T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/374 Esas - 2024/293
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2023/374 Esas
KARAR NO : 2024/293
...
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/02/2020
KARAR TARİHİ : 26/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01.05.2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile arasındaki, “Malzemeli Genel Temizlik Hizmet Alımı" işine ilişkin hizmet kapsamında davalılar tarafından istihdam edilen ...ın, 27.01.2014 tarihinde iş akdi emeklilik nedeniyle feshedildiğini, buna bağlı olarak dava dışı işçi ... işçilik haklarını, asıl işveren sıfatıyla müvekkil idareden ... söz konusu ilamın icrasını ... E sayılı takip dosyasından talep ettiğini, takibe konu alacağın 31.01.2018 tarihinde 34.754,69-TL, 16.03.2018 tarihinde 262,94-TL olmak üzere toplam 35.017,63-TL...'a ödendiğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulanr ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” şeklinde düzenlendiğini, alt işverenin işçilerine, alacaklarını hem asıl işverenden hem de alt işverenden isteyebilme güvencesini sağlamak amacıyla İş Kanunu'nda böyle bir düzenleme yer aldığını ve asıl işveren ile birlikte alt işverenin sorumluluğu müteselsil sorumluluk olduğu kabul edildiğini, sözleşme örnekleri, ödeme emri belgeleri ve dekonttan da anlaşılacağı üzere mahkeme kararı ve İş Kanunu'nun 2. maddesi gereğince ödemenin yapıldığını, ...'a ödenen borcun asıl sorumlusunun davalılar olup yapılan ödeme nedeniyle davalılara rücu etme haklarının doğduğunu ve müvekkilin zararının rücuen tahsili için iş bu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle 34.754,69 TL'nin ödeme tarihi olan 31.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 262,94-TL'nin ödeme tarihi olan 16.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 35.017,63-TL'nin davalılardan (Mahkemece belirlenecek sorumlulukları oranında, son alt işverenin ise tüm dönem lerden sorumlu olmak üzere) tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... nin iflasına karar verilmiş olup tasfiye işlemlerinin ... sayılı dosyasından yapıldığını, İİK.md.165, 184 ve 191'e göre iflasın açılması ile müflisin bütün malları bir “masa” oluşturduğunu, bu kapsamda, iflas masasının yasal temsilcisinin ise iflas idaresi olduğunu, dava tarihinden önce davalı şirketin iflas etmiş olduğundan, alacak istemlerinin öncelikle iflas masasına yapılmasının gerektiğini, huzurdaki davanın müflis şirket hakkında 28.12.2016 tarihinde verilmiş olan iflas kararından sonra 2020 de ikame edildiğini, davalı şirketin iflasına karar verildiğinden ve huzurdaki davanın iflas kararından sonra açılmış bir dava olduğundan dava konusu alacağın öncelikle İcra İflas Kanunu’nun 204. maddesi gereğince iflas masasına kaydının istenmesi gerektiğini, iflas masasına yapılacak başvuru sonrasında iflas idaresinin söz konusu alacak talebine ilişkin vereceği karara göre İİK m. 235 gereğince Ticaret Mahkemesi’nde dava açılması gerekeceğini, iflas masasına yapılacak alacak başvurusunun dava şartı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle iflas eden şirkete karşı iflas masasına alacak başvurusunda bulunmadan doğrudan alacak davası açılmasının yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, bu nedenle iflas masasına alacak başvurusunda bulunmadan doğrudan dava açılmış olması sebebiyle huzurdaki davanın usulden reddine, huzurdaki davanın yasa gereği kayıt-kabul davası olarak görülmesi gerektiğini, Kayıt Kabul davalarında görevli mahkeme İcra İflas Kanunu’nun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ankara Ticaret Mahkemeleri’nin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı kurumun gerekli itirazları yapmamasından dolayı her türlü ihmal ve kusurundan kaynaklanan fazla ödemelerin Müflis... ye rücu edilmesi; müflis Şirketin sebep olmadığı masraf, faiz, vekalet ücreti ve harçlardan sorumlu tutulması hukuka aykırı olduğunu, müflis şirketin dava dışı işçiye yapılan ödeme kalemlerinden hiç bir hukuki sorumluluğu bulunmadığını savunarak, müflis şirket aleyhine açılan iş bu davanın, İİK.m.194 hükmü uyarınca, ikinci alacaklılar toplantısının 10 gün ertesine kadar durdurulmasına, usule ilişkin itirazların yerinde görülmez ise davacı yana alacak başvurusu yapmak üzere kesin süre verilmesine, Mahkemenizce esas hakkında yargılama yapılmasına karar verilir ise yapılacak yargılama sonunda MÜFLİS .... açısından davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, rücuen tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekilince açılan dava ile;davalı Müflis...adına iflas masası aleyhinde açılan dava ile, rücuen tazminat talebinde bulunulmuş olduğu, dava tarihinin 04.02.2020 olup, davalının ise dava tarihinden evvel... Karar sayılı karar ile 28/12/2016 tarih, saat 11:15 itibariyle iflasına karar verildiği, dosyada ... verilen 01.04.2022 tarihli yetkisizlik kararı ile 26.05.2023 tarihinde mahkememize tevzi edildiği anlaşılmakla, Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 03/04/2018 tarihli, 538 sayılı kararı ile, 7101 Sayılı İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 46. maddesiyle 2004 sayılı İcra İflas Kanununa eklenen Geçici 14. maddesi uyarınca, iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik davalara, üçten fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde 1,2 ve 3 numaralı ... mahkemesi olarak bakacakları belirlenmiş olup, dava dilekçesindeki açıklamalara göre delillerin takdiri ve ifası ihtisas mahkemesi olan Ankara 1, 2 ve 3 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne ait bulunduğundan dosyanın belirtilen mahkemelere tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna iadesine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dosyanın Ankara 1,2 ve 3 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birisine tevzi edilmek üzere ... tevdiine,
2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
3-Yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
Dair, Davalı iflas idaresi vekilinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde... Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/04/2024
...