T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/342 Esas - 2024/341
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/342 Esas
KARAR NO : 2024/341
...
DAVA : Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 10/05/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkili bankanın kredi müşterisi olup, müvekkili bankadan kullanmış olduğu kredilere tahsil edilmek üzere tevdi bordrosu ile 3 müşteri çekini müvekkili bankaya ciro ettiğini, söz konusu çeklerin ileri tarihli keşide edilmiş olup, işbu çekleri ciro ile devralan müvekkili bankanın müşterisi olan davalı şirketin borçlarına karşılık anılan çekleri müvekkili bankanın ... Şubesine ciro ettiğini, çeklerin müvekkili bankanın ... Şubesine ciro ile devredilir iken, bu ileri tarihli çekler için 30.10.2018 tarihli çek teslim bordrosu düzenlendiğini ve çeklerin birer örneğinin alındığını, bu çeklerin; keşidecisi .... (.... numaralı, 02.02.2019 keşide tarihli, 97.700,00-TL bedelli çek ile aynı şirket tarafından aynı bankanın aynı hesap numarası üzerinden hamiline yazılı olarak düzenlenen, 327420 numaralı, 16.02.2019 keşide tarihli, 99.500,00-TL bedelli çek olduğunu, ancak söz konusu çeklerin meşru hamil müvekkili bankanın elinde ... Şubesinde iken kaybolduğunu, işbu çeklerin müvekkili banka ....'nin şubesinde kaybolması sebebiyle çeklerin zayi nedeniyle iptali istemiyle taraflarınca dava açıldığını, ...Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada, davanın kabulüne ve söz konusu çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, sunulan çek örneklerinden zayi çeklerin son meşru hamili olduğunu ispat eden müvekkili bankanın, zayi kararı ile çeki ibraza gerek bulunmadan, çeki kendisine ciro ile devreden kredi müşterisinden ödemede bulunmasını talep etme hakkını elde ettiğini, müvekkili bankanın zayi çeklerin alacaklısı olduğunu belgeleyen çek iptali kararına istinaden zayi olan çeklerden kaynaklı alacağını tahsil edebilmek amacıyla, Ankara Banka Alacakları ... Esas sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, kayıp çekleri bankaya ciro eden davalı şirkete karşı ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalının takibe itirazda bulunduğunu, arabuluculuğa başvurulmuş ise de yapılan görüşmeler sonunda anlaşma sağlanamadığını, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş cevap dilekçesinde özetle; Davacı banka tarafından müvekkilinin banka kredi borcuna karşılık 3 müşteri çekini bankaya ciro ettiğini, ciro edilen çeklerin kaybolduğunu, zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, daha sonra ilamsız takip yoluna başvurulduğunu ve takibe haksız olarak itiraz edildiğini iddia ettiğini, işbu davanın reddinin gerektiğini, davacının iddia ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının iddia ettiği şekilde bahse konu çeklerin müvekkilinin borcuna karşılık bankaya ciro edilmediğini, müvekkilinin hamili olduğu çekleri takas kapsamında bankaya ibraz ettiğini ve karşılıksız çıkması nedeniyle karşılıksız işlemi uygulanarak müvekkiline iade edildiğini, ardından müvekkili şirketin durumu önceki ciranta ... isimli firmaya bildirdiğini ve bu firmanın müvekkili şirkete borcunu haricen ödeyerek çeki iade aldığını, daha sonra açılan işbu davanın önceki ciranta şirkete bildirildiğini ve çeklerin mahkemeye sunulmak üzere tekrar teslim alındığını, dolayısıyla davacı bankanın iddia ettiği şekilde bir ciro ve alacak bulunmadığını, çeklerin halihazırda taraflarında bulunduğunu, mahkemece gerekli görülmesi halinde asıllarının sunulacağını, bu kapsamda davacı banka tarafından alınan zayi sebebiyle iptal kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini ve zayi kararında belirtilen çek fotokopilerinin gerçeğe aykırı olduğunun açık olduğunu, davacı banka tarafından sadece karşılıksız işlemi uygulanarak çeklerin iade edildiğini, davacı bankanın alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı bankanın zayi olan çeklerle ilgili olarak yaptığı başvuru sonucu, hasımsız olarak görülen davada aldığı çek iptali kararına dayalı olarak zayi olan çeklerden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine toplam 330.900,00 TL tutar üzerinden ... Esas sayılı takip dosyasında başlattığı 21.03.2023 tarihli icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Davacı banka tarafından kredi müşterisi olan davalının bankadan kullanmış olduğu kredilere karşılık tahsil edilmek üzere kendisine tevdi bordrosu ile ciro ettiği üç adet çekin, meşru hamil davacı bankanın elinde iken kaybolduğu, çeklerin zayi nedeniyle iptali istemiyle davacı banka tarafından hasımsız olarak açılan dava sonucu ...Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada, 25.02.2022 tarihinde verilen kararda, davanın kabulü ile söz konusu çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verildiği, davacı bankanın zayi olan çeklerden kaynaklanan alacağını tahsil edebilmek için davalı aleyhine icra takibine geçtiği, davalı tarafça alacaklı bankaya hiçbir borcun olmadığı bildirilerek takibe itiraz edildiği, itiraz üzerine duran icra takibinin devamı amacıyla davadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğu, ancak yapılan görüşmeler sonunda bir anlaşmanın sağlanamaması üzerine, işbu itirazın iptali istemli dava açılmakla, mahkememizce yapılan yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi Bankacı.... tarafından düzenlenerek dosyaya ibraz edilen 04.12.2023 tarihli raporda özetle; "davacı bankanın davalı firmadan kredi sözleşmelerine dayalı olarak alacağı bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede, davacı ..... ihtarname keşide edildiği, ihtarname ile 10/12/2018 tarihi itibariyle kredi ilişkisinin kesildiği, kredinin kesildiği tarihe kadar hesap edilen toplam 1.747.820,23 TL banka alacağının noter ihtarname masrafı ile birlikte 1 gün içinde ödenmesi, aksi halde kanuni takibe geçileceği hususlarının ihtaren bildirildiği, davalı firmanın takip hesaplarına 10/01/2019 tarihi itibariyle aktarılan asıl alacak borç bakiyesi toplamının 1.770.337,28 TL olarak hesaplandığı, huzurdaki davaya konu icra takip tarihi 21/03/2023 tarihi itibariyle kalan anapara risk tutarının 1.425.508,25 TL olarak tespit edildiği, davacı banka tarafından huzurdaki dava dosyasına sunulan cevaba cevap dilekçesinde, davalı firmaya tahsis edilen ve kullandırılan kredilerin teminatına alınan taşınmazlar için ..., sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 1.757.379,38 TL alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı beyan edilmiş olup, dava dosyası muhteviyatına söz konusu takiplere ilişkin belge sunulmadığı/kazandırılmadığından talep edilen alacak kalemleri, faiz oranı, toplam alacak tutarının tespit edilmesi mümkün olmamakla birlikte, davalı firma takip hesap hareketlerinde yapılan inceleme neticesinde davacı bankanın 01/10/2019 takip hesaplarına aktarım tarihi itibariyle 1.770.337,28 TL asıl alacak, yapılan tahsilatlar neticesinde 09/08/2021 tarihi itibariyle 1.425.508,28 TL kalan anapara alacağı, işleyen akdi ve temerrüt faizleri, faizin gider vergisi ve masraf tutarlarından oluşan alacağı bulunduğu, davacı banka tarafından, dava konusu takip dayanağı 3 adet çekin davalı firmaya kullandırılan kredilerin teminatına alınacağı/alındığı hususunda herhangi bir Kredi Komitesi Kararı, Kredi Tahsis Formu, Protokol vs. belge sunulmadığı, Çek Teslim Bordrosu ile teslim alınan çeklerin “tahsil edilmek/teminata alınmak üzere” denilmek suretiyle tahsile mi teminata mı alındığı, teminata alındı ise hangi kredinin teminatına alındığı hususlarının Çek Teslim Bordrosu üzerinde yer almadığı, takdir Mahkemeye ait olmak üzere, ...seri nolu, 16/02/2019 keşide tarihli, 99.500,00TL bedelli 3 adet çekin davalı firmaya kullandırılan kredilerin teminatı olarak alındığının değerlendirilemeyeceği, davacı bankanın söz konusu 3 adet çekten kaynaklı takibe konu tutarda alacağının tespit edilemediği, takip tarihi itibarı ile takip konusu alacağı talep hakkının bulunmadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu" hususlarının belirtildiği, taraf vekillerinin tüm aşamalarda beyanlarının alındığı, 07.05.2024 tarihli celsede; davacı vekili verdiği beyanında, müvekkili bankanın davalıdan alacaklı olduğunu, alacağını alamadığını, çeklerin davalı tarafça borcuna karşılık olarak müvekkili bankaya verildiğini, çekler kaybolduğu için zayi davası açıldığını, çeklerin kaybolmasının alacağı ortadan kaldırmadığını, bu doğrultuda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş, ayrıca dava açılmasına davalı tarafça sebebiyet verildiğinden müvekkili banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiş olup, davalı vekili ise verdiği beyanında, davaya konu çeklerin müvekkilinin borcuna karşılık verilmiş olmadığını, karşılıksız çıkınca banka tarafından kendilerine iade edildiğini, kredi sözleşmeleriyle ilgili olarak icra takipleri bulunduğunu, takip konusu çeklerin asıllarının taraflarında olduğunu, mahkemeye