T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/677 Esas - 2023/254
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO: 2022/677
KARAR NO: 2023/254
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/04/2022
KARAR TARİHİ: 26/04/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2023
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Mersinli Rüzgar Enerjisi Santralini işlettiğini, davalı ... ile müvekkili arasında RES katkı payı anlaşması imzalandığını, anlaşmanın 3.maddesinde ve dayanağı yönetmeliğin 9.maddesinde belirtilen esaslara göre hesaplanacak yıllık toplam RES Katkı Payı Tutarının (TRKP) her yıl davalı tarafından faturalanacağını ve müvekkili tarafından ödeneceğini, bu bağlamda davalının 21/01/2022 tarihli 22.004.986,20 TL bedelli faturayı düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, faturada hesaplanan toplam tutarın taraflar arasındaki anlaşma ve dayanağı olan yönetmeliğe aykırı olduğunu, faturaya konu bedelin ihtirazi kayıtla ödendiğini, yönetmelikte ve anlaşmada yapılan düzenlemenin güncelleme değil hesaplama olduğunu, "kr" değeri formülde bir çarpan ise aynı şekilde "TÜFE"nin de bir çarpan olduğunu, bu sebeple TRKP hesabında kr*E*(1+TÜFE) şeklinde bir formülün kesinlikle anlaşma ve yönetmeliğe aykırı olduğunu, anlaşmanın 3.maddesi ve yönetmeliğin 9.maddesinde ilgili formülün ortaya konulduğunu, "1+" şeklinde bir çarpan olmadığını aksine sadece "TÜFE" ibaresinin olduğunu, formülün güncelleme değil, hesaplama olduğunu, müvekkili tarafından ödenecek TRKP tutarının sadece 2.101.753,94 TL olduğunu, ... tarafından haksız yere fazladan alınan 19.903.232,27 TL'nin iadesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000,00 TL'nin sözleşmede belirlenen akdi faiz uyarınca gecikme faizi ile, bu talep kabul görmez ise avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davacı vekili 03/02/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 19.903.232,26 TL'ye yükselterek harcını ikmal etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; yarışmaların gerçekleştirildiği dönemde yürürlükte olan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu 3. maddesinin 5. fıkrası uyarınca müvekkili kurumca ilgili yönetmeliğin hazırlanarak EPDK tarafından onaylanarak 22/09/2010 tarihli Resmi Gazete'de yer verildiğini, RES katkı payı tanımında, RES Katkı Payı Anlaşması örneğinde ve teklif mektubunda ilgili ödemelerin 20 yıl boyunca yapılacağı ve yapılacak ödemenin her yıl TÜFE değişim oranında güncelleneceğinin yer aldığını, teklif fiyatının teklif yılından itibaren TÜFE ile güncellenerek hesaplamalar yapıldığını, yönetmeliğin bir parçası olan ve ihaleye katılabilmek için teslim edilmesi zorunlu olan ve şirketlerce imzalanarak davacı şirket tarafından müvekkili kuruma sunulan teklif mektubunun tamamen okunup ve incelenip bütün şartlarıyla kabul edildiğini, dava konusu anlaşmanın yıllara yayılan bir anlaşma olması nedeniyle verilen teklif rakamının yıllar içinde yaşanan ekonomik değişimler doğrultusunda güncellenmesi gerektiğinin görüldüğünü, bu nedenle de TÜFE'nin, bir çarpan olarak teklif fiyatının yıllara göre güncellenmesi için göz önüne alındığını, yönetmelik, taahhütname, teklif mektubu formu ve RES katkı payı anlaşmasından oluşan eklerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE: Dava, davalı tarafından davacıya kesilen fatura kapsamında, davacı tarafça fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla bedelin tahsili isteğine ilişkindir.
Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 15/04/2022 tarihinde tarafların katılımı ile anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 2022/290 esasına kayıtla yapılan yargılamada 22/04/2022 tarih, 2022/232 sayılı kararla, dava konusu uyuşmazlığın çözümü idari yargının görev alanına girdiğinden davanın HMK'nun 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 14/09/2022 tarih, 2022/1208 esas, 2022/1284 sayılı kararı ile yargı yolu yönünden adli yargı görevli olmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK m. 353/1,a.4. gereğince, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/290 E., 2022/232 K. sayılı dava dosyasında verdiği 22/04/2022 tarihli kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince kesin olarak karar verilmiş, mahkememizin 2022/677 esasına kayıtla yargılama mahkememizce sürdürülmüş, davalı vekili olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması talebiyle başvurmuş, dosya örneği Danıştay Başsavcılığına gönderilmiş, Danıştay Başsavcısı tarafından, RES Katkı Payı bedeli faturası nedeniyle fazladan ödendiği öne sürülen tutarın iadesi istemiyle açılan davada, 2247 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmış, Uyuşmazlık Mahkemesinin 27/02/2023 tarih, 2023/17 esas, 2023/125 sayılı kararı ile davanın çözümünde Adli Yargının görevli olduğuna, Danıştay Başsavcısı'nın başvurusunun reddine oy çokluğuyla kesin olarak karar verildiği anlaşılmakla yargılama mahkememizce sürdürülmüştür.
Deliller toplanıp dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tahkikat safhası tamamlanmıştır.
Dosya kapsamından; taraflar arasında 31/10/2011 tarihli RES katkı payı sözleşmesi imzalandığı, katkı payı tutarının hesaplama yönteminin sözleşmenin 3. maddesinde, uygulanacak gecikme zammı faizinin sözleşmenin 6. maddesinde, banka teminat mektubunun hangi hallerde irat kaydedileceğinin sözleşmenin 7. maddesinde düzenlendiği ve toplam 11 maddeden ibaret olduğu, 21/01/2022 tarihli e-fatura örneğinin incelenmesinde davalı tarafından davacı şirkete gönderildiği, RES katkı payı bedeli faturası olduğu ve KDV'si ile birlikte toplam 22.004.986,20 TL tutarlı olduğu, bu faturaya karşı davacı tarafından davalıya 07/02/2022 tarihinde "2021 yılı RES katkı payı ihtirazı kayıtlı öde" açıklaması ile 22.004.986,20 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf hesaplanacak katkı payının anlaşmanın 3. maddesi ve yönetmeliğin 9. maddesindeki esaslara göre hesaplanacağı, buna göre; KDV dahil 2.101.753,94 TL RES katkı payı tutarı olması gerektiği halde 19.903.232,27 TL fazla hesaplandığı iddiasında bulunmakta, davalı taraf; sözleşme düzenlenmeden önce verilen teklif mektubu da dikkate alınarak hesaplandığı, yönetmelik, taahhütname, teklif mektubu formu ve RES katkı payı anlaşmasından oluşan eklerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu hesaplama yapıldığı, iadesi gereken bir bedelin olmadığı, davacının alacak talebinin yerinde olmadığı savunmasında bulunmaktadır.
Davada uyuşmazlık, RES katkı payı bedeli olarak davalı tarafça düzenlenen 21/01/2022 tarihli KDV dahil 22.004.986,20 TL tutarlı fatura bedeline esas hesaplamanın yerinde olup olmadığı, hesaplamada esas alınacak hususa ilişkindir.
