T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/102 Esas
KARAR NO : 2024/387
...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/08/2016
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile damızlık süt sığırı edinilmesi için hayvan kredisi verilen diğer davalı ...'ın 50 adet damızlık süt sığırı satışı ile ilgili olarak 25.07.2015 tarihinde anlaştıkları, bu anlaşmaya göre müvekkilin diğer davalı ...'a 300.000,00 TL karşılığında 50 adet damızlık süt sığırı satacağı, davalı ...'ın bu alımı yapabilmek için...şubesine damızlık süt sığırı hayvan kredisi için başvurduğu, davalı ... diğer davalı ...'a kredinin çıkması için satıcıdan (yani davacıdan) alım satım sözleşmesi ve veteriner sağlık raporu istediği, davacı müvekkilin de her iki davalıya söz konusu belgeleri ilettiği, bunun üzerine ... diğer davalı ...'ın 50 adet damızlık süt sığırı satın alması için 300.000,00 TL krediyi onayladığı, bankanın kulak numaraları belli olan sığırlar üzerinde ipotek tesis ettiği ve müvekkilinin malı fiilen alıcıya teslim ettiği, onaylanan kredinin 110.000,00 TL'sinin müvekkilin gösterdiği hesaba geçtiği, kalan 190.000,00 TL'yi ise davalı bankanın hayvan satıcısı olan müvekkiline ödemesi gerekirken doğrudan diğer davalı ...'a ödeme yaptığı, davalı... onaylanan hayvan kredisini ...'a ödemesi sonucu davacı müvekkilin hem hayvanlarının elinden gittiği ve hem de satış bedelini alamadığını, söz konusu bedelin ödenmesi için müvekkilden alım satım sözleşmesi ve hayvanların veteriner sağlık raporu da istendiği, banka belirli bir malın alımı için kredi verdiğinden söz konusu miktarın sadece satıcıya ödenmesi gerektiği, bankanın krediyi satıcıya ödemesi gerekirken alıcıya ödeyerek yanlışlık yaptığı, bunun üzerine bankaya 29.12.2016 tarihli ihtar mektubu gönderildiği ve banka tarafından soruşturma açıldığı, ayrıca ... şubesi yetkilileri ve diğer davalı ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu. müvekkil, davalı bankaya güvenerek diğer davalıya 50 büyük baş süt sığırı satmamış olsaydı yaklaşık 7 aydır süt elde etmiş olacağı, müvekkilinin mahrum kaldığı zararı hesap ederek davalılardan tahsiline ilişkin olarak da karar verilmesini talep ettiği, davalı ...'ın her büyük baş için 450,00 TL civarında Devletten destek aldığı, müvekkilinin parasını alamadığı gibi büyük baş hayvan desteğinden de mahrum kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı bankaca eksik ödenen şimdilik dava değeri olan 10.000,00 TL'nin bankaların uyguladığı en yüksek reeskont faizi uygulanarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Diğer davalı ...'nın hayvan alımı, tarımsal işletme ve destek kredisi talebi ile müvekkil bankaya başvurduğu 13.07.2015 tarihinde tahsis edilen kredi tutarının ...'a tahsis edildiği ve ekteki kredi sözleşmesinin sunulduğu, davacının bu sözleşmenin tarafı olmadığı ve müvekkil bankanın davacıya ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, diğer davalı ...'a % 130 ipotek karşılığı olarak 13.07.2015 tarihinde 225.0 TL damızlık süt sığırı alımı, 65.000 TL tarımsal destek ve 10.000 TL ... Kurumsal Krediler Uygulama Esas ve Usulleri 5.9.Tarımsal Faaliyetlerin Finansmanına Yönelik Tahsis Edilen Kredilerin Kullandıranı Başlığı'nın d maddesine göre Kredi BBB Notu üzerinde olması ve kredinin ipotek karşılığı tahsis edilmiş olması sebebiyle tahsis edilen kredi limitinin % 50 sinin müşteriye nakden ödendiği.... no.lu fişle % 50 sinin ...isimli aracı kişiye yine kredi lehdarının talimatı üzerine gönderildiği. 