T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/116 Esas - 2024/852
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/116 Esas
KARAR NO : 2024/852
DAVA : Bankaya karşı Tazminat
DAVA TARİHİ : 05/07/2021
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
GEREKÇE.KARAR.YAZ.TARİH : 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankaya karşı Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Yetkilisi olduğu ... Ltd.Şti.'nin vadesi gelen herhangi bir borcu veya temerrüt hali bulunmadığı halde, davalı yanca haksız ve hukuka aykırı şekilde takiplere geçilmesini müteakip diğer bankaların da haksız olarak icra işlemlerine başlaması sonrasında Bankalar Yeminli Baş Murakıbı ...'in düzenlediği 14.01.2000 tarih ve M-1 /3 sayılı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu raporu ile de tespit edilen şekilde davalının kusurlu eylem ve davranışlarından dolayı diğer bankalarca yetkilisi olduğu şirkete başlatılan icra işlemleri ile haciz işlemlerinin faizinden sorumluluğu olduğundan bu kapsamda ...Bankası A.Ş. tarafından başlatılan ve aşağıda gösterilen icra dosyalarındaki işlemiş faizlerden kaynaklanan zararlarının takip başlangıç tarihleri itibariyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından alacağı belirlenebilir olmasına karşın belirsiz alacak davası açılmış olmasından dolayı davasının hukukî yarar yokluğundan reddini, davacı şirket tarafından belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı şirket tarafından müvekkili bankadan borç çeklerinden biri hakkında erteleme talebinde bulunulması yanında müvekkili bankadan önce başka bankalar tarafından hakkında ihtiyati hacze müracaat edildiğini temerrütü bulunmamasına karşın müvekkili banka tarafından aleyhe haksız olarak takibe geçildiği iddiasının yerinde olmadığını, davacı şirket tarafından ödenmemiş zararın müvekkili bankadan talebi mümkün olmadığı gibi zarar miktarının neye göre hesaplandığı da belli olmadığını belirterek bu taleplerinin de kabul görmemesi halinde ise usule ilişkin diğer itirazlarının kabulü ile davanın usulden, kabul görmemesi halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ASLİ MÜDAHALE DAVASI
Davacı ... Ltd. Şti. Tasfiye öncesi yetkilisi olan ...'nun 23.07.2024 tarihli Asli müdahale talepli dilekçesinde ve 01.11.2024 tarihli dilekçesinde Adli yardım talebinde bulunduğu, dava dışı tasfiye öncesi şirket ortakları olan kardeşleri ile aralarında anlaşarak kazanılacak davalardan elde edilecek tutarın belli bir yüzdesinin kendisine verilmesi hususunda şifai olarak anlaştıklarını daha sonra ise kendisinin hırsızlıkla suçlandığını, bu nedenle eldeki davaya katılma talebi olduğunu, yine tasfiye memuru hakkında yaptığı başvuruların ve şikayetlerin sonucu açılan soruşturmaların sonucunun beklenmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Asli Müdahil Arif Türkoğlunun Asli Müdahale davasına ilişkin olarak Adli Yardım isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Asıl davalarda davacı şirket adına tasfiye memuru beyanında; asli müdahale davasının reddi ile eldeki davalarda dava tarihi itibariyle asli müdahilin şirketi temsil yetkisi olmadığını belirterek, açılan davalara muvafakat etmediklerini beyan etmiştir.
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde: Asli müdahale davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-...8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/471 Esas, 2013/30 Karar sayılı gerekçeli karar örneği: Davacı Türkoğlu Ltd.Şti tarafından davalı Türkiye Finans Katılım Bankası aleyhine icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, dava konusu icra takip dosyasının dayanağı çek ve senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı – alacaklı tarafça kötü niyetli takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davacının yasal koşulları oluşmayan tazminat isteminin reddine, dava dilekçesinin 6 nolu bendindeki manevi tazminat talebi ile ilgili olarak yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda BK.'nun 49. maddesinde (dava tarihi itibariyle yürürlükte olan) belirtilen şartların ne şekilde oluştuğu, davacının manevi zarara uğradığı ve ticari itibarının zedelendiği hususu kanıtlanamadığından davacının yasal koşulları oluşmayan manevi tazminat isteğinin reddine dair karar verilmiş olduğu kararın 30.01.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşıldı.
