T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/742 Esas - 2025/229
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/742 Esas
KARAR NO : 2025/229
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2022
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin taraflar arasındaki 26.06.2019 günlü sözleşme uyarınca müvekkiline ait ... ... ... projesinin bütün yalıtım & dilatasyon işinin (malzeme, nakliye, uygulama ve işçilik dahil olmak üzere) anahtar teslim şeklinde yapmakla yükümlü olduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi devam ederken çeşitli tarihlerde davalının yaptığı başta dilatasyon bölgeleri, süzgeç dipleri ve cam kenarlarından olmak üzere birçok noktada su kaçakları görüldüğünü, müvekkili tarafından iyi niyetli biçimde davalıya yaklaşıldığını ve çalışmasınında devam ettiği gözetilerek her seferinde tespit edilen kusurların giderilmesi için kendisine ihtarlarda bulunulduğunu, bu hususa dair tutanakların ve bir kısım fotoğrafların mevcut olduğu lüzumu halinde tutanakta yer alan kişilerin, tutanak tanığı olarak dinlenilmesinin talep edildiğini, ancak müvekkilinin bütün iyi niyetli yaklaşımına rağmen davalı şirket tarafından ayıp ve kusurlara kayıtsız kalındığını, ısrarlı uyarıları üzerine zaman zaman gidermeye çalıştıkları ayıplarda da; bu işin kendi yeteneklerinin üzerinde olduğunu ortaya koyar biçimde bir sorunu gidermeye çalışırlarken başka bir yerden yeni sorunlar ortaya çıktığını, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı şirket, bu işe yeterli olduğunu beyan ettiğini ve işlerin tekniğine uygun biçimde en üst kalitede ifası ile noksan ve ayıpları bilâbedel derhâl gidermekle yükümlü olduğunu kabul ettiğini, davalı şirketin, yukarıda arz edilen sözleşme hükümlerine aykırı biçimde, ayıplı işlerindeki sorumluluğunu yerine getirmemekteki direngen ve yetersiz tutumu devam ederken taraflar arasındaki ilişkiyi fiilen sonlandıran hadise meydana geldiğini, bu bağlamda yaşanan bir yağmur sonrasında müvekkiline ait yapının AVM ve kule kısmındaki kapalı alanlardaki mevcut alçıpanlarda çökme meydana gelerek yapının alt kat zeminine düştüğünü, davalı kusurlarının artık can ve mal güvenliğini tehdit eder boyuta ulaşması nedeniyle davalının ihbar ve ihtarları kâle almaması ile ayrıca sözleşmeyi ifada yetersiz kaldığının sübuta erdiğide gözetilerek; davalı şirkete son kez bildirimde bulunulduğunu ve durumun aciliyeti binaen ayrıca delil tespiti için Sulh Hukuk Mahkemesinede müracaat edildiğini, ... .... ... D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan inceleme neticesinde yalıtım konusunda ayıplı işlerin bulunduğunu, bu durumun mevcut olan diğer imâlatlarada zarar verdiğini, onarım işleminin teknik icabı bütün sorunlu sahanın sökülerek yeniden yapılması suretiyle mümkün olduğunu, asgari 675.000-TL tutarında bir maliyetinin bulunduğunun rapor edildiğini, işbu tespit kararı sonrasında can ve mal emniyetinin sağlanması ile inşaatın ilerleyebilmesi için ivedi biçimde aksiyon alınması gerektiğini ve ayıplı işlerin müvekkili tarafından 3. kişilere ikmal ettirildiğini, davalının ayıplı ve kusurlu işlerinden ötürü genel toplamda 859.029,12-TL fiili ödeme yapıldığını, Genel toplam özeti : 54.000-TL (onarıma hazırlık) + 332.923,52-TL (yalıtım onarımı) + 132.537,60-TL (yalıtımın diğer imalata verdiği zararın tamiri) + 53.300-TL (taş işçiliği) + 279.188,00-TL (taş bedeli) + 7.080-TL (taş nakliyesi) olduğu,, taraflar arasında ticari dava şartı arabuluculuk görüşmesi sağlandığını, fakat son kertede anlaşma sağlanamaması üzerine eldeki davanın ikamesi zorunluluğunun hâsıl olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile, taraflar arasındaki 26.06.2019 tarihli sözleşmeye konu işlerde ortaya çıkan ve bir kısmı ... ... ... D.