T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/37 Esas - 2026/334
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/37
KARAR NO : 2026/334
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP :....
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVA : İtirazın İptali/Genel Kredi Sözleşmesi/Sebepsiz Zenginleşme
DAVA TARİHİ : 13/01/2026
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
KARAR Y.TARİHİ : 18/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; .... Şubesi tarafından dava dışı ... Şirketi'ne 08.03.2024 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri ile nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, söz konusu kredi hesabının kat edilerek, dava dışı borçlu firma ve kefillerine kredi alacağının ödenmesini teminen .... Noterliği 12.06.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı muacceliyet ihtarnamesi keşide edilmişse de borcun ödenmediğini, bedelinin işbu kredi alacağına mahsup edilmek üzere dava dışı ... Şirketi tarafından, borçlu ... Şirketi'nin keşidecisi olduğu çekin, temlik cirosu ile TTK m. 684’te “Ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile poliçeden doğan bütün haklar devrolunur.” hükmü uyarınca çekteki hakkı koşulsuz olarak yeni hamil olan Müvekkili Bankaya devir ve temlik ettiğini, çeki temlik cirosu ile devreden çekten doğan bütün haklarını da devrettiğini, müvekkilinin yetkili hamili olduğu, Borçlu ... Şirketi tarafından keşide edilen, .... Şubesinin ... seri nolu, 02.04.2025 keşide tarihli, 02.04.2025 faiz başlangıç tarihli 10.000.000-TL bedelli çeki, .... Şube yetkililerine keşideci tarafından şifahen verilen sözlere istinaden bekletilen çek bedeli süresinde ödenmediği gibi ilgili çekin ibraz süresinin de dolduğunu, bunun üzerinde .... sayılı dosya ile keşideci aleyhine genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını ancak, dosya alacağının ödenmediğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edildiğini, ödenmemiş çek bedelinin 02.04.2025 keşide tarihinden 27.05.2025 tarihinde başlatılan icra takibine kadar işleyen .... reeskont avans faizi ile birlikte 27.05.2025 tarihi itibarıyla baliğ olduğu tutarın toplam 10.683.333,33-TL olduğunu beyanla; .... sayılı icra dosyasına yapılan itirazların iptaline, icra takibinin devamına ve alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın süresinde ibraz etmediği çeke dayalı olarak, arasında temel ilişki bulunmayan müvekkili keşideci aleyhine başvurabileceği tek hukuki yolun kambiyo hukukuna özgü sebepsiz zenginleşme davası olduğunu, dava konusu çekin, davacı bankaya rehin cirosu ile geçmiş olduğunu, çekte rehin cirosunun geçersiz olduğunu, müvekkilinden işbu çeke dayanarak alacak talep etme hakkı bulunmadığını, davacı tarafından dava konusu çekin teminat olarak alındığını ve takastan iade alındığını, müvekkili şirketin davacı banka aleyhine sebepsiz zenginleşmediğini, dava konusu çekin, süresinde bankaya ibraz edilmediğinden ve müvekkili şirketin takip tarihinden önce davacı banka tarafından temerrüde düşürülmediğinden müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde takip tarihinden önce işlemiş faiz talep edilemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Taraflar arasında takibe konu çekin davalı yanca keşide edildiği hususunda çekişme bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Uyuşmazlık, davalı şirket aleyhine girişilen dava konusu takip dayanağı çek nedeni ile davalı şirketin TTK m. 732 hükmü uyarınca sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği noktalarında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. Davaya konu çekin incelenmesinde; keşidecisi ... Şirketi, lehtarı dava dışı ... Şirketi olan, 02.04.2025 keşide tarihli, 10.000.000,00.-TL bedelli, .... Şubesine ait çekin, temlik cirosu ile TTK m. 684 hükmü uyarınca davacı ....'na devir ve temlik edildiği görülmüştür.
6. .... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Şirketi, borçlunun ... Şirketi olduğu, 10.000.000,00.-TL asıl alacak, 683.333,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.683.333,33.-TL alacağın tahsili amacıyla 27/05/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine borçlu tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
7. Dava, 6102 sayılı TTK’nın 732. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak istemine ilişkindir.
8. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle TTK’nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme düzenlemesi, hukuki mahiyeti ve şartlarına değinmekte yarar bulunmaktadır.
9. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş, bono ve çek hakkında ise, ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (TTK m. 778, 818). Kambiyo senetlerinde sebepsiz zenginleşmeye ilişkin özel düzenleme poliçe hükümleri arasındaki 732. maddede yer almaktadır. Çek konusunda TTK 818/1-m hükmü, çekte sebepsiz zenginleşmeye ilişkin olarak TTK’nın 732. maddesine yollama yapmaktadır. Bu açıdan, 732. maddenin niteliği göz önünde bulundurulmak koşulu ile çeke de uygulanabilirliği konusunda bir tereddüt yoktur.
10. Kambiyo senedinin düzenlendiği hallerde, taraflar arasında kural olarak iki ayrı borç ilişkisi meydana gelmektedir. Bu durumda hem kambiyo münasebetine hem de asıl borç ilişkisine dayalı olarak talepte bulunulabilecektir. Asıl borç ilişkisine dayalı olarak talepte bulunabilmek, ancak doğrudan doğruya münasebette bulunanlar orasında, yani ciro yoluyla henüz devredilmemiş poliçelerde mümkündür. İşte her zaman asıl borç ilişkisine dayanmak suretiyle alacağın tahsilinin mümkün olmadığı göz önünde tutularak kambiyo senetleri hukukunun sertliğini yumuşatabilmek amacıyla hamile sebepsiz iktisap davası açabilme imkanı tanınmıştır (....).
11. Kambiyo senetleri hukukuna dayanan sebepsiz zenginleşme davası, Borçlar Hukuku’nun sebepsiz iktisap davasından farklı bir davadır ve TBK’da düzenlenen sebepsiz iktisap davasının bir türü değildir. Sebepsiz zenginleşme talebi hukuki nitelikçe, poliçeden doğan hakkın, bunun korunması ve/veya kullanılması için gereken işlemlerin yapılmaması nedeniyle düştüğü (TTK m. 730) veya zamanaşımına uğradığı (TTK m. 749) hallerde, senet borçlusu nezdinde oluşan sebepsiz zenginleşmeye yönelik olarak, poliçe alacağını elde edemeyen ve bu nedenle malvarlığında hakkaniyete aykırı bir değer kaybı oluşan hâmile, yine poliçe hukuku tarafından tanınmış olan yeni bir haktır. Bu anlamda TTK’nın 732. maddesinde işaret olunan zenginleşme aslında Kanun’un bir hükmüne dayanmakta olup Borçlar Kanununda düzenlenen sebepsiz zenginleşmedeki başkasının zararına sebepsiz zenginleşenin bu zenginleşmesinin haklı bir sebebe dayanmaması şartından ayrılmaktadır.
12. TTK’nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulabilmesi için, hâmilin hakkı koruyucu işlemleri yapmamış olması yani müracaat hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğramasından dolayı bir zararının ortaya çıkmış olması gerekir. Bunun yanında keşidecinin, muhatabın, kabul edenin, ikametgahlı poliçeyi ödeyecek olanın zenginleşmiş olması da gerekmektedir. Zararın mevcudiyeti, sebepsiz zenginleşme talebinin kabul şartıdır. Zararın varlığının kabulü için, hâmile ait ve tahsili mümkün olan bir alacak hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğraması sonucu borçlu nezdinde oluşan zenginleşmenin, bundan başka bir sebebinin bulunmaması, yani sebepsiz olması yeterlidir (....).
13. İspat yükü bakımından TTK’nın 732. maddesinin 4. fıkrasında açıkça ispat külfetinin sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene ait olduğu belirtilmiştir. Diğer bir deyişle keşideci, sebepsiz zenginleşmediğini ya da senet bedelini cirantalardan birine veya hâmile ödediğine ilişkin bu ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği takdirde sorumluluktan kurtulabilir. Zira, hâmilden temel ilişkiyi ve bu temel ilişkiden ötürü keşidecinin bir borcunun bulunmadığını ispat etmesi beklenemez. Bu nedenle keşidecinin, sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını ispat etmesi gerekir.