-...14.Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2020/525 E sayılı dosya örneği; Davacının şirket değil gerçek kişi ... olduğu, davalının.... .... .... Bankası olduğu, davanın kambiyo senetlerine mahsus icra takibinden dolayı takibin iptali ve alacak istemine ilişkin olduğu, davacı tarafından açılan dava ile; Dava dışı Hilmi Acar tarafından kendisine verilen 17.06.1998 tarihli, vade tarihleri 20.10.1998 ve 20.11.1998 vade tarihli 10.000 DEM'lik iki adet senedi, yetkilisi olduğu Türkoğlu Grup Şirketleri ile ticari ilişkide bulunduğu davalı ... Finansal Kurumu A.Ş.'ne tahsil amacıyla ciro ettiğini, davalı bankanın şahsına ve şirketleri aleyhine haksız ihtiyati haciz ve icra takipleri başlatarak ticari hayatını sonlandırdığını, ...8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 199/471 Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davası ile borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, tahsil amacıyla verilen senetlerin Şirketin olmayan borcundan doğan kefilliği nedeniyle ...28. İcra Müdürlüğünün 1999/138 Esas sayılı dosyası ile tahsiline verilen senetlerin takibe konulduğunu ileri sürerek ...28. İcra Müdürlüğünün 1999/138 Esas sayılı takip dosyasının iptaline, davalının haksız fiil niteliğindeki eylemleri nedeniyle uğranılan 50.382,70 € bedelin fiili ödeme gününden kur üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, dava tarihinin 29.09.2020 olduğu, mahkemece 18.03.2021 tarihli karar ile Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna dair karar verildiği, istinaf karar ilamı ile görevsizlik kararının kesinleştiği, görevsizlik kararı sonrasında dosyanın ...7 ATM 2023/1 Esas ve 2023/809 Karar dosyasında neticelendiği, hukuki yarar yokluğu nedeni ve zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
-...Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce 2010/809 Esas-2013/778 Karar sayılı dava dosyasında davacı şirketin fesih ve tasfiyesine dair gerekçeli karar örneği ile kesinleşme şerhinin gönderildiği, kararın 03.03.2020 tarihinde kesinleşmiş olduğu, mahkemece verilen 19.07.2021 tarihli ek karar ile tasfiye memuru olarak Mehmet Dilsiz'in atanmış olduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmak suretiyle dosya içerisine kazandırılmıştır. Ne var ki dosya kapsamı ile yargılama esnasında davacı şirketin mahkeme kararı ile tasfiyesine karar verilerek verilen kararın kesinleşmesini müteakip davacı şirket adına görev yapan tasfiye memurunun davaya yönelik beyanları nazara alındığında bilirkişi incelemesine gerek görülmeksizin karar vermek gerekmiştir.