İş sayılı dosyası ile tespit edilen ayıplı işler nedeniyle oluşan zararlarına karşılık şimdilik, 100.000-TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 29.01.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 906.836,80-TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin usulüne uygun tanzim edilmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen whatsapp konuşmalarının hukuka aykırı delil olup, ispat aracı olarak hükme esas alınamayacağını, müvekkili şirkete usulüne uygun herhangi bir ihtar yapılmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde ''tespit edilen kusurların giderilmesi için kendisine ihtarlarda bulunulmuştur'' şeklinde bir beyanda bulunduğunu, fakat müvekkiline yapılmış usulüne uygun herhangi bir ihtarın bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Tacir olmanın hükümleri'' başlığı altında tacirin nasıl davranması gerektiği, yapacağı ihtar ve ihbarları ne şekilde yapacağının düzenlendiğini, davacı taraf dava dilekçesinde sözleşmeye konu yerde müvekkili şirketin yaptığı işlerin ayıplı ve kusurlu olduğu iddia edilmiş olup bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket, davacı tarafla yapılan her işlemin bitimine müteakip iş teslim tutanağının düzenlendiğini ve karşılıklı imza altına alındığını, düzenlenen tutanaklarda yapılan işlemin tam ve sağlam olarak bitirildiği net bir şekilde belirtildiğini, başka bir deyişle belirli aralıklarda işverence yapılan kontroller neticesinde yapılan işin dava dilekçesinde iddia edilenin aksine eksiksiz olarak yapıldığını, herhangi bir sorunla karşılaşılmadığının tarafların karşılıklı onay ve imzalarıyla tutanak altına alındığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için dava dilekçesinde iddia edilen ''ayıp ve kusurlar''ın gerçekten var olduğu düşünülse dahi davacı tarafın işbu tutanakları imzalaması hayatın olağan akışına aykırı olup sırf bu nedenle dahi davanın esastan reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir ayıbın bulunması durumunda yukarıda belirtilen Yargıtay kararında da işaret edildiği üzere davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmaması, ayıbın niteliği ve giderilme bedelini kanıtlayamaması, ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanarak yükleniciden talepte bulunamayacağı sonucuna varılması gerektiğini, açıklanan nedenle hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesinin elzem olduğunu, davacı ile müvekkili arasında 26.06.2019 tarihinde yapılan sözleşmenin davacının usule aykırı feshi ile sona erdirildiğini, işin yapılması için başka bir yüklenici ile anlaşmaya varan davacı tarafın bu durumu hiçbir şekilde müvekkiline bildirmediğini, müvekkili işyerine geldiği zaman başka bir firmanın işçilerinin işe başladığını gördüğünü ve sözleşmenin feshedildiğini o takdirde anladığını, sözleşmenin feshine ilişkin müvekkiline ihbar gönderilmediği gibi aynı zamanda müvekkilinin bu hususta onayı da olmadığını, müvekkili şirket, sözleşmeye konu iş nedeniyle işyerine geldiği zaman davacı tarafın başka bir yükleniciyle anlaştığını öğrendiğini, müvekkilinin feshi öğrenene kadar işin doğasından kaynaklı olarak malzeme alımına devam ettiğini ve bu yüzden zarara uğratıldığını, her ne kadar davacı tarafın dava dilekçesine ...9. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/100 D.