fotokopilerini sunduklarını, gerekirse mahkemece talep edilirse çek asıllarını mahkemeye sunabileceklerini, çekler kendilerinde olduğundan davacının talepte bulunamayacağını belirtmiş olup, mahkememizce verilen ara karar ile; davalı vekiline, davanın dayanağını oluşturan çekleri ibraz etmesi için 1 haftalık süre verildiği, çeklerin davalı tarafça ibraz edildiği, 14.05.2024 tarihli son celsede; davalı vekili tarafından davaya konu icra takibinin dayanağını oluşturan çeklerin asıllarının dosyaya sunulduğu, sunulan çek asıllarının takibe konu edilen çek fotokopilerinin asılları olduğu görülerek, duruşma sırasında da çekler taraf vekillerine gösterilmiş ve beyanları alınarak, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna, taraf vekillerinin beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından meşru hamili iken elinde kaybolan 3 adet çeke ilişkin olarak hasımsız olarak görülen davada alınan zayi nedeniyle iptal kararına dayalı olarak çek bedellerinin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan işbu davada yapılan yargılamada, davalı şirketin davacı bankanın kredi müşterisi olup, davacı bankaya kredi borcunun bulunduğu belirlenmiş ise de davalının kredi borçlarının tahsili amacıyla davacı banka tarafından gerekli hukuki yollara başvurulmuş olduğu, işbu davaya konu icra takibinde ise kaybolan çeklere dayalı olarak alacak isteminde bulunulduğu, çeklerden dolayı davalıdan alacaklı olunduğunun iddia edildiği, ancak takibe dayanak yapılan kayıp çeklerin davalının elinde olduğu davalı tarafça belirtilmiş ve yargılama sırasında takibe dayanak yapılan bu çeklerin asılları davalı tarafça dosyaya ibraz edilmiş olup, yapılan incelemede, davalı tarafça sunulan çek asıllarının takibe dayanak yapılan zayi kararında belirtilen çekler olduğu, çek asıllarının davalının elinde bulunmakla, davacının hasımsız olarak görülen bir dava içinde elde ettiği zayi nedeniyle iptale ilişkin kararın maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmesi, üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi ve davacı yönünden kesin bir ispat vasıtası teşkil etmesinin mümkün olmadığı, davacının bu çekleri davalıdan kullandığı kredilerin teminatı olarak aldığını ispat edemediği gibi çeklerin davalının elinde olması nedeniyle davacının bu çeklere dayalı olarak hak iddia etmesinin olanaksız olduğu, zira yasal unsurları taşıyan bir çekin kıymetli evrak niteliğinde bulunduğu, kıymetli evrakların içerdiği hakların senetten ayrı olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, kıymetli evraka dayalı bir hakkın ileri sürülebilmesi için senedin elde bulunmasının gerektiği, bir başka anlatımla, kıymetli evraka dayalı alacak talebinin senetsiz olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, somut olayda; davacı banka zayi nedeniyle aldığı iptal kararına dayalı olarak zayi kararına konu çeklerden dolayı alacak isteminde bulunmuş ise de söz konusu çek asıllarının davalının elinde olması ve davacının çekler üzerinde meşru hak sahibi olduğunu ayrıca kanıtlayamaması nedeniyle davacının çeklere dayalı olarak başlattığı takibe yapılan itiraz üzerine itirazın iptali istemiyle açılan işbu davanın reddine, ancak davacının kötü niyetli olarak takibe geçtiği yönünde bir kanıya varılamadığından, davalı tarafın yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatına ilişkin isteminin reddine, davacı vekili duruşmada verdiği beyanlarında, davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği, bu nedenle davacı banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiş ise de davaya konu çeklerin davalı firmaya kullandırılan kredilerin teminatı olarak alındığı hususunun da ispat edilememesi nedeniyle, davacının bu yöndeki talebinin de yerinde olmayıp harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve arabuluculuk giderinden sorumlu olması gerektiği sonucuna varılmakla, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının yerinde görülmeyen davasının REDDİNE,
2-Davacının kötü niyetli olarak takibe geçtiği yönünde bir kanıya varılamadığından, davalı tarafın yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatına ilişkin isteminin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 3.996,45-TL harçtan mahsup edilmesi sonucu kalan, 3.568,85-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 51.635,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan toplam 25,60-TL vekalet harç giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
...