin bizzat servis kayıtlarında mevcut olduğu; telematik sisteminin aracın orijinal donanımında olan bir cihaz olup düzgün çalışmıyor olmasının aracı ayıplı hale getirdiği beyan edilmiş olup; dava konusu araçtaki satış bedelinden ayıp oranında indirim olarak, belirsiz alacak davası yoluyla şimdilik 1.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Mahkememizce tensiben yapılan inceleme neticesinde; Mahkememizin görevli bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle; bu aşamada dava dilekçesi, davalı tarafa tebliğe çıkarılmamıştır.
III) DELİLLER :
.... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası
.... Sayılı Cevabi Yazı.
.... 12/02/2025 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazı.
.... 12/02/2025 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazı.
.... 21/02/2025 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazı.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) ile davalı ... ... A.Ş. ("davalı şirket" olarak anılacaktır) arasındaki "Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan, Ayıba Karşı Tekeffül Hükümlerine Dayalı Bedel İndirimi Talebi" olduğu anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın; taraflar arasında, 20/01/2023 tarihinde, .... (Şaşi no: .... ) araç ile ilgili olarak akdedilen "Satım Sözleşmesi" akabinde, dava konusu .... (Şaşi no: .... ) aracın telematik parçasında açık/gizli ayıp bulunup bulunmadığı; ayıp bulunduğunun tespiti halinde, söz konusu ayıp ile ilgili olarak davalının bedel indirimi mes'uliyeti bulunup bulunmadığı; sorumluluğu bulunduğunun anlaşılması halinde zararın miktarı ve zarar miktarına uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Genel Hukuki Tasnif :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) ...
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) ..."
Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.
Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve gerekse 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında; Asliye Hukuk Mahkemeleri ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki görev sınırları, detaylı bir şekilde belirtilmiş olup; TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Açıklanan hususlar dikkate alınarak, Mahkememiz nezdinde açılan dava kapsamında yapılan incelemede; dava konusu ihtilafın, 6102 Sayılı TTK.'nın 4/1. maddesi kapsamında sınırlı sayıda belirtilen "mutlak ticari davalardan" olmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte; huzurdaki davanın "nispi ticari dava" niteliğinde bulunup bulunmadığının tetkikinde ise öncelikle, davacı tarafın "tacir sıfatının" bulunup bulunmadığı hususunda ilgili .... müzekkere yazılmış ve .... tarafından sunulan 21/02/2025 tarih ve 112940 sayılı cevabi yazı kapsamında, davacının "kendine ait veya kiralanan gayrimenkulün kiralanması ve işletilmesi" faaliyetini yürüttüğünün bildirildiği ve bu doğrultuda "tacir sıfatı" bulunmadığı tespit edilmiş; bunun yanı sıra; (huzurdaki davanın nispi ticari dava niteliği bulunup bulunmadığının tetkikinde) ayrıca, dava konusu aracın trafik ruhsat kayıtları incelenmiş ve anılan aracın "hususi araç" niteliğinde bulunduğu, başka bir anlatımla ticari vasfının bulunmadığı da tespit edilmiştir.
Açıklanan hususlar doğrultusunda; Mahkememiz nezdinde açılan davada ihtilaf konusunun, TTK. 4/1. maddesinde (sınırlı sayıda) belirtilen mutlak ticari davalardan olmadığı; bunun yanı sıra, davacının TTK.'nın 4/1. maddesi anlamında "tacir sıfatının" bulunmaması ve dava konusu aracın da "hususi araç" olduğunun tespiti doğrultusunda, huzurdaki davanın nispi ticari dava niteliğinin de bulunmadığı anlaşılarak; Mahkememizin görevsizliğine ve (dava konusu işlemin, tüketici işlemi olarak değerlendirilemeyeceği kanaatiyle) Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
2) Görevli Mahkemenin, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE;
3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın, görevli olan .... Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
4) İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA;
5) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 04/03/2025
Katip .... Hâkim ....
¸ ¸
Gerekçeli Karar