T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/300 Esas - 2025/191
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
...
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/300 Esas
KARAR NO : 2025/191
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/07/2016
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.04.2015 tarihinde davalı ... .... .... otobüsüne arkadan çarpması neticesinde meydana gelen kazada, ...otobüsü içerisinde oturarak seyretmekte olan davacının çarpmanın etkisi ile yaralandığını, kazaya bağlı olarak bel fıtığı olduğunu, kaza öncesinde bir TV kanalında temizlik elemanı olarak çalıştığını, ...'in kullanmakta olduğu aracın ... plaka sayılı aracın Zorunlu Mali Trafik Sigortası Poliçesi ve Kasko Poliçesi davalı ...A.Ş.'nin teminatı kapsamında olduğunu, kasko poliçesinde manevi tazminat klozu varsa manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline yoksa sadece davalı ...'den tahsiline karar verilmesini istedikerini, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, herhangi bir işlem yapılmadığını açıklayarak müvekkilinin kaza sonrası uzun süreli tedaviler gördüğünü, acı ve ızdırabının devam ettiğini, eski sağlığına kavuşamadığı için psikolojik çöküntü yaşadığını açıklayarak 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte kasko poliçesi kapsamında manevi tazminat klozu varsa müştereken ve müteselsilen, yok ise sadece davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, tazminat talebini 500,00 TL geçici ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak açıklamış, harcını da yatırmış olduğu dilekçesi ile talebini 3.646,14 TL geçici iş göremezlik olarak artırdığını açıklamıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın trafik sigortalı olduğu iddia edilse de poliçe vadesinin 28.04.2015 - 24.12.2015 olduğunu, dava konusu taleplerin poliçe bakımından teminat dışı olduğunu, zararın sigorta tazminatı kapsamında yer alıp almadığının kusur durumunun yeni ödemeye esas alınabilecek tüm belgelerin toplanmasından önce sigorta şirketinin temerrüdünün gerçekleşmeyeceğini, sorumluluğun poliçedeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, SGK'dan rücuya tabi bir ödeme alınmış ise bu tutarın tazminat hesabından mahsup edilmesi gerektiğini, KTK 98.maddesi uyarınca sağlık giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu savunarak, davacı yanın müterafik kusuru da nazara alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça ispatlanamayan maluliyetin ve maluliyete bağlı tazminat talebinin reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde yer aldığı gibi bir rahatsızlık geçiren ve günlük yaşantısı etkilenen bir kişinin temizlik görevlisi olarak çalışma hayatına devam etmesinin söz konusu olamayacağını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun olmadığını, kusurun belirlenmesinde ceza taraflarının bağlayıcı olamayacağını, davacının işleteni ve sürücüsü olduğu araca ilişkin tüm sorumlulularını yerine getirmesi bakım ve onarımının yapılmış olmasının davalının kazadan sorumlu tutulması gerektiğini ve sorumluluktan hakkaniyete uygun indirim yapılması gerektiğini, davacının aylık gelirinin öğrenilmesi ve buna göre hesaplama yapılması gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat sorumluluğunun davalı sigortacı şirkete ait olduğunu, bu yönden davanın müvekkili açısından reddi gerektiğini, manevi tazmat yönünden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, manevi tazminat talebinin zenginleşmeye yönelik olduğunu, davacının çaışma hayatına devam ettiğini, hayatının zorlaştığı iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin geçimini yalnızca dolmuş kullanarak sağladığı ve mali açıdan kaza sonrası işletilemez hale geldiğini, mali sıkıntı yaşadığını, davacı tarafın manevi zarar iddialarını kabul etmediklerini, Karayolları Trafik Kanunu ve Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca sigorta şirketinin 3.kişilere verilen manevi zararlardan poliçe kapsamında sorumlu olduklarını savunarak, davacı tarafça ispat edilemeyen maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu yaralanan davacının bu nedenle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen 12.03.2019 tarih, 2016/636 Esas-2019/189 sayılı Kararda özetle; " 27.04.2015 günü ... plakalı araç sürücüsü ...'in Kazım Karabekir Caddesinden gelip Tandoğan Cadde istikametine seyir halindeyken aracının hızını düşürmeden ana yoldan yan yola seyir hızıyla girdiği ve azaltmadığı, ayrıca öndeki araçlar ile mesafesini ayarlamadığı, dikkatsiz ve tedbirsiz davranması ve geç frene basması neticesinde aracını durduramayarak ön tarafında kurallara uygun şekilde kırmızı ışıkta bekleyen sürücü Birol Yavuz sevk ve idaresindeki 06 BK 0911 