T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/302 Esas - 2024/668
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
...
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/302 Esas
KARAR NO : 2024/668
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/02/2023
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka tarafından ...'e 07.12.2018 tarihli 25.000,00-TL tüketici kredisi kullandırıldığını, borçlunun 08.11.2019 tarihinde vefat ettiğinin tespit edilmesi üzerine müvekkili banka tarafından davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu, krediye ilişkin olarak gerçekleştirilen hayat sigortasına ilişkin olarak Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş.'nin 11.02.2020 tarihli cevabı yazısında "24077085 numaralı poliçesinin başlangıç tarihi olan 07.12.2018 tarihinden önce kalp hastalığının kendisinde mevcut olduğunun tespit edildiği ancak şirkete herhangi bir bildirim yapılmadığı" belirtilerek beyan yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple tazminat ödemesinin ve prim iadesinin mümkün olmadığı belirtilerek herhangi bir ödeme yapılmadığını, sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında ödenmesi gerekirken tazminat ödenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, poliçe kapsamında müvekkili bankaya tazminat ödenmesinin gerektiğini, .... .... .... ve Emeklilik A.Ş. Tarafından müteveffaya yöneltilen sigorta formunun matbu olup, hazır form imzalatılarak iradesinin sakatlandığını, bu sebeple ...'in hastalığını saklama kastı bulunmadığını, hayat sigortasının amacının vefat olması durumunda geride kalanlara güvence sağladığını, kişinin hastalığının gizleme kastı bulunmadığını, sigorta şirketi tarafından gerekli araştırma yapılmadığını belirterek, müvekkili tarafından ...'e kullandırılan kredi borcunun borçlusunun vefat etmesi nedeniyle 24077085 sertifika numaralı hayat sigortası kapsamında davanın kabulüne karar verilerek 16.01.2023 tarihi itibariyle toplam 55.251,76-TL borcun ödeme tarihine kadar işleyecek gecikme faizi, BSMV ve yasal ferileri ile birlikte davalı tarafından tahsili ile müvekkili bankaya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen 07.12.2018 başlangıç tarihli 29.11.2021 bitiş tarihli 2024077085 nolu 25.477,98-TL vefat teminatlı hayat sigortası sözleşmesi ile sigorta kapsamına alındığını, işbu sigorta, müteveffa sigortalıyı vefat riskine karşı güvence altına alan hayat sigortası olup, teminatın kapsamı grup kredi hayat sözleşmesi, özel şartları ve hayat sigortası genel şartlarına tabi olduğunu, söz konusu hayat sigortası ile bankadan kredi kullanan kişiler isteğe bağlı olarak sigorta kapsamına alınmakta ve bu kişilerin herhangi bir nedenle vefatları halinde sözleşmede belirlenen sigorta bedeli sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca hak sahiplerine ödendiğini, sigorta süresi içinde sigortalının vefatı halinde -teminat tutarı ile sınırlı olmak üzere- kredi borcu dain-i mürtehin bankaya, varsa teminatın kalan kısmı sözleşmede belirtilmişse 2. Sıradaki lehtarlara, lehtar belirtilmemişse kanuni mirasçılara ödendiğini, sigortalı murisin vefatından sonra mirasçıları şirketlerine başvurduğunu ve rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigorta tazminatı için talepte bulunduğunu, mirasçılardan riziko değerlendirme için gerekli evraklar talep edilmiş olduğunu, evrakların incelenmesi akabinde müteveffa sigortalının sözleşmesinin başlangıç tarihinden önce mevcut bulunan kalp hastalığını poliçesinin başlangıç tarihinden önce beyan etmemesi nedeniyle tazminat talebinin reddedildiğini, sigortalıya ait sağlık kuruluşlarından alınan sağlık raporlarının dosya kapsamında incelenmiş olduğunu, sigorta başlangıcından evvel sigortalının hastalığının mevcut olduğunun görüldüğünü, tazminat birimimizin red yazısı kapsamında, hastane evrakları incelendiğinde poliçe tanzim edilmeden önce kalp hastalığının var olduğunun tespit edildiğini, bu gibi hastalıkların ciddi hastalıklar olduğunu, tüm sigorta sözleşmesi için gelen müşterilere sigorta sözleşmesi yapılmadan önce daha önce gelen bir hastalık olup olmadığının soruluğunu ve verilen cevaplar kayıt altına alınarak duruma göre poliçeler düzenlendiğini, sigorta öncesinden gelen kalp hastalığının teminat kapsamı dışında kaldığına ilişkin Sigorta Sertifikasında ve Sigorta Bilgi Formunda bu husus özellikle her türlü bilgi verme yükümlülüğü kapsamında sigortalıya sunulduğunu, hayat sigortası meblağ sigortası olup, meblağ sigortalarında sigortacının ödeyeceği tazminat miktarı zarar miktarına bakılmaksızın poliçede gösterilen tutardan ibaret olduğunu, kredi