Dava konusu olayda taraflar arasındaki hukuki işlem 31/10/2011 tarihli RES katkı payı anlaşmasıdır. Geçerli olarak kurulan sözleşme, taraflarını bağlayacaktır. Davalı taraf 31/01/2021 tarihli 1.560.980,63 TL bedelli faturayı düzenleyerek davacıya göndermiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 3. maddesi, şirketin bağlantı hakkı kazandığı RES projesinde üretilecek her bir kwh elektrik enerjisi üzerinden 3,18 kr / kwh olarak belirlenen yarışma sonucuna esas RES katkı payı tutarının ... tarafından hesaplanacağı, toplam RES katkı payı tutarı = kr*E*TÜFE, kr; şirket tarafından ... kwh başına ödenmesi taahhüt edilen kuruşu, E; bir önceki yılda gerçekleşen yıllık net elektrik enerjisi üretimi, TÜFE; Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksini ifade ettiği, tesisin yıllık net elektrik enerjisi üretimi üzerinden hesaplanan bir önceki yıla ait yıllık toplam RES katkı payı tutarı her yılın 15 ocak günü saat 17:00'a kadar ... tarafından şirkete faturalandırılacağı hususunun düzenlendiği,
Rüzgar enerjisine dayalı üretim tesisi kurmak üzere yapılan lisans başvurularına ilişkin yarışma yönetmeliğinin 9. maddesinin 1. fıkrasında ".... toplam RES katkı payının hesaplanması için aşağıdaki formülün uygulanacağı;
Toplam RES katkı payı tutarı = kr x E x TÜFE, kr; şirket tarafından ...’a kilowatsaat (kWh) başına ödenmesi taahhüt edilen kuruş/kWh cinsinden RES Katkı Payı, E; bir önceki yılda gerçekleşen yıllık net elektrik enerjisi üretimi, TÜFE; ocak ayında açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık tüketici fiyat endeksi şeklinde belirtildiği,
Davacı tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce verilen teklif mektubunda davacının "MERSİNLİ RES projesinde yıllık üretilecek net elektrik enerjisi için kwh başına 3,18 kr teklif ile ... tarafından, yıllık net elektrik enerjisi üretiminin çarpılması ile bulunacak toplam RES katkı payı tutarını, teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi oranında, güncelleştirerek takip eden yılın ocak ayı sonuna kadar, tüm tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren 20 yıl süre boyunca ...'a ödemeyi kabul ve taahhüt ederiz." biçiminde taahhütte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından yapılan teklifin bir öneri olduğu, taraflar arasında 31/10/2011 tarihinde RES katkı payı anlaşmasının imzalandığı, Rüzgar Enerjisine dayalı üretim tesisi kurmak üzere yapılan lisans başvurularına ilişkin yarışma yönetmeliği kapsamında 2011 yılında yapılan yarışmalara katıldığı ve bu yarışmalar sonucunda iletim sistemine bağlantı hakkı kazandığı, tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren başlamak üzere 20 yıl süre boyunca ...'a ödemeyi taahhüt ettiği, RES katkı payı bedelinin ödenmesi ile ilgili 31/10/2011 tarihli sözleşmede, davacı tarafından yapılan öneriden farklı bir öneriyi dikkate alarak sözleşme yaptıkları, sözleşmenin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulduğu, tarafların serbest iradeleri ile imzalamış oldukları sözleşmenin davalı yönünden de bağlayıcı olduğu, sözleşmenin devlet ihale kanunu hükümlerine tabi olmadığı, RES katkı payı tutarının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak hesaplanması gerektiği, sözleşme hükmünün, emredici hükümlere aykırı olmadığı, tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, teklif mektubunda güncelleştirilerek ödeneceği belirtilmiş ise de, sözleşmenin 3.maddesinde bu hususa yer verilmediği, sözleşme uyarınca geçmiş yılların TÜFE oranları dikkate alınarak kümülatif bir TÜFE oranı hesap edilemeyeceği, sözleşme hükümleri nazara alınarak davacının ödemesi gereken RES katkı payı tutarının 2.101.753,94 TL olarak hesaplandığı, mahkememizce yapılan değerlendirmede; sözleşme hükümleri nazara alınarak davacının ödemesi gereken RES katkı payı tutarının belirlenmesi gerektiği, bunun da KDV dahil 2.101.753,94 TL olduğu, fatura bedeli 22.004.986,20 TL'den sözleşme hükümlerine göre hesaplanan 2.101.753,94 TL'nin düşümü ile davacı tarafından 19.933.232,26 TL fazla ödeme yapıldığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağa davanın niteliği gereği ödeme tarihi olan 07/02/2022 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kabulü ile, 19.933.232,26 TL'nin 07/02/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gerekli 1.361.639,10 TL harçtan peşin yatırılan 341,55 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 339.556,00 TL toplamı 339.897,55 TL'nin mahsubu ile kalan 1.021.741,55 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir yazılmasına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 342.429,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 437.332,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Dair oy çokluğu ile (Üye Hakim Memet Tonguç Aslan'ın muhalefeti ile) verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.