15.07.2015-F01372 no.lu fış ile erken çekilen hayvan alım kapora bedeli olan 70.000 TL nin ...'e ödendiğine dair dosyamızda dilekçesinin de bulunduğu, ...'e yapılan bu ödemenin kredi sözleşmesinden dolayı değil, kredi lehdarının talep ve talimatı doğrultusunda gerçekleştirildiği, davalı müvekkil bankanın kredi veren olarak hiçbir şekilde ...'e ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, ilgili şahısların hesaplarına kredi kullandırıldıktan sonra aktarım yapılacağı ile ilgili herhangi bir virman taahhüdü verilmediği, kredi lehdarının verdiği virman taahhütleri ile ilgili davalı bankanın sorumlu tutulmayacağına dair dilekçelerin de ekte sunulduğu, kredi müşterisi/lehdarının hayvanları ... isimli şahsın işletmesinden almış olup bu alım satım işleminde birden fazla aracı bulunduğu, bu aracılardan birinin de ... olduğu, ...'in üçüncü şahıstan senet kabul etmesi ve bu senedin ödenmemesi yüzünden diğer davalı ile aralarında ihtilaf çıktığı ve ...'in ... başvurduğu, yapılan itiraza da red kararı verildiğini savunarak, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeni ile reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, müvekkil ... ile davacı arasında akdedilmiş herhangi bir alım satım sözleşmesinin mevcut olmadığı, müvekkilin ... isimli kişiden satın aldığı 50 adet damızlık süt sığırının bulunduğu, bu süt sığırları ile ilgili davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davacının öncelikle müvekkille arasında var olduğunu iddia ettiği hukuki ilişkiyi ispat etmesi gerektiği, davacının 300.000 TL tutarındaki kredinin onaylandığını ancak bunun 110.000,00 TL'sinin kendi hesabına geçtiğini, geri kalan miktarı bankanın kendisine ödemesi gerekirken müvekkile ödediğini iddia ettiği, hesabına geçen 110.000,00 TL'nin banka tarafından mı kendisine gönderildiği konusunun açıklamadığı, davacının müvekkiline 50 adet süt sığırı sattığını iddia ettiği, ancak sığırların bedelini talep ettiği gibi semerelerinden de faydalanmak istediğini, böyle bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı ve davalı ... arasında canlı hayvan satışına ilişkin sözleşme imzalanması nedeniyle davalı Ziraat Bankası'ndan çekilen kredinin tamamının hayvan satıcısı olan davacıya ödenmesi gerektiği iddiasıyla davacının bakiye bedel alacağı ile satışa konu canlı hayvanlarla ilgili olarak yoksun kalınan kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sonucu 09.07.2019 tarih, 2016/696 Esas-2019/610 sayılı Karar ile davanın reddine karar verildiği, verilen gerekçeli kararda özetle; "....davalı ...'ın hayvan alımı, işletme kredi ve tarım destek kredi talebi ile davalı bankaya başvurduğu, 13/07/2015 tarihinde talep edilen kredi tutarının diğer davalı ...'a tahsis edildiği ve buna ilişkin kredi sözleşmesinin sunulduğu, davacının bu kredi sözleşmesinin tarafı olmayıp bu nedenle davalı bankanın davacıya bir ödeme sorumluluğunun olmadığı, kredi lehtarı ... ile diğer davalı banka arasında gerçekleşen kredi ilişkisinde belirtilen durumların dosya kapsamından ayrıntılı olarak anlaşıldığı, bu nedenle davalı ...'nin olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, tarımsal kredi müşterisi, diğer davalı ...'a açtığı krediyi satıcı olduğunu iddia eden davacıya ödeme sorumluluğunun olmadığı, ....yazısına göre 40 adet süt sığırını davalı ...'ın ... isimli şahsın işletmesinden aldığı, davalı ...'ın işletmesinde ilçe veterineri tarafından yapılan kontroller sonucunda 12/08/2015 tarihli kontrol tutanağında 50 adet, 28/07/2016 tarihinde yapılan kontrolde 86 adet süt hayvanı bulunduğunun tespit edildiği, yani diğer davalı ... ...'a 50 baş süt sığırı alımı için açılan kredinin amacı ile sarf edildiği, yine bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde davacının 300.000,00 TL karşılığında 50 adet damızlık süt sığırına karşı 110.000,00 TL hesabına intikal ettiği, geri kalan 190.000,00 TL'nin bankaca ...'a verildiği iddialarının doğru olmadığı, davalı banka tarafından sunulan davalı ...'a ait mevduat hesap hareketleri bankacı bilirkişi tarafından incelendiğinde 110.000,00 TL'nin hayvan satıcısı olduğu belirtilen ... nezdindeki hesaplarına gönderildiği, geri kalan miktarın ... tarafından yine hayvan alımında kullanıldığı ve kredinin hayvan alımına tahsis edilen miktarının 290.000,00 TL olduğu, 10.000,00 TL'sinin ...'a tahsis edilen ... limiti olduğu ve bu duruma göre de davalı ...'dan davacının bir alacağı olduğunu gösteren delil ve belgelerin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafça davalılar aleyhine açılan davanın reddine" denildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucu ... vekil olmadığını savunmaktadır.
