T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/373 Esas - 2025/232
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/373 Esas
KARAR NO : 2025/232
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/05/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi nezdinde 1650290121 poliçe numarası ile sigortalı olan müvekkiline ait ... .... ... ... ... ... ... tarihinde poliçe yenileme işlemleri yapıldığını, işbu işlem sırasında müvekkiline ait aracın poliçe miktarının fahiş derecede yüksek çıktığını, durumun araştırılması sonucu müvekkili şirket aracı kazaya karışmamış olmasına rağmen plaka benzerliği nedeniyle sanki kaza yapmış gibi işlem gördüğünü ve müvekkiline ait poliçeden bir takım ödemeler yapıldığını, müvekkili şirkete ait... .... ... ... ... ... ... 'ye 34.075,00 TL para ödendiğini, bu ödeme nedeniyle de müvekkilinin sigorta kaydının bozulduğunu, sigorta basamağının düşürüldüğünü ve daha fazla para ödemek suretiyle toplam 15.450,45 TL ödeme yaparak, aracını 23.12.2022 tarihinde yeniden sigortalatmak zorunda kaldığını, müvekkili şirket tarafından davalı sigorta şirketinin arandığını, durumun aktarıldığını ve sigorta kaydının düzeltilmesinin talep edildiğini, davalı sigorta şirketince herhangi bir işlem yapılmadığını, taraflarınca 17.02.2023 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ve bu durumun düzeltilmesinin talep edildiğini, "... ... ... " barkod numaralı "İadeli Taahhütlü Posta" ile gönderilen işbu dilekçe 21.02.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine ulaştığını, ancak bu dilekçeye herhangi bir dönüş sağlanmadığını, aynı dilekçe davalıya ait "... ... ... " mail adresine 17.02.2023 tarihinde gönderildiğini, davalı sigorta şirket tarafından 27.02.2023 tarihinde maillerine cevap verildiğini ve "sigorta poliçesinde yapılan ödemenin doğru araca yapıldığı" belirtildiğini, bu şekilde de herhangi bir sonuç elde edilemediğini, olayın sulh yoluyla çözülmesi adına 09.03.2023 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk faaliyetleri devam ederken davalı sigorta şirketinin yaptığı hatayı anladığını ve 15.03.2023 tarihinde sigorta poliçesini güncellediğini, sigorta şirketinin yaptığı hatayı kabul ettiğini ve poliçeyi güncelleme gereği duyduğunu, ancak poliçe güncellenmesine rağmen müvekkilinin bu hatadan dolayı uğradığı zararın tam olarak giderilmediğini, hatalı olarak 23.12.2022 tarihinde yenilenen poliçe bedelinin 15.450,45 TL olarak belirlendiğini, ancak 15.03.2023 tarihinde poliçe güncellenmesi sırasında müvekkiline sadece 5.860,00 TL iade edildiğini, bu durum hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, arabuluculuk faaliyetlerine devam edildiğini ve müvekkilinin zararı sulh yoluyla giderilmeye çalışıldığını, ancak yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerden dolayı müvekkilinin uğramış olduğu zararın davalı sigorta şirketinden tahsili amacıyla işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu ileri sürerek, haksız olarak ödenen sigorta bedeli nedeniyle fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve bedel artırımı talepleri saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL fazla ödenen sigorta bedelinin avans faizi ile birlikte tahsili ile iade edilen bedelin faizi ile birlikte iade edilmemesi nedeniyle şimdilik 100,00 TL ödenmeyen faizden dolayı uğranılan zararın davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen ... ... ... ... ... ... ... ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan başvuru üzerine 34.075,00-TL ödeme yapıldığını, ancak, plaka benzerliği nedeniyle hata olduğunun tespit edilmesi üzerine bu ödemenin müvekkili şirkete iade edildiğini, hasar dosyasının kapatıldığını ve sigortalı aracın kazaya karışmamış gibi poliçesi eski hale getirildiğini, davacının 1650290121 numaralı poliçede yenileme tarihi geldiğinde priminin fazla olması sebebiyle yaptığı başvuruda hasar dosyasının sehven açıldığı tespit edildikten sonra, olması gereken prim tahsil edilerek poliçesinin yenilendiğini ve fazla alınan prim ise sigortalı davacıya iade edildiğini, davacının başta belirlenmiş olan 15.450,45-TL primi eski haline döndürülerek, hasarsızlık indirimi ile beraber yeniden hesaplanmış ve davacıya 5.860,00-TL iade edildiğini, yapılan hatanın tespiti sonrasında tüm işlemler eski haline getirildiğini ve davacının maddi bir zararı oluşmadığını, bu nedenle, işbu davanın reddi gerektiğini, ortada bir zarar olmadığını, iddia edildiği üzere, davacının sigorta kaydı bozulmadığını, sigorta basamağının düşürülmediğini ve daha fazla para/prim ödemek zorunda kalınmadığını, hatanın tespitinden sonra tüm işlemler eski haline getirildiğini, poliçeye hasarsızlık işlendiğini ve davacıya da ödenen fazla primin iade edildiğini, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak, müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmaması ile dava konusu talepler