İş sayılı dosyasında alınmış olan bilirkişi raporunu dayanak göstermiş ise de işbu bilirkişi raporu usul ve yasaya aykırı olduğundan hükme esas alınması gerektiğini, raporda imalat bedel fiyatları fahiş derecede yüksek belirlenmiş olup işbu belirlenen tutarların neye göre belirlendiği, hangi kriterlerin dikkate alındığının belirtilmediğini, işbu malzemelere dair emsal bedellerinin araştırılmadığını, yıpranma payı oranlarının gösterilmediğini, müvekkili şirket tarafından sözleşme sorumluluğunun yerine getirildiğini ve tam ifa gerçekleştirildiğini, anılan sözleşme kapsamında asıl, davacı tarafın üzerine düşen yükümlülüğe mugayir davrandığını, usulüne uygun şekilde sözleşmenin feshi yoluna gitmeyerek müvekkili şirkete izafe edilemeyecek bir takım soyut zararlarla haksız kazanç elde etme gayesini taşıdığını, işi tam ve eksiksiz teslim eden müvekkili davacı tarafın işin teslim alındığına ilişkin tutanakların da bulunmasına rağmen gerekli yasal prosedür içerisinde ayıp ihbarında da bulunmadığı gibi müvekkilinin haberi olmaksızın işi dava dışı başka bir firmaya yaptırarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davacı tarafın kendi ihmal ve kusuru neticesinde müvekkiline bu noktada sorumluluk yüklemek Roma Hukukundan beri gelen ''kimse sahip olduğu haktan fazlasını başkasına devredemez (nemo plus iuris ad alium transferre potest quam ipse habet)'' ilkesinin de ihlali olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın açmış olduğu hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etme zorunluluğunun doğduğunu savunarak, hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirket tarafından yapımı üstlenilen yalıtım/dilatasyon işlerinin ayıplı olarak yapıldığı iddiasıyla ayıplı işler nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına, tarafların gösterdiği tanıkların dinlenmesine karar verilmiş, taraflarca gösterilen tanıklar mahkememiz huzurunda dinlendikten ve tarafların dayandığı tüm deliller de toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler ... ... ... tarafından düzenlenen 15.08.2023 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından 13.12.2023 tarihli ek raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından ek rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, ek rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişiler tarafından 21.11.2024 tarihli 2. Ek raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora beyan ve itirazda bulunulduğu, davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu görülmekle, mahkememizce yapılan inceleme sonucu dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ile araştırılacak başkaca bir husus kalmadığı da anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 26.06.2019 tarihli sözleşmenin akdedildiği, sözleşmede davacı Elya Uluslararası Proje Madencilik İnşaat Taahhüt San. Ve Tic.Ltd.Şti.'nin "İşveren", davalı A... ... ... parselde yapılacak olan inşaatın yalıtım işidir. İş kalemlerini yapmaya yüklenici firmanın üstlenmesi ve işleri anahtar teslim olarak işverenin istekleri doğrultusunda yapması işidir. Eğim şapının üstüne Poliüretan esaslı 1mm-1,5 mm püskürtme su yalıtımı yapılacaktır. Yüklenici, işi yapmaya yeterli teknik donanıma sahip olduğunu ve bu konuda bütün teknik sorumluluğun çizimsel tüm proje ve detayların kontrolünün yapılacağı ve bu konuda işvereni uyarmak sureti ile tüm teknik tedbirleri alacağını ve böylece bütün teknik sorumluluğu kendisine ait olacağını beyanla işi almayı kabul etmiştir.Tüm bu işlemler sırasında kullanılacak olan materyaller tüm ilgili prensip detayların projeye uygun şekilde yalıtımının yapılması işbu sözleşme kapsamında yükleniciye aittir. Yapılması gereken iş kalemleri EK-1'de metrajlarıyla beraber belirtilmiştir. Metrajlarda azalış artış olabilecektir. Tamirat gereken yerler bedelsiz olarak tamir edilecektir." şeklinde belirtildiği, Sözleşme uygulamaya başlandıktan sonra çeşitli tarihlerde davalının yaptığı başta dilatasyon bölgeleri, süzgeç dipleri ve cam kenarlarından olmak üzere birçok noktada su kaçaklarının görüldüğü davacı tarafça iddia olunarak açılan işbu davada; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile, şimdilik taraflar arasındaki 26.06.2019 günlü sözleşmeye konu işlerde ortaya çıkan ve bir kısmı ...9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/100 D.