26/04/2023
MUHALEFET ŞERHİ
Taraflar arasında 31/10/2011 tarihinde RES Katkı Payı Sözleşmesi imzalandığı tartışmasızdır. Sözleşmenin 3. Maddesinde davacının ödeyeceği RES katkı payının ne şekilde hesaplanacağı da kararlaştırılmıştır. 3. Maddede katkı payı = Kr X E X Tüfe olarak formüle edilmiştir.
Sözleşme imzalanmadan önce ilgili yönetmelik uyarınca davalı tarafça yarışma usulüne dayalı olarak teklifler alınmış, davacı taraf da diğer katılanlarla birlikte teklif vermiş ve yapılan ihalede en iyi teklifi veren davacı ihaleyi kazanmıştır. Davacı tarafça verilen teklif mektubunda KW saat başına 0,0318 Kr. teklif edilmiştir. Sözleşme 20 yıl boyunca geçerli olarak kurulmuştur.
Davacı taraf sözleşmenin 3. Maddesinde, formülde yer alan TÜFE'nin tanımından hareketle her yıl için ödenecek katkı payının ilgili yılın Ocak ayında açıklanan TÜFE oranının, sözleşmenin kurulma öncesinde teklif edilen 0.0318 Kr. ile çarpılması sonucu elde edilecek birim fiyat esas alınarak hesaplanması gerektiğini iddia etmektedir. Yani davacının iddiasına göre, örneğin; sözleşmenin 3. yılında birim fiyat belirlenirken sadece 3. yılda gerçekleşen TÜFE oranı esas alınarak hesaplama yapılmalı, 1. ve 2. yıllardaki TÜFE oranları yok farz edilmelidir. Sözleşmenin 1. yılında % 15, 2.yılında % 30, 3.yılında %25 oranında TÜFE artışı olması halinde davacının iddiasına göre % 25 artış uygulanmalıdır. Davalı ise sözleşmede kümülatif yöntemin benimsendiğini iddia etmekte olup, davalının iddiasına göre yukarıda örnek üzerinde hesaplama yapıldığında 1. 2. ve 3. yıllarda toplam TÜFE artışı % 70 esas alınmalıdır. Bu durumda yapılması gereken eski BK.'nun 18 ve 6098 sayılı TBK.'nun 19.madde kapsamında tarafların gerçek amacının ve ortak iradelerinin tespitidir. TBK'nun 19.madde ile eski BK.'nun 18.maddesi Türkçeleştirme haricinde aynı kuralı koymaktadır. Buna göre; "Bir sözleşmenin içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın , gerçek ve ortak iradeleri " esas alınmalıdır. Bu durumda aşağıdaki nedenlerle tarafların gerçek amacının sadece son yıl oluşan TÜFE oranında artış değil, sözleşmenin kurulmasından hesabın yapıldığı yıla kadar oluşan yıllık TÜFE artışlarının toplamı kadar artış yapılması olduğu sonucuna varılmalıdır.
- Sözleşmenin davacının iddia ettiği gibi kurulduğunun kabulü halinde yani hesap yılına kadar gerçekleşen TÜFE artışlarının toplamının değil sadece hesap yılı TÜFE artışının birim fiyata uygulanmasının kabulü halinde sözleşmenin kurulduğu yıl itibariyle belirlenen birim fiyatın paranın gerçekte kaybettiği değeri karşılamayacağı açıkça ortadır. Hatta hesap yılı TÜFE artış oranının eksi olması halinde başlangıçta kararlaştırılan birim fiyattan daha aşağı bir birim fiyat oluşması da olasılık dahilindedir. Sözleşmenin 3.maddesinde birim fiyat hesabına TÜFE artış oranının dahil edilmesinin tek bir amacı olabilir ki o da, başlangıçta teklif edilen birim fiyatın paranın değer kaybetmesine uygun olarak artışının sağlanmasıdır. Sözleşmenin davacının iddia ettiği gibi yorumlanması halinde söz konusu amacın gerçekleşmeyeceği ortadadır.
- İhale öncesinde davacı tarafça sunulan teklif mektubunda "0,0318 Kr teklifimiz ile... A.Ş.tarafından, yıllık net elektrik enerjisinin, üretiminin çarpılması ile bulunacak toplam RES katkı payı tutarı, teklif mektubundan ödemeye esas üretim yılına kadar TÜİK tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık TÜFE oranında güncelleştirilerek ....ödemeyi kabul ve taahhüt ederiz." beyanı bulunmaktadır. Davacı taraf teklif mektubunda mektubun verilme tarihinden ödemeye esas üretim yılına kadar TÜFE oranında güncelleştirmeyi kabul etmektedir, söz konusu ihale davacının ve diğer katılımcıların aynı yönde oluşturdukları teklif mektuplarına göre değerlendirilmiş ve en iyi teklifi veren kişi olarak davacı üzerinde kalmıştır. Sözleşmenin 3.maddesinin ihale tarihinden sonra davacının iddia ettiği gibi yorumlanması halinde diğer katılımcıların aleyhine haksız rekabet oluşacak ve ihalenin iptalini gerektirecek sonuca ulaşılacaktır. İhale yarışma usulüne göre yapılmış, tüm katılımcılar kümülatif TÜFE oranı uygulanacak esasından hareket ile teklif vermiş oldukları halde, sözleşme imzalandıktan sonra sadece hesap yılında gerçekleşen TÜFE oranının ihale üzerinde kalan davacıya uygulanması açıkça ihale şartlarına ve eşitliğe aykırılık teşkil edecektir. Bu durumda kamu zararına sebebiyette verilecektir.
- Sözleşmenin 3.maddesinde, ilgili yıl hesabının nasıl yapılacağına ilişkin olarak KR X E X TÜFE formülasyonu kurulmuştur. Dikkat edilecek olursa hesaba dahil tüm kalemler harflerle formüle edilmiştir. Çünkü her üç kaleminde değişken olduğu gözetilmiştir. Eğer Kr karşılığı olarak 20 yıl boyunca davacının başlangıçta teklif ettiği ve sözleşmede kabul edilen 0,0318 rakamı sabit kalacak olsa idi formülün 0,0318 X E X TÜFE olarak oluşturulması gerekirdi. Taraflar birim fiyatında değişeceğini öngördükleri için 0,0318 sabit rakamı yerine "KR" simgesini kullanmayı bu nedenle kabul etmişlerdir. Formülde yer alan Kr ibaresi ise bir önceki yıl enflasyon oranında artmış ve bu nedenle değişmiş olan birim fiyatı ifade edecektir. Davacının 1.yıldaki 0,0318 Kr taahhüdü 2.yılda gerçekleşen TÜFE oranı ile bulunan birim fiyat olacaktır.
- Tarafların her ikisi de tacir olup, özellikle davalı taraf kamu iktisadi teşebbüsüdür. Tacirler için getirilen basiretli davranma yükümlülüğü davalı için en üst safhadadır. Basiretli davranma yükümlülüğü olan bir tacirin kendisine teklif edilen daha yüksek satış fiyatı varken daha düşük bir fiyatla sözleşme yapacağı düşünülemez.
Tüm bu sebeplerle TBK.'nun 19 (eski BK'nun 18) maddesi kapsamında tarafların sözleşme yaparken hedef aldıkları gerçek iradelerinin TÜFE oranındaki kümülatif artış olduğu, dava konusu yapılan faturanın sözleşmeye uygun düzenlendiği ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kararına muhalif kalınmış bulunmaktayım.
Yargılama Gideri Dökümü
Davacı
Posta Gideri : 436,50 TL
Vekalet Harcı : 11,50 TL
Dosya Kapağı Masrafı : 3,50 TL
Bilirkişi Ücreti : 2.000,00 TL
Başvurma Harcı : 80,70 TL
Peşin Harç : 341,55 TL
Islah Harcı : 339.556,00 TL
+
TOPLAM 342.429,75 TL