İlk derece mahkemesince her iki tarafın dava dışı ...'a ilişkin iddia ve savunmaları üzerinde durulmadığı gibi, hayvanların temin edildiği dava dışı ... işletmesinin kayıtları üzerinde inceleme yapılmaksızın hayvanların kime satıldığı, bedelinin kimden alındığına dair kayıtların incelenmediği, öte yandan her ne kadar davalı tarafça davacının dayandığı 25/07/2015 tarihli satış sözleşmesini imzalayanın ... düzenleme tarihi itibarı ile vekili olmadığını savunmuş ise de (sonraki tarihli vekaletname dosya içerisindedir), bankadan gelen kredi belgeleri arasında bir örneğinin bulunduğu hususu üzerinde durulmadığı, davacıya ödendiği kabul edilen tutarın komisyon olarak ödendiği savunmasının ödenen tutarın maliyete oranına göre emsal işlemlerle karşılaştırmasının yapılmadığı diğer yandan davacı taraf yemin deliline dayandığı halde davacı tarafa bu delile dayanıp dayanmayacağının sorulmadığı anlaşılmaktadır.
HMK 356/1-a-6 maddesine göre ilk derece mahkemesince esasa etkili delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi ilk derece mahkeme yargılamasının tekrarını gerektiren ağır usul hatasıdır.
Somut dosyada da ilk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen araştırmayı yapmaksızın ve bu konuda deliller tartışmaksızın nihayetinde varacağı sonuca göre davacı tarafa yemin delillini hatırlatmaması esasa etkili delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi niteliğindedir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkememiz kararının kaldırıldığı, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı, davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine kesin olmak üzere karar verildiği görülmüştür.
Kaldırma kararı sonrasında mahkememize gönderilen dosyanın yeniden esasa kaydı ile taraflara duruşma gününü bildirir davetiye çıkarıldığı, kaldırma kararı sonrasında yapılan 25.04.2023 tarihli duruşmada, davalı ...'ın 24.08.2022 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle ...'a ait mirasçılık belgesinin ve mirasçılardan alınacak vekaletnamelerin sunulması, taraf teşkili tamamlandıktan sonra ...kaldırma kararının okunması yönünde ara kararlar tesis edildiği, duruşmanın bırakıldığı 11.07.2023 tarihli celsede, davalı ...'a ait mirasçılık belgesi ile mirasçılardan alınmış vekaletnamelerin dosyaya sunulduğu, bu şekilde davada taraf teşkilinin tamamlanmış olduğu tespit edilerek, mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına ilişkin... kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmasına, taraf vekillerine; kaldırma kararında adı geçen dava dışı ...'un işletmesinin bulunduğu yer ve tebligata yarar açık adresini bildirmek üzere iki haftalık süre verilmesine, ...'un işletmesinin adresi bildirildiğinde ...'un işletme adresine tebligat çıkarılarak, 2015 ve 2016 yıllarına ait ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer ile ticari defter ve kayıtları bulunduran kişilerin kimlik, adres ve iletişim bilgilerini bildirmek üzere ...'a iki haftalık süre verilmesine, ...'un ticari defter ve kayıtlarının yeri bildirilmiş olduğunda; ...kaldırma kararı uyarınca ...'a ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde tayin olunacak .... adresinde olma ihtimali bulunduğundan, dosyanın SMMM bilirkişi ile Veteriner bilirkişiye tevdi ile inceleme yapılarak rapor düzenlenmesine karar verildiği, verilen ara karar uyarınca dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği ve bilirkişiler tarafından 04.03.2024 tarihli raporun düzenlendiği, taraf vekillerinin her aşamada beyanlarının alındığı, 28.05.2024 tarihli son celsede davacı vekilince yemin deliline dayanılmadığının bildirildiği görülmekle, araştırılacak başkaca bir husus kalmadığından tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, ... Kaldırma Kararına, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamaya, kaldırma kararı sonrası alınan 04.03.