T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/34 Esas - 2026/330
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/34 Esas
KARAR NO : 2026/330
HAKİM :.....
KATİP :.....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI :.....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/09/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
KARAR Y.TARİHİ : 06/05/2026
..... Mahkemesinin 18.03.2025 tarihli ..... sayılı görevsizlik kararı üzerine Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde: 05.11.2023 tarihinde davacıya ait ...plakalı aracın davacının komşusu olan dava dışı ... tarafından kullanılırken ... plakalı araç ile çarpışması sonucunuda trafik kazası meydana geldiğini ve aracın hasarlandığını, davacıya ait aracın davalı sigorta şirketince kasko poliçesi ile sigortalandığını kaza sonrası aracın yetkili servis olan ... A.Ş.'ye teslim edildiğini, tamir süreci tamamlandıktan sonra ... A.Ş. tarafından davacı adına 23.11.2023 tarih, ... numaralı ve 80.252,40-TL bedelli fatura tanzim edildiğini, davacının hasar bedelinin kasko tarafından ödeneceğini belirttiğini ve sigorta şirketine başvuru yaptığını, davalı sigorta şirketinin başvuruya ilişkin cevabında aracın kiralama işlemlerinde kullanıldığının ve kaza anında da kiralandığının tespit edildiği belirterek ödeme yapılmayacağı bildirildiğini, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu belirterek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 80.252,40-TL hasar tazminatının hasar tarihi olan 05.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, davacı yanın hasar tazminatı talebinin aracın kiralık olarak kullanılması nedeniyle beyanı aykırılık klozu yönünden reddi gerektiğini, davalı şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, KDV bedelinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine, yargılama masrafları ve ücret-i vekaletin hasma tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı hasar bedeli tazmini istemine ilişkindir.
.....Mahkemesinin 18.03.2025 tarihli ..... sayılı ile "Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Dava konusu Asliye Ticaret Mahkemesini görevine girdiğinden HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca Görevli Mahkemenin ..... Mahkemesi olduğuna ve mahkememizin görevsizliğine, " şeklinde karar verilerek dosyanın Mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır.
Davacıya ait davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın karışmış olduğu kazada hasar gördüğü iddiasına dayalı hasar bedeli tazminatı talep edilmiş olup uyuşmazlık aracın kiralık olanak kullanılması nedeniyle beyana aykırılık klozu nedeniyle hasarın teminat dışında olup olmadığı noktasındadır.
Trafik kazası tespit tutanağı, hasara ilişkin fotoğraflar, araç ruhsatı, ekspertiz raporu, araç ve sigorta bilgilerini gösterir belgeler, kan testi sonucu, Kasko sigorta poliçe örneği ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.
Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev konusu dava şartı olup, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında, talep halinde veya resen incelenebilir. Mahkememizde açılan bu davada öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığı ve ticaret mahkemesinin bu davada görevli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur.
Tüketici işlemi ile ticari iş kesişmesinin meydana geldiği hallerde, emredici şekilde tüketicinin korunması amaçlanmaktadır. Böylece tüketicinin bulunduğu işlemlerin, ticari iş sayılmasının yanında ayrıca tüketici işlemi olarak kabul edilmesi gerektiği, kanunların çatışma içerisinde bulunduğu hâllerde; 6502 sayılı TKHK'nın gerek özel, gerekse sonraki kanun olması nedeniyle tüketici mevzuatının önceliğinin kabulü, isabetli bir çözüm yöntemidir (.....).
28.11.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde bu kanunun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsayacağı; 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler, "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler, "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanunu'nun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.
Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde; “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; 05.11.2023 tarihinde dava dışı Tunahan Geçr'in sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde aracın hasarlandığı ve hasar bedelinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunda iddiası ile eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Dosyada mevcut ruhsat, poliçe ve trafik kazası tespit tutanağından dava konusu ...plakalı sayılı hususi aracın davacıya ait olduğu ve davalı sigorta şirketince genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığı sabittir. Davacı esnaf ya da tacir olmadığından sigorta ilişkisi kapsamında tüketici olarak yer almaktadır. Davalı sigorta şirketinin iddiasının, aracın kiralık araç olarak kullanıldığı yönünde olması davacının Tüketici Kanunu ve Ticaret Kanunu kapsamında sıfatını belirlemeyecek ancak davalı sigorta şirketinin savunması doğrultusunda zararın teminat kapsamında olup olmadığına dair değerlendirme sonucuna gidilecektir. Davacı, tüketici konumunda olduğuna göre, uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevlidir. Bu nedenle, davanın, mahkemenin görevli olması dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ..... Mahkemesi olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Anlatılan nedenlerle,
HÜKÜM :
1-Davanın, mahkemenin görevli olması dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ..... Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde taraflarca müracaat edilmesi halinde dava dosyasının görevli ..... Mahkemesine gönderilmesine,
3-Mahkememiz ile ..... Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde uyuşmazlığın halli için dosyanın ..... Dairesine gönderilmesine,
4-Harç ve yargılama gideri hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.29/04/2026
Katip .....
e-İMZA
Hakim .....
e-İMZA
Full & Egal Universal Law Academy