T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/165 Esas - 2026/322
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/165
KARAR NO : 2026/322
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 23/02/2026
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
KARAR Y.TARİHİ : 28/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasındaki yapılan sözlü anlaşma gereğince araç alımı için kararlaştırılan 6.503.000,00.-TL bedel 01.02.2025 tarihinde davacı şirkete ait ... numaralı karttan çekilerek davalıya ödendiğini, ancak yapılan sözlü anlaşmanın gereklerine davalının uymadığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla davacı tarafından ... E. sayılı dosyası ile ilamsız bir icra takibi başlatıldığını, davalının borcunu ödememe iradesini de gösterdiğini beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, HMK m. 6 hükmü uyarınca genel yetkili mahkemenin, davanın açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin ... olduğunu, taraflar arasında yetkiyi ..... kılan bir sözleşme bulunmadığından, mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili ... Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Bu aşamada tarafların üzerinde anlaştıkları vakıalar belirlenmemiştir.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Bu aşamada taraflar arasındaki uyuşmazlık belirlenmemiştir.
IV-DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
5. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
6. Davanın esasının incelenmesine geçilmeden önce davalının ilk itiraz olarak ileri sürmüş olduğu yetkili mahkeme yönünden mahkememizin yetkili olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
7. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yetki kuralları 5 ila 19. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 5 ve 6. maddelerinde genel yetki kuralı düzenlenmiş olup genel yetki kuralları dışında genel yetkiyi kaldırmayan özel yetkili mahkemeler de kabul edilmiştir ( ...). Kural olarak özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmamaktadır.
8. Buna karşın Kanun’un ifadesinden, Kanun’da belirtilen yer veya yerler dışında başka bir yerde açılamayacağı anlaşılan davalarda yetki kuralları kesin yetki kuralıdır. Kesin yetki olarak tek bir mahkeme öngörülmüş olabileceği gibi birden fazla mahkeme de öngörülmüş olabilir. Bu durumda, dava sadece kanunda öngörülen mahkeme veya mahkemelerde açılabilir, başka yerde açılamaz ( ...).
9. Öte yandan HMK’nin 17. maddesinde tarafları tacir veya kamu tüzel kişisi olanlar bakımından yetki sözleşmesi yapılmasına cevaz verilmiştir. Yetki sözleşmesi ile taraflar aslında yetkisiz bir mahkemeyi yetkili hale getirebilirler. Tarafların serbestçe üzerinde tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılması mümkün değildir.
10. HMK'nin "yetki sözleşmesi" başlıklı 17. maddesi; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde düzenlenmiştir.
11. HMK’nin 17. maddesi ile 1086 sayılı HUMK'nın 22. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkanı getirilmiştir. Münhasır yetki sözleşmesinden tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hali anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir.
12. Burada üzerinde durulması gereken önemli husus ise münhasır yetki kuralı ile kesin yetkinin aynı sonuçları doğurmayacağıdır. Kanun’da açıkça “kesin” yetkiden söz edilmeyen hükümlerdeki yetki kurallarının kesin yetki olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hale gelmesi ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz (HMK m. 18/I).
13. Yetki itirazının ileri sürülmesi ise HMK’nin 19. maddesinde düzenlenmiş olup yetkinin kesin olduğu davalarda taraflar bu yetki itirazını davanın her aşamasında ileri sürebilecekleri gibi, mahkeme de davanın her aşamasında bu durumu kendiliğinden gözetmelidir. Bunun dışındaki hallerde yetki itirazı, cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekmektedir. Davalı tarafından süresinde ileri sürülmeyen yetki itirazı, daha sonra ileri sürülemez, mahkemece dikkate alınamaz ve dava yetkisiz mahkemede görülmeye devam edilir.
14. Davalının yetki itirazında doğru şekilde yetkili mahkemeyi göstermesi gerekmekte olup aksi halde yetki itirazı kabul olunmaz.
15. Eğer yetki sözleşmesinin tarafları, münhasır yetkili kıldıkları mahkeme dışında başka bir yer mahkemesinde dava açmışlarsa bu durum resen dikkate alınamayacağı gibi, ancak davalı tarafın ilk itirazı üzerine inceleme yapılması gerekir.
16. Yukarıda yetkiye ilişkin yapılan açıklamalar kapsamında; davalı şirketin merkez adresinin Merkez/... olduğu dava dilekçesi ve cevap dilekçesinden anlaşılmaktadır.
17. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, Davalı şirket vekili davaya cevap dilekçesinde, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, yetkili Mahkemenin ... Mahkemeleri olduğu bildirilerek yetki itirazında bulunulmuştur.
18. Öte yandan taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu ve bu sözleşme kapsamında para alacağı olduğu iddiasında bulunulmamış aksine sözlü bir araç satış akdi ilişkisi bulunduğu ileri sürülmüş (bu iddia davalı yanca kabul edilmemekte) olup HMK m. 10 ve TBK m. 89 hükmü uyarınca sözleşmenin ifa yeri ve bu kapsamda para alacağı bulunduğundan bahisle alacaklının yerleşim yerinin yetkili mahkeme olduğu söylenemeyecektir.
19. Davacının ileri sürmüş olduğu hususlara ilişkin olarak açmış oldukları davada davacının bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu hususunda her hangi bir sözleşme hükmü olmadığı, genel yetki kuralı gereğince davalının yerleşim yerinin yetkili olduğu anlaşılmakla; davalının yetki ilk itirazının kabulü ile mahkemizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili ... (Ticaret) Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
1-Dava konusu uyuşmazlıkta mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 116/1-a ve HMK'nın 115/2. maddeleri gereğince yetki dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Yetkili mahkemenin ... (Ticaret) Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,
3-HMK m. 20/1 hükmü uyarınca Mahkememiz kararı "kesin nitelikte" ise tebliğ tarihinden, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) hafta içerisinde "Dava Dosyasının Yetkili Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın görevli olan ... (Ticaret) Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE
4-İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Yetkili Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA,
5-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderleri hususunun yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/04/2026
Başkan ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Katip ...
E-İmza
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"
Full & Egal Universal Law Academy