T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/752 Esas - 2025/36
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
...
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/752 Esas
KARAR NO : 2025/36
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/03/2018
KARAR TARİHİ : 21/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine sigortalı olan ...'nun sevk ve idaresindeki 15 HV 296 plakalı aracın 12/08/2016 tarihinde yaptığı tek taraflı kazada müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, kaza tespit tutanağına göre araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, zararın tazmini için davalı şirket aleyhine ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/833 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, 28/11/2016 tarihinde 50.000,00 TL tazminat ödendiğini, davadan feragat edildiğini, müvekkilinin bilahare şikayetlerinin arttığını, müvekkilinin maluliyetinin giderek yükseldiğini, gelişen zararlarının mevcut olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maluliyet tazminatının 12/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuş, ön inceleme duruşmasında beyanında gelişen aşamada maluliyette artışın söz konusu olduğunu, ödenen bedelin düşümü ile sürekli ve geçici iş göremezlik zararının bakiyesinin tazmini istemiyle işbu davayı açtıklarını, yargılama giderleri ve vekalat ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 08.112024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 260.000,00-TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazası nedeniyle davacı tarafından açılmış dava bulunduğunu ve davanın feragatle sonuçlandığını, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağını ve davacının feragatten dönemeyeceğini, davacı tarafça daha sonra sigorta tahkim komisyonuna başvurulduğunu, sigorta tahkim komisyonunun başvurunun reddine karar verdiğini, derdestlik itirazında da bulunduğunu bildirmiş, esasa ilişkin olarak da; davacı tarafın ibraname ile de müvekkili şirketi kazaya müteallik her türlü hak, dava ve alacaktan ibra edildiğini, müvekkili aleyhine tekrar tazminat davası açılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafa 07/12/2016 tarihinde 50.000,00 TL asıl alacak olmak üzere 55.850,00 TL ödeme yapıldığını, işbu ödeme ile müvekkili şirketin üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak güncelleştirilmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafın avans faizi talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu savunarak, esastan da davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu yaralanan davacının gelişen maluliyeti nedeniyle oluşan zararının, Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesine dayalı olarak davalı sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen 06.11.2019 tarihli Kararda özetle; "12.08.2016 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı, davacının gelişen maluliyete konu zararlarının tahsili istemiyle dava açıldığı, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 06.08.2019 tarihli raporunda davacının yaralanması neticesinde düzenlenen rapordaki farklılık ile daha önce düzenlenen rapor arasındaki farklılığın artan maluliyete ilişkin olmadığı, her iki Yönetmelik ekindeki cetvel ve hesaplama esaslarının birbirinden farklı olmasından kaynaklandığı, bu haliyle artan maluliyetin bulunmadığı, davacı tarafça geçici iş göremezliğe yönelik talebin de olduğu bildirilmiş ise de; geçici iş göremezliğin ilk karardan sonraya yönelik bir durum olmadığı, ... Asliye 1. Ticaret Mahkemesi dosyasında davanın feragatle sonuçlandığı, feragate konu ibranamenin o tarihe kadar geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi, bakım - bakıcı masraflarına ilişkin olup hepsini kapsadığı, bu haliyle bu aşamada davanın feragatle sonuçlanma durumu da nazara alınarak, geçici iş göremezlik zararı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir." yönündeki gerekçe uyarınca davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yapılan istinaf sonucu ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 30.09.2022 tarihli, 2022/74 Esas-2022/125 Karar sayılı ilamı ile mahkememizce verilen kararın kaldırıldığı görülmüştür.
... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 30.09.2022 Tarihli Kaldırma Kararında Özetle; "Somut olayda, davacı 12/08/2016 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle kaza tarihinden yaklaşık 3,5 ay sonra 28/11/2016 tarihinde açtığı dava ile maluliyeti nedeniyle 1.000,00 TL tazminat talep etmiş, 29/11/2016 tarihli dilekçesi ile de, açılan davadan feragat etmiştir.Feragat tarihinde dosyada alınan maluliyet raporu bulunmadığı gibi, taraflar arasında tanzim edilen 28/11/2016 tarihli "Sulh Protokolü - İbraname ve Feragatname" başlıklı belgede de, davacıya ödenecek tutarın kalıcı ve geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı masrafları ile iş gücü kaybı zararlarına ilişkin olmak üzere toplam 50.000,00 TL olduğu belirtilmesine rağmen, taraflarca kabul edilen maluliyet oranına ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 04/09/2018 tarihli 2637 E. sayılı raporda "29.12.1966 doğumlu 13054821576 TC kimlik numaralı ...'un 12.08.2016 tarihli yaralanması neticesinde; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alındığında kişinin özür oranının %12(yüzde oniki) olduğu, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alındığında vücut genel çalışma gücünden %41,2 (yüzde kırkbirvirgüliki) oranında kaybettiği, 9(dokuz)ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı kanaatinde olduğumuz hususları saygılarla arz olunur." şeklinde tespit edildiği, sonrasında alınan 06/08/2019 tarihli ek raporda ise iki farklı oran verilmesinin sebebi açıklanmakla yetinilmiştir. Mahkemenin gerekçesinde de açıklandığı gibi feragat tarihinde maluliyet oranına ilişkin bir tespit ve değerlendirme bulunmamaktadır.
Öte yandan, davalı vekili tarafından müvekkilinin %20 maluliyet oranına göre ödeme yaptığını ileri sürmüş ise de, buna ilişkin taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığı gibi, buna ilişkin delil de sunulmamıştır.
Davacının daha önce açılan davadan feragati kazadan yaklaşık 3,5 ay sonra yapılmış, mahkemece alınan raporda ise iyileşme süresi 9 ay olarak tespit edilmiştir. Davacının feragat tarihinde alınan maluliyet raporu da olmadığına göre, mahkemece öncelikle davacının meydana gelen yaralanması nedeniyle davadan feragati tarihi itibariyle tedavinin sona erip ermediği, feragat tarihi itibariyle iyileşme süresi dolmayan davacının maluliyetinin tespitinin mümkün olup olmayacağı ve hangi tarihte maluliyetinin belirlenebileceği hususunda rapor alınarak, davacı ile davalının anlaştıkları ve davadan feragat edildiği tarihte maluliyetinin tam olarak belirlenememesi durumunda, gelişen durum nedeniyle zararlarını davalıdan talep edebileceğinden, bu hususta rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmaksızın ve değerlendirilmeksizin, davacının talebini değerlendirmek açısından yeterli olmayan maluliyet raporuna göre karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle davacının davalı ile sulh oldukları ve davasından feragat ettiği tarihte, trafik kazasından kaynaklanan tedavisinin devam edip etmediği, tedavisi sona ermiş ise davacının iyileşip iyileşmediği, iyileşmiş ise feragat tarihinde maluliyetinin tam olarak tespitinin mümkün olup olmayacağının değerlendirildiği, ayrıca geçici iş göremezlik süresinin ve maluliyet oranın tespit edildiği kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alınarak, feragat tarihinde tedavisinin devam ettiğinin yahut maluliyetinin tespitinin mümkün olmayacağının anlaşılması halinde, taraflar arasındaki sulh anlaşmasında belirli bir maluliyet oranı kabul edilmemiş olması da nazara alınarak, ödeme tarihi itibariyle davalının tazminat sorumluluğunun sona erip ermediğinin değerlendirildiği aktüer hesap raporu alınarak, davacının ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/833 E. sayılı dosyasındaki feragatinin eldeki davaya etkisi değerlendirilerek sonucuna göre olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." yönündeki gerekçe uyarınca mahkememizce verilen kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce kaldırma kararı sonrası dosyanın yeniden esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuş, 28.03.2023 tarihli celsede; mahkememizce kaldırma kararı okunarak, hazır bulunan taraf vekillerinin beyanları alınmış ve mahkememizce aynı celsede ... BAM 35. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmasına, davacı vekiline; BAM kaldırma kararında belirtilen tedavi sürecine ilişkin eksik bilgi, belge ve raporları sunmak üzere iki hafta süre verilmesine ve bu husus tamamlandığında, dosyanın bir bütün halinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilerek, BAM kaldırma kararında belirtilen hususlar ile ilgili olarak inceleme yapılarak, davacının davalı sigorta şirketi ile sulh olduğu 28/11/2016 tarihinde geçirmiş olduğu 12/08/2016 tarihli trafik kazasından kaynaklanan tedavisinin devam edip etmediği, tedavisi sona ermiş ise iyileşip iyileşmediği, iyileşmiş ise feragat tarihinde maluliyetinin tam olarak tespitinin mümkün olup olamayacağı hususlarının değerlendirildiği, ayrıca kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri uyarınca kazadan kaynaklanan geçici iş görememezlik süresi ile maluliyet oranlarının tespiti ile rapor düzenlenmesinin istendiği, verilen ara karar gereklerinin yerine getirilerek dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 28.08.2023 tarih, 13970 Karar sayılı ön raporda belirtilen eksik hususların tamamlanması için davacının Pamukkale Üniversitesi Hastanesine sevklerinin yapıldığı, Burdur Devlet Hastanesi ile Yeşilova Devlet Hastanesine gerekli yazıların yazıldığı, tüm eksik hususlar tamamlandıktan sonra dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderildiği ve Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 19.04.2024 tarihli, 6938 Karar sayılı raporun 06.05.2024 tarihli üst yazı ekinde sunulduğu görülmüş olup sunulan raporda özetle; "Ömerali kızı, 29/12/1966 doğumlu ...’un 12/08/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; İyileşme (iş göremezlik) süresinin servikal vertebra stabilizasyon ameliyatı nedeniyle ameliyat tarihinin 16/08/2016 - 19/08/2016 tarihleri arasında olduğu anlaşılmakla, bu tarihten itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiği, iyileşme süresinin bu vakada 9 aya kadar uzayabileceği dikkate alındığında, mahkemenizce sorulduğu üzere 28/11/2016 tarihinde halen tedavisinin devam ettiğinin anlaşıldığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin bitim tarihinden (16/05/2017-19/05/2017) itibaren geçerli olmak kaydıyla; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Lomber omurganın yaralanması, Tablo 1.2 Kategori IV’e göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %28 (yüzdeyirmisekiz) olduğu, 12/08/2016 tarihli trafik kazası ile illiyetli olduğu ve sabit olduğu" hususlarının bildirildiği görülmüştür. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmiş olan ve BAM Kaldırma Kararında belirtilen hususları açıklığa kavuşturucu nitelikteki söz konusu rapor sonrası mahkememizce, tazminat hesabı yapılması için dosyanın oluşturulan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler Kusur Uzmanı Makine Mühendisi Ömer TURAN ile Aktüerya Hesap Uzmanı Tevfik DİNÇ tarafından gerekli incelemeleri içeren, gerekçeli ve denetime elverişli 05.11.2024 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından talep artırımına ilişkin ıslah dilekçesi sunulduğu, davalı tarafa tebliğ edildiği ve davalı tarafça davanın esasına, bilirkişi kurulu raporuna ve ıslaha karşı beyan ve itirazlarda bulunulmuş olduğu görülmekle, araştırılacak başkaca bir husus kalmadığından ve tüm deliller toplanmış olduğundan, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, BAM Kaldırma Kararına ve kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sırasında toplanan deliller ile Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor ve tazminat hesabına ilişkin olarak oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan rapor ile tüm dosya kapsamına göre, 12.08.2016 günü saat 09:30 sıralarında Burdur ili, Yeşilova ilçesi, Salda köyü sınırları içerisinde davalı ...Sigorta A.