sözleşmesinin şirketleri ile sigortalı arasında değil, kredi veren banka ile sigortalı arasında akdedildiğini, bu nedenle şirketlerinin kredi sözleşmesinin tarafı olmadığını, şirketlerinin taraf olmadığı bir sözleşmeden dolayı borç altına sokulabilmesi söz konusu olamayacağı gibi kredi ödemelerinin kredi sözleşmesinden kaynaklı olduğu gözetildiğinde şirketlerinden tahsil edilebilmesinin de olanaklı olmadığını, şirketlerinin kanunen sadece teminat altına alınan bedelle sorumlu olduğunu, sigorta şirketi sigortalının bankaya olan kredi borcundan değil, poliçede gösterilen teminat tutarından sorumlu olduğunu, müteveffa sigortalının sigortanın başlangıcından önce mevcut olan ve uzunca bir süre de tedavi gördüğü kalp hastalığını beyan etmeyerek gizlemek suretiyle şirketlerini yanılttığı, bu nedenle davacılara herhangi bir ödeme yapılmasının hukuken de mümkün olmadığından davacıların dava dilekçesinde ileri sürdüğü haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı banka tarafından dava dışı ...'e kullandırılan krediye ait borcun anılan şahsın vefatı nedeniyle tüketici kredisi grup hayat sözleşmesi kapsamında davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için davadan önce başlatılan Arabuluculuk sürecinin Anlaşamama ile sonuçlanmış olması nedeniyle işbu davanın açıldığı, ancak davanın açıldığı ... 2. Tüketici Mahkemesi tarafından verilen 08.03.2023 tarih, 2023/119 Esas-2023/148 Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi ve davacı vekili tarafından sunulan gönderme talepli dilekçesi uyarınca mahkememize tevzi edilen işbu davada çözümü gereken yön; davacı Banka tarafından ...'e kullandırılan krediye ilişkin borcun, ...'in vefat etmesi nedeniyle 24077085 nolu poliçe kapsamında davalıdan tahsiline ilişkin istemin yerinde olup olmadığı ile davalı sigorta şirketinin yaptığı savunmalar, özellikle de müteveffa sigortalının, sigortanın başlangıcından önce mevcut olan ve uzunca bir süre de tedavi gördüğü kalp hastalığını beyan etmeyerek, gizlemek suretiyle şirketi yanıltmış olduğu, bu nedenle davacıya herhangi bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığına ilişkin hususun haklı olup olmadığı, davacının hayat sigortası kapsamında davalıdan talepte bulunmasının hukuken mümkün bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Mahkememizce yapılan 12.09.2023 tarihli ön inceleme duruşmasında; gerekli delillerin toplanmasına karar verilerek, deliller toplandıktan sonra dosyanın bir Bankacı, bir hayat sigortası poliçe alanında uzmanlığı olan Sigortacı ile bir kardiyoloji uzmanı Doktor ve bir dahiliye uzmanı Doktor bilirkişiden oluşacak dört kişilik heyete tevdi edilerek, rapor düzenlenmesine karar verildiği, bu kapsamda dosyanın tevdi edildiği bilirkişi kurulundan 19.11.2023 tarihli kök rapor ile 17.09.2024 havale tarihli ek rapor alınmış ve her aşamada taraf vekillerinin beyanları da alınmak suretiyle tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre, davacı Banka tarafından kendisine kredi kullandırılan ...'in vefat etmiş olduğu, ... Şehir Hastanesi’nin 08.11.2019 tarihli Ölüm Belgesi üzerinde yapılan incelemede, 08.11.2019 tarihinde saat 06:30’da vefat ettiği, ölüm şeklinin "Bulaşıcı Olmayan Hastalık (Doğal Ölüm)" olarak yer aldığı, davacı bankanın Sincan Şubesi tarafından ...'e kullandırılan kredi borcunun, borçlunun vefat etmesi nedeniyle 24077085 Sertifika Numaralı .... .... ....A.Ş. Kredi Bağlantılı Sigortalar Bilgi Formu, Tüketici Kredisi Grup Hayat Sözleşmesi Sertifikası akdedildiği, 24077085 sertifika nosu ile Tüketici Kredisi Grup Hayat Sigortası Sertifikası düzenlendiği, yapılan incelemede kredi bağlantılı sigortanın 2 yıl 11 ay 22 gün vadeli, 1.Yıl için 25.477,98 TL , 2.Yıl için 19.838,89 TL ve 3.Yıl için 11.586,08 TL vefat teminat tutarı üzerinden yapıldığı, başlangıç tarihinin 07.12.2018, bitiş tarihinin ise 29.11.2021 olup, toplam prim tutarının 1.523,65 TL olduğu, dain-i mürtehinin T.C. Halk Bankası A.Ş. Sincan Şubesi olarak yer aldığı, söz konusu poliçe ile davacı Halk Bankasından kullanılan tüketici kredisinin vefat teminatı kapsamında davacı banka alacağının teminat altına alınmış olduğu, müteveffa ...’in ölüm tarihi olan 08.11.2019 itibariyle, davaya konu kredinin en son 28.10.2019 vadeli 11.taksit ödemesinin yapıldığı, kalan anapara borç bakiyesinin 19.839,46 TL olduğu, davalı .... .... .... A.