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlığın temel çözüm noktasının davacı ...'in davaya konu 50 baş hayvanı...'dan satın alarak davalı ...'a satıp satmadığı konusunun oluşturduğu, Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliğinin bu konuda hayvan hareketlerinin esasını belirleyen Yönetmelik olduğu, davaya konu olaydaki işlemler veterinerlik bilgisi ve tecrübesi ile değerlendirildiğinde; Davacının Hayvan Yetiştiricisi olduğuna dair ... tahsis edilmiş herhangi bir Hayvan İşletme Numarasının bulunmadığı, dolayısıyla resmi olarak hayvan yetiştiricisi olmadığı, hayvan hareketlerinde alıcı ve satıcının imzasının bulunması zorunluluk olan hayvan pasaportlarında davacının satıcı olarak isminin geçmediği, bunun sonucu olarak imzasının da bulunmadığı, hayvan alımında kredi kullanmak için zorunlu olan Hayvan Sağlık Raporları incelendiğinde; Hayvan sahibi olarak davacı ...'in tanımlanmadığı, her iki Hayvan Sağlık Raporunda da "Çıkış İşletme Bilgileri: Hayvan Sahibi: ...nolu işletme ..." bilgisinin mevcut olduğu, krediye esas olarak bankaya verilen her iki Hayvan Sağlık Raporunda bulunan hayvan küpe numaraları ile davalı ...'a ait işletmede bulunan hayvan küpe numaralarının birebir aynı olduğu, dolayısıyla alınan ve satılan hayvanların aynı hayvanlar olduğuna dair herhangi bir çekişmenin bulunmadığı, davalı ...'ın kredi başvurusu esnasında gerekli olan evrakların (Veteriner Sağlık Raporu ve alım satım sözleşmesi) davacı ... tarafından temin edilerek bankaya teslim edildiği, ancak bu evraklardan davacının bankaya teslim ettiği Veteriner Sağlık Raporunda dahi hayvan sahibi olarak "...'ya ait ... nolu işletme ..." bilgisinin mevcut olduğu, bu sebeplerle satışa konu olan 50 baş hayvanın davacı ...'e ait olduğuna dair belge ve bilgiye dosya kapsamında rastlanmadığı, satışı yapılan 50 baş hayvanın ...nolu işletme sahibi...'ya ait olduğu sonucuna varıldığı,...Bilirkişi tarafından 22.02.2024 tarihinde ...'un ...adresine gidildiği, kapıyı açan kişinin evin ...'un annesine ait olup, ...'un yurt dışında olduğundan kullandığı telefonun numarasının verildiği, bu telefon numarasına 22.02.2024 tarihinde WhatsApp üzerinden mesaj gönderildiği, ancak rapor tarihine kadar cevap gelmediği, davacı vekili tarafından sunulmuş olan belgede yer alan ...'un muhasebecisinin telefonunun 19.02.2024 tarihinde arandığı, defter ve belgelerin kendilerinde olmadığı bilgisinin verildiği, bu nedenle tüm araştırmalara rağmen defter ve belge incelemesinin yapılamadığına ilişkin hususların bilirkişilerce açık ve net bir şekilde tespit edilmiş olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacının, davalı ...'ın satın almış olduğu dava konusu 50 baş büyük hayvanın davacıya ait olduğu, davacının müteveffa davalı ...'ın banka kredisi kullanarak satın almış olduğu 50 adet hayvanın sahibi olduğu hususlarının gerek hayvan alım satımında uygulanması gereken mevzuat hükümleri uyarınca düzenlenmesi gereken belgelerle geçerli şekilde ispatlanamadığı gerekse davacı tarafından sunulan bilgi ve belgelerin davaya konu hayvanların satıcısı olduğunu ve davalı ...'a satılan hayvanların sahibi olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacının dayandığı 25.07.2015 tarihli Sözleşmeye konu hayvanların belli olmadığı, kulak küpe numaralarının yazılı olmadığı gibi ekli belgelerde kulak küpe numaraları belirtilen hayvanların sahibi olarak da davacının adının geçmediği, buna göre davacının davaya konu iddialarının geçerli delillerle kanıtlanamadığı, davacı vekilinin son celse verdiği beyanında yemin deliline dayanmadığını da belirtmiş olması karşısında, davacının davalılar aleyhine açtığı davanın yerinde görülmemesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmekle, yapılan açıklamalara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalılar aleyhine açtığı davanın yerinde görülmemesi nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 170,78-TL harçtan mahsup edilmesi sonucu kalan, 256,82-TL eksik harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından mahkemedeki yargılama aşamasında yapılan yargılama giderleri ile istinaf aşamasında yapılan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraflar davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olduklarından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı taraflara ödenmesine,
5-Davalı banka vekili tarafından yapılan toplam 4,30-TL vekalet harç giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davalı ... mirasçıları vekili tarafından yapılan toplam 55,50-TL vekalet harç giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davanın açılış tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk yolunun henüz yürürlükte olmaması nedeniyle, bu konuda yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.