T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/433 Esas - 2025/382
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/433 Esas
KARAR NO : 2025/382
....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/06/2023
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... ihale kayıt numarası ile davalı tarafından ihaleye açılan hizmet alım işine ilişkin ihaleyi kazanarak üstlenilen işi ifa etmek üzere ...'nin pek çok ilinde personel istihdam ettiğini, müvekkili şirketin ihale sözleşmesi kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz bir şekilde yerine getirerek işi bitirdiğini, söz konusu iş yapılırken yasa koyucu tarafından işverenlerin işgücü maliyetlerini düşürerek, istihdamı korumaları ve artırmalarını destekleme amacıyla asgari ücret desteği verilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin belirtilen tüm şartları yerine getirdiğini, işbu teşviklerin şartları yerine getiren şirketlere devlet tarafından sağlanan bir destek olduğunu, müvekkili şirketin aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresinde vermesi, çalıştırdığı kişilerin sigorta primine esas kazançlarını tam olarak bildirmesi ve ... borcunun olmaması nedeniyle söz konusu teşvikten faydalandığını, ancak davalı tarafından tahakkuk ettirilen teşviklerin müvekkili şirketin hak edişlerinden kesildiğini, yapılan kesintilerin haksız ve yersiz olup kesintilerin yapıldığı aydan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğini, kamu ihalesini alan şirketlerin teşvikten faydalanamayacağına ilişkin olarak kanun maddelerinde herhangi bir ibare veya hükmün bulunmadığını, davalı aleyhine Ticari Dava Şartı Arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, müvekkili şirketin ... ihale kayıt numarası ile almış olduğu ihalenin hak edişlerinden dava dilekçesinde belirtilen işyeri sicil numaralı dosya kapsamında usul ve yasaya aykırı olarak kesilen 2019-2020 yıllarına ilişkin asgari ücret destek tutarlarının fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'sinin her bir kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 18.07.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 529.395,00-TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından açılan davanın belirsiz alacak davası olduğu ifade edilmekte ise de dava hakedişlerden yapılan kesintilere ilişkin olduğundan ve kesintiye ilişkin tutanaklarda bizzat davacı şirket yetkililerinin de imzaları bulunduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olup davacı tarafa süre verilerek dava değerinin belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafın huzurdaki davayı açmada hukuki yararının bulunmadığını, her ne kadar davacı taraf "asgari ücret destek tutarları" hakkında uyuşmazlık çıkartarak hakedişlerinden yapılan kesintilerin iadesini talep etmekte ise de birer örneği dosyaya sunulan ihale evrakından da görüleceği üzere her bir hakediş evrakında davacı şirket yetkililerinin de imzaları bulunmakta olup tutanaklara herhangi bir kayıt ya da şerh konulmadığını, davacı şirket tarafından da açıkça kabul edilen ve itiraz edilmeyen kesintiler için aradan uzun zaman geçtikten sonra dava açılmasında hukuki yarar olmadığını, talep konusu edilen alacakların zamanaşımına uğradığının görüleceğini, dolayısıyla huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle de reddinin gerektiğini, hakedişlerden yapılmak zorunda olunan kesintilerin müvekkili Kuruluş hesabında bırakılmamış olup mevzuatta belirlenen ilgili idarelerin (...) hesabına aktarıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacı tarafın iddialarının değerlendirmeye alınması gerektiği kanaati hasıl olduğunda husumetin müvekkili Kuruluşa değil, yapılan kesintinin aktarıldığı ilgili idareye yöneltilmesi gerektiğinin ortaya çıktığından davanın husumet yokluğu nedeniyle de reddinin gerektiğini savunarak, davanın öncelikle usulden, esasa girilmesi halinde ise zamanaşımı, husumet ve esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının hak edişlerinden kesilen 2019-2020 yıllarına ilişkin asgari ücret destek tutarlarının her bir kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 17.12.2023 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğunu itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 16.07.2024 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, itirazların değerlendirilmesi amacıyla 2. Ek rapor alınmak üzere dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilerek 07.03.2025 tarihli 2. Ek raporun