plakalı belediye otobüsüne arkadan çarparak karıştığı bu kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu Sevim Aksu'nun ise belediye otobüsünde bulunduğu, kazanın şiddeti ile araç içinde savrularak yaralandığı, Karayoları Trafik Yönetmeliği'nin 150.maddesi ile araç dururken kullanılan koltuklar ile ayakta da yolcu taşıyan otobüslerde koltuklarda emniyet kemeri bulundurulması zorunlu olmadığı, davacının bu kaza sonucu yaralanmasında müterafik kusurunun bulunmadığı, hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.06.2017 tarihli raporda; kaza nedeniyle davacının trafik kazasına bağlı maluliyet tayinine yer olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin kırık tipi göz önüne alındığında 3 ay olduğunun belirtildiği, davacının temizlik elemanı olarak çalıştığı o dönem için 1.200,00 TL maaş aldığı, davacının uğradığı zarar bakımından herhangi bir indirim sebebinin de olmadığı anlaşılmakla, 3.646,14-TL geçici iş göremezlik zararının olduğu, dosyaya sunulan Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi incelendiğinde, artan mali sorumluluk manevi tazminat klozunun da bulunduğunun anlaşıldığı, davacının 21.06.2016 tarihli e - posta ile kendisinden talepte bulunulan evrakları dava tarihinden önce davalıya ulaştırdığına dair dosyada bilgi bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin en erken dava tarihi olan 15.07.2016 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla, maddi tazminat talebi yönünden 3.646,14 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 13.750,00 TL manevi tazminatın davalılar ...A.Ş. Ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, alacağa davalı sigorta şirketi yönünden 15.07.2016 dava tarihinden, davalı ... yönünden 27.04.2015 olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek tahsiline" şeklinde karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, yapılan inceleme sonucu mahkememizce verilen kararın ... Bölge Adliye Mahkememesi 26. Hukuk Dairesi'nin 24.02.2022 tarihli, 2019/2308 Esas-2022/448 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış olduğu görülmüştür.
... Bölge Adliye Mahkememesi 26. Hukuk Dairesi'nin 24.02.2022 Tarihli Kaldırma Kararında Özetle; "Mahkemece maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, kaza neticesi davacının yaralanmasının mahiyeti, davacıda kemik kırığı oluşup oluşmadığının ve maluliyet oranları arasındaki farkın dayanağının açıklanması için Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulu’ndan ayrıntılı gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak, gerektiğinde aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasıyla sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmediğinden istinaf eden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe doğrultusunda kararın kaldırılması üzerine, mahkememizce dosyanın yeniden esasa kaydı yapılmış ve kaldırma kararı uyarınca yargılamaya devam olunarak, kaldırma kararında belirtilen hususlarla ilgili olarak davacı hakkında alınan maluliyet raporları arasındaki çelişkileri giderici yönde rapor düzenlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gerekli yazıların yazıldığı, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından davacı hakkında düzenlenen 31.03.2023 ve 31.01.2024 tarihli raporlarda, davacının 27.04.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmekle, BAM Kaldırma Kararındaki hususların yerine getirildiği, davacı vekili tarafından dosyaya sundukları ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmesinin istenilmiş olduğu görülmekle, araştırılacak başkaca bir husus kalmadığından tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkememizce verilen ilk karar ile verilen kararın kaldırılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Kaldırma Kararına, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamaya, Adli Tıp Kurumundan alınan aynı yöndeki raporlara ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 27.04.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı, meydana gelen kazada bir kusurunun bulunmadığı, kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılamada davacının kaza nedeniyle 3 ay süre ile geçici iş göremez halinde kaldığı belirlenerek, bu süre için yapılan hesaplama sonucu davacının geçici iş göremez halde kaldığı süre için 3.646,14 TL geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, kaldırma kararı sonrasında Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarda, davacının kalıcı maluliyetinin olmadığı belirlenmiş ise de iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, kaldırma kararı öncesindeki yargılama aşamasında davacının geçici iş göremezlik zararının o süreçte tespit edilen 3 aylık süreye göre hesaplanmış olduğu, davacı