hakkında davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığından davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait araca kazaya karışmış gibi işlem yapılmış olması nedeniyle davacı tarafça haksız olarak ödenen fazladan sigorta bedeli nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile;Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler ... .... .... tarafından düzenlenen 22.01.2024 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 23.04.2024 tarihli ek raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora itirazda bulunularak ek rapor alınmasını talep ettikleri, dosyanın ek rapor alınmak amacıyla yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 10.12.2024 tarihli ikinci ek raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından rapora karşı beyanda bulunulduğu, dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ile araştırılacak başkaca bir husus kalmadığı da anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, bilirkişi kurulundan alınan kök ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait dava konusu ... .... ... plakalı araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe priminin 23.12.2022 tarihinde yapılan hata nedeniyle fazladan hesaplanarak davacıdan 15.450,45-TL tutarında prim tahsil edildiği, yapılan hatanın farkına varılması üzerine davalı sigorta şirketi tarafından 15.03.2023 tarihinde fazladan tahsil edilen prime ilişkin 5.860,00-TL tutarında prim iadesi yapıldığı, trafik sigortası hesaplamasında, aracın markası, modeli, üretim yılı gibi temel bilgilerin yanı sıra, sürücünün yaş, cinsiyet, sürüş deneyimi ve hasar geçmişi gibi kişisel özellikleri de dikkate alınacağı, dolayısıyla aynı marka, model, yaşta olan araç ve aynı sürücü özelliklerine sahip sigortalıdan 2022-2023 tarihlerinde alınması gereken prim tutarının 9.590,45-TL olduğu hususlarının davalı sigorta şirketinden alınan bilgiler ile bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirme sonucu tespit edilmiş olmasına göre, somut olayda; davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu yanlışlık sonucu davacı sigortalıdan tahsil ettiği 15.450,45-TL prim tutarından yapılan yanlışlığın farkına varılması sonrasında alması gereken tutar olarak belirlenen 9.590,45-TL prim tutarının indirilmesi sonrasında kalan ve fazladan alınan tutar olan 5.860,00-TL'yi iade ettiği, bu durumda davalı sigorta şirketi tarafından davacıya iade edilmesi gereken bir sigorta prim tutarının kalmadığı, ancak her iki tarafın da tacir olması ve tacirlerin faiz isteme haklarının bulunması nedeniyle davalı sigorta şirketinin hatalı işlemi sonucu davacıdan fazladan tahsil ettiği 5.860,00-TL prim tutarı için davacıya faiz ödemekle yükümlü olduğu, davacının fazladan tahsil edilen bu tutar için iade edildiği tarihe kadar davalının bu tutar için faiz alacağının doğduğu, faiz başlangıç tarihi olan 23.12.2022 ila iadenin yapıldığı 15.03.2023 tarihleri arasında 5.860,00-TL ana para için avans faizi oranları üzerinden yapılan hesaplama sonucu davacının 147,94-TL alacağının doğduğu, ancak davacının 100,00 TL faiz alacağı talep ettiği anlaşılmakla, davacıya iadesi yapılan 5.860,00-TL dışında davacının davalıdan talep edebileceği fazladan tahsil edilen bir prim tutarı alacağının bulunmadığı, bu nedenle bu alacak kalemine ilişkin olarak talep ettiği 100,00-TL tutara ilişkin davasının reddinin gerektiği, fazladan ödediği prim tutarının davacıya iade edildiği tarihe kadar hesaplanan faiz tutarının ise 147,94-TL olup, davacının bu alacak kalemine ilişkin talebinin ise 100,00-TL olması nedeniyle, talebi ile bağlı kalınarak bu alacak kaleminin hüküm altına alınması gerekmekle, toplam 200,00-TL değer üzerinden açılan davanın 100,00-TL üzerinden kısmen kabulüne ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ödenmeyen faize ilişkin 100,00 TL alacağın dava tarihi olan 25.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsup edilmesi sonucu kalan 435,50-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvuru harcı, 179,90-TL peşin harç, 25,60-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 385,40-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 96,00-TL posta ve tebligat gideri, 4.700,00-TL bilirkişi ücreti, 15,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 4.811,00-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 2.405,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 51,20-TL vekalet harç giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri ile hüküm altına alınan dava değeri göz önüne alınarak belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
8-Davalı taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davalı taraf yararına belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin 1.560,00-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 1.560,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025