dosyaya sunulduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, düzenlenen bilirkişi raporları ile dosya kapsamına sunulan konuya ilişkin ... Kararları incelenmekle, sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen kök ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamına göre, davalı .... gerçekleştirdiği personel çalıştırmasına dayalı ihalelerde davacı firmanın yüklenici olduğu tarihler itibariyle faydalandığı teşvikler hak edişlerinden kesilmiş ise de davalı Kuruluşun "asgari ücret desteği" adı altında davacının hak edişinden yapılan kesintilerin, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 68. Maddesindeki devlet katkısına ilişkin bulunan bir destek olup, sözü edilen yasal düzenlemenin özel sektöre teşvik verilmesi için yapılması, bu nedenle asgari ücret desteğinin davalı Kuruluşa geçmesinin yasal olarak mümkün olmaması, yasal düzenlemeye aykırı olacak şekilde davacının hak edişlerinden kesinti yapılmasının hukuka aykırı olması, 5510 sayılı Yasanın Geçici 68. maddesi uyarınca davacıya verilen asgari ücret desteğinin fiyat farkı olmayıp, Devlet tarafından sağlanan ek bir katkı olması, yüklenicinin kendi sorumluluğunu yerine getirirken ve bu arada Devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken, bu hakkın ihale veren Kuruluşa geçirilmesinin hukuka aykırı olduğu, her bir hakediş evrakında davacı şirket yetkililerinin de imzalarının bulunması, bu tutanaklara herhangi bir kayıt ya da şerh konulmaması hususlarının da sonuca etkili olmadığı, Yasa ile tanınan bir hakkın davalı ihale makamının yaptığı işlem ile ortadan kaldırılmasının mümkün bulunmadığı, davaya konu somut olayda; ... teşvik alınmasına rağmen kesintinin yapılmadığı, diğer havalimanlarında ise firmanın aldığı teşvikler ile yapılan kesintilerin uyumlu olduğu, davacı firmanın elde ettiği Asgari Ücret Destek Tutarları toplamının 542.625,00 TL olup, davalı idare tarafından kesilen Asgari Ücret Destek Tutarlarının 529.395,00 TL olduğu, aradaki farkı oluşturan 13.230,00 TL'nin davacı firmanın ...ilişkin olarak Asgari Ücret Desteği almasına rağmen davalı kurum tarafından kesilmemiş olduğu hususlarının tespit edilmiş olması karşısında, davalı Kuruluş tarafından kesilen Asgari Ücret Destek Tutarları toplamı olan 529.395,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerekmekte olup, davacının davasının dava ve ıslah dilekçesi kapsamında talep edilen tutarlar üzerinden kabulü ile toplam kesinti tutarı olan 529.395,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmemiş olması nedeni ile söz konusu tutarın 10.000,00-TL'sine dava tarihi olan 16.06.2023 tarihinden itibaren, kalan 519.395,00-TL'sine ise ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 29.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi oranları uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, davacının kesinti tarihlerinden itibaren faiz uygulanmasına yönelik fazlaya ilişkin feri nitelikteki isteminin ise yerinde olmadığından reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının dava ve ıslah dilekçesi kapsamında talep edilen tutarlar üzerinden KABULÜ İLE; 529.395,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, söz konusu tutarın 10.000,00-TL'sine dava tarihi olan 16.06.2023 tarihinden itibaren, kalan 519.395,00-TL'sine ise ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 29.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi oranları uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline,
2-Davacının kesinti tarihlerinden itibaren faiz uygulanmasına yönelik fazlaya ilişkin feri nitelikteki isteminin reddine,
3-Hüküm altına alınan 529.395,00-TL üzerinden hesaplanan 36.162,97-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 179,90-TL harç ile yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu yatırılan 8.869,97-TL harcın mahsubu sonucu kalan 27.113,10-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvuru harcı, 179,90-TL peşin harç, 8.869,97-TL ıslah harcı ve 25,60-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 9.255,37-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 13.500,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 123,25-TL ve dosya kapak masrafı 15,00-TL olmak üzere toplam 13.638,25-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca hüküm altına alınan dava değeri de göz önüne alınarak belirlenen 83.409,25-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca .... Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025
...