vekilince dosyaya sundukları ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmesinin talep edilmesi nedeniyle 6 aylık geçici iş göremezlik süresine göre hesaplama yaptırılmadığı, bu durumda davacının sürekli iş göremezlik karşılığı talep ettiği 500,00 TL tutarındaki tazminat isteminin bu yönde bir zararı olmadığından reddine, geçici iş göremezlik zararına ilişkin isteminin ise kaldırma kararı öncesinde 3 aylık geçici iş göremezlik süresine ilişkin olarak yapılan hesaplamaya göre bulunan 3.646,14 TL tutar üzerinden kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kaldırma kararı sonrasında alınan raporda davacının geçici iş göremez halde kaldığı sürenin 6 ay olarak tespiti nedeniyle takdiren 15.000 TL olarak belirlenmesine, belirlenen tutarların davacının yaralanmasına neden olan kazada tamamen kusurlu bulunan davalı sürücü ile kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk ve kasko sigorta poliçesi uyarınca artan mali sorumluluk kapsamında manevi tazminatı da üstlenen davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, söz konusu tutarlara davalı sigorta şirketi yönünden 15.07.2016 dava tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 27.04.2015 tarihinden itibaren somut olayda ticari bir zarar bulunmadığından yasal faiz uygulanarak davalılardan tahsil edilmesine, davacının fazlaya yönelik istemlerinin reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminata ilişkin davasının KISMEN KABULÜ İLE; 3.646,14 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ...A.Ş. Ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, söz konusu miktarın davalı sigorta şirketi yönünden 15.07.2016 dava tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 27.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve davacıya ödenmesine,
Davacının maddi tazminata yönelik fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
2-Davacının manevi tazminata ilişkin davasının KISMEN KABULÜ İLE; 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...A.Ş. Ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, söz konusu miktarın davalı sigorta şirketi yönünden 15.07.2016 dava tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 27.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve davacıya ödenmesine,
Davacının manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
3-Maddi tazminat yönünden ; İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 615,40-TL harçtan 105,89- TL peşin harç ile 11,00 TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 498,51-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Manevi tazminat yönünden; Hüküm altına alınan 15.000,00-TL üzerinden hesaplanan 1.024,65-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından maddi tazminat talepleri için yapılan 29,20-TL başvuru harcı, 105,89-TL peşin harç, 4,30-TL vekalet harcı, 11,00-TL ıslah harcı ve 121,30-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 271,69-TL harç giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davalı ... tarafından yapılan 121,30-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ...A.Ş. tarafından yapılan 121,30-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafça yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 800,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 1.050,40-TL ile 1.828,00-TL ve 4.525,00-TL Adli Tıp Rapor ücretleri olmak üzere toplam; 8.203,40-TL yargılama giderinden davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 7.214,11-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan kısımın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ...A.Ş. tarafından yapılan 4,30-TL vekalet harç giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ...'e tarafından yapılan 4,30-TL vekalet harç giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, hüküm altına alınan maddi tazminat yönünden AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 3.646,14-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
11-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, hüküm altına alınan manevi tazminat yönünden AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
12-Davalılar davayı vekilleri vasıtası ile takip ettiklerinden, reddolunan maddi tazminat miktarı göz önüne alınarak AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
13-Davalılar davayı vekilleri vasıtası ile takip ettiklerinden, reddolunan manevi tazminat miktarı göz önüne alınarak AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
14-Davanın açılış tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk yolunun henüz yürürlükte olmaması nedeniyle, bu konuda yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
15-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2025