Ş.'ye zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ve dava dışı sürücü ...’nun yönetiminde bulunan 15 HV 296 plakalı otomobil cinsi araç ile Acıpayam yönünden Yeşilova köyü yönünde seyir halinde iken D-330 numaralı Devlet karayolunun 06 kontrol kesiminin km:15+750'deki virajlı kesime geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek frenleme ile gidiş yönüne göre taşıt yolunun sağ tarafından yol dışına çıkarak devrilmesi sonucu meydana gelen davaya konu kazada, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı ...'un yaralandığı, olay yeri kaza tespit tutanağını düzenleyen görevlilerin meydana gelen olayda sürücü Sultan Aydoğan’ın 2918 sayılı KTK’nun 52/b maddesini ihlal ettiğini kanaat olarak belirttikleri,
meydana gelen olayda sürücü dava dışı ...’nun 2918 sayılı KTK'da belirtilen trafik işaret levhalarına ve hız kurallarına uymadığı, olayın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, davacı ...'un otomobilin içerisinde yolcu olarak bulunmakta olup meydana gelen trafik kazasında gördüğü bedeni zarardan dolayı müterafik bir kusurunun görülmediği, sürücü ...’nun olayda %100 ( yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ...’un ise olayda kusursuz olduğu, meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının ameliyat tarihinin 16.08.2016 - 19.08.2016 tarihleri arasında olup, bu tarihten itibaren 9 aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında % 100 malul sayılması gerektiği, iyileşme süresinin bu vakada 9 aya kadar uzayabileceği dikkate alındığında, davacının bu davadan önce maluliyeti nedeniyle davalı sigorta şirketine karşı 28.11.2016 tarihinde açtığı ve 29.11.2016 tarihinde feragat nedeniyle reddine karar verilen dosyada, davacının 28.11.2016 ve 29.11.2016 tarihlerinde tedavisinin halen devam ettiği, bu nedenle davacının maluliyetinin henüz saptanmamış olduğu anlaşılmakla anılan dosyada verilen feragat nedeniyle redde ilişkin kararın, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödemeye ilişkin olduğunun kabulünün gerektiği, davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının geçirmiş olduğu ameliyat nedeniyle iyileşme süresinin bitim tarihinden (16.05.2017- 19.05.2017) itibaren geçerli olmak kaydıyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının %28 olarak tespit edilmiş olduğu, davacının 29.12.1966 doğumlu olup kaza tarihinde 49 yıl 8 aylık olduğu, TRH-2010 (Kadın) Yaşam Tablosuna göre kalan muhtemel ömrünün 30 yıl 4 ay olup, 12.12.2046 tarihine kadar olduğu, ev hanımı olan davacı için Asgari Ücret esas alınarak yapılan hesaplama yapıldığı, davacı ...’a kazaya sebep olan 15 HV 296 plakalı hususi otomobili Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalayan davalı ...Sigorta A.Ş tarafından 07.12.2016 tarihinde 50.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat ödendiği, Yüksek Yargıtay’ın uygulamaları doğrultusunda yapılan ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının tespiti bakımından öncelikle sigorta ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapıldığı, hesaplama sonucu davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından davacıya yapılan 50.000,00 TL sürekli iş gücü kaybına ilişkin ödeme ile davacının uğradığı maddi zararın ödeme tarihinde karşılanmadığı, davacının 19.05.2017 tarihine kadar olan sürede geçici tam iş göremezlik halinde olduğu, % 28 oranında sürekli iş gücü kaybına uğradığı, geçici tam iş göremezlik döneminden sonra davacı için hesaplanacak tazminat miktarında belirlenen maluliyet oranının dikkate alındığı, davacının kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığından bu yönde bir indirim uygulanmadığı, davalı ...Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; davacı ...’un kaza sırasında sigortalı araçta hatır için karşılıksız taşındığını belirterek, hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de davacı ...'un davalıya sigortalı 15 HV 296 plakalı araç sürücüsü ...’nun yeğeni olup, aile bireylerinin taşınmasının ahlaki bir borcun ifası niteliğinde olduğundan hatır taşıması olarak değerlendirilmediği, bu nedenle bu yönden de bir indirim uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı sigortanın yaptığı ödeme ile davacının zararının ödeme tarihinde karşılanmadığı, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, hesap tarihi itibariyle davacının 11.304,11 TL geçici tam iş gücü kaybı zararı ile davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek hesaplanan sürekli kısmi iş göremezlik zararından indirilmesi sonucu belirlenen 1.294.272,77 TL bakiye sürekli iş gücü kaybı zararına uğramış olduğunun belirlendiği, kazaya sebep olan 15 HV 296 plakalı hususi otomobilin davalı ...Sigorta A.Ş.’ye 23.07.2016 - 23.07.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçenin sakatlanma halinde kişi başına azami 310.000,00 TL teminat sağladığı, buna göre davalı ...Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olduğu miktarın yaptığı 50.000,00 TL'lik kısmi ödeme sonrası teminat limitinden kalan teminat tutarı olan 260.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davacı vekili tarafından işbu davadan önce davalı sigorta şirketine 13.07.2017 tarihinde tazminat ödenmesi konusunda yapılan taleple ilgili olarak davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen 20.07.2017 tarihli mailde, davadan feragat yolu ile ödeme yapıldığı için tazminat talebinin olumlu değerlendirilemeyeceği belirtilmiş olduğundan davalı sigorta şirketinin bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü hususlarının tespit edilmiş olması karşısında somut olayda; davacının trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanması nedeniyle hem geçici hem de sürekli kısmi iş göremezlik zararlarına uğramış olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacının tedavisinin devam ettiği, maluliyet durumunun henüz belirli olmadığı süreçte yapılan 50.000,00 TL'lik sürekli iş gücü kaybına ilişkin ödeme sonucu alınan feragatin, geçerli bir feragate bağlanan hukuki sonuçları doğurması mümkün görülmediğinden, davalı sigorta şirketinin poliçe uyarınca sorumluluğunun devam ettiği sonucuna varılarak, davacının davasının dava ve ıslah dilekçesinde talep ettiği tutarlar toplamı olan 260.000,00-TL üzerinden kabulü ile 260.000,00-TL maluliyet zararının davalıdan mahkememizce temerrüde düştüğü tarih olarak kabul edilen 20.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinden itibaren faiz ile sorumlu tutulmasına ilişkin istemi ile davacının yaralanması nedeniyle uğradığı maddi zararların ticari nitelikte olmamasından dolayı, davacının avans faizi uygulanmasına ilişkin feri nitelikteki istemlerinin ise yerinde görülmemesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının dava ve ıslah dilekçesinde talep ettiği tutarlar toplamı olan 260.000,00-TL üzerinden KABULÜ İLE; 260.000,00-TL maluliyet zararının, davalıdan temerrüde düştüğü tarih olan 20.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinden itibaren faiz ile sorumlu tutulmasına ilişkin istemi ile hüküm altına alınan tutara avans faizi uygulanmasına ilişkin feri nitelikteki istemlerinin ise yerinde görülmemesi nedeniyle reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 260.000,00-TL üzerinden hesaplanan 17.760,60-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 35,90-TL ile yapılan ıslah sonucu yatırılan 897,00-TL ıslah harcının mahsubu sonucu kalan 16.827,70-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 35,90-TL peşin harç, 897,00-TL ıslah harcı, 5,20-TL vekalet harcı ve 148,60-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.122,60-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 688,00-TL posta ve tebligat gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 3.875,00-TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 12.063,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 41.600,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davanın açılış tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk yolunun henüz yürürlükte olmaması nedeniyle, bu konuda yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2025