İş sayılı dosyası ile tespit edilen ayıplı işler nedeniyle oluşan giderim zararlarına karşılık şimdilik 100.000-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği, tüm deliller toplandıktan ve gösterilen tanıklar dinlendikten sonra dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, bilirkişilerce gerek dosya kapsamındaki deliller ve gerekse yerinde yapılan incelemeler sonucu düzenlenen raporlarda özetle; "4 Ağustos 2023 Cuma günü saat 14:30’da yerinde inceleme yapıldığı, aşağıdaki en kesitte görüleceği üzere betonun üzerine eğim şapı yapıldıktan sonra üzerine 1 ila 1,5 mm kalınlığında polüüretan uygulaması yapıldığı, geçirimsizliği sağlayan bu polüüretan kaplamanın drenajın yapıldığı akarlarının iç yanlarına doğru bağlanması gerektiği, eğim şapının üzerinden akan suların bir sızıntıya yol açmadan drenaj borularına verilmesi gerektiği, ancak dosyasına sunulan görsellerden drenaj borularının (akarların) etrafından sızıntıların olduğunun görüldüğü, bu sızıntının nedeninin sızdırmazlığı sağlayan polüüretanın akarların etrafını iyice sarmaması olarak değerlendirildiği, eğimli şapı üzerine kum dolgu yapıldıktan sonra üzerleri taş kaplama yapıldığı, bu taş kaplamanın yüzeyinde gelen suların da toplanacağı oluklar inşa edildiği, söz konusu oluklar da drenaj borularına yani akarlara bağlandığı, taş kaplamanın birleşim yerlerinden alta sızacak suların ise eğimli şağ dolgunun üzerine inşa edilmiş polüüretan geçirimsizlik malzemesi ile oluklara bağlanmasının amaçlandığı, bu noktada projelendirmede bir hata olduğunun değerlendirilmediği, benzer şekilde genleşme derzlerinin bulunduğu yerlerden de sızıntılar olduğu ve bu sızıntılar nedeniyle tamiratlar yapıldığı, hem genleşme derzlerinden hem de drenaj borularının etrafından meydana gelen sorunlardan aşağıdaki sözleşme hükümleri çerçevesinde yalıtımı yapan şirketin sorumlu olduğunun değerlendirildiği, sözleşmenin 2. Maddesinde; "Yüklenici, işi yapmaya yeterli teknik donanıma sahip olduğunu ve bu konuda bütün teknik sorumluluğun çizimsel tüm proje ve detayların kontrolünün yapılacağı ve bu konuda işvereni uyarmak sureti ile tüm teknik tedbirleri alacağını ve böylece bütün teknik sorumluluğu kendisine ait olacağını beyanla işi almayı kabul etmiştir. ", Sözleşmenin 3. Maddesinde; "Yüklenici yalıtım işleri ile ilgili her türlü imalat yüklenicinin sorumluluğundadır. Projenin yalıtım işleri uygulaması sırasında oluşacak yalıtım işçiliğinden kaynaklı tüm hata, sorumluluk ve masraflar Yükleniciye ait olacaktır. İşin gerçekleştirilmesi için gereken her türlü imalat yüklenicinin atölyesinde yapılacaktır. Kullanılacak olan yalıtım malzemesinin, uygulama sırasında, çizilme, yanlış imalat vb. gibi teknik hataların oluşması durumunda tüm sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu işveren tarafından bilgilendirildiğini Yüklenici kabul etmiştir.", Sözleşmenin 12.18 Maddesinde; "Yüklenici, kendisine tevdi edilen her türlü işi sorumlu bir meslek adamı olarak sözleşme ve ekleri ile en iyi işçilikle, fen ve sanat kurallarına ve en son modern uygulama sistemlerine uygun olarak yapmayı taahhüt eder.Yüklenici yapılacak olan yanlış veya uygunsuz imalattan sorumludur. İşverenin onay vermediği işler yüklenici tarafından bedelsiz düzeltilecektir. Tamirat gereken kısımlar yüklenici tarafından bedelsiz olarak düzeltilecektir." bu çerçevede sözleşmenin yukarıda