T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/806 Esas - 2024/394
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/806 Esas
KARAR NO : 2024/394
...
DAVA : İtirazın İptali,
DAVA TARİHİ : 28/11/2022
KARAR TARİHİ : 31/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında yapılan cari hesaba göre hesap kesiminde 82.623,60 TL bakiye borç bulunduğunu, ancak davalı tarafça fatura bedelleri ödenmemesi sebebi ile tarafımızca icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirkete ait cihazlar, filo olan davalı şirket araçlarına montesi için verildiğini, ancak bu cihazların bir kısmının geri iadesi yapılmamış bir kısmının da bedeli müvekkil şirkete ödenmediğini, müvekkile şirkete ait 21 adet cihazın kayıp olduğu, 34 adet cihazın blokaj rolesinin olmadığı, 67 adet cihazın role kablosunun kopuk vaziyette olduğu, 47 adet cihazın rolesinin kayıp olduğu ve yine 8 adet cihazının da kayıp olduğu tespit edilerek toplamda 177 adet cihazından kaynaklanan zararlar nedeni ile maddi kayba uğrayarak mağdur olduğunu, davalı şirket ile aralarında faturalandırılan ve faturada açıkça borcun neden kaynaklandığı dair evraklar mevcut olduğunu, faturaların "genel açıklamalar" bölümünde yer alan "İşbu fatura muhteviyatı 8 gün içinde itiraz edilmediği taktirde kabul edilmiş sayılır" ibaresinin bulunduğunu, aralarında açıkça bir sözleşmenin var olmadığı iddia edilse dahi faturalandırılmalar ve cari hesap kesimi faturaları ile iki şirket arasında alacak borç ilişkisinin varlığına karine olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve akabinde tarafımızdan başlatılmış olan icra takibinin devamına, haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalıdan %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 10/05/2024 tarihli dilekçesi ile; dava değerini dava dilekçesinde sehven 10.000,00 TL olarak belirlediklerini, bu nedenle dava değerinin icra takibindeki asıl alacak tutarı olan 79.773,60 TL olup, bu tutar üzerinden de eksik harcı ikmal ettiklerini belirtmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile dava dışı .... Arasında imzalanan ve motosiklet takip sistemlerine dair sözleşme kapsamında, davacı ...'un bu sistemlere dair çözüm ortağı olduğunu, davacı yanın, müvekkili şirketin müteaddit motosikletlerine takip cihazı monte etmiş ve bu hususta servis sağlamış olduğunu, dava konusu ... E. Sayılı icra takibi 82.035,67 TL takip çıkış tutarlı olmasına rağmen 10.000,00 TL dava değerli olarak ileri sürülmüş olup bu nedenle kısmi dava niteliğinde olduğunu, öte yandan davacı yan basiretli bir tacir olarak, alacak iddiasını ticari kayıtları kapsamında bilebilecek durumda olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın belirsiz alacak kapsamında bir maddi veya manevi tazminat davası olmadığını, müvekkil şirketin adresinin İstanbul olması nedeniyle yetkili mahkemeler İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu, bu kapsamda dava konusu icra takibine de aynı şekilde yetki itirazında bulunulduğunu, davacı yan, aradaki ticari ilişki kapsamında müvekkil şirkete ait motosikletlere içinde Vodafone hatlarının çalıştığı GPS takip cihazları monte ettiğini, ancak bu montaj süreçleri dahil olmak üzere, arıza, gerektiğinde cihazların sökülmesi ve en önemlisi takip ekranlarındaki yetersizlikler sebebiyle sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkil şirketin motosikletlerini kullandığı proje sona ermesi nedeniyle davacı yanın defalarca yazılı sözlü aranmasına, cihaz sökümü için talepte bulunulmasına rağmen personel yokluğu gerekçe gösterilerek söküm işlemleri yapılmadığını, bu gerekçeler kapsamında ... no.lu faturanın müvekkili şirketçe ret edildiğini savunarak davanın usulden ve esastan reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dilemiştir.
DELİLLER
-İcra Takip dosyası
-Fatura, ticari defter ve kayıtlar
-Bilirkişi Raporları
24/11/2023 tarihli raporunda özetle; davalı adına 82.623,60 TL. tutarında fatura düzenlemiş olduğu, buna karşın davalının da davacıya 2.850,00 TL. tutarında iade faturası düzenlemiş bulunduğu sonuçta davacının ( 82.623,60-2.850.- =) 79.773,60 TL. alacaklı bulunduğu, takip tarihi (08.08.2022) itibariyle söz konusu alacağın mevcut olduğunu, Davacının incelenen ticari defter kayıtlarının muhasebe ilke ve standartları çerçevesinde tutulmuş olduğu ve defterlerin TTK’nın 64.,65. v.d. maddelerine uygun olduğu, Talimat mahkemesince düzenlettirilen 15.06.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre de davalının 79.773,60.-TL. borçlu bulunduğu, bu konuda taraf ticari defter kayıtlarının mutabık olduğunu belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dava, ödenmeyen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişiden ticari defterler inceletilmek suretiyle rapor alınmıştır. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır.
Dava dilekçesi, icra takip dosyası, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre;
Taraflar arasında hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacı tarafından başlatılan ilamsız takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın temelini oluşturan icra takibinin dayanağının cari alacağa ve bu kapsamda düzenlenen mal bedeline ilişkin fatura olduğu, davanın bu niteliği itibariyle bir miktar para alacağına ilişkin olup TBK'nun 89/1.(Eski BK m.73/1)maddesindeki “Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir." hükmüne göre davacı alacaklının kendi yerleşim yerinde icra takibi yapabileceği anlaşılmakla, davalının icra müdürlüğünün ve mahkememizin yetkisine yönelik itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla işin esasının incelemesine geçilmiştir.
Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi tanzim edilen raporda da belirtildiği üzere, davacı tarafından tanzim olunan faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, kayıtların birbiri ile örtüştüğü, bu faturalara ilişkin olarak davalı tarafça iade faturası düzenlenmediği gibi faturalara itiraz edildiğine dair dosyaya delil sunulamadığı buna göre davalı tarafça fatura bedelinin ödenmediği anlaşılmakla, davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş davaya konu alacak likit nitelikte olmakla, hükmedilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, davalı tarafın ..... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin 79.773,60 TL Asıl Alacak üzerinden aynı koşullarla devamına,
2-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla, 79.773,60 TL'nin %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen 79.773,60 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 5.449,33 TL karar ve ilam harcından 170,78 TL peşin ve 1.140,33 TL tamamlama harcının düşümü ile eksik kalan 4.138,22 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 170,78 TL peşin ve 1.140,33 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.391,81 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 1.772,50 TL tebligat ve posta masrafı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.272,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 79.773,60 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-HMK'nun 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.31/05/2024
...