14. Zamanaşımı süresi ise, müracaat hakkının TTK’nın 730. maddesine göre düştüğü veya borçlunun 749. (çekte m. 814) maddesine göre zamanaşımı defini dermeyan edebilme hakkının doğduğu tarihten başlayarak 1 yıldır (TTK m. 732/4).
15. 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesine göre işbu davada sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü davalı taraftadır. Somut olayda davalı, çekin davacı yana teminat olarak verildiğini, müvekkili şirketin davacı banka aleyhine sebepsiz zenginleşmediğini savunmaktadır.
16. Sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü kendisinde bulunan davalı her ne kadar davaya konu çekin teminat çeki olduğunu savunsa da, buna ilişkin davacının da taraf olduğu herhangi bir belge sunulmadığı, davacı yönünden bir bağlayıcılığı olmayacağı gibi çek üzerinde TTK m. 689 hükmünde belirtildiği yönde çekin teminat çeki olduğuna ilişkin bir kayıt da bulunmamaktadır. Tüm dosya kapsamı itibariyle davalının dayandığı delillerle çekten dolayı sebepsiz zenginleşmediğini, çek bedelini ödediğini veya ödemekten kurtulduğunu ispat edemediğinden dava konusu çek bedelinden sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
17. Zamanaşımına uğrayan senetlerde vade tarihinden itibaren faiz işleyip işlemeyeceğine ilişkin ... arasındaki içtihat farklılıkları .... 'nın 14.07.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ....sayılı 25.12.2019 tarihli kararı ile "zamanaşımına uğrayan ve bu nedenle kambiyo senedi vasfını kaybederek yazılı delil başlangıcına dönüşen senetteki vade tarihi TBK’nın 117/2 maddesi ile belirlenen temerrüt için ihtara gerek olmayan durumlar kapsamında olmadığından, borçlunun temerrüde düşürülmesi için TBK 117/1 maddesi gereğince ihtar gereklidir." denilerek giderilmiştir.
18. Her ne kadar takip talebinde işlemiş faiz talep edilmiş ise de; zaman aşımına uğrayan ve bu nedenle kambiyo senedi vasfını yitiren çekte yer alan vade tarihinin, temerrüde esas alınamayacağından takip ile talep edilen işlemiş faiz talebi yerinde görülmeyeceği, bunun haricinde davacı tarafın davalıyı takip öncesi temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir delil dosya arasında yer almadığı dikkate alınarak; davanın kısmen kabulüne, .... takip sayılı dosyasına davalının vaki itirazlarının kısmen iptali ile, davalı yönünden takibin 10.000.000,00.-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi oranında temerrüt faizi işletilmesi suretiyle takibin yürütülmesine, fazlaya yönelik taleplerinin reddine dair karar vermek gerekmiştir.
19. Davacının takip konusu alacağı ve miktarı davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğundan, alacak likit kabul edilerek, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si oranına tekabül eden 2.000.000,00.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
VI-HÜKÜM
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-.... takip sayılı dosyasına davalının vaki itirazlarının KISMEN İPTALİ ile, 3- Davalı yönünden takibin 10.000.000,00.-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi oranında temerrüt faizi işletilmesi suretiyle takibin yürütülmesine, 4- Fazlaya yönelik taleplerinin REDDİNE, 5- Hüküm altına alınan 10.000.000,00.-TL alacak tutarları toplamının % 20 oranında hesaplanan 2.000.000,00.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Karar ve İlam Harcı 6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683.100,00.-TL harçtan, peşin ve derkenarla alınan 182.444,63.-TL harcın tahsili ile bakiye 500.655,37.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 7-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, derkenar harcı ve vekalet harcı toplam 183.280,63.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 145,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 294,23.-TL'nin davacıdan, 4.305,77.-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Vekalet Ücreti 11-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 1.010.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 12-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 108.500,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ....Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2026 Başkan ....
E-imza
Üye ....
E-imza
Üye ....
E-imza
Katip ....
E-imza
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"
Full & Egal Universal Law Academy