alıntılanan maddeleri gereği bu zararın davalı yanca karşılanması gerektiği, camların etrafında meydana gelen sızıntılar ise yalıtımın cam çerçevenin olduğu bölgede gerektiği gibi yapılmamasından kaynaklanabileceği gibi cam montajlarını yapan şirketin de yapılan izolasyonu cam çerçeveye tam bağlamamasından da kaynaklanabileceği, bunun yanında montajı yapan şirketin yapılan yalıtım sistemine zarar vermesinden de kaynaklanabileceği, bu çerçevede çatı camları veya diğer camlarının olduğu bölgede sorumluluğun tamamının davalı şirkete yüklenemeyeceği kanaatinde oldukları, burada davacı yan suyun bulduğu her zayıf noktadan sızabileceğini düşünerek cam montajlarını yapan şirket ile yalıtımı yapan şirkete arasında tam bir koordinasyonu sağlaması ve tam bir denetim sağlaması gerektiği, dosyasına sunulan belgelerden ortaya çıkan yoğun su gelişinin bu denetimin tam yapıldığını ortaya koymadığının değerlendirildiği, işin maliyetine gelince; yalıtım tamirini yapmak için alanın tamamı sökülmüş olsa bile taşların büyük bir kısmının yeniden kullanılabileceğinin değerlendirildiği, bu hususun önemli delili dosyasına sunulan ve aşağıda alıntılanan resimde sökülen taşların bir kısmının yeniden kullanılabileceğinin görüldüğü, diğer taraftan cam kenarlarından akan sızıntılardan davalı yan sorumlu tutulamayacağına göre yapılan hesaplamaya göre toplam alanın yaklaşık %50’sinden davalı yanın sorumlu tutulamayacağının değerlendirildiği, %50’sinin davalıdan kaynaklı ayıplı ve kusurlu işlerinden ötürü 27.000-TL (onarıma hazırlık) + 166.461,76-TL (yalıtım onarımı) + 66.268,80-TL (yalıtımın diğer imalata verdiği zararın tamiri) + 26.650,00-TL (taş işçiliği) + 139.594,00-TL (taş bedeli) + 3.540-TL (taş nakliyesi) olmak üzere genel toplamda 429.514,56-TL'nin davalı yanca karşılanması gerektiği, davacı yan sorumlusu ... ... ... ile davalı yan ... sorumlusu ... arasındaki Whatsapp yazışmalarda görüleceği üzere davacı yan çalışanı problemi davalı ... temsilcisine bildirmekte bu işler yapılmazsa başka bir firmayla devam edeceklerini ve sonrasında ihtilaf yaşayacaklarını yazdığı, buna davalı yanın ise enjeksiyon yapılmasını teklif etmekte ve yağmurun durmasını beklediklerini bildirdiğini, bunun yanında davalı yan temsilcisi ... “Bu sefer başında durup güzelce yaptıracağız” cevabını verdiği, yapılan bu yazışmalar aksaklığın davalı yana bildirildiğini ve davalı yanın “Bu sefer başında durup güzelce yaptıracağız” demekle hatanın kendilerinden kaynaklandığını kabul ettiği şeklinde değerlendirildiği" hususlarının tespit edilmiş olduğu, alınan kök rapora karşı yapılan itirazlar ve davacı tarafça itiraza yönelik olarak sunulan delillerin incelenmesi sonrası düzenlenen ek raporlarda; "davacı ile davalı arasında, ayıplı imalat ile ilgili WhatsApp yazışmalarının 2021 yılında başladığı, nihayet ...... ... ... D. İş sayılı dosyası ile davacı yanca tespit yaptırıldığı ve daha sonra dava açıldığı açık olup, giderim bedelinin delil tespitinin yaptırıldığı tarih itibari ile saptanması ve en geç işbu davanın açıldığı dava tarihindeki mahalli rayiçlere göre hesaplamaların yapılması gerektiğinden, dava açıldıktan sonra davacı yanca tek taraflı olarak yapılan işlerden doğan bu tutarların dikkate alınamayacağı, davalıya yapılmış geçerli bildirim/uyarı bulunup bulunmadığı, eksikli kusurlu işlerin tamir edilmemesinden (ayıpların giderilmemesinden) doğan zarardan %50 oranında davalı yanın sorumlu olacağının düşünülmesi gerekeceği, dosyasına dava açıldıktan sonra sunulan 65.301,20 TL ve 89.857,00 TL masrafların dikkate alınmadığı durumda davacı toplam harcamasının 35.783,50 TL taş bedeli ve taş taşınmasıyla birlikte toplam 751.678,6 TL olduğu, kat planı dikkate