Ş.’nin 11.02.2020 tarihli vefat tazminat talebi cevap yazısında, beyan yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olduğu tespit edildiğinden sigorta tazminat ödemesi ve herhangi bir prim ödemesi yapılmasının mümkün olmadığı şeklinde cevap verilerek, tazminat ödemesi talebinin reddedildiği görülmüş olup, müteveffa ...’in zaten ölüme sebebiyet verebilecek olası diğer nedenlerle de Astım hastalığı, DM, HT. ve Hiperkolestromisin var oluşunun (müteveffanın sigorta yapılmadan önce varolan (teşhisi konulmuş) hastalıkların) büyük oranda illiyet bağı olabileceği, otopsi yapılmadığı için kesin bir şey söylenemeyeceği, davalı şirket tarafından red cevabı verilen 11.02.2020 tarihinde 25.477,98 TL’sı vefat tazminatı bedelinin ödendiği durumuna göre 16/01/2023 tarihine kadar işleyecek faiziyle birlikte ulaşacağı değerin 25.477,98 TL vefat tazminatı+ 11.040,52 TL faiz olmak üzere toplam 36.518,50 TL olarak hesaplandığı, müteveffa ...'in 08.11.2019 tarihli ... Şehir Hastanelerinden verilmiş ölüm raporunda, ölüme doğrudan neden olarak Septisemi, Hipotansiyon ve Akut Böbrek Yetmezliği olduğu, ölümün bulaşıcı olmayan hastalık (doğal ölüm) olduğu, otopsi yapılmadığının belirtildiği, poliçe öncesi müteveffanın kronik hastalıkları olarak Astım hastalığı, DM .HT., Hiperkolestromi hastalıklarının olduğunun tespit edildiği, poliçe imzalanırken bu hastalıklarını belirtmediği, poliçenin sağlık ile ilgili bölümdeki hastlıkları ile ilgili sorularda hayır cevapları verdiği, evvelden beri var olan hastalıklarını belirtmediği, ancak müteveffanın poliçe öncesi hastalıkları ile Astım hastalığı, DM, HT, Hiperkolestromi ile 08.11.2019 tarihinde ... Şehir Hastanesinden alınan ölüm raporundaki ölüme doğrudan sebeb olan Septisemi, Hipotansiyon, Akut Böbrek Yetmezliğine neyin sebeb olduğunun kesin tanı konulamadığı, aralarında illiyet bağı hususunda tıbben bir bağ kurulamayacağı belirtildiğinden, sigortalı müteveffanın ölüm nedeninin poliçe öncesi hastalıklardan kaynaklandığı, mevcut hastalıkları nedeniyle ölümünün gerçekleştiği hususunun tıbben saptanamadığı anlaşıldığından, sigortalının poliçe öncesi var olan ve bildirmediği hastalıkları nedeniyle vefat ettiği yönündeki davalı sigorta şirketinin savunması mahkememizce yerinde görülmemiş olup, sigortalının poliçe dönemi içinde vefat etmesi nedeniyle gerçekleşen riziko nedeniyle davalının düzenlediği davaya konu poliçe kapsamında poliçede dain-i mürtehin sıfatıyla yer alan davacı bankanın taleplerinden poliçesi kapsamında sorumlu olduğu sonucuna varılmakla, buna göre davalı şirket tarafından red cevabı verilen 11.02.2020 tarihinde 25.477,98 TL’sı vefat tazminatı bedelinin ödenmesi gerektiği, bu itibarla anılan vefat tazminatının davacının talep tarihi olan 16.01.2023 tarihine kadar işleyecek faiziyle birlikte ulaşacağı değerin 25.477,98 TL vefat tazminatı+ 11.040,52 TL faiz olmak üzere toplam 36.518,50 TL olduğu hesaplanmış olmakla, 25.477,98 TL vefat tazminatı ile 11.02.2020-16.01.2023 tarihleri arası işlemiş faiz tutarı 11.040,52 TL olmak üzere toplam 36.518,50 TL poliçeden kaynaklı vefat tazminat tutarının davalıdan tahsiline, 25.477,98 TL ana para tutarına 16.01.2023 tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar avans faiz oranları uygulanmak suretiyle işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; 25.477,98 TL vefat tazminatı ile 11.02.2020-16.01.2023 tarihleri arası işlemiş faiz tutarı 11.040,52 TL olmak üzere toplam 36.518,50 TL poliçeden kaynaklı vefat tazminat tutarının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-25.477,98 TL ana para tutarına, 16.01.2023 tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar avans faiz oranları uygulanmak suretiyle işleyecek avans faizinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince, hüküm altına alınan 36.518,50-TL üzerinden hesaplanan 2.494,57-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 943,50-TL harcın mahsubu sonucu kalan 1.551,07-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvuru harcı, 943,50-TL peşin harç, 25,60-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.149,00-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 135,25-TL posta ve tebligat gideri, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 10,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 10.145,25-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 6.705,47-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
8-Davalı taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, dava değerinden reddine karar verilen kısım göz önüne alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davalı taraf yararına belirlenen 18.733,26-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin 2.062,15-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 1.057,85-TL'nin ise davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2024