Asıl davada; Davanın ilk kez açıldığı ...19.As.Huk.Mah.'ne ait 2021/523 Esas sayılı dosyasında dava tarihinin 05.07.2021 olduğu, davacı şirket yetkilisi ... tarafından açılan dava ile; Yetkilisi olduğu ... Ltd.Şti.'nin vadesi gelen herhangi bir borcu veya temerrüt hali bulunmadığı halde, davalı Türkiye Finans Katılım A.Ş tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde takiplere geçilmesini müteakip diğer bankaların da haksız olarak icra işlemlerine başlaması sonrasında Bankalar Yeminli Baş Murakıbı ...'in düzenlediği 14.01.2000 tarih ve M-1 /3 sayılı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu raporu ile de tespit edilen şekilde davalının kusurlu eylem ve davranışlarından dolayı diğer bankalarca yetkilisi olduğu şirkete başlatılan icra işlemleri ile haciz işlemlerinin faizinden sorumluluğu olduğundan bu kapsamda dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından başlatılan ve aşağıda gösterilen icra dosyalarındaki işlemiş faizlerden kaynaklanan zararlarının takip başlangıç tarihleri itibariyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi” talepli olarak dava açıldığı yapılan yargılama neticesinde, ...19.As.Huk.Mah.'ne ait 2021/523 Esas, 2022/47 Karar sayılı karar ile görevsizlik kararı verilerek neticeten dosyanın kül halinde ...8.Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek 2023/116 Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Davacı ... tarafından açılan ASLİ MÜDAHALE davasında; Davacı ... Ltd. Şti. Tasfiye öncesi yetkilisi olan ...'nun 23.07.2024 tarihli Asli müdahale talepli dilekçe ile dava dışı tasfiye öncesi şirket ortakları olan kardeşleri ile aralarında anlaşarak kazanılacak davalardan elde edilecek tutarın belli bir yüzdesinin kendisine verilmesi hususunda şifai olarak anlaştıklarını bu nedenle eldeki davaya katılma talebi olduğunu, yine tasfiye memuru hakkında yaptığı başvuruların ve şikayetlerin sonucu açılan soruşturmaların sonucunun beklenmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;
Az yukarıda ayrıntıları ifade edildiği üzere, Davacı olan ... Makina Ve Pres Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında görülmekte olan ...Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce 2010/809 Esas-2013/778 Karar sayılı dava dosyasında davacı şirketin fesih ve tasfiyesine dair karar verilmiş olduğu, kararın 03.03.2020 tarihinde kesinleşmiş olduğu, mahkememizde görülen asıl davada dava tarihi dikkate alındığında davacı şirket adına davayı açan ...'ğunun şirketi temsil yetkisinin kalmadığı halde eldeki davaları açmış olduğu, davacı şirketi temsilen duruşmaya iştirak eden tasfiye memurunca yargılama esnasında, görülmekte olan davalara icazet verilmediğinin beyan edilmiş olduğu anlaşılmakla, Asıl davanın HMK 54 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına dair karar vermek gerekmiştir.
Asli Müdahale davası bakımından yapılan değerlendirmede;
Asli Müdahil ...'nun, asıl davada davacı olan ... Ltd. Şti.'nin tasfiyesine karar verilmeden önceki yetkilisi olduğu, asli müdahale talepli dilekçesinde, dava dışı şirket ortakları olan kardeşleri ile aralarında şifaen anlaştıklarını davaların kazanılması halinde davalardan elde edilecek tutarın belli bir yüzdesinin kendisine verilmesi hususunda anlaştıklarını ileri sürerek asli müdahale talebinde bulunduğu anlaşılmakta ise de;
6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun (HMK) 65.maddesine göre, açılan bir davaya dava konusu edilen şey hakkında tarafların dışında hak iddia edilerek o şeyin kendisine ait olduğunu ileri süren ve harcını yatırmak suretiyle davaya dahil olan kimsenin hukuki durumu asli müdahil olarak tanımlanmış olup, dava dışı ortakların tasfiyesi kesinleşen ... Ltd. Şti. adına taahhütte bulunmasının ve/veya tasarrufta bulunmasının olanaklı olmadığı anlaşılmakla birlikte bir an için aksi düşünülse, dava dışı ortakların ortak sıfatıyla kazanılacak tazminatların bir kısmını asli müdahile temlik ettiği kabul edilse dahi alacağın temliki işleminin bir tasarruf işlemi olup yazılı şekilde yapılması gerektiği anlaşılmakla koşulları bulunmayan asli müdahale davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın, HMK 54 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına,
a-Alınması gereken 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç toplamı 855,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
b-Davacı taraf adli yardımdan faydalanıyor olmakla yargılama süresince yapılan masraflardan suç üstü ödeneğinden karşılanan 455,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Asli Müdahale davasının REDDİNE,
a-Alınması gereken 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç toplamı 855,20 TL harcın davacı ...'ndan dan tahsili ile hazineye irad kaydına,
b-Davalı Banka kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı şirket adına tasfiye memuru, davalı vekili ile Asli müdahil yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 13/12/2024