alınarak su sızmasının cam kenarlarından ve bunun haricindeki yerlerde olması durumuna göre “sızıntıya katkıda bulunan alan” hesabı üzerinden cam kenarları ve diğer alanlardan kaynaklı sızıntıları meydana gelen hasarlarda %50-%50 oranında etkili olduğu, cam kenarları haricindeki yerlerden davalı yanın mesul olacağı, bu nedenle davalı yanın 375.839,30 TL zarardan sorumlu olacağı" belirtilmiş ise de sonradan dosyaya sunulan belgelerden Kocamanlara ait en son hakediş tarihi 10.03.2020 olduğu davalı ... Firmasının ise hakedişlerinin tarihlerinin 29.08.2020 ve 13.11.2020 olduğu, Alüminyum doğrama, kompozit ve cam işlerinin dava dışı Kocamanlar Alüminyum tarafından yapıldığı, anılan firmanın henüz yalıtım yok iken boş beton üzerine çalışma yaptığı hak ediş örneklerinden anlaşıldığı, benzer şekilde davalı ... Firmasının hakedişlerinden de imalatların alüminyum doğramadan sonra yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda, alüminyum doğrama, kompozit ve cam işlerinin yapıldığı sırada zeminde yalıtımın bulunmadığı, dolayısıyla cam etrafında meydana gelen sızıntıların tamamından davalı yanın sorumlu olduğu tespit edilerek, dava açıldıktan sonra dosyaya sunulan 65.301,20 TL ve 89.857,00 TL masrafların dikkate alınmadığı durumda davacının toplam harcamasının 35.783,50 TL taş bedeli ve taş taşınmasıyla birlikte toplam 751.678,6 TL olduğu, bu nedenle davalı yanın 751.678,6 TL zarardan sorumlu olacağı hususlarının bilirkişi kurulunun çoğunluk görüşü ile tespit edilmiş olduğu, bilirkişilerce dosyaya sunulan tüm deliler ile yerinde yapılan incelemeler sonucu ulaşılan teknik hususlar ile buna göre yapılan değerlendirmeler ile mahkememizce taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan hukuki uyuşmazlığa ilişkin olarak yapılan hukuki değerlendirme sonucu; davalı tarafından davaya konu sözleşme kapsamında üstlenilen yalıtım işinin fen ve sanat kurallarına göre detayın ve uygulamanın uygun yapılamamasından kaynaklı olarak suyun tamamen aşağı bölgelere sızmış olduğu ve alçıpan imalatlara zarar verdiği, yapılan yalıtım işinde hasarın olduğu, kaplamanın kaldırılarak yeniden imalatın yapılması ve hasarlı yalıtımın onarılması gerektiği hususlarının tespit dosyasına sunulan raporda da belirlenmiş olmasına ve dava konusu taşınmazda hesaplanan onarım ve yeniden imalat bedelinin piyasa rayiçleriyle yıpranma oranı, yatay-düşey taşıma, nakliye bedeli, malzeme bedeli ile işçilik dahil 675.000,00 TL (KDV dahil) olduğunun tespit raporunda da belirlenmiş olduğu, tespit raporu ile belirlenen hususların mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları ile de belirlendiği, buna göre davalının yaptığı yalıtım işleminin hatalı olduğu ve yapılan hatalı yalıtım nedeni ile davacının zarara uğradığı, davacının hatalı yalıtım nedeni ile uğramış olduğu zararlardan davalının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca da tamamen sorumlu bulunduğu, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle ayıp ihbarının yazılı şekilde yapılmasının gerekli olmayıp, ayıbın varlığının her türlü delil, hatta tanık beyanı ile ispatının Yargıtay'ın bu konudaki içtihatları uyarınca mümkün olduğu, somut olayda; davacı tarafça davalıya yaptığı işle ilgili olarak sürekli uyarılarda bulunulduğunun ve bilgilendirildiğinin dosyaya sunulan yazışmalar ve dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı gibi yalıtım işlerinin devam ettiği sürede ortaya çıkan hatalardan o sırada yalıtıma devam eden davalının haberdar olmamasının hayatın olağan akışına da bulunduğu, bu nedenlerle davalının yalıtımda ortaya çıkan sorunlardan ve ayıplardan haberdar olduğu ve işin devamı nedeniyle de haberdar olması gerektiği, davalıya yapılan uyarıların sonuç vermemesi üzerine davacının fiilen sözleşmeyi sona erdirerek ayıplı işleri 3. Kişilere yaptırdığı anlaşılmakla, davacının sözleşmeyi fiilen sona erdirmekte haklı olduğu, davalının hatalı işlemi nedeniyle uğradığı zararları davalıdan tazminini talep etme hakkının bulunduğu, meydana gelen sızıntıların tamamından davalı yanın sorumlu olduğu tespit edilerek, dava açıldıktan sonra dosyaya sunulan 65.301,20 TL ve 89.857,00 TL masrafların dikkate alınmadığı durumda davacının toplam harcamasının 35.783,50 TL taş bedeli ve taş taşınmasıyla birlikte toplam 751.678,6 TL olduğuna ilişkin bilirkişi kurulunun çoğunluk görüşü mahkememizce de benimsenerek, davacının dava ve ıslah ıslah dilekçesi kapsamında davasının kısmen kabulü ile, 751.678,60-TL ayıplı işler nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tahsiline, davalı taraf davadan önce usulüne uygun olarak yazılı bir ihtarname tebliğ edilmek suretiyle temerrüde düşürülmediğinden hüküm altına alınan miktarın 100.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 04.11.2022 tarihinden itibaren, kalan kısım olan 651.678,60-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 29.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafça dava tarihinden sonra yapılan masraflara ilişkin olarak talep edilen 65.301,20 TL ve 89.857,00 TL tutarlara ilişkin taleplerin davadan sonra olması nedeniyle usulden reddine, temerrüt tarihine ilişkin olarak dava ve ıslah tarihlerinden öncesine yönelik davacı isteminin ise yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının dava ve ıslah dilekçesi kapsamında KISMEN KABULÜ İLE; 751.678,60-TL ayıplı işler nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Hüküm altına alınan miktarın 100.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 04.11.2022 tarihinden itibaren, kalan kısım olan 651.678,60-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 29.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin alacak isteminin usulden reddine; temerrüt tarihine ilişkin olarak hükümde belirtilen tarihlerden öncesine yönelik isteminin ise yerinde görülmediğinden reddine,
4-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 751.678,60-TL üzerinden hesaplanan 51.347,16-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 1.707,75-TL ile yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu yatırılan 13.782,00-TL harcın mahsubu sonucu kalan 35.857,41-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 1.707,75-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı ve 13.782,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 15.581,95-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 199,00-TL posta ve tebligat gideri, 22.000,00-TL bilirkişi ücreti, 7,50-TL dosya kapak masrafı ile davacı tarafça ...9. Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde yaptırılan tespit dosyası için yapılan 37,00-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 133,00-TL peşin harç olmak üzere toplam 181,50-TL harç gideri ile 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 571,90-TL keşif avansı 42,00-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 26.001,90-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 21.553,02-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 133,10-TL vekalet harç giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri ile hüküm altına alınan dava değeri göz önüne alınarak belirlenen 116.751,79-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
9-Davalı davayı vekili vